İnsan Kaynakları Sosyal Medyayı Sevdi Mi?

15 – 16 Mayıs 2014 tarihlerinde PERYÖN Güney Marmara Şubesi tarafından 12.si düzenlenen İK Zirvesi’ne konuşmacı olarak katıldım.  “Değişen Dünya, Gelişen İK” sloganı ile organize edilen zirvenin birinci gününü baştan sona takip etmek çok faydalı oldu benim için. Sevgili meslekdaşım ve Yetenek Ve Kariyer blogunun sahibi Cengiz Çatalkaya ile birlikte bol sohbetli, harika bir gün geçirdim.

Zirvenin birinci günü, öğleden sonra bana ayrılan sürede katılımcılar ile sosyal medyayı konuştum. İnsan kaynakları sosyal medyayı sevdi mi, ne derece anladı? Herşeyin ötesinde insan kaynakları olarak teknoloji kullanımı konusunda neredeyiz? İletişim teknolojilerinin bir uzantısı olan internet ve sosyal medya teknolojilerini hangi iş süreçlerimizde etkin kullanabiliyoruz?

Sunumumda sosyal medya teknolojilerinin özellikle üç iş sürecimizde aktif kullanılabileceğini vurguladım; sosyal işe alım, çalışan bağlılığı ve işveren markası. Aslında bu üç iş sürecinin diğer bütün süreçlerle olan yoğun ilişkisinden dolayı sosyal medyanın a’dan z’ye bütün İK’ya dokunduğunu söylemek yanlış olmaz.

PERYÖN Güney Marmara Şubesi’ne nazik davetleri ve beni bölgenin İK’cıları ile buluşturdukları için tekrar teşekkür ederim. 🙂

 

Yetenek Ve Kariyer

Yetenek ve Kariyer blogunun sahibi Cengiz Çatalkaya’yı sosyal medya aracılığıyla üç yıl önce tanıdım. Yetenek ve Kariyer, Türkiye’nin en eski İK bloglarından biri olarak benim sosyal medya hafızamda yerini almıştır.

Cengiz Çatalkaya’nın Yetenek ve Kariyer’de birbirinden değerli yazılar buluyor. Örneğin Kaynağım İnsan’da da yayınladığım Yeşil İşler başlıklı yazı mesleki açıdan önemli bir kaynak niteliğindedir. Yalnız son dönemde yazı yazma temposunun biraz düştüğünü görüyorum sevgili meslekdaşımın, iş yoğunluğundan olsa gerek.

Sevgili Cengiz, yazı aralıklarını çok açmaman dileğimle 🙂

Yeşil İşler

greenjobsYaşanan çevre felaketleri ve  küresel ısınma, dünya için büyük sorun oluşturmaya ve ekonomik kayıplar yaratıyor. Bununla birlikte bu zararı azaltmak ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirmek için de çalışmalar yapılıyor. Kyoto Protokolü uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynakları yatırımları, karbon vergisi, çevre bilinci oluşturma çabaları bunlardan bazıları. Bu çabalar ise yeni iş çeşitleri ve çok sayıda yeni meslek ortaya çıkarıyor. İşte yeşil işler bu şekilde ortaya çıkıyor. Çevreye verdiğimiz zararı fark ettiğimiz anda, bu zararı azaltacak veya ortadan kaldıracak meslekler ve işler gelişmeye başladı. Özellikle karbon vergisinin ilerleyen yıllarda çoğu ülkede uygulanmaya başlamasıyla birlikte, daha çok kurum yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelecek. Bu da yeşil işlere ve yeşil yakalılara olan ilgiyi yükseltecek.

Dünyada çokça yeşil iş ve yeşil meslek var ve daha da yeni yeşil işler ortaya çıkacak. Şimdiye kadar duyduklarımın bazıları şunlar:

√ Yenilenebilir Enerji Danışmanı / Uzmanı / Mühendisi
√ Rüzgar Enerjisi Uzmanı / Teknikeri
√ Yeşil Pazarlama (Green Marketing) Danışmanı,
√ Karbon Satış Uzmanı,

√ Yeşil İnsan Kaynakları Yönetmeni,

√ Yenilenebilir Enerji Hukuku (Çevre ve Enerji Hukuku) Uzmanı /Danışmanı,

√ Organik Tarım Mühendisi,

√ Doğal Yaşam Koçu,

√ Yeşil (Ekolojik) Turizm / Tatil Danışmanı,

√ Isı Yalıtım Uzmanı,

√ Çevre Mühendisi,

√ Ekolojik Bina Tasarımcısı / Mimarı,

√ Atık Su Uzmanı/Mühendisi,

√ İçilebilir Kullanılabilir Su Uzmanı/Mühendisi

Türkiye de ise yeşil işler daha yeni gelişmeye başlıyor, bu yüzen şu anda yeşil mesleklerin sayısı yabancı ülkelere göre daha az görünüyor.  Yenilenebilir Enerji Danışmanı, Yenilenebilir Enerji Mühendisi, Rüzgar Enerjisi Uzmanı, Organik Tarım Mühendisi, Doğal Yaşam Koçu,  Isı Yalıtım Uzmanı, Çevre Mühendisi bunlardan bazıları. Hem kamu, hem özel sektöründe yeşil işler ile ilgili ilerleyen yıllarda daha çok istihdam olacak gibi görünüyor. Türkiye’de daha çok Organik Tarım ve Rüzgar Enerjisi alanında yoğunlaşma olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda çoğu büyük şirket de enerji ihtiyaçlarını azaltmak ve yenilenebilir enerji kullanabilmek için çalışmalara başlamış durumda. İlerleyen yıllarda daha çok şirketin yeşil enerjiye yönelebileceğini düşünüyorum.

Yeşil işlerin gelişebilmesi için bu alanda çalışacakların eğitimi de büyük önem taşıyor. Türkiye’de şu anda yeşil işlerle ilgili eğitim veren kurum sayısı az. Bu alanda eğitim veren kurumlara gelince:

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bulunan Enerji Enstitüsü de enerji mühendisi yetiştiriliyor. Geçmişte bu bölüm, nükleer enerjiye odaklanmışken şu anda yenilenebilir enerji ve konvansiyonel enerji ile de ilgili branşlarda da eğitim veriyor.

Bu alanlarda eğitim verilen başka bir bölümde Bahçeşehir Üniversitesinde açılan Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Bu bölüm mezunlarını oldukça güzel işlerin bekliyor.

Rüzgar enerjisi alanında, ülkemizde yüksek lisans ve doktora eğitimi veren bir kurum var. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi. Burada rüzgar enerjisi, rüzgar türbinleri ve teknolojileri üzerine eğitimler veriliyor. Mezunları iş bulma konusunda çok şanslı görünüyor.

Enerji hukuku alanında çalışan “Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü” ve “Banka Ve Ticaret Hukuku Araştirma Enstitüsü” var. Bu kurumlar da enerji hukuku alanında sertifika veriyor.

Yeşil işler ile ilgili istihdamda da önem taşıyan bir konu. Daha önce, Pazarlama Blogu’nda yeşil işlerle ilgili yazdığım bir yazıyla ilgili, internette araştırma yaparken, Türkiye’de yeşil işler alanında,elli bin kişinin çalıştığına dair yazılar ve araştırmalar okudum.Tabi bunun şimdiden tahmin edilmesi zor ama yapılan araştırmalar ve yatırımları göz önüne alarak  birkaç sene içinde bu sayının artması muhtemel görünüyor. Hatta yeni meslekler bile ortaya çıkabilir. Bu da yeni istihdamlar yaratabilir. Bu istihdamları değerlendirmek için sadece yeşil işler üzerine uzmanlaşan İ.K ve Danışmanlık şirketleri ilerleyen yıllarda büyük başarılar elde edebilirler.

Yeşil yakalılar, öncelikle dünyaya çok büyük bir artı katacaklar. Dünyanın katı yakıtlarla kirlenmesine engel olacak, dünyanın daha güzel, daha doğal ve daha yaşanabilir bir yer olmasına büyük katkı sağlayacaklar. Şu anda yeşil işlerle ilgili alanlarda eğitim veren çok fazla yer olmaması ileride bu alanda büyük iş gücü açığı olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden Yeşil yakalılar, ilerleyen yıllarda, mesleklerinde uzmanlaştıklarında sektörlerinde aranılan kişi haline gelecekler. Bu da çalışma şartları ve maddi olanakları daha yüksek bir işleri olacağı anlamına geliyor.

Ama bu alanda çalışacakların unutmaması gereken önemli bir şey var: Geleceğin yeşil meslekleri, karma disiplinlerden/işlerden oluşan, yaratıcılık ve hayat boyu eğitim/değişim/gelişim gerektiren meslekler olacak. Bu yüzden yeşil işlerde çalışmak isteyen/çalışan kişilerin, kendilerini sürekli yetiştirmeleri, alanları dışında, pazarlama, iletişim, reklam, psikoloji,sosyoloji gibi disiplinler hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekiyor.

Cengiz Çatalkaya – Pazarlama Blogu.Com