Bir İK Stajyerinden

Merhaba,

Temmuz 2010’da Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra o yaz itibariyle umutsuz bir iş arama sürecine girdim. Umutsuz olmasının sebebi öğrenciyken de görüştüğüm bir kaç firmanın hiçbiriyle bir sonraki olumlu aşamaya geçemeyişimdi.

Bir sene boyunca İnsan Kaynakları Uzman Yardımcılığı ve benzeri pozisyon görüşmelerine gittim durdum ama İK alanında staj tecrübem olmadığından ne okulumun, ne bölümümün, ne de İngilizcemin bir etkisi oldu. Ben de özel derslerle ayakta durmaya çalıştım, bir yandan da firmaların açtığı sınavlara giriyor ve görüşmelere gidiyordum. Staj görüşmelerine gitmiyordum çünkü bir an önce işe başlamam ve para kazanmam gerekiyor diye düşünüyordum.

Fakat durum hiç de benim sandığım gibi ilerlemiyormuş, kimse kimseye “sen çok akıllı bir kıza benziyorsun, hadi gel bizde işe başla” demiyormuş. Bu gerçeği farketmem biraz uzun sürdü ama sonunda farkettim ve Oxygen Consultancy’nin stajyer ilanına Kariyer.net’ten başvurdum, görüşmeye gittim, ertesi gün olumlu cevap aldım.

İki aydır Oxygen’da stajyerim ve burada gerçekten çok mutluyum. Tam bana, kişiliğime, eğitimime, becerilerime uygun bir iş kolu ve firma seçtiğim için kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum. Oxygen, klasik deyişle tam bir okul, sadece geldiğim ilk gün sabah 1 saat boş oturdum ve 2 aydır durmadan çalışıyorum. Namehunt yapıyorum, görüşme ayarlıyorum, görüşmelere gözlemci olarak giriyorum. Birlikte çalıştığım danışmanlarım gerçekten çok akıllı, işini bilen ve anlayışlı insanlar. Bundan iki ay önce kendimi inanılmaz derecede umutsuz, işe yaramaz ve bomboş hissediyordum ama şu anda çok “junior” da olsa bir İK’cıyım 🙂

İyi çalışmalar

.

Sinem Yeşilkanat ile Twitter’da yazıştık. Bana İK stajından bahsedince “bana stajını yazar mısın?” diye sordum. Pek çok filizlenmeyi bekleyen, isteyen İK’cı tohumu var etrafımda, Sinem de onlardan ilk köklerini salmayı başaranlardan biri. Onun kelimeleri ve yaşadıkları vasıtasıyla İK’cı olmak hedeflerinde bazen umutsuzluğa kapılan gençlere “devam” diyorum. Olumlu düşünün, İK kaynakları okuyun, olası bir görüşmeye sanki yarın olacakmış gibi hazırlanın. Unutmayın, emek hiçbir zaman karşılıksız kalmaz.

“Bir İK Stajyerinden” üzerine 3 yorum

  1. Ben de Oxygen Consultancy’ de 6 aylık staj deneyimine sahibim. 2010 mezunuyum okul dönemimde ve sonrasında bir çok staj deneyimine sahibim. Ama mezun olduktan sonra iş aramaktan, görüşmelere gitmekten üstüne bir de olumsuz cevaplar almaktan çok yorulmuş ve kendime olan güvenimi kaybetmiştim ama ben de ilanlarına başvurdum ve kabul edildim. Ben İzmir ofisinde staj yaptım. Staj yaptığım dönem boyunca iş arkadaşlarım (diyorum çünkü asla stajer olduğumu hissettirmediler) o kadar yardımcı oldular ki İK’ nın işe alım süreçlerinin hepsinde aktif rol aldım. Abartmıyorum hepsinde, gerektiğinde headhunt bile yaptım:) Yani Simge Hanım’a katılıyorum tam anlamı ile bir okul. Çalışma ortamımız da bir o kadar eğlenceli idi. 6 ayın sonunda başka bir danışmanlık firmasında İşe Alım Danışmanı olarak işe başladım. Mutluyum ve şanslıyım istediğim işi yapıyorum. Umuyorum ileride tam anlamıyla profesyonel bir İK’ cı olacağım.

    Bu arada blogunuz ile yeni tanıştım gerçekten ilham veren birisiniz:)

    Sevgiler.

  2. Sizin geçtiğiniz zorlu süreç beni de bekliyor, Türk usulu, boyumu posumu görsünler diye cv mi alıp birebir görüşmelere gideceğim, bu yüzden şubat tatilini iple çekiyorum. 🙂 İnternet üzerinden de başvurularım sürüyor, fakat geri dönen olmadı henüz.İşimi şansa bırakamam.Umarım görüşmelerim başarılı geçer, bende yazarım buradan staj maceralarımı.Sevgiyle Kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir