Yıl 2032’de Dünya Ve İnsan

Bilgisayar başında birbiri ardına makale okurken birden durdum. Aklımdan bir ses

“Ya 2032 İpek? Ya 2032’de insanlar hangi koşullarda yaşayacak, eğitilecek, çalışacak? 

diye sordu.

2032 mi?

Düşündüm.

Bilgisayar, mobil cihazlar, androidler, yazılımların ne durumda olabileceğini …

İletişim ve ulaşım imkanların eriştiği noktayı …

Coğrafyaları, sektörleri, şirketleri …

Şirketlerin geliştirecileceği olası yönetim metot ve stratejilerini …

İnsanların hayat standartlarını ve beklentilerini …

Meslekleri …

Ve bütün değişimlere rağmen günün hep 24 saat olacağını …

.

Teknolojinin çok ilerleyeceği kesin ama aynı hızı toplumsal dönüşümde görmeyeceğiz. İleri teknolojiye gözünü açmış Z kuşağı yavaş yavaş ipleri eline alıyor olacak. Onların gelenek ile teknolojiyi başarı ile harmanlayabileceği inancındayım.

Bazı meslekler parlayacak, bazı meslekler %100 farklı bir şekle dönüşecek, bazıları ise önemini aynen koruyacak. Şöyle ki;

Mesela ben 2032’de muhasebecilik mesleğinin yok olacağını ve şirketlerce tümüyle oursource edileceğini düşünüyorum. Her türlü (sanayi, üretim, inşaat, vb.  hammadde ve yardımcı malzeme) alım, satım işlerinin web tabanlı uygulamalar üzerinden yürüyeceğini, kağıt faturaların tarihe karışacağına inanıyorum.

Finans ve bütçe yönetimi önemini arttırarak ve derinleşerek şirketlerdeki varlığını sürdürecek diyorum.

İnsan yönetimi uygulamalarının önemi her geçengün katlanarak artacak. Belki de teknolojiye eşit bir hızla İK uygulamaları geliştirmek zorunda kalacağız.

İnsanların ürünleri görerek, dokunarak alma ihtiyaçları hemen hemen hiç kalmayacak. Dolayısıyla satış ve satınalma iş süreçleri (sanayi, üretim, inşaat, vb.  hammadde ve yardımcı malzeme, sarf malzemesi vb.) tümüyle web üzerinden, hatta cep telefonları ile yapılacak. Bu satış ve satınalma mesleklerinin ciddi dönüşümüne neden olacak.

Taşımacılık, lojistik ve ulaşım inanılmaz gelişecek, hızlanacak ve ucuzlayacak. Bu sektörde çalışan sayısı çok olacak ama çalışanların gelirleri kar marjlarının düşüklüğü nedeniyle düşük kalacak.

Dünyada mühendislik ve tıp fakültelerinde okuyanların sayısı her gün azalıyor. Devletler bir noktadan sonra bu konuda ciddi önlemler alma yoluna gidecek. Mühendislik ve tıp okuyan gençlerin bütün okul masrafları karşılanacak, hatta onlara maaş bağlanacak.

Bilişim teknolojileri, enerji ve sağlık en çok gelir getiren iş kolları olacak.Bu üçlüye uzay teknolojileri de katılacak.

Çalışma saatleri azalacak.Tahminim 6 saate düşecek.

Genç nüfusu azalmakta olan ülkeler nitelikli insan avı için gelişmekte olan ülkelerin ayağına gidecek. 1960’la Almanya Türkiye’ye fabrika işçisi bulmak için gelmişti. 2032’de öncelikle sağlık, enerji, bilişim sektörlerinde çalıştırmak üzere nitelikli insanları çok iyi koşullar teklif ederek götürmek için gelecek.

Bir kişinin bir iş yerinde çalışıp, ayrıca kendi işini de yapması teşvik edilecek. Vergiler yeniden düzenlecek.

Çocukların yetenekleri çok erken yaşta tespit edilebilecek ve eğitim programları bütünüyle yetenekleri çerçevesinde yapılandırılabilecek. Çocukların ve gençlerin gelişim süreçlerinde ülkeler birbirleriyle işbirliği yapacak. Çocuklara ve gençlere uluslararası boyutta staj ağları kurulacak ve serbest dolaşım sağlanacak.

Gelişmemiş ülkelere yönelik yürütülen sosyal sorumluluk projelerinin sayısı artacak. Üniversiteler ve gençler bu projelein dinamosu olacak. (bu bir temenni aslında)

Yabancı dil bilmemek gibi bir problemler kalmayacak. Yabancı dili anında çevirebilen kulaklıklar ile herkes birbiri ile ana dilinde anlaşabilecek. Bu durum özellilkle ticareti ve uluslararası İK yönetimi uygulamalarını büyük ölçüde arttıracak, geliştirecek.

Türkiye’de kadına şiddet büyük ölçüde azalacak. Kadınların çalışma hayatına katılma oranı %50’lere çıkacak.

Nüfusu azalmakta olan ülkeler ve genç kadınlara hamile kalmaları durumunda maaş bağlayacak. Annelik de bir meslek kategorisi olarak resmen ilan edilecek ve sosyal güvenlik kapsamına alınacak. 2050’de Türkiye’de aynı uygulamaya başlayacak.

Pek çok ofis işi evden yapılabilir hale gelecek. Gökdelenler boşalacak. İşletmelerin menkul ve kira masrafları azalacak.

Markalar en sadık müşterilerini şirket ortağı yapacak.

Bilgisayar klavyesine duygu sensörü eklenecek. Kişinin yazı yazarkenki duyguları harflere yansıyabilecek. (siyah normal, kırmızı sinirli, turuncu heyecanlı gibi.)

Türkiye’de de kadın cumhurbaşkanı koltuğa oturacak. A.BD. Başkanı bir eşcinsel olacak. Öncesinde A.B.D’de de bir kadın başkan görme ihtimalimiz yüzde yüz.

 

.

Aklıma geldikçe ekleyeceğim. Siz de yorumlarınızla destek verin, isminizle beraber listenin altına ekleyelim beyin cimnastiğinizi 😀

“Yıl 2032’de Dünya Ve İnsan” üzerine 6 yorum

  1. Merhaba İpek Hanım,
    Yuotube ‘de – (http://www.youtube.com/watch?v=bwPf1ZDA8sk) İpek Aral Kişioğlu – Mülakata Davetlisiniz videonuzu izlerken konuşmanız son bölümünde”Kaynağım İnsan” ‘ dan bahsettiniz google ‘dan taradım ve buldum.
    “Yıl 2032′de Dünya Ve İnsan” yazınızı okuduğumda aşağıdaki bölümde;
    “Mesela ben 2032′de muhasebecilik mesleğinin yok olacağını ve şirketlerce tümüyle oursource edileceğini düşünüyorum.”şeklinde düşüncenizi ifade etmişsiniz. “oussource” kelimesi dikkatimi çekti. Araştırdığımda bir sonuca ulaşamadım. Anlatmak istediğinize en yakın ifadenin “outsource” ile anlatıldığını düşünüyorum.
    Bilmenizi istediğim bir husus var ki; maksadım sizi eleştirmek değil. Sadece çok güzel bilgiler içeren bir portal oluşturmuşsunuz ve insanlarla bilgiler paylaşmışsınız. Ben sizin yazmak istediğinizin “outsource” ifade etmek istediğiniz şeyin ise; hizmet veya hizmetleri kendisinin üretmesi yerine, bu hizmetleri dışarıdan daha ucuza ve kalitesi daha yüksek olarak temin etmesidir olduğunu anladım. Doğru mudur?
    Bir de size harf hatası olabilir düşüncesini yazarken Q klavyede R ve T harflerinin birleşik olduğunu gördüm.
    Muhtemelen yazıyı yazarken farklı bir tuşa basmış olabilir misiniz? Sizin ifadenizin doğruluğunu muhafaza etmesi açısından lütfen söz konusu durum ile ilgilene bilirimsiniz?
    Bilgilerinize sunar,
    Sağlıklı günler dilerim.

  2. İpek Hanım

    Yorumunuzu görür görmez bir yazı kaleme aldım.Üzerinde çalışıyorum.

    Blog paylaşımlarından istifade etmek,yeni bir şeyler öğrenmek,yorumlara katkı sağlamak gerçekten güzel bir duygu…

    Sevgilerimle

    Gökhan

  3. İpek hanım öncelikle son cümlelerinizden hareket etmek isterim
    1-Diplomatik kaynaklara göre bir daha ki ABD seçimlerinde başkan adayı şimdiden hazır (bayan Clinton) çalışmalarına başlamış bile.2-Türkiye’de gerçekten pırıl pırıl liderlik vizyonu kuvvetli başarılı kadınlar var fakat ataerkil bir yapı ve kadına yönelik enteresan algı olduğu sürece imkansız.Daha kadın cinayetlerini önleyemiyoruz(yasaların varlığına rağmen) 3-Türkiye dışına çıkarsak 2030 lara doğru Uzayda farklı gezegenlerde hayat olup olmadığı netleşecek koloni kurma çalışmaları gerçekleşmiş olacak 4-Akıllı evler ile hayatımız kolaylasacak,kullandığımız araç gereçler tamamen çevre dostu olacak.5-Uçan arabalar ile gökyüzü trafiği olacak (daha Nazi döneminde uçan daire görümünde prototipler olduğunu düşünürsek) 6-Kıtalar arası seyahat ışık hızında olacak 7-İnsan gibi düşünen robotlar gerek iş gerekse sosyal hayatımızda çok önemli bir yer tutacak 8-Eğer doğayı ve güneşe zararımız daha çok olursa insanoğlu yer altında yerleşik bir hayata doğru gidecek.(Buda insanoğlunun elinde) 9-Vücudumuzun takılacak microçip sayesinde daha çok bilgiye sahip olacağız.10-Yazılım mimarisi insan aklıyla yarışır düzeyde olacak buda teknoloji ile birlesince eğitim hayatımızda köklü değişiklere yol açacak..

    1. Gökhan,

      Katkıların süper. Bence sen de bu konu hakkında bir yazı yazmalısın. Bu konuda düşünmeliyiz, hayal etmeliyiz, … hatta saçmalamalıyız çünkü bu yolla gelişim yolları açılıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir