Liderlik Ve Güç Kullanımında Machiavelli – Micheal A. Ledeen

Machiavelli’nin Prens’i, Mülkiye’de okurken bize okumamız şart koşulan kitaplardan biriydi. Yirmili yaşlarında başında kütüphaneme giren Prens, her zaman kolaylıkla ulaşabileceğim bir rafta durdu, durur. Dolayısıyla Wall Street Journal’ın sürekli yazarlarlarından ve uluslararası ilişkiler ile istikbarat konularında dünyanın önde gelen otoritelerinden birisi olarak kabul edilen Micheal A. Ledeen’ın 2003 yılında yayınladığı “Liderlik ve Güç Kullanımında Machiavelli” adlı eserini büyük bir merakla aldım ve ilgiyle okudum.(Literatür Yayıncılık)

Ledeen, Machiavelli’nin liderlik ve güç kullanımı yaklaşımlarını tarihe malolmuş siyasi, askeri, dini liderler, iş adamları, hatta sporcular ve bağlantılı oldukları olaylar üzerinden inceleyerek çeşitli çözümlemeler yapıyor. Bu çözümlemeler arasında Osmanlı İmparatorluğu, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuıriyeti’nin siyasi/askeri tarihi de bulunuyor. Özellikle 1980 askeri darbesi öncesi, nedenleri, sonuçları üzerine yazarın getirdiği açıklamalar ve ‘Machiavelli’de askerin yaptığını yapardı’ diyerek açıklamalarını sonuca bağlaması o dönemdeki  Amerikan dış politikasının da herhalde dürüstçe bir yansıması.

İşte birkaç alıntı, bakalım size neler düşündürecek? :

“Bir devlet başkalarını rahatsız etmese bile, başkaları onu rahatsız edecektir; böylece, rahatsız edilme olgusu sonuç olarak fetih arzusu ve gereği ortaya çıkartacaktır; üstelik hiç yabancı düşmanı olmasa bile, kendi yurttaşları arasında iç düşmanlar arayıp bulacaktır”

“Machiavelli, büyük bir liderin, amaca ulaşmak için her zaman yeteneğine güvenebileceğine inanmayı çok istiyordu; şu şartla ki, lider tarihi dikkatle incelemiş ve kendisi gübü parlak danışmanların derslerinde uzmanlaşmış olmalıydı. Ama, tarih araştırmalarından ve üstün çözümlerinden, hem hükümetteki hem de kumar masasındaki deneyimlerinden, bazı olayları hatanın veya parlak zekanın değil bütünüyle şansın belirletidiğin biliyordu. Olaylar şansa bağlanınca, en büyük liderler bile akıntıyla sürüklenir.”

“Özgür ve açık tartışma insanlar erdemli olduğu zaman paha biçilmez bir değerdir, ama insanlar yozlaştığı zaman tehlikelidir; çünkü o zaman sadece kendi kazançlarını arttıran önlemleri savunan büyük hatipler çoğu kez başarılı olurlar. Devlet bir kez çürümeye başlayınca dürüst erkekler ve kadınlar, eleştirecekleri kişilerin hedefi olabileceklerini bilerek, açıkça konuşmaya korkacaklardır”

İçindekiler:

Giriş
1 İnsan Davranışlarının Yönelimi
2 Şans
3 Siyaset Savaşı
4 İyilik ve Kötülük Üzerine
5 Nasıl Yönetilmeli
6 Özgürlük
Sonuç
Teşekkür
Notlar
Dizin