YTÜ İşletme Kulübü Yaşama Saygı Konseri

2010 yılı ilk altı ayı içinde dört üniversiteye İnsan Kaynakları üzerine konuşmacı olarak gittim. Öğrenci klüplerinin organize ettiği etkinlikler vasıtasıyla hem gelecekte iş hayatımı paylaşacak yeni yüzleri, beyinleri tanıma fırsatı elde ediyorum, hem de onların başarıyla üstesinden geldikleri organizasyonların bir parçası olabiliyorum.

Mart ayı içinde Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübü’nun davetlisiydim ve sonrasında kulübün hazırladığı Profil Dergisinde “Kendimle Mülakat” isimli makalem yayınlandı.Kulübün web sitesine sık sık bakıyorum, Facebook üzerindeki aktivitelerini takip ediyorum. Gençler arı gibi çalışıyor. 😀

Derken bugün yeni bir haber geldi YTÜ İşletme Kulübü’nden. Çok etkileyici bir sosyal sorumluluk projesini daha hayata geçiriyorlar:

Kulüp, artık gelenekselleşmiş Yaşama Saygı Konseri’nde bu yıl Serhan Şeşen Müzik Felsefe ve Yaşama Saygı Derneğiyle birlikte MFÖ‘yü 13 Ekim 2010 Çarşamba günü Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Kampüsüne getiriyor.

YTÜ İşletme Kulübü bu takdire değer sosyal sorumluluk çalışması sonucunda elde edilen geliri geçen yıl yardıma ihtiyacı olan öğrenci arkadaşları için burs olarak dağıtmış. Bu yıl ise bütün gelir Trabzon Çaykara Zeki Bilge İlköğretim Okulu’nun eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılacakmış. Ne harika ve heyecan verici 🙂

MFÖ Konserini siz de izlemeye gidebilirsiniz, siz de küçük çocukların yüzünde tatlı bir tebessüme neden olabilirsiniz.

Daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki linkleri kullanın.

Facebook Linki
http://www.facebook.com/event.php?eid=113740522017131&ref=mf

Biletix Linki
http://www.biletix.com/event.htm?id=LKBS1

Sosyal Sorumluluk Projelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi

sosyal sorumluluk Her projede olduğu gibi sosyal sorumluluk projelerinin de amaçları ve hedefleri vardır. Bir sosyal sorumluluk projesinin başarıya ulaşabilmesinin temel faktörlerinden biridir insan kaynağı.

En az elinizde ki diğer kaynaklar kadar iyi yönetebilmelisiniz insanları da. Nerede kural koymak gerektiği ve nerede anlayış göstermek gerektiği arasında ki ince çizgiyi çizemezseniz proje elinizde olmayan nedenlerle baltalanmaya başlar.

Hem de o kadar iyi niyetli insanın iyi bir amaç için toplanmış olmasına rağmen.

Bu kadar iyi niyetli insan muhtemelen şu düşünce tipinde olacaklardır, “İyilik yapmak için buradayım, disipline gerek yok”. Hayır! , hem de beş yıldızlı bir hayırdan bahsediyoruz. Eğer siz proje yöneticisi olarak bu düşünceye ılımlı bakıyorsanız, sosyal sorumluluk projesi yönetmeyin. Dahası proje yönetmeyin.

Örneğin ben kanser hastaları için bir sosyal sorumluluk projesi yapıyorum, katılımcıların yapması gereken sadece dans etmeyi öğrendikten sonra disiplinli bir çalışma ile iyi birer dansçı olmak.

Ama disiplin konusunda problem yaşıyorlar, burada iki yol vardır birincisi “olduğu kadar” deyip projeyi sonsuzluk çukuruna atarsınız, ikincisi ise yaptığınız işin ne olduğunu, o kişilerin neden projede yer aldıklarını ve amacınızı daha iyi ifade ederek disiplinin önemini anlatmayı denersiniz. Anlayanlar ile projeye devam edip anlatamadığınız kişilere teşekkür ederek projenin bağışıklık sistemini devreye sokarak parçayı değil bütünü kurtarmayı başarabilirsiniz.

Davut Topcan
Her Şeye Rağmen Yalnız Değiller / Türkiye
http://www.herseyeragmenyalnizdegiller.com
Kişisel Blog: http://davuttopcan.com
Tel: +90 535 22 33 444