Sosyal Medya Ve İK – 2

Kaynağım İnsan TV’nin 12. bölümünde Sosyal Medya’nın İnsan Kaynakları mesleği ve fonksiyonlarına olan etkisini ele almaya devam ediyorum.

Sosyal Medya, şirketlerin piyasalara sürdüğü ürün ve hizmet markaları kadar işveren markalarını da etkiledi. Hatta son birkaç yıldır işveren markası kavramının İK’cıların gündemine bu kadar yoğun girmesini Sosyal Medya’ya borçluyuz bile diyebiliriz.

Aslen ezelden beri varolan işveren markalarımız için bugüne kadar neler yaptığımızı sorgulamalı, neler yapmamız gerektiğini öğrenmeliyiz. Sosyal Medya’nın bu sürecin neresinde devreye girdiğini anlamlı, sosyal ağlarda neler yapabileceğini çok iyi araştırmalıyız. Bu sınavı başarılı ile geçebilmek için dersimizi iyi çalışmalıyız.

İK’cılar artık karar vermeli:

İşveren markamızı dijital platformlarda bizler mi konumlandıracağız, yoksa bu işimizi de pazarlamacılara bırakacağız?

İK’cılar olarak dijital platformlarda işveren markamız için fikirler, projeler üreterek kendimizi kapattığımız dört duvar arasından sıyrılıp sanal ortamlardaki zorlu milyonlara mı karışacağız?

Eminim istesek de, istemesek de cevabın aslında ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Akıntıya kürek çekmenin ne mesleğimize, ne de temsil etmekte olduğumuz şirketlerimize kanımca bir faydası bulunmamakta. 🙂

Adaylarınızın Memnuniyetini Ölçüyor Musunuz?

İşveren Markası kavramının gelişmesiyle birlikte biz yani bütün İK’cılar birer İK Pazarlamacısı olduk.

İşveren Marka değerlerimizi işgücü pazarında başarı ile konumlandırabilmemiz yetenekli insan kaynağının kurumumuzu çalışmak için tercih etmesi anlamına geldi.

Nihayetinde de,  tepe yönetimin masasına şirkete olan katma değerimizin parasal karşılığını koyduk ve işte bizler artık birer İK Satıcısıydık.

Buraya kadar harika 😀

Madem İK Pazarlamacısı ve İK Satıcısı olduk, bizim asli işlerimizden birinin de Müşteri Memnuniyetinin Ölçümlenmesi olması çok doğal.

Peki ölçüyor muyuz?

Örneğin Aday İlişkileri Yönetimi çerçevesinde, iş görüşmesine aldığımız adaylara yaşadıkları görüşme süreçlerinden ne derece memnun kaldıklarını soruyor muyuz?

Biz adayları sıklıkla beğenmiyoruz ve eliyoruz, acaba onlar bizimle geçirdikleri süre hakkında ne düşünüyor? Karşısındaki İşe Alımcı ve iş görüşmesi yapan bölüm yöneticinin görüşme performansı onların gözünde nasıl?

Belki de artık bütün şirketlerin bir Aday Memnuniyeti Değerlendirme Formu oluşturup, bu formu Kalite Yönetimi standartlarına tanıtıp, çıkan sonuçları takip etmesi zamanı geldi de, geçiyor bile.

İşveren Markası değer ölçütleri sadece şirket kadrolarından akacak bilgi, algı, düşüncelerle oluşturulmamalı. Şirket ile yolları kesişen adaylar da İşveren Markası Değerlerine kurum ile yaşadıkları tecrübeleri, görüşleri kapsamında olumlu veya olumsuz katkıda bulunabilmeli. Hem böylece kötü/vasat/yetersiz iş görüşmesi yapan İK’cı veya Yöneticileri de tespit etmiş ve takibe almış oluruz.