Tek Bir Gün

Yıl 1990

Endüstri Meslek Lisesi, ikinci sınıfta okurken: Ben ve sınıf arkadaşlarım,

Staja başladık,

Renkli fotoğraflarımızın yer aldığı mavi SSK kartlarımızı dağıttılar.

Artık sigortalıydık, ne güzel…

Öğretmenlerimiz de böyle söylemişti:

Sigortalısınız: Erken yaşta sigortalı olmanız sizin için avantaj

Üç gün çalışıyor, iki gün okula gidiyorduk,

Derslerimizi az da olsa görüyor,

Üç gün çalışıyorduk…

Gerçekten çalışıyorduk,

Canla başla, staj defterlerimizi doldurmak için de değil ama: Çalışmayı öğrenmek, sosyalleşmek, sorumluluk almak ve çalıştığımız kuruluşa da faydalı olmak üzere çalışıyorduk. Kuralları da asla bozmadan: firmanın personeli nasıl çalışıyorsa yoktu farkımız.

Bir de maaşımız vardı, asgari ücretin üçte biri: Bize yetiyor da artıyordu 🙂 ,  harçlığımız çıkıyor, okul kantininden aldığımız çikolatayı “kendi maaşımla aldım” diyerek gururlanıyor, sevdiklerimize aldığımız hediyelerle de mutlu oluyorduk.

Mutluyduk işte,

16 yaşında okul, iş hayatı hepsi birden 🙂

Hatta çabamızı gören işletme, ikinci staj yılımızda bize “Tam Asgari Ücret” ödemeye başlamıştı.

Ne sevinç: Vergi iadesi bile alıyorduk. (Belgelerini hala saklıyorum.)

Okul bitti…

Yıllar geçti, kimimiz okula devam, kimi evlendi, kimi çalışmaya devam etti…

————–

İnternet devri 🙂

SSK dökümlerime bakmak istiyorum, “Başlangıç tarihim gerçekten 1990 görünüyor. Şanslıyım” diyorum.

Ve bir süre sonra öğreniyorum ki, aslında dahil olduğumuz sigorta emeklilik hesabında 1990 yılı başlangıç olarak alınmıyor,

Nasıl ?

Olamaz…

Biraz daha araştırınca: “Gerçekmiş”

Aynı SSK numaramı kullanıyorum,

O halde burada bir yanlışlık yok mu?

Başlangıcım görünüyordu, o ne demekti peki?

Keşke bir gün normal sigorta primi ödeseymişiz.

–Tek bir gün–

Bilmiyorduk ki,

Kimse söylemedi, yol göstermedi ki,

Bugün öğrendiklerimiz ise;

Stajyerlik ve çıraklık döneminde, uzun vadeli sigorta kolları olarak adlandırılan ve sigortalıyı emekli eden, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödenmediğinden, bu dönemde yapılan sigorta emeklilik açısından başlangıç sayılmaz. Bu dönem de hastalık, iş kazası ve meslek hastalığı gibi kısa vadeli sigorta kollarına prim ödenir. Hastalanma, iş kazası ve meslek hastalı riskleri sigortalanmış olur. Ayrıca bu dönemde alınan sigorta kartı ve sigorta sicil numarası emekli olana kadar kullanılır.

——————

O gün bugündür,  benim gibi mağdur olan arkadaşlarımın çabalarını bir blog üzerinden takip ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na, Teknik Elemanlar Derneği’ne dilekçe gönderdim.

Cevap yok,

Sosyal Medyada konu ile ilgili gruba üye oldum.

Bugün de toplu mail gönderdik,

Resmi kurumlara, gazetecilere,

Bekliyoruz,

Umutla…

———————–

Bu  satırları paylaşmamı sağlayan

Sn İpek Aral Kişioğlu’na teşekkürlerimle,

Arzu Hüsrev
Kalite Güvençe Şefi

İlgili Facebook Grubu: Stajlar Sigorta Başlangıcı Sayılsın

Arzu Hüsrev

Kalite nedir?

Benim bakış açımdan yansıyan cevap, yıllar önce tanımlanan bir döngünün özetidir: “Yapmak istediklerin ne olursa olsun hayatında bir amacın olmalı, bunları yaparken planla, her adımını kontrol et, aksamalar varsa düzelt (hatta düzeltmeden önce önlem al) ve amacına ulaş” (Deming)

——————————————–

——————————————–

Ortaokul birinci sınıftayım, hiç unutmuyorum. Rehber öğretmenimiz bize şu soruyu sordu ve not kağıtlarına yazarak kendisine ulaştırmamızı istedi: İleride ne olmak istiyorsun? Çok enteresandır, benim yazdığım meslek “Bilgisayar Mühendisliği” olmuştu. Fakat o yıllarda (Bahsettiğim 80 li yıllar 🙂  ) Amiga ve Commodore dışında tanışık olduğumuz bilgisayar tipleri ve oyun çeşitleri bile sınırlı iken, verdiğim cevap ileride çok popüler olacak ve çılgınlık düzeyine gelecek bilişim teknolojisinin gelecekten günümüze gelen zerreciklerini belki de o yaşlarda bile koklayabilmekti.

Ortaokul sonu sınavlarında, meslek lisesi sınavlarına girmeye heveslendim. (tabi ki sıra arkadaşımın da özendirmesi ile) erkenden iş hayatına atılıp para kazanma olasılığı belki de…
Sınav sonucunda ikimiz de aynı okulun aynı bölümünü kazanmıştık.

“Kimya”

O güne dek sadece Fen Bilgisi müfredatından aşina olduğum bu bilim alanı, benim artık yolumu çizecek bir başlangıç olacaktı. İlk yılı yoğun bir Kimya dersi maratonu ile bitirdik.( günde on saat Anorganik Kimya) ikinci yıldan itibaren iki gün okul, üç gün staj nedeni ile derslerden uzak kalma durumunu, kurumsal bir ilaç firmasında iş hayatını tanıma çabası ile dolduruyordum. Tabi bu süreç iş hayatı ve insanları tanıma anlamında bana çok şey kattı.

Yüksek okulu İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler “Lastik- Plastik Teknolojisi” bölümünde tamamladım. Kalite kontrol konusu ile lise staj yıllarımda tanışmıştım. Bu kolaja, ders olarak da aldığımız Kalite Güvence ve Kalite Yönetim Sistemleri bilinci de ekleniyordu. Mezun olurken bir de Öğretmenlik Formasyonu aldım.

Otomotiv yan sanayine ait bir üretici firmada Kalite Kontrol ve Kalite Güvence Sorumlusu olarak işe başladım. O dönemde şirin bir laboratuarım vardı. Formlar, dokümanlar (planlar, prosedürler) hazırladım. Kontrol yöntemlerini orijinal İtalyanca planlardan sözlük, çevirmen yardımı ile geliştirmeye, her gün biraz daha iyiye taşımaya yoğunlaşmıştım.

Bu arada bilgisayar kullanma becerimi arttırmaya başladım.

Şirketin taşınıyor olması ve diğer nedenlerden dolayı iş arayışına girdim 2000 yılında halen çalışmakta olduğum firmamda göreve başladım.

Pozisyon itibariyle, ilk görevlerim, mevcut Kalite Yönetim Sistemi dokümanlarını, Kalite Planlarını hazırlamaktı. Sonrasında aldığım eğitimler ve her bir tetkik (ki unutmayın her bir tetkik ve tetkikçi verdiği tavsiyelerle sizin ufkunuzu açacaktır. Hiçbir zaman bu bizim eksiğimiz mantığı ile yaklaşmayın. Bu tavsiye, tetkikçinin bakış açısıdır ve sizin çalışma prensipleriniz ve firma politikalarınız nezaretinde birer iyileştirmedir.) ile firma iş süreçlerini benimseyerek Kalite Yönetim Sistemi kurabilir ve yönetebilir hale geldim. (Bu dönemde de boş durmadım ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünü tamamladım. Bu gelişme de mesleki anlamda bana çok şey kattı.)

Şimdi, meslek olarak seçmeyi düşünen arkadaşlarım için konuyu biraz irdeleyelim.“Biraz” diyorum, çünkü ben sadece konunun özünü aktarmaktan yanayım. Burada örnek olaylar, örnek insanlar, örnek faaliyetler, anlatmakla bitmez. Bu işi, içinde yaşayarak öğreneceksiniz…

Üniversitelerde yüksek lisans ve yanılmıyorsam ön lisans düzeyinde “Kalite Kontrol” bölümü olarak faaliyet gösteren bölümler var. Herhangi bir ana bilim dalı mezuniyetinden sonra da bu alana yönelebilirsiniz.

Sizin için anahtar olacak belirli uluslar arası standartlar var, En çok bilinenler ISO 9001, OHSAS 18001, ISO 14001….(ve türevleri diyebiliriz. Mutlaka atıf yapılan standartları da edinin derim.)

Bu standartlar doğrultusunda yazımın başında verdiğim öz örnek sizin için hep geçerli olacak, firma beklenti ve amaçları dahilinde gösterilen faaliyetler bu standartların verdiği anahtar maddeler bazında kodlandırılacak, çok duyduğumuz bir kavram olan kalite el kitabında adreslendirilecek, sonrası malum, planla-kontrol et-önlem al döngüsünde: İyileştirme, iyileştirme, iyileştirme…

Sonuç: ”Müşteri Memnuniyeti”

Memnuniyet sadece ürün veya hizmet sunduğumuz müşteriler değil, “İç Müşteri” olarak tanımlanan şirket içi çalışanlar bazında da olmalı, ölçülmeli, iyileştirilmelidir.

Alacağınız Kalite Yönetim Sistem Belgesi, uygulamalarınızı taçlandırmaktır.

Maddeleri toparlayalım:
1-Sürekli olarak insanlarla etkileşim halinde olmanız nedeniyle, iletişim becerilerinizi geliştirmenizi, tüm bölümleri de iletişime teşvik edecek sistemler geliştirmenizi,
2-Süreç yönetimi kavramını benimsemenizi,
3-Hedef odaklı olmanızı, hedeflerinizi ölçülebilir vermenizi,
4-Sabırlı olmanızı,
5-Her tetkikten önce sizi strese sokan her şeyin aslında size daha sonradan motive edici bir artı olarak döneceğini bilmenizi,
6-Bilgisayar bilginizi geliştirmenizi,
7-Literatürü ve standartları takip etmenizi,
8-Üstleriniz kadar astlarınızın da fikirlerini mutlaka almanızı,
10-Değişen ve gelişen dünyada iş ile ilgili gelişmeler kadar güncel aktüaliteyi de takip etmenizi,
11-Her sabah işinize gelirken işinizi ve yaşadığınız hayatı ne kadar sevdiğinizi düşünmenizi öneririm. (Bu madde tüm meslekler için ortaktır.)

Sn İpek Aral Kişioğlu; değerli bir iş arkadaşım olarak, yıllarca beraber çalışma vesilesi ile sizi tanımış olmaktan çok memnun olduğumu belirtir, diğer profesyonel arkadaşlarım ile aynı sayfada bana da yer verdiğiniz için teşekkürlerimi sunarım.

Sevgi ve Saygılarımla,

Arzu Güsen Hüsrev
Kalite Güvence Şefi

[email protected]