Duygu Alptekin 1

Duygu Alptekin

 

Ben sanırım iş hayatı ile ilgili hayallerimi tiyatrocu ya da şarkıcı olmak üzerine kurgulayanlardandım. Bu konuda özel bir şey yapmadımsa da ilkokul 4’e gelip de Anadolu Liseleri sınavına hazırlanmaya başlayana kadar bu böyle devam etti, tabii bu arada doktor olmak da hayallerimi süsledi. Ne zaman ki ergenlik dönemi başladı, yatılı okul hayali her şeyin önüne geçti, özgürlük ve bağımsızlık kavramı altında İzmit’ten kalkıp İstanbul’a gelmek büyük işti. Sanırım her şey de bunun sonrasında değişti. Robert Kolej’de okuduğum yıllarda müzikallerde oynamak, koroda şarkı söylemek, dans ve müzik gruplarında yer almak beni çok mutlu ve tatmin hissettirdi. Akademik başarı ve özgürlüğümü bir an evvel kazanma duygusu ile Amerika’da tiyatro ve ekonomiyi beraber okuma azmindeyken yetersiz burs alınca Türkiye’de kaldım ve Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdim. Hayal kırıklığı oldu mu, evet belki ama üniversiteli bir genç olarak müzik ve sanat konusunda şehrin hakkını verdiğimi düşünüyorum. 🙂

Bu süre zarfında diplomat olmak cazip gelmişken Ankara, diplomasi sınavı ve oradan oraya 2-3 yılda bir taşınma korkusu ile bu sevdadan vazgeçip, seçmeli derslerimde gördüğüm psikoloji, reklam ve pazarlama dersleri sayesinde uluslararası şirketlerin pazarlama bölümünü kendime uygun buldum. Ne de olsa hızlı tüketim malları sektöründe marka yönetimi, beni işlerin merkezinde tutacak, seyahat etmemi ve yeni kültürleri tanımamı sağlayacak, sürekli yaptığım sunumlar ile sahnede olma arzumu tatmin edecekti. Nitekim, Unilever’de yaptığım staj ve sayısız mülakat sonucu Unilever’de pazarlama görevine 1996’da başladım. İşimin en güzel yanını, tüketici psikolojisini ve motivasyonlarını anlamak, zorlu süreçleri çözmek ve yönetmek, strateji oluşturmak, yaratıcılığımı kullanmak ve takım olarak çalışmak olarak adlandırabilirim. Sadece 1 yıl sonra IK danışmanlığı şirketlerinden birinin Orta Asya tecrübemi kıymetli bulması ile Coca-Cola şirketine en genç transferlerden biri oldum, sonrası ise sanırım tabiri caiz ise tam bir “roller coaster” gibiydi. 2009’a kadar çalıştığım Coca-Cola’da Türkiye başta olmak üzere Orta Asya Bölge ofisinde Bölge Pazarlama Direktörlüğü, Türkiye, Orta Asya, Orta Doğu, Doğu Avrupa, Rusya ve Hindistan gibi ana ülkelerin de olduğu 50 ülkelik Grup Bölge ofisinde Strateji ile pazarlama yetkinliklerinden sorumlu Pazarlama Direktörü olarak görev yaptım. Bu süre zarfında sadece kendi takımımda değil uluslararası bir çok projede ve global marka takımı ile strateji geliştirme konusunda çalıştım. En son olarak terfi ettiğim görev ise hayalim olan Türkiye’nin Pazarlama Direktörlüğü idi, dünya pazarlarında Coca-Cola içinde 13. sırada olan Türkiye aklımdaki en son yerdi. Nedense yurt dışına taşınmak ve Genel Müdür olmak ile ilgili hayalim hiç olmadı, sanki gerçek iş yapmayacakmışım hissi uyandırıyordu bu pozisyon ben de. Sanırım, bütün bu zaman boyunca endişe ettiğim diplomasi görevinde edebileceğimden daha fazla seyahat ederek aslında diğer kültürlerle çalışmanın keyfini çok önemsediğimi anladım. O yüzden de kendime dünya vatandaşı demek hoşuma gider.

O zamanki ve bugünkü deneyimimle azim, harekete geçme, iletişim, disiplin ve inançlı olma becerilerim beni hem kurumsal hayatta hem sonrasındaki girişimci hayatımda besledi hatta büyüttü. Annemin söylediği “olmak istediğin kişi gibi ol” ve orta okul yıllarımdan hatırladığım, “insanı giysileri insan yapar” sözleri kendimi konumlamak istediğim yerlerde bana çok yardımcı oldu. Bu tabirler, dış görünüme seslenirmiş gibi gelse de kulağa “ben kimim?” yerine “ben kim olmak istiyorum?” soruları hep çaba ve çalışma motivasyonu sağladı bana.

Hatırladığım en önemli mihenk taşı ise işe başladığım günden itibaren psikoloji, kişisel gelişim ve liderlik üzerine okumalarım ve araştırmalarım oldu. Ne zamanki Pazarlama Direktörü /GMY oldum, o zaman bir sonraki adımı bu alanda yapma fikri oluşmaya başladı. Aldığım 6 aylık Liderlik Koçluğu hizmeti üzerine, hayatım boyunca yapmak istediklerim ve bırakmak istediğim liderlik izi için düşünceler oluşmaya başladı, güçlü yanlarımı, değerlerimi önüme koyarak planladığımdan biraz evvel (6 ay kadar 🙂 ) geçici ama zorlu sağlık problemleri sebebiyle kurumsal hayattan ayrıldım. Tam olarak nasıl ilerleyeceğime emin olmadan, ilk defa akışa bırakarak Adler International Central Europe ile temel Koçluk Eğitimimi ve sonrasında Adler Kanada ile sertifikasyon sürecimi tamamladım. Sonrasında iletişim, liderlik, NLP, takım ve grup koçluğu eğitim ve sertifikasyonları bunu takip etti. 2010 yılında Duygu Alptekin Koçluk, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri de böyle doğdu.

Yeni mesleğim bana olmak istediğim insan olmak konusunda alan sağladı, sakinliği, dinlemeyi, empati kurabilmeyi en çok da insanların yüreğine dokunabilme imkanı verdiği ve içlerindeki yetenek ya da kaynağı açığa çıkararak kendilerine olan güvenlerini tazelemeleri benim ana motivasyonlarımı oluşturdu. Şu an uluslararası ve Türkiye bazlı eğitimler alarak, şirketlerin yerel ve uluslararası Liderlik gelişim projelerinde çalışarak dünya vatandaşı olmaya devam edebiliyor, mesleğimin de bir gereği olarak sürekli gelişimimi destekliyorum. Liderlik  Koçluğu ile kişilerin marka olma, lider olma ve kişisel gelişim üzerine bir denge kurabilmelerinde de geçmiş ve şu anki kariyerimin bir sinerjisini yakaladığımı düşünüyorum. Önceliklerimi belirlemek, dengelemek, sadece iş değil özel, sosyal, sağlık ve sosyal sorumluluk alanlarında da bir denge oluşturmak yeni hayatımın odak noktası. Şu an Bilgi Üniversitesi MBA programında Liderlik dersi veriyor, genç arkadaşlara yolun başında yardımcı olmaya çalışıyorum. Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve Kagider üyesi olarak da sosyal alandaki çalışmalarıma devam ediyorum, kurumsal hayatın getirdiği aidiyet duygusunu tekrar yakalamak benim için çok keyifli. 🙂

Ne istediğini bilmek, sürekli öğrenmek, esnek olabilmek, doğru bildiğin ile ilgili bir liderlik inancı geliştirmek, gelecekle ilgili bir vizyon sahibi olmak en çok da “kim olmak” istediğimi düşünmek ve harekete geçmekten çekinmemek benim hikayem de belirleyici oldu. Benim hikayem böyle, sizin de hikayelerinizi duymak  arzusu ve sevgilerimle,

 

Duygu Alptekin
Profesyonel Liderlik Koçu, Danışman ve Eğitmen

www.duygualptekin.com
https://twitter.com/DuyguAlptekin
http://tr.linkedin.com/in/duygualptekin

 

 

“Duygu Alptekin” üzerine 5 yorum

  1. İpek hanım paylaşım için teşekkürler.
    Duygu hanımın düşünce ve çalışmalarını sosyal medya sayesinde tanıma fırsatı buldum. Gerçekten başarılı bir hanım efendi ve yakın zamanda Bilgi Üniversitesinde yeni eğitim öğretim döneminde MBA programında Uygulamalı Liderlik/Applied Leadership-derslerine başladı.Güzel bir kariyer ve yaşam döngüsü kurmuş kendisini buradan kutluyor başarılarının devamını diliyorum.

    Saygılarımla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir