Atatürk’ün Son Kırk Günü

Atatürk’ün son kırk gününe ait sağlık durumunu, ziyaretçilerini, yanlarında kaçar dakika kaldıklarını, verilen bazı gıdaları ve tedaviyi bildirir malümatı günü gününe tutulmuş olan ‘Nöbet Defteri’inden alınmıştır.

EKİM 1938

1 Ekim – Dalgın yatmaktadır. Ekstra hepatik yapılmıştır. Harareti 37,2. Ziyaret kabul olunmamıştır.
2 Ekim – Sıhhi durumunda değişiklik yoktur.
3 Ekim – Bugün kendilerini iyi hissetmişlerdir. Başbakan ve Ruşen Eşref 65 dakika, bayanlar 40 dakika yanlarında kalmışlardır.
4 Ekim – Saat 5:30’da hafif bir üşüme ile uyanmışlardır. Ekstra hepatik yapılmış, mevya suları verilmiş, buz tatbik edilmiştir. Bayanlar 55 dakika yanında kalmışlardır.
5 Ekim – Traş olmuşlar ve 30 dakika banyoda kalmışlardır. General İzzettin Çalışlar 50 dakika, Mareşal Fevzi Çakmak 40, bayanlar 45, Afet 10 dakika yanlarında kalmışlardır.
6 Ekim – Bayan Afet 10 dakika, Hasan Rıza Soyak 25 dakika yanlarında kaldılar. Pirinç çorbası, tereyağlı kabak, makarna, muhallebi yemişler ve komposto içmişlerdir.
7 Ekim – Doktorlar 25, H.R. Soyak 36, Ali Kılıç 60, bayanlar 63 dakika yanında kalmışlardır.
8 Ekim – 45 dakika radyo dinlemişlerdir. Bayanlar 35, Afet İnan 30 dakika ziyarette bulunmuşlardır.
9 Ekim – Banyo yapmışlar, traş olmuşlardır. Başbakan 70 , bayanlar 80 dakika yanında kalmışlardır.
10 Ekim – Doktor Neşet Ömer İrdelp 30, Bayan Afet 15, Sabiha Gökçen 5, Fethi Okyar ve Salik Bozok 45 dakika ziyarette bulunmuşlardır.
11 Ekim – 19:15 den 23:00 e kadar radyo dinlemişlerdir. Bayan Afet ve Sabiha’yı kabul etmişlerdir. Doktor Neşet sağlık durumunu kontrol etmişlerdir.
12 Ekim – Doktorlar 45 dakika yanlarında kalmış, muayene etmişlerdir. T. Rüştü Aras ziyarette bulunup 45 dakika kalmışlardır.
13 Ekim – Saat 21:45’de 38, doktorlar 20 dakika yanlarında kalmışlardır. Ziyaretçi kabul edilmemiştir.
14 Ekim – Hararet 36,9 a düşmüştür. Bayan Borsan ve Hasan Rıza Soyak beşer dakika yanlarında kalmışlardır. Afet ve Sabiha Hanımlarda ziyarette bulunmuşlardır. Kendilerini iyi hissettikleri için saat 19.00 dan sonra radyo dinlemişlerdir.
15 Ekim – Hastalık günü gününe uymuyor. Öğürtü ve bulantı var. Gasyan ettiler. Ziyaret kabul olunmadı.
16 Ekim – Öğürtü ve istifra devam ediyor. Gece yarısından sonra doktorlar 35, Afet İnan 35 dakika ziyarette bulunmuştur. Dalgın yatıyor.
17 Ekim – Gayri ihtiyari def’i hacet. İğnenin acısını duymuşlardır. Sonda ile idrar alınmıştır. Bugün Profesör Fissenger’le telefonla muhavere yapılmıştır. Bazı sihhi tavsiyelerde bulunmuştur. Ziyaret yok.
18 Ekim – “Aman dil, aman dil, bu geceden efendim” diye sayıklamaktadır.
19 Ekim – Çamaşır ve yatak çarşafı değiştirilmiştir. Bazı sualleri anlıyor ve istenilen hareketleri yapıyorlar. Zaman zaman uykuya dalıyorlar. Şişe isteyerek idrar ettiler. Gıda olarak üzüm ve elma suları verildi.
20 Ekim – Bugün başvekili kabul etmiş, 6 dakika görüşmüşlerdir.
21 Ekim – Saat 2’de vücudunda kaşıntıdan ve kemiklerinin ağrısından şikayet etmişlerdir. On dakika Ülkü ile meşgul olmuşlardır.
22 Ekim – Bugün konsültasyon yapılmıştır. Ziyaret kabul edilmemiştir.
23 Ekim – Bugün Ülkü ve annesiyle 15 dakika görüşmüşlerdir.
24 Ekim – Bugün kendilerini iyi hissetmektedirler. Mutad ziyaretleri kabul etmişlerdir.
25 Ekim – Büyük Bayan Afet inan, Gökçen, Vasfiye, Ülkü ziyarette bulunmuşlardır.
26 Ekim – Başvekili kabul edip nutku dinlediler, tashih ettiler ve bazı ilaveler yaptılar. 15 dakika yatakta oturdular.
27 Ekim – Bütün doktorlar, Hasan Rıza ve Salih Bozok yanlarında.
28 Ekim – Dalgın yatıyorlar. Ziyaret yok.
29 Ekim – Hafif asabi araz. Hafif bulantı ve hıçkırık. Akşama doğru iyiceler. Doktorlar yanlarında. Ziyaret yok.
30 Ekim – Gasyan, bulantı. Hafif sayıklama, 19:30 da biraz sakinleştiler. Doktorlar yanlarında. Ziyaret yok.
31 Ekim – Geceyi rahat geçirdiler. Doktorlar yanlarında.

KASIM 1938

1 Kasım – Lavman yapıldı. Öksürük var. Kodein verildi. Dr. İdelp yanlarında.
2 Kasım – Aynı hal. Hararet 37,1. Ziyaret yok.
3 Kasım – Doktorların hepsi yanında. Asabi haller ve ürperme.
4 Kasım – Başbakan 12 dakika yanlarında kaldı.
5 Kasım – Hafif inleme. Altı saat kadar fasılalı uyku. Doktorlar yanlarında.
6 Kasım – Aynı hal devam ediyor. Doktorlar yanlarında.
7 Kasım – Bu gece ancak bir saat uyuyabildiler. Sıkıntıdan ve öksürükten şikayetçi. Ayaklar ve ellerinde soğukluk var. Ziyaret kabul edilmedi.
8 Kasım – Bulantı, gasyan, asabi araz. Ziyaret yok.
9 Kasım – Derin komada. Nabız 128, teneffüs 45. Sonda ile idrar alındı.
10 Kasım – Nabız çok yumuşak. Oksijen verildi. Saat 08:30 da serum giycose yapıldı. Saat 09:05’de vefat etti.

Bu kayıt, 1961 basımlı “Her Yönüyle Atatürk” adlı kitaptan alıntıdır. Yukarıdaki fotoğrafı ise pek bilinmemektedir. Bu fotoğraf bana Ata’nın ” Bir millet sanat ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz” ve ” Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözlerini hatırlatıyor.

Not: Bu yazım Aya Merdiven Kurduk adlı kültür sanat blogumda 10 Kasım 2007 tarihinde yayınlanmıştır.

.

“Atatürk’ün Son Kırk Günü” üzerine 3 yorum

  1. Atatürk’ten Son Mektup

    Siz beni halâ anlayamadınız.
    Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
    Hep tutturmuş ‘Yıl 1919, Mayıs’ın 19’u’ diyorsunuz.
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
    Mustafa Kemâl’i anlamak bu değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Bırakın o altın yaprağı artık,
    Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
    Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
    Mustafa Kemâl’i anlamak yerinde saymak değil.
    Mustafa Kemâl’in ülküsü, sadece söz değil.

    Bana, muştular getirin bir daha,
    Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..
    Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?
    Mustafa Kemâl’i anlamak avunmak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
    Halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
    Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
    Uluslar, feşine çıkıyor, uzak dünyaların..
    Mustafa Kemâl’i anlamak gözboyamak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..

    Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız;
    Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
    Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..
    Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar…
    Mustafa Kemâl’i anlamak ağlamak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..
    Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
    Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
    Mustafa Kemâl’i anlamak itişmek değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
    Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
    Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter!
    Mustafa Kemâl’i anlamak aldatmak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil…

    Halim Yağcıoğlu

    1881 ­­­- 193∞

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir