
On küsür senedir İnsan Kaynakları profesyoneliyim.
Üniversite yıllarımda birçok işte çalışmış ve ne yapmayacağım konusunda kendimi bayağı bilinçlendirmiştim. Ben bir satıcı, finansçı, pazarlamacı, mali müşavir, devlet memuru, akademisyen, gazeteci olmayacaktım. Ama mezun olurken kafamda net bir kariyer yolu da yoktu.
Mezuniyet sonrasında kısa süreli birkaç işte çalıştım. Mutlu değildim. Derken bir gün çok sevdiğim bir arkadaşım beni İstanbul’da yanında yaşamaya davet etti. İmkanlarımı denkleştirdim ve Ankara’dan ayrıldım. Bu transfer yolunu bana açan o çok değerli arkadaşıma buradan teşekkürlerimi iletiyorum.
İstanbul’da iş aradım. Zaman çabuk ilerledi, param tükendi. Umutlarımın da tükenmesine az kala, bir diğer arkadaşımın aracılığıyla halkla ilişkiler, organizasyon üzerine çalışan iyi bir firmada iş görüşmesine katıldım. Beğenildim ve işe başladım. Bana iş görüşmesini ayarlayan arkadaşıma buradan teşekkürlerimi iletiyorum.
İşimi, işyerini ve iş arkadaşlarımı seviyordum. Aylar geçti. Bir Cumartesi sabahı bilindik bir danışmanlık firmasından hiç beklenmediğim bir telefon aldım. Şaşırdım, meraktan gittim. Çok uzun bir görüşme sonrasında karşımda oturan şirket sahibi Yönetim Danışmanı bana “senin İnsan Kaynaklarına büyük yeteneğin var, istersen seni yetiştiririm” dedi. Bir defa daha şaşırdım, çalıştığım şirkette sorumluluklarım olduğunu söyledim ve öneriyi reddettim. Yönetim Danışmanı bana kızdı. Hayatımın fırsatını tepmekte olduğumu söyledi. “Git düşün, yöneticinle konuş, Pazartesi bana saat 10:00’a kadar haber ver” dedi. Pazartesi günü Yöneticime gittim, yaşadıklarımı anlattım. Ona “Kal derseniz, gitmeyeceğim” dedim. Yöneticim “Gerçekten senin için büyük bir fırsat, kaçırma” dedi. Bana şu anki kariyerimin önünü açtığı için Yöneticime buradan teşekkürlerimi iletiyorum.
Danışmanlık firmasında çalışmaya başladım. Çabuk öğreniyordum, hızla sorumluluklar almaya başladım. Aylar geçti, Yönetim Danışmanı A.B.D.’de yaşamaya ve Türkiye’den ayrılmaya karar verdi. Ben de İnsan Kaynakları departmanı olan bir şirkette çalışmak için iş arayışına girdim. Beni keşfederek mesleğime kavuşturan, yetiştiren, bilgisini, tecrübesini ve saatlerini benimle paylaşan değerli Yönetim Danışmanına buradan teşekkürlerimi iletiyorum.
İş aramak kolay değil. Başvurular, cevap gelmeyen başvurular… İş görüşmesine çağrılabilmenin işe girmekten daha zor gibi geldiği günler. Sonunda hiç ummayacağım bir aile büyüğümden gelen haber ve büyük bir şirketle iş görüşmesine çağrılmak, görüşmeler ve akabinde işe başlamak. Bana iş görüşmesi için referans olan rahmetli Aile Büyüğüme ve iş görüsmesini ayarlayan Tepe Yöneticiye buradan sozsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
…
Merak etmeyin daha fazla “teşekkür” okumayacaksınız çünkü devam etsem ne benim yazmaya, ne de sizlerin okumaya enerjisi kalır.
Sözün özüyle, kariyerim adına çıktığım yolda başlangıçtan beri farklı boyutlarıyla sürekli bir takım çalışması içinde hissettim kendimi. Takım üyelerinin hepsi “İpek’ın Kariyeri” projesinin önemli birer yapı taşıydı. İpek kendini sürekli geliştirmek, bilgilendirmek için çabalar, kendisine verilen işleri en iyi şekilde yapmak için emek sarfederken, takıma farklı zamanlarda, farklı misyonlarla dahil olan kişiler İpek’in kariyerinin şekillenmesinde çok önemli rol oynamışlar ve oynamaya da devam edeceklerdir. Aynen benim de başkalarının kariyer yollarında takım üyesi olarak farklı misyonlar üstlendiğim gibi.
Hiçbirimiz tek başımıza yaşayamayız, tek başımıza başaramayız. ‘Ben’den ‘biz’ kavramına geçmek ve ‘birey’ olmak yolunda ‘toplum’u kucaklayabilmek, iş hayatındaki başarıya giden anahtardır diye düşünür, inanırım her zaman.
Dilerim, bütün gençler de benim gibi kariyer yollarında ben ile biz, birey ile toplum arasındaki diyalektik ilişkiyi çözerler. Çok çalıştıkları ve sürekli kendilerini geliştirdikleri sürece takımlarının performansının asla düşmeyeceğini bifiil tecrübe ederler.
.
Bu yazım Münteha Mangan’ın “BİZ’siz Olmaz, BEN Dediğin Eksiktir” yazı dizisi için hazırlanmış ve yayınlanmıştır.
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
İnsan Kaynakları departmanını İnsan Hakları, Halkla İlişkiler, Kurumsal İletişim departmanı sananlar. Ofiste her neye ihtiyaç duyulursa (A4 kağıdı, zarf vs) İnsan Kaynakları departmanına sorulması. Ücretlerin gizliliği kavramının unutulması, tüm ücretlerin ağızdan ağıza dolaşması. Kişi işe alındıktan sonra son durumda bir değişiklik olduğunu söyleyip adaydan teklifin geri çekilmesini talep eden yöneticiler. [...]
Serife May 13thMerhaba Şerife hanım,
Mülakat sırasında aklınıza gelmeme ihtimalini bertaraf edebilmek için bu tip sorulara, örneğin aşağıdaki sorulara hazırlıklı, evde çalışmış olarak görüşmeye gitmenizi tavsiye ederim.
[...]
Bu gibi sorular karşısında genelde söyleyecek hiçbirşey bulamıyorum. Ya aday iş hayatında bu konuların kolaylıkla üstesinden gelebiliyorsa ancak görüşme esnasında anlatacak herhangi bir örnek olay bulamıyorsa ? [...]
Serife May 13thKaynağım İnsan'ı kısa bir süre önce keşfettim. Keşfettiğim andan itibaren gün içerisinde sürekli açık olan terfili websitelerine dahil ettiğim, otuzdokuz sayfasındaki bütün yazıları / videoları teker teker karıştırmaya başladığım ve hala yarılayamadığım bir güzel paylaşım ortamı burası. Onlarca yazı okudum ve en çok da bu yazının altına yazıyı okuduktan sonra ne hissettiğimi yazmak istedim. Nefesimin [...]
Onur Gültekin May 13th“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 2009Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Atatürk’e hayranlığım ve sevgim büyüktür. Yıllardır her 10 Kasım’da bloglarımda onun için aklımdakileri kısa kısa yazmayı ihmal etmem. Bu yılsa Kaynağım İnsan’da Atatürk’ümüze farklı bir yaklaşım getirmeye ve onu sadece bir İnsan Kaynakları uzmanı gözüyle değerlendirmeye karar verdim. Aşağıdaki 44 ana Yetkinlik tanımını geçtiğimiz günlerde yayınlamış ve bireylerin kendilerini bu Yetkinlik tanımları kapsamında değerlendirebileceklerini yazmıştım. Örnek uygulama [...]
İpek Aral Kişioğlu 10 Kasım 2009Mülakatı yapan insan kaynakları uzmanının aslında genel soru anahtarı çok basittir. Şöyle ki; İş bilen insan kaynakları uzmanı adayın geçmişine dair bilgilere ulaşırken özellikle açık uçlu sorular sorar, yani 5N, 1K kuralını uygular : Ne, nerede, nasıl, ne zaman, neden, kim? Örnek; Aday başarıyla yürüttüğü bir projeden bahsetmektedir… Soru: Bu proje ne ile ilgiliydi, amacı neydi? cevap:… (gelen cevapla kişinin [...]
İpek Aral Kişioğlu 13 Ekim 2009


