Merak, Çalışmak ve Fırsatlar

Merak bir insanı geliştiren, gelişmesine neden olan en önemli dürtü. Bu dürtünün varlığı çalışmak edimi ile birleşince de ortaya muhteşem işler çıkıyor. Bu muhteşem işler ise bir sonraki adımda ‘fırsat‘ faktörünü hayatımıza katıyor.

Uzmanlık alanlarında ‘dahi‘ sıfatına sahip insanların temelindeki bu üç girdinin eksikliğinde peki neler oluyor?

Merak olmadığında gelişme, çalışmak olmadığında ise üretim gerçekleşmiyor. Fırsat zaten ilk iki olmayınca asla karşınıza çıkamıyor çünkü bireyde fırsat algısını besleyecek altyapı oluşmuyor. Bunları neden yazdığımı bilemiyorum ‘merak‘ ettiniz mi ama ben yine de açıklayayım.

Son zamanlarda özellikle diyaloğa girdiğim gençlerde çok ortak bir eksikliğe şahit oluyorum: Meraksızlık.  Hatta ‘merak etsem ne farkeder, etmesem ne farkeder’ şeklinde bir boşvermişlik, bir kendini bırakmışlık. Bahsini ettiğim gençler için çalışmak bir zul. Hatta beceriksizler, zeki olmayanar çalışır, ‘hamallık’ (çalışmak oluyor) yapar şeklinde emeğe karşı bir tutum.

Karamsarlığa kapılmak istemiyorum ve kendi kendime soruyorum;yoksa nesil farkını yaşamaya başlamak böyle birşey mi? Ben gerçekten yaşlanıyor muyum?

Kendime sorduğum soruların cevabı her ne olursa olsun, teknoloji yaşam koşul ve standartlarını istediği kadar değiştirsin, kolaylaştırsın, nesilleri itibariyle ‘genç’ olarak adlandırılacak bireylerin hiç bir zaman unutmaması gereken bir sabit yaşam kuralı var:

Merak ve üstüne yoğun çalışma olmadan kimse ilerleme kaydedemez, fırsatları karşısına çıkartamaz.

Bilgi Paylaştıkça Güzel Ama …

Şirketlerin iş süreçlerinde yaşadıkları en büyük problem iletişim kopukluğu, eksikliğidir. İletişim derken vurgulanan sadece insanların birbirleri ile olan beşeri ilişkileri değildir. Bir şirket için ana iletişim veri ve bilgi üzerinedir.

Bugüne kadar çalıştığım ortamlarda bilgisini sınırsızca paylaşan kişiler yanında, onu titizlikle paylaşmaktan kaçınan, hatta gizleyen iş arkadaşlarım oldu. Benim genel tutumum ise zaten açtığım blogdan da farkedilebilir. Ben bilginin sonuna kadar paylaşılması gerektiğini düşünenlerdenim. Bilgi paylaştıkça büyüyor, güzelleşiyor, yenileniyor. Adeta yukarıdaki bisiklet tekerleği gibi, birey kendisindeki parçayı paylaşmadıkça bisikletin diğer bölümleri bir araya gelmiyor, bütün oluşturulamıyor, hem kişi, hem de iş eksik kalıyor.

İşte tam burada bir parantez açmak ihtiyacı duyuyorum. Kaynağım İnsan aracılığı ile benden makul ölçülerde ödevlerine, tezlerine yardım etmemi isteyenleri destekliyorum.  Ama ödevinin, tezinin terminini de belirterek bütün öğrencilik sorumluluğunu bana yüklemeye çalışanlara kapım kapalı.

Çalışma, insanların vücut kuvvetlerini geliştirir ve hayat için gereken şeyleri temin eder. Çalışmaksızın, fikri gelişme ve ahlaki ilerleme de mümkün değildir. Tembellik bütün fenalıkların anasıdır.

M.Kemal ATATÜRK