PERYÖN Üyesi Olmak

PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’ne Ağustos 2012’de üye oldum.

Tarihi benim yaşım kadar eski olan PERYÖN’e meslekte geçen on beş yılın sonunda sadece bir ay önce üye olmamın üç önemli nedeni var:

Birincisi, İK’cıları temsil eden ilk ve en büyük sivil toplum kuruluşu olarak PERYÖN’ün son dönemde bizlere ulaşmak için samimi bir şekilde yoğun çaba sarfediyor olması,

İkincisi, PERYÖN bünyesinde ‘sonunda‘ düzenlemeye başlanan eğitim ve sertifika programları,

Üçüncüsü ise, yıllarca neden o kadar yüksek olduğunu fayda/maliyet analizi sonunda anlayamadığım üyelik kayıt ve yıllık aidat miktarlarını dikkat çekici şekilde düşürmüş olmaları.

Kanımca, sivil toplum kuruluşları temsil ettikleri kitleyi ‘bir gün gelirler belki‘ diyerek beklemek yerine, onları kendisine çekmek için doğru gerekçe ve faydaları yaratırlarsa gerçekten başarılı oluyorlar. Bu doğrultuda dilerim PERYÖN’nün de yönetim ve icraatlerinde yarattığı değişim ve dinamizm sürdürülebilirdir ve dalga dalga bütün Türkiye’deki İK’cıları sarar.

Yönetim bilimlerinin katılımcılık prensibi üzerinden şekillendiği 21. yüzyılda bütün İK’cılara (özellikle de genç İK’cılara) PERYÖN’e kayıtlarını yaptırmalarını ve mesleğin şekillenmesinde söz sahibi olmak için ilk adımlarını atmalarını öneririm.