2009’dan 2010’a Girerken

2009calender

~ 2008’den 2009’a girerken aklımda Yaprak‘ı ve Kadın Blogları sitesini büyütmek vardı. Büyüdüler… 🙂

~ 2009 Ocak ayından Şubat’a girerken aklımda Aya Merdiven Kurduk ile daha fazla ilgilenmem gerektiği vardı, ilgilendim. 🙂

~ 2009 Şubat ayından Mart’a girerken aklımda iki blogumla Blog Ödüllerinde katılmak vardı, katıldım. 🙂

~ 2009 Mart ayıdan Nisan’a girerken aklımda iki blogumla da dereceye girmek vardı, olmadı. 🙁

~ 2009 Nisan ayından Mayıs’a girerken aklımda Geliştrend’e yazı yazmak vardı, yazdım. 🙂

~ 2009 Mayıs ayından Haziran’a girerken aklımda Kadın Blogları sitesinin yeni versiyonunu açabilmek vardı, olmadı, iyi ki de olmadı, site düşüncesi büyüdü, gelişti, değişti … 🙂

~ 2009 Haziran ayından Temmuz’a girerken aklımda Datça Aktur’da Yaprak’la nefis bir tatil yapmak vardı, yaptık, mükemmeldi. 😀

~ 2009 Temmuz ayından Ağustos’a girerken aklımda Kadın Blogları Portalını açmak vardı, olmadı, teknik ekip işi geliştirdi, değiştirdi. 🙂

~ 2009 Ağustos ayından Eylül’e girerken aklımda Kadın Blogları portalı için editör arkadaşlar bulmak vardı, konusundan uzman birbirinden iyi beş blogcu kadını ikna ettim. 🙂

~ 2009 Eylül ayından Ekim’e girerken aklımda insan kaynakları üzerine bir blog açmak vardı, İlhan’nın teknik desteği ile Kaynağım İnsan’ı açtım. 😀

~ 2009 Ekim ayından Kasım’a girerken aklımda Kaynağım İnsan’a hergün en az bir yazı yazmak hedefim vardı, yazdım. 🙂

~ 2009 Kasım ayından Aralık ayına girerken aklımda aldığım İnsan Kaynakları Danışmanlık Projesine tüm aklımı vermek vardı, verdim. 🙂

~ 2009 Aralık ayından 2010 yılına girerken ise aklımda;

– Mevcut danışmanlık projemde tam performans çalışmak, proje hedeflerini başarı ile gerçekleştirmek,

– Kadın Blogları portalını açıp, işletmek,

– Kaynağım İnsan’a hergün en az bir yazı yazmak ve bloga yeni fonksiyonlar eklemek,

– Yaprak’ın bloguna ayda en az 12 yazı yazmak,

– Aya Merdiven Kurduk’a ayda en az 4 yazı yazmak,

– Geliştrend’e ayda en az 4 yazı girmek,

– 2010 Blog Ödülleri’ne Kaynağım İnsan ile iş dünyası blogları kategorisinde katılıp dereceye girmek,

– İş birliktelikleri çerçevesinde kısa süreli farklı danışmanlık projelerinde takım üyesi olmak,

hedeflerim var.

Bakalım 2010 hedeflerim yanında bana, mesleğime neler getirecek?

😀

Hem Bebek, Hem İşimin Peşindeyim

Yaprak ve ben Dün kızım Yaprak’ın 2. yaşgünüydü. Çok hareketli, güzel ve oldukça da yorucu birgün geçirdik ailece.

Nereden nereye?

Bundan yirmi yıl öncesine döndüğümde gelecek ile ilgili annemin “okuyacaksınız, çalışacaksınız” sözlerini hatırlarım hep. Kendisi kısa süreli İngilizce öğretmenliği tecrübesinden sonra babamla evlenmiş. Bana göre üç çocuk sahibi olmak yanında çok geniş hobi ve beceri yelpazesine sahip kendisini çok iyi yetiştirmiş, geliştirmiş bir kadındır. İyi kitap okuyucusudur, Türkiye dereceleri olan lisanslı briç oyuncusu, sanat ve seyahat meraklısıdır. Ama ben bilirim ki, onun aklının bir köşesinden “acaba kariyer yapsaydım nasıl olurdu?” sorusu hep geçer. Kariyer sahibi kadınlara takdir ve belki de bir parça gıpta ile bakar. Belki de bu nedenle bize bütün çocukluğumuz boyunca “çalışmamızı” öğütlemiştir.

Ben de çalıştım, ilk günden beri.

Üniversite boyunca derslerimi aksatma pahasına çalıştım.

Üniversite sonrasında bağımsızlığımı ilan edebilmek için çalıştım.

Tümüyle kendi biriktirdiğim paramla geldiğim İstanbul’da kalabilmek için çok çalıştım.

İnsan kaynakları mesleğine girdikten sonra işimin iyisi olabilmek için çok çalıştım.

Gerek mesleki, gerek ahlaki anlamda yanlış bulduğum her konu ile tecrübemin yettiği oranda mücadele etmek için çok çalıştım.

Bazen başardım, bazen takıldım düştüm ama sonuç her ne olursa olsun hep çok çalıştım.

Derken Yaprak bebeğim geldi dünyaya. Birden durdum.

Çalışmanın çok farklı bir boyutunu keşfettim birden. ‘Üç ay sonra işe dönerim’ derken ‘kariyer peşindeki kadın’ olarak bir bebeğe sahip olmanın her işten çok daha değerli, önemli olduğunu farkettim. Herkes işe dönebilirdi ama görev tanımı “insanlarla ilgilenmek” olan bir profesyonel kendi çocuğunu başkalarının eline bırakıp, sokaktaki insanla ilgilenmeyi tercih etmemeliydi bence. Ve evet durdum, süresi belirsiz kariyerimi durdurdum.

Günler, aylar, yıllar ilerledi. ‘Her işte bir hayır vardır’ sözünü doğrularcasına geçen zaman beni değişik bir farkındalık boyutuna taşıdı; çalışmayı seven insanın beklentisi kariyer değildi aslında, sürekli gelişmek, sürekli değişmekti sevilen, peşinde olunan. Bu arayışı gerçekleştirmek içinse illa mesaiye veya bordroya girmek gerekmiyordu. Artık teknoloji işi ayağımıza, evimize, bebeğimizin bir metre ötesine getirmişti.

Yaprak dün iki yaşına bastı. Onunla 7×24 geçirdiğim iki yılım boyunca ‘Kaynağım İnsan‘ dahil iki blog, bir web sitesi (Kadın Blogları – yeni versiyonu yakında açılacak)açtım, bir diğer blogda yazarlık yapıyorum, ‘mükemmel’ olarak sıfatlandırabileceğim bir İnsan Kaynakları ve stratejik iş yönetimi danışmanlık projesine başladım. Anlayacağınız ben bebeğimle sadece ‘sözde’ durdum, ‘özde’ şimdi, şu an bu kelimeleri İnsan Kaynakları bloguma yazıyorum, çalışıyorum.

Çalışmak ve gelişmek tükenmek bilmeyen bir aşktır, ne zamanı, ne yeri, ne de koşulu vardır. O nedenle bırakın kariyer yolunda kendinize bahaneler yaratmayı, başlayın bir sonraki adımı planlamaya, on sonrakini düşünmeye, yüz sonrakini hayal etmeye … hayatta hiçbir zaman, hiçbir gelişim, hiçbir değişim için geç değil, tek koşul olan çalışmak bitmediği sürece.

Hazır geçmiş yirmi yıldan bahsederken kariyer yolumda beni destekleyen, motive eden, aileme, eşime, Yaprak’ıma, arkadaşlarıma, bütün yönetici ve iş arkadaşlarıma, okuduğum kitap, blog, web sitesi yazarlarına, öğretmenlerime ve bana her an ilham kaynağı olan onlarca farklı alandaki yüzlerce lidere de teşekkür ederim. 🙂