Geleceğin İnsan Kaynakları Yöneticisi

İnsan Kaynakları mesleğinin geçmişi ve bugününü bir yana bırakalım, geleceğe bakalım. Şu anda mesleğe giriş seviyesindeki 22-27 yaş grubu gençleri, Y jenerasyonun temsilcilerini,  geleceğin İK liderlerini biraz kurcalayalım. Nasıl olmalılar?

Geçmiş veya bugün ile aralarında büyük farklar olacağı kesin.

Birincisi kendilerini ‘Yetenek nedir, nasıl bulunur, nasıl elde tutulur?‘ konularında çok iyi geliştirmek zorundalar. Yeteneği tanımlayabilmek için teknolojiyi, iş dünyası ve sosyal hayatı çok iyi takip etmeliler. Eskilerin (bizlerin) söylemlerinden sıyrılıp, mensubu oldukları Y jenerasyonun beklentilerini, değişkenliğini çok iyi analiz edebilmeliler. Birer Yetenek Avcısı ve Tutucusu olmalılar.

Esnek çalışma saatlerinin uygulandığı, dinamik sosyal iletişim ağları içinde, bilgi paylaşımı ve üretiminin en üst seviyede olduğu, rahat çalışma ortamları yaratmak zorundalar. Kadrolarına “o” şirkette neden kalmaları gerektiğini anlatabilmek, onlara kalmaları için bir neden yaratabilmek durumundalar. Kişiye özel motivasyon ve ödüllendirme yöntemleri geliştirmek zorundalar.

Esnekliğin, rahatlığın dejenerasyon anlamına gelmediğini bir önceki X jenerasyona gösterebilmek mecburiyetindeler. Kurgulayacakları koçluk, mentorluk sistemleri ile jenerasyonlar arası bilgi, tecrübe alışverişini sağlamalılar. Bu yolla hem bilginin ve tecrübenin kaybolmasını engellemeli, hem de iletişimi ve verimliliği arttırmalılar.

Organizasyona yetenek bulunması, takibi, gelişimi  görevini üstlenmiş olmalarından dolayı, yetenekler ile şirketin kısa-orta-uzun vadelei hedeflerini uyumlulaştırabilmeli, yeteneklerin gelişim sürecini bu doğrultuda sistematize edebilmeliler. Şirket içindeki insan yönetimi liderliği ile stratejik iş ortaklığı pozisyonlarını başarıyla üstlenebilmeliler.

Sözün özü, eğer şirketi bir insan bedenine benzetirsek, İnsan Kaynakları profesyonelleri şirketin damarları olmalı, hızla akan kan gibi beden içinde uğramadığı, değerlendirmediği, takip etmediği nokta, süreç, hedef kalmamalı.

İşimiz zor, şimdi kalkın oturduğunuz koltuklarınızdan bakalım, gelecek çok yakında gelecek 🙂

İnsan Kaynakları 2020

Yukarıdaki “İnsan Kaynakları 2020” başlıklı prezantasyon Deeraj Jain ve Dilip Nagda’ya ait. Güzel bir çalışma. (prezantasyonun sayfalarını ilerletmek için prezantasyon içine sadece tıklayın)

İnsan Kaynaklarının bugünü üzerine yapılan tartışmaların bana göre ana girdilerinden biri İnsan Kaynaklarının geleceğidir. Nitelikli işgücünün iş ve hayat beklentileri hızla değişmektedir. Bugünün verimli sayılan çalışma sistemleri belki beş yıl sonra değerini yitirecek. Bu nedenle İK profesyonelleri hayata geçirecekleri sistemlerde gelecek vizyonlarını mümkün olduğunca geniş ve derin tutmak için çaba sarfetmelidir.

Günümüzde özellikle Bilişim Teknolojileri sektörü çalışanlarının mobilitesi, esnek saatlerle ve proje bazlı çalışma modelleri önümüzdeki yıllarda diğer sektörlere de yayılacak, yayılmalı. Yetenek ve entellektüel sermayenin ön plana çıktığı ve birbiri ile rekabet içine girdiği işgücü piyasasında ücret ve ödül sistemlerinde de büyük değişiklikler yaşanacağı kesin gibi görünüyor.

Önümüzdeki on yıllarda artık “iş-özel hayat dengesi” diye bir kavramdan bahsetmeyeceğiz. Bilginin ve teknolojinin hakim olduğu her alan profesyoneller için “yaşam alanı” olacak ve ofis – ev ayrımı ortadan kalkacak. Bu nedenle şirketlerin kendi insan kaynakları politika ve uygulamalarını geliştirdiği kadar, halen işgücü piyasasında olan veya girmeye aday bütün insanlar da ana konsantrasyonlarını kendilerine değer katmak üzerinde yoğunlaştırmalı. Oturduğu yerde, sabit görev tanımını yerine getirerek para kazanma devri artık kapanıyor, iletişim ağını geniş tutan, becerilerini iyi pazarlayanlar pastadan en büyük kapacak gibi görünüyor.

🙂