İK’cının Teknoloji İle Dansı

Size gerçek bir hayat hikayesi anlatarak bir kaç soru sormak istiyorum.

Yıl 1992;

Ben çalışma hayatına 1991 yılında Türkiye’nin önde gelen bir mimarlık ofisinde Ankara’da başladım. Mimar olarak değil elbette. Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci kimliğimle. O yıllarda bilgisayar nedir biliyorduk ama internet daha ortalarda yoktu.

Derken bir gün ofiste Almanya ile bir yazışma etabı yaşanması gerekti. Olayın çok içinde olmamakla birlikte yazılan rapor formatındaki mektubu çok iyi hatırlıyorum. Mektup için gerekli analiz verilerinin toparlanması, mektubun yazılması, pulunun yapıştırılması, postaya verilmesi 15 gün, Almanya’ya ulaşması ise yaklaşık 1 ayı almıştı. Almanya’dan gelecek cevabın da benzer bir akışa tabi olduğunu düşünürseniz, iki taraf arasındaki yazışma üç aşağı, beş yukarı 3 ay sürdü diyebiliriz. Bu üç aylık periyodun ikinci yarısında biz ofisçe “bakalım cevap ne gelecek?” diye oturup beklemiştik.

Şimdi sizden yazdığım süreci iş verimliliği ve insan etkinliği bakımından düşünmenizi istiyorum.

Yıl 2002

Artık İstanbul’dayım. Büyük bir toplulukta İK yöneticisi olarak çalışıyorum.

Derken bir gün ofiste bilgisayarımın başında otururken posta kuyuma Almanya ile yazışmam gereken bir e-posta geldi. Outlook’da yeni bir posta iletisine, ERP’den çektiğim raporu ekleyerek İngilizce mesajımı yazdım ve ‘gönder’e tıkladım. Mesaj karşı taraftan acilen beklendiği için büyük ihtimalle bir iki dakika içinde Almanya mesajımı okudu. Kendi verilerini ERP sisteminden çekti ve cevabını bana gönderdi. Bu süreç en fazla 30 dakikamızı aldı.

Sizce bu manzarayı “internet, iş verimliliği ve insan etkinliğinde farkını gösterdi” diye özetleyebilir miyiz?

Yıl 2012

Halen İstanbul’dayım. Artık iş hayatıma İK proje danışmanı olarak devam etmekteyim.

Derken bir gün İstiklal Caddesi’nde yürürken Almanya’dan bir mesaj geldi. Cep telefonumdan mesajı okudum. Yürüme tempomu biraz düşürerek mesaja hızlıca cevap yazdım. Almanya’nın istediği raporu içeren bir diğer mesajı da karşı tarafa yönlendirdim. Sanırım bütün süreç yaklaşık 4-5 dakikamı aldı.

Peki, mobil teknolojilerin iş süreçleri ve insan etkinliğine kattıkları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yıl 2022

1992’den 2012’ye geçen 20 yıllık dönemdeki değişimi bu süreci birebir yaşamış bir kişiden okudunuz.

Şimdi size soruyorum, takvimler 2022’yi gösterdiğinde ben Almanya ile nasıl ve ne kadar sürede iletişim kuracağım?

Düşünün, hayal edin.

 

“İK’cının Teknoloji İle Dansı” üzerine 4 yorum

  1. 1992’den 2002 ‘ye, 2002’den 2012’ye geçişleri incelersek hız açısından ilk geçişin çok daha önemli bir geçiş olduğunu görmemiz mümkün. Ki 2002 den 2012’ye değişim hızdan çok mobility yönünde. Bu doğrultuda düşününce sürenin kısalacağını düşünmüyorum. Teknolojiyi kullanma şeklimiz değişecektir sadece. Giyilebilir teknoloji çok mantıklı gelmiyor bana. Göz lensi şeklinde kullanılabilecek bir teknolojinin ise muhtemel ama kısa vadede olmayacağını düşünüyorum.

  2. İpek Hocam.Merhaba.Sorunuz Tam Bana Göre.. 3 yıl Meslek Lisesi Elektronik-Bilgisayar 3 Yıl da Elektrik-Elektronik Myo ve 10 yıllık Teknik kariyerden sonra sıklıp Myo üzerine İşletme okuyup Lisans mezun Adayı olarak Şunu Söylebiliriim ki.takvimler 2022′yi gösterdiğinde bizler İnsanlar.saniyer içinde..istediğimiz hayal ettiğimiz her seyi elde edecez.Misal..Sizinle İstanbuldan Afyon a uçakla gibi otomobillerle seyahat eder gibi olacaz.Yenilebilir Enerji ve Su YA İHTİYCAMIZI KARSILAYCAK.YAĞMURLAR YAGCAK KARNIMIZ DOYACAK..GÜNEŞ AÇACAK..ELEKTRİK ENERJİMİZİ ELDE EDECEZ..

  3. Merhaba İpek Hanım

    Bilişim teknolojileri ve iş süreçleri ile ilgili zaman tünelinde bizleri gezintiye çıkaran nefis yazınız için size teşekkür ederiz.

    IT alanındaki inanılmaz gelişim sürecine kısa göz attığımızda; Mainframe denen oda büyüklüğündeki bilgisayarlardan masaüstü, dizüstü,tablet,akıllı cep telefonlarına kadar bir dizi bilgi ve iletişim sağlayıcı (teknik) araçlar iş,sosyal ve eğitim hayatımızla gittikçe bütünleşmeye doğru gidiyor.

    Keza IT’ye bağlı olarak işletim sistemleri ve yazılımlarda öyle oldu.

    Gelecekte akıllı yazılımlar,robotlar ve süper bilgisayarlar (cep telefonu ve gözlükte dahil) bazı iş süreçlerimizde bize destek olacak,bizim yerimize bilgi ve iletişim süreçlerinde baş rol oynayacak.Ve tabi bazı iş süreçlerini gerçekleştirirken bizim onayımızı isteyecek ve de bilgilendirecek.

    Daha yeni okumayı bitirdiğim Delifişeklik: Sermayeyi Dans Ettiren Yetenek adlı kitapta Papa II Johannes Paulus şöyle diyordu;

    “Bir zamanlar üretimin tayin edici faktörü topraktı sonra sermaye oldu…Günümüzde hayati faktör insanın kendisi yani bilgidir”

    Özetle bilgiyi işledikçe,ürettikçe,geliştirdikçe iş ve sosyal hayatımızda o derece gelişmekte ve değişmekte.

    Sevgilerimle

  4. 30 Saniye

    Size gelen mesajı göz retinasına yansıtılarak görselleştşrşlecek. Beyniniz ile kullandığınız giyilebilir bilgisayar ile temponuzu düşürmenize gerek kalmayacak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir