profesyonel

Bir Çalışanım Var Ki …

Geçtiğimiz günlerde çalışanların yöneticileri hakkında geliştirdikleri olumsuz söylemleri sıralamıştım. Ama her hikayeyi bir de öbür tarafın ağzından dinlemek lazım. Sanırım o zaman şirketlerde yaşanan problemler, verimsizlikler, kara delikler anlamlanıyor, yaklaşımlar rasyonelleşiyor.

Yöneticilere sordum, bakın neler söylediler:

“Bir işi yaptırmak için on defa tekrarlamak zorunda mıyım?”

“Bir defa da işi termininde bitirseler … dünya ters döner herhalde”

“Çalışanlara hedef koydurmak bu kadar zor olmamalı”

“İşin olmamasına dair bahaneler dinlemekten bıktım”

“Ekip bir defa da ezberi bozsa, yaratıcı bir fikir ile gelse …”

“Biri özel sektörle, devlet arasındaki farkı ekibe anlatsın”

“Maaş zammı isterken agresif, iş yaparken ‘nedense’ çok pasif oluyorlar”

“Çalışanımın kadınlara/erkeklere zaafı var”

“Şirketini sahiplenen, artı değer katmaya hevesli üç çalışanım olsaydı …”

“Bir kere de “hata yaptım” deseler, saklamasalar, işler daha kolay düzelecek”

“Yürümeyen işler çok ama kime sorsam ‘en iyi’ o”

“Eğitim isteyip, eğitime gidince de kaytarıyorlar”

“Bir kişinin olumsuzluğu bütün ekibe veba gibi yayılıyor”

“Kendi gelişimi için parmağını kıpırdatmadan, hiçbir elle tutulur başarı kazanmadan terfiyi bir çalışan nasıl bekler?”

“Çalışanıma ‘yılın dedikoducusu’ ödülünü versem iş hukukunu ihlal etmiş olur muyum?”

“Ekibe göre şirketin parası deniz ….”

“Çalışanım hep mutsuz ama nedenini kendisi de bilmiyor herhalde ki, çözüm yolu da aramıyor”

“Çalışanların teknolojiyi düzgün kullanmayı öğrenmesi için daha ne kadar sabretmeliyim?”

“Çalışanıma hakkındaki olumsuzlukları iletmiş olmama rağmen hiçbir ilerleme yaşamıyorum”

“Çalışanım bir kere de bir projeyi “ben yaparım” dese, ben zorlamasam”

“Mesaiye kalalım deyince hortlak görmüş gibi oluyorlar”

“Şu raporlar bir defa da eksiksiz, zamanında gelse”

“Öğle yemekleri için beş yıldızlı otelden yemek getirtsem yine beğenmezler”

“Kendi otomobili olsa gözü gibi bakar …”

“İşe girerken sözde herşeyi biliyordu ama anladım ki laftaymış …”

“Ter koktuğunu ona nasıl söylesem fazla kırmamış olurum?”

“Yaşgününde bir çalar saat hediye edeceğim, mesai saatine göre de saati kurup eline vereceğim”

“Mesai saatlerinde ofisten bir çıkar, pir çıkar, bir daha yüzünü görebilene aşkolsun …”

“Kendi işi dışında herkesin işinin içinde, herkesin işine bir çift lafı var…”

….

Ve devam eder, etsin, siz de ekleyin, bekliyorum, özellikle yöneticilerden 😀

Ekler; katkıları için @Yapamayan Yönetir‘e teşekkürler 🙂

“Her adımda onay bekliyor, insiyatif kullanamıyor.”

“İş görüşmesinde proaktifti, ama sonra reaktif çıktı.”

“Proaktifliğin “sadece/çok konuşmak” olmadığını nasıl anlatabilirim?”

“X ve Y konularına meraklı olduğunu söylemişti, o projelerde yer verince “neden ben?” diye soruyor”

“Başkasına yardım ettiğinde işin ona kalacağından tedirgin (bunda biraz haklılık payı var ama)”

“Makam-mevki için sırasının geldiğini ve buna talip olduğunu söylüyor, yükselmenin “sırayla” olduğunu düşünüyor.”

“Sürekli şikayetçi, kendi adalet sisteminde emek/kazanç değerlendirmesi yaptığından şüpheliyim.”

“Eleştiriye programlanmış gibiler, “özeleştiri” denen kavramı ne zaman keşfedeceklerini merakla bekliyorum”

“Yaz” diyorum “Tamam” diyorlar ama yazmıyorlar. “Unuttum” dediklerinde “Neden” diyemiyorum çünkü biliyorum. “Yazma alışkanlığı nasıl kazandırılır?” üzerine kitap arıyorum..”

“Bir Çalışanım Var Ki …” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir