
Şirketlerin kurumsal yapılarının en önemli iki temel taşı misyon ve vizyon sıkça karıştırılan, aralarındaki fark fazla anlaşılamayan iki dinamik söylemdir. Vizyon oluşturulması üzerine geçen günlerdeki yazımın üstüne misyon üzerine de bir açılım getirme ihtiyacı duydum.
Misyon en yalın hali ile bir şirketin ‘neden’ varolduğunu, ‘ana amacını” açıklar.
Şimdi düşünelim. Siz bir olayın/durumun neden varolduğunu, amacını öğrenmek istediğinizde ne gibi sorular sorarsınız? Cevapların nasıl olmasını beklersiniz? İşte sizin beklentileriniz başarılı misyon belirleme sürecinde anahtarları oluşturur.
1. Eminim siz bir şirketin misyonunu anlayabilmek için sayfalarca, paragraflarca yazı okumak istemezsiniz. Zaman kıymetli; misyon kısa olmalı.
2. Şirket çalışanları ve müşterileri tarafından kolay hatırlanabilmeli.
3. Okuyanlara geliştirdiği söylem yolu ile coşku, ilham verebilmeli.
4. Kime hizmet veriyoruz, insanlar bizimle neden çalışmalı, bizi neden tüketmeli sorularına cevap verebilir nitelikte ‘pazar odaklı’ olmalı.
5. Firmanızın ‘ne/leri ile hatırlanmasını istiyorsunuz?‘ sorusuna cevap verebilmeli.
Peki, ufak bir araştırma yapalım ve dünya devleri ile yerel bir şirket kendilerine nasıl misyonlar belirlemişler, örneklere bakalım;
İlaç devi Bayer “daha iyi bir yaşam için bilim“,
Alanında rakipsiz olarak sıfatlandırabileceğimiz Google “dünyadaki tüm bilgileri organize etmek ve evrensel olarak erişilebilir ve kullanışlı kılmak“,
‘Örnek başarılı profesyonel, lider’ sıfatıyla iş hayatımda bana ilham veren Muhtar Kent yönetimindeki Coca Cola “dünyayı serinletmek, optimizm ve mutluluk anlarına ilham olmak, değer yaratmak ve fark oluşturmak“,
Türkiye’de en beğendiğim topluluğun şirketi Borusan Telekom “müşterilerimize rekabetçi fiyatlarla kaliteli ve özelleştirilmiş telekominikasyon çözümleri sunarak, kendi işlerine odaklanmalarını sağlamak”
şeklinde duyuruyorlar misyonlarını.
Yukarıdaki örneklere baktığımızda Bayer, Google, Coca Cola ve Borusan Telekom (gereksiz kullanılmış kelimeler misyonu biraz uzatmış) belirlediğimiz 5 anahtara tıpatıp uyan misyonlar saptadığını görebilirsiniz. Hepsi kısa, hepsi akılda kalıcı, hepsi ilham veriyor, hepsi pazar odaklı ve hepsi nasıl hatırlanmak istediğini net açıklıyor.
Bir şirket misyonunu belirlerken yönetim kademesi ve şirket çalışanları ile ortak çalışma yürütebilir. Onlara “biz neden varız?” sorusunu sorar ve cevapları toplar. Toplanan cevapları harmanlamak ve en güzel şekilde ifadelendirmek için siz deyin reklam/metin yazarı, ben diyeyim kalemi güçlü bir kişi, işin işine mutlaka alınmalıdır. Şirkete ilham kaynağı olması için benim yaptığım gibi dünya devleri veya yerel kuruluşların misyon tanımlamaları incelenebilir.
Örneğin şirket çalışanları, yönetim kadrosu ve yetkin bir yazarın katıldığı bir misyon belirleme/güncelleme toplantısı yapabilirsiniz. Toplantıda şirketi tanımlamak için en sık kullanılan anahtar kelimeleri saptayarak, bu kelimeleri sizi en iyi ifadelendirecek estetikle bir araya getirmeye çalışabilirsiniz. Alternatifleri arttırmak için birden çok misyon tamını yapıp ardından çoğunluğun kakarı ile en iyisini saptama yoluna da gidebilirsiniz.
Amaç misyon ve vizyon yazmak olunca, en etkin çözümleri de üretebilmek aslında o şirketin niteliğini bizlere/müşterilerine göstermiyor mu zaten?
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


