Vizyonsuz Bir Liderle Yaşamak – 3

Üniversite seminerlerinde öğrencilere en büyük uyarımdır: Vizyonsuz bir lider/yönetici ile çalışmayın. 

Vizyonsuzluk nedir? 

Anlık ve gelecek korkusuyla kararlar almak ve hareket etmektir.

Güç kaybı korkusundan dolayı asla etrafını ve uyarıları dinlememektir. Sadece kendi doğruları ile yaşamaktır.

Herkesin arkadan iş çevirdiğine olan yüksek inanıştan dolayı kimseye güvenmemek, herkesi potansiyel hain olarak görmektir.

Mutsuz ve sinirli yaşamak, hırçın konuşmaktır.

Vizyona ihtiyacı olmadığına, bütün çözümleri “zaten” bildiğine inanmaktır.

Etrafında nitelikli insan bulunduramamaktır.

İşler için uygun insanları görevlendirememektir.

Güvenli alanından çıkmamak için sadece kendisine benzeyen itaatkar insanlarla yaşamak ve çalışmayı tercih etmektir.

Ve vizyonsuzluk, akıl dolu doğru soruları asla soramamakdır.

.

Gençler, ‘vizyon sahibi lider/yöneticiniz olsun, hayatınız değişir, algınız, aklınız gelişir ‘ derken, bir koca Türkiye Cumhuriyeti milletinin tarihinde gelmiş geçmiş en vizyonu kapalı başbakanı tarafından yönetiliyor, yönetilmek zorunda kalıyor olması ne acı. İstifa edip gidemiyoruz. İstifa ettirmeye çalışıyoruz, olmuyor.

Japonların Kaizen’i sürekli gelişim der. Bardağın boş tarafına değil, problemlerin gerisindeki gelişim fırsatlarına odaklanır. İnternet yasakları ve sansür bizim şu an çok büyük problemimiz. O zaman bu problemin gerisindeki fırsat ne olabilir diye düşünüyorum.

Cevabım şöyle;

Bu yasaklar, bizlerin hak ve özgürlüklerimiz için uğraşan mücadele kasımızın/yetkinliğimizin her geçen gün daha güçlenmesini sağlıyor. Bir adamın vizyonsuzluğu, bizim vizyonumuzu açıyor, büyütüyor, ne istemediğimizi çok net görmemizi sağlıyor.

Artık biliyorum ki, 20 yıl sonra bu günleri “millet olarak 21. yüzyılda kimliğimizi bulmamızı, hayatlarımızın anlamını tanımlamamızı sağlayan önemli bir dönemeçti” diyerek hatırlayacağız.

30 Mart Pazar günü yerel yönetimlerimizi seçmek için sandığa gideceğiz. Oylarımızı geleceğin aydınlık Türkiye’sini inşa etmek için verelim. Geleceği inşa etmek için tek ihtiyacımız çok çalışmak, bir patlamış ampul değil.

Misyon Ve Vizyon Güncellemesi

Her ne kadar Kaynağım İnsan sadece bir blog olsa da ben onu en başından beri bir işletme gibi çalıştırmaya özen gösterdim.

Her işletmenin bir varoluş nedeni vardır. Bu neden Misyon cümlesinde vücut bulur.

Her işletmenin bir gelecek manzarası, görüşü vardır. Bu gelecek Vizyon cümlesi ise tanımlanır.

Kaynağım İnsan’ın ilk Misyon ve Vizyon tanımlarını blogu açtıktan üç ay sonra, 29 Ocak 2010 tarihinde oluşturmuştum. Aradan iki yıl geçti. Geçen bu iki yıl içinde ben olgunlaştım, tecrübe ve bilgi dağarcığım genişledi. İnsan Kaynakları süreçleri gelişti, değişti.

Değişimin her zerresini iliklerime kadar yaşarken Misyon ve Vizyon tanımlarımı da güncellemem gerektiğini hissettim yeni yıl itibariyle. İki yıl öncesine göre çok daha rafine bakıyorum mesleğime, insana. Detayların oluşturduğu büyük manzarayı çok daha iyi görebiliyorum. Kaynağım İnsan’ın varoluş nedenini çok daha net tanımlayabiliyorum . Artık kelimeleri kullanırken ‘azla çok’u’ yakalayabiliyorum.

İşte böyle gelişen düşünce akışımda geçen gün itibaryle Hakkımda bölümündeki Misyon ve Vizyon tanımlarımı da güncelledim:

.

Kaynağım İnsan’ın Misyonu

Önce insan.

.

Kaynağım İnsan’ın Vizyonu

Referans İK blogu olmak

 

 

Kaynağım İnsan’nın Misyon ve Vizyonu

misyon ve vizyonKaynağım İnsan’nın açılışının üstünden üç buçuk ay geçti. Blogun geçen süre içindeki performansından memnunum;

* 108 gün içinde toplam 143 yazı yazdım.

* Urbsz ekibin SEO çalışmalarının da desteğiyle Page Rank 2, Alexa Rank 150,487  oldu.

* Soru-Cevap ve Profesyoneller bölümleri açıldı.

* Günlük ortalama tekil ziyaretçi sayısı ise 200.

Kaynağım İnsan’ın önümüzdeki günlerde “Kariyer” bölümü açılacak. İş İlanı bölümü ile amacım iş arayanlar ile işverenleri buluşturacak bir platform oluşturmak.

Açıldığı günden beri Kaynağım İnsan içerik ve fonksiyonlari itibariyle benim kafamda da yapı taşlarını yerlerine oturttu. Dolayısıyla artık blogumun misyon ve vizyonunu yazmak için kendimi yeterince olgunlaşmış hissediyorum.

Kaynağım İnsan ile üstlendiğim misyonu;

‘Dünya ve Türkiye’deki İnsan Kaynakları uygulamaları ve mesleği üzerine bilgi, tecrübe, araştırma ve görüşlerimi paylaşmak’,

vizyonumu ise

‘Türkiye’nin geniş ve güncel içeriği ile referans İnsan Kaynakları blogu olmak’

şeklinde netleştirdim ve Hakkında sayfasına yerleştirdim.

Önümüzdeki günlerde, aylarda, yıllarda Kaynağım İnsan’nın çok daha farklı fonksiyonlarla gelişeceğini düşüyorum, kafamdan geçenleri çeşitli ortamlarda tartışıyorum, görüş alışverişinde bulunuyorum.

Eğer sizlerin de Kaynağım İnsan’da görmek istediğiniz konular, fonksiyonlar var ise lütfen bana yazın. 🙂

E-posta adresim [email protected]

Vizyonunu saptamadan yola ÇIKMA !

VIzyonYıllar önce gittiğim bir iş görüşmesinde tepe yöneticiye şirketi tanımak amaçlı sorduğum tek soru “vizyonunuz nedir? olmuştu. Tepe yönetici de sorumu çok net tek bir cümle yanıtlamıştı: 10 yıl sonra XXX USD değerinde bir firma olmak

Elbette siz de ikinci sorumu tahmin etmişsinizdir … “şu an değeriniz nedir?”

Tepe yöneticinin bana telaffüz ettiği rakam vizyon değerinin dörtte biri kadardı. Kısacası görüştüğüm firma kendisine zorlayıcı ama başarabileceğine inandığı bir vizyon belirlemiş, bütün çalışanlarının zihninde nereye doğru koşacağını netleştirmişti.

Yukarıdaki örnekten hareketle bir şirketin kendisine vizyon oluştururken nelere dikkat etmesi gerektiğini sıralayalım:

1. Net gelecek öngörüsü: Belirleyeceğiniz vizyon şirketin geleceğine dair net bir ifade olmalıdır.

2. Kendini o noktada görebilmek: Gelecek öngörüsü yaparken kendinizi o noktada hayal edebilmeniz gerekir. Şirket üst yönetimi daha kendisini göremediği bir noktaya ekibini yöneltemez.

3. Cesur: Geleceğe yönelik ileri adımlar atabilmek adına büyük düşünmek, risk almak, korkusuz olmak gerekir.

4. Açıklayıcı: Vizyon açıklayıcı nitelikte bir ana cümleden oluşur. Elbet bu ana cümlenin altına vizyonun alt açıklamaları gelebilir.

5. 5 yıl ve üstü: Vizyon en az beş yıl ve ötesini çalışanlarına işaret edebilmelidir.

Vizyon ve misyon sıklıkla birbirine karıştırılan kavramlardır. Vizyon şirketin gelecekte nereye gitmeyi planladığını gösterirken, misyon bu noktaya nasıl gideceğini ifadelendirir. Misyon vizyonu kavrar.

Üç tip vizyon tanımla yolu vardır :

a. Niceliksel : Vizyonunu ölçümlenebilir nitelikte ifade edersiniz. Örneğin bir vakfın vizyonu “Beş yıl içinde 10.000 kız çocuğuna burs verilmesi” olabilir.

b. Rekabetçi : Vizyonunuzu sektörünüzde geçmek istediğiniz rakiplerinizi önplana alarak, kıyas yaparak oluşturabilirsiniz. Örneğin: “Sektörün en büyük 5 üretici firmasından biri olmak”

c. Mükemmeliyetçi: Vizyonunuzu piyasadaki mevcut konumunuzu da dikkatle inceleyerek vizyonunuza üstün bir nitelik yükleyebilirsiniz. Örneğin “Sektörün en iyisi olmak”. Elbette ben  “en iyi” olmak şeklinde bir vizyon okusam bunun açıklamasını da peşisıra öğrenebilmek isterim. Kime, neye göre, nasıl en iyi?

Vizyon belirlemek üzere beyin fırtınası yaparken çalışmayı bir parça eğlenceli hale dönüştürecek senaryolarda oluşturulabilir. Örneğin beş yıl sonra piyasanın en büyük ekonomi dergisi sizinle şirketiniz hakkında röportaj yapmak istedi. Bu röportajda şirketinizi nasıl, nerede konumlandırarak anlatıyor olmak isterdiniz? Madde madde sıralayın, satış rakamları, pazar payı, üretim hacmi, AR-GE bütçesi, müşteri memnuniyeti, çalışan sayısı ve niteliği, ürün veya hizmet yelpazesi, ihracat rakamları, vs.

Vizyon hakkında güzel bir Japon atasözü ile bu yazımı bitireceğim: Gerçekleştirmek için emek harcanmayan vizyon gündüz gözüyle rüya görmektir. Vizyonsuz emek harcamak ise bir  kabustur.

Vizyonunuz Tanımlı Mı?

Çok şanslıyım ki, vizyonist yöneticilerle çalıştım bugüne kadar. Vizyonist olmak iş hayatında çok önemli bir erdem. Hatta ‘İnsan Kaynakları terminolojisini’ kullanarak, bir liderin sahip olması gereken en önemli yetkinlik de diyebiliriz.

Vizyon deyince aklıma üç soru geliyor;

Nedir vizyon sahibi olmak ?

Türkçe sözlük vizyon kelimesi için “uzak görüşlülük, geniş görüşlülük, uzgörü” karşılığını getirmiş. Ben de iş hayatı ile birlikte kullanıldığında vizyon kelimesine bir ek getirmek istiyorum; tanımlı vizyon. Bir iş sahibi veya yönetici kafasındaki vizyonu formule edebilmelidir. Eğer şirketiniz sizin ‘uzak görüşlülük, geniş görüşlülüğünüz’ yolunda yürüyecekse, o yolda yürüyen ekibiniz de nereye gittiğini bilmelidir.

Nasıl vizyonist olunur?

Çok çalışarak, çok okuyarak, çok düşünerek, çok araştırarak, sürekli soru sorarak ve çok dinleyerek. Vizyonist lider deyince benim aklıma hep Mustafa Kemal Atatürk gelir. Onun son nefesine kadar çalıştığını, ne kadar çok kitap okuduğunu, hep araştırdığını, sürekli yazdığını, çevresine her vesile ile sorular sorduğunu ve cevapları dinlediğini hatırlarım. Sarfettiği her cümle adeta onun vizyonunun formüle edilmiş halidir ve milletini bu vizyonda çalışmak üzere sürekli yönlendirir. Onun vizyonu özgür, uygar ve gelişmiş Türkiye‘dir.

Bir şirketin başarılı olabilmesi için vizyonist bir patron veya yönetici yeter mi ?

Hayır, gerekli sayıda ve niteliklerdeki insan kaynağı olmaz ise başarı elde edilemez. Bu aşamada da vizyonist iş sahibi veya yönetici “gerekli insan kaynağı sayısı ve nitelikleri nelerdir?” tanımlamasını mümkün olduğunca detaylı ve yazılı yapmalıdır.  Çünkü çoğunlukla arzu edilenle gerçekleşen yüzde yüz örtüşmez ve tanımlamalar sürekli güncelleme gerektirir. İnsan kaynağına ait sayısal ve niteliksel bilgilerin yazılı takip edilmesi zaman, enerji ve motivasyon kaybetmemek adına çok önemlidir.

 

Bu yazım Geliştrend’de yayınlanmıştır.