Kendime Güveniyorum, O Halde İşe Girerim

İş görüşmeleri  yeni  mezun olmuş yada şu an üniversite okuyan öğrenciler için çok merak edilen bir konu. Üniversitede okuyup mezun durumunda olan  arkadaşların soruları beni bu yazıyı yazmaya teşvik etti 🙂

Şu ana kadar toplam 5 adet iş görüşmesi yaptım ve hepsinde işe girdim.  İlk iş görüşmem çokta parlak değildi aslında, iş görüşmesi için randevu almamıştım, yanımda CV’m yoktu ve tam olarak ne iş yapacağımı bile bilmiyordum. 300 kişi başvurmuştu ve sadece 8 kişi işe alınacaktı. Bana ilk önce cv’m olup olmadığını sordular, “yok” dedim. İkinci olarak “Broşürümüzü okudun mu, ne yapacağını biliyor musun?” dediler, ben yine tam olarak bilmemekle beraber “Arkadaşlardan .NET  ve Oracle uzmanı arıyormuşsunuz diye duydum” dedim, önüme broşürü uzatıp kontrol etmemi istediler, birkaç saniye göz attım ve konuşmaya başladık. Bütün görüşmelerinizde sizden kendinden bahsetmeniz istenecektir. İş görüşmesinin kilit noktası da budur, kendinizi iyi sunmalısınız. Ben kişisel özelliklerimden, Grup olarak proje geliştirmeye  hazır olduğumdan başlayıp, yaptığım projelere kadar yaklaşık 10 dakika konuştum ve ilk baştaki o güven vermeyen havayı dağıttım, yaptığım projeler ve bendeki proje yapma isteği onları etkiledi ve işe aldılar. 🙂 1.5 yıl boyunca arkadaşlarım ile beraber o kadar verimli projeler geliştirdik ki, şu an 2. proje grubu oluşturuyorlar. Sonradan görüştüğüm kişilerin çok önemli müdürler olduğunu öğrendiğimde işe alındığım için kendimi çok şanslı hissettim.

İlk iş yerimden okuldan mezun olduğum için ayrıldı. Devam etmem koşulunda piyasadan daha düşük bir maaş teklif ettikleri için Sakarya’da durmak istemedim, asıl işin kaynağı olan İstanbul’u istiyordum. Bu sizin de karşınıza çıkabilecek önemli sorulardan olabilir. Memlekete mi gitmeliyim? Yoksa işin kaynağına mı? Ben seçimimi İstanbul olarak yaptım ve çok mutluyum.  Çalıştığım işyerindeki proje müdürlerinden bir tanesi beni bir sigorta şirketine önerdi ve görüşmelere yeniden başlamış oldum 🙂  İlk görüşmede yine kendimden bahsedip yetkilileri etkiledim. Bana riskli bir tablo çizdiler, bunu da sonradan öğrendim.  Firma sahipleri ve yetkilileri en kötü senaryoda ne tepki vereceğimizi görmek istiyorlar. Ben tabi ki herşeye göğüs gerebilirim felsefesiyle hepsine “yaparım” dedim. Eski çalıştığım iş yerimden neredeyse 2 katı maaş ve yetki ile bu firmada işe alındım. 2 ay sonra ekonomik krize giren firma battı ve bana yeniden iş arama yolları gözüktü. Şu an çalıştığım yer benimle görüşmek istedi. O arada Türkiye’nin en büyüklerinden bir firma yine beni görüşmeye çağırdı, kısmetim açılmıştı, bu büyük firmayla ilk görüşmemde direk işe alındım, hatta bırakmak zorunda kaldığım işimden daha iyi bir maaşa. Talih bana gülmüştü, ya da ben öyle zannediyordum. 1 hafta sonra istifa ettim 🙂 Bana görüşmede “kullanacağız ve seni bu yüzden işe alıyoruz” dedikleri projeyi iptal edip, beni 10 yıl önce kullanılan teknolojiye entegre edeceklerini söylediler ve o an işi bıraktım. Bu davranışım çok riskliydi ve büyük bir firmadan ayrılıyordum ama mutlu olmadığım bir yerde duramam, siz de buna dikkat edin. Sektöre ilk girdiğinizde “ne olursa yaparım” demeyin, geleceği olan ve uzman olduğunuz teknolojilerde çalışın, yoksa sabah servise bindiğinizde ya da bilgisayarınızın başına geçtiğinizde herşey size acı verir..  bu arada bir hafta içinde beni arayan firmalara da işe girdim artık demiştim..

Toplamda 2 hafta işsiz kaldım. O 2 hafta işte bu iki haftaydı..  dayanamayıp şu anki çalıştığım yeri arayıp “ben işten çıktım pozisyon açıksa talibim” dedim ve şansıma açıktı. Ama beni aramadılar. Hala bekliyordum ki, yine ülkemizdeki büyük firmalardan biri aradı, gittim görüştüm. Bu görüşmede oldukça basit geçti, birkaç teknik soru soruldu. Sorulara “Biz bu işin imalatını, yeri geldiğinde ithalatını yapıyoruz” şeklinde cevaplar verdim ve ertesi gün işe başladım. Sosyal haklar, maaş ve çalışma ortamının çok dandik olduğunun farkına varmam bir haftamı aldı ve üzgündüm, çalışasım hiç yoktu, mesleğimden soğumuştum. 5 dakika lavaboya gitsem proje müdürü “neredeydin?” diye soruyordu.. Sonra beklenen oldu ve beni bir kez görüştüğüm ve işe giremediğim tek yer aradı. 🙂 Hemen istifamı bastım koştum, tam dört kez görüştük; Proje müdürleri, insankaynakları sorumluluarı ve müdürü. Kişilik testleri yapıldı ve bu maratondan sonra işe girdim. Maaşım ayrıldığım yerin yine 2 katıydı 🙂 Görüşmeler çok çetin geçti.

Olumsuz tablolar çizildi, teknolojik olarak bilgim yoklandı, projelerim incelendi ve ayrıntılı olarak açıklamalar istendi. Bunların sonucunda şu an çok mutlu olduğum ve sahiplendiğim firmamda işe girdim. Siz de hedeflerinize uyan bir yerde çalışın. İş görüşmelerinizde kendinize güvenin, çabuk öğrenebileceğinizi ve isteğinizi ortaya koyun.  Bilginiz yoksa bile farklı yararlı yönlerinizi ön plana çıkarın, uyum, öğrenme isteği gibi.

Umarım okuyan arkadaşların mezun olduktan sonra sektörde neler ile karşılaşacağı hakkında verimli bir yazı yazmayı başarabilmişimdir. Beni okuduğunuz için teşekkürler 🙂

Erhan KOCABAŞ

Bilgisayar Mühendisi  / AXA Sigorta A.Ş.

http://www.erhankocabas.com

“Kendime Güveniyorum, O Halde İşe Girerim” üzerine 4 yorum

  1. Çok güzel yazmışsın. Böyle tecrübeleri dinlemek iinsana umut veriyor. Demek benim gibiler de var diyorum. Bende genelde istifayı verip çıkıyorum ne olursa olsun =P İnsan mutlu olduğu ve verimli olabildiği yeri sever ve daha çok çalışır. En güzeli de bu. Mesleğini daha da sevmen =)

  2. saçma sapan bir türk filmi hikayesi. bence hiç bir zaman gerçek hayatta böyle şeyler olmaz. ne önemli bi adammışşın be arkadaş o kadar firma peşinden koşmuş.yine de hayal gücünden dolayı tebrik ediyorum.çok güldürdün beni.::::D

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir