Girişimci Blogger’ın Seyir Defteri

Bugün Boğaziçi Eğitim’in 2.sini düzenlediği Sosyal Medya ve İnsan Kaynakları Zirvesi’ndeydim. Zirvenin benim için ayrılan 45 dakikalık bölümünde, kurumsal olarak İK’nın sosyal medyadaki mevcudiyetinden ziyade, bireysel aktivitelerimizde sosyal medya teknolojilerinin nasıl kullanılabileceğini dinleyiciler ile paylaşmaya çalıştım.

Özde vermeye çalıştığım mesaj , sosyal medyada bulunmanın sadece tweet atmak, yorum, blog yazmak, fotoğraf paylaşmak ve “beğen”mek olmadığı, sosyal medyanın bireysel kariyer gelişimi yolunda çok farklı araçlar ve fırsatlar sunduğu idi.

Katılımcılara bireysel kariyer gelişimleri için;

1. Sosyal ağlarda işinin ehli insanları, kurumları, yayın organları, vb.  düzenli takip etmeleri, onların paylaştığı linklerden beslenmelerini,
2. Başta Coursera olmak üzere farklı eğitim platformlarını randımanlı kullanmalarını,
3. Sosyal ağlardaki aktivitelerini mümkün olduğu kadar ölçerek yönlendirmelerini, strateji oluşturmalarını, risk almalarını,
4. Şirketlerinde özellikle Bilgi İşlem ve Mali İşler bölümleri ile diyaloglarını geliştirmeleri, onların işlerini öğrenmelerini,
5. Sosyal medyadaki paylaşım kalitelerini arttırabilmek için iyi birer kitap okuyucusu ve kaynak takipçisi olmalarını,
6. Sosyal ağlardaki niteliği yüksek paylaşımları düzenli takip ederek, şirketlerinde farklı alanlarda inovasyon süreçlerini İK olarak harekete geçirmelerini

tavsiye ettim.

Teşekkür Ederim

2013 yılı boyunca,

Kaynağım İnsan’ı ve sosyal medya hesaplarını takip eden bütün okuyucularıma,

Hemen hemen bütün yazılarımı yorumlarında paylaştığı linkler ile zenginleştiren,  performans yönetimi yazılarımı derleyerek paylaşan ve benim için bir de yazı yazan Gökhan Yılmaz‘a,

Bloglarında farklı nedenlerle Kaynağım İnsan’dan bahsederek beni motive eden genç İK blogcuları Mehmet Emrah Özkan, Hayati Arpacı‘ya,

Başarıları ile gurur duyduğum vefalı, genç meslekdaşım Aydan Çağ‘a,

Destek sürecine başladığımız ilk andan itibaren aklımı, fikrimi açan, potansiyelimi keşfetmemi sağlayan “Koç’uma“,

Üniversitelerine davet ederek binlerce genç beyinle buluşmamı sağlayan öğrenci kulüplerine,

İETT Performans Gelişim ve Kariyer Yönetimi projesinde birlikte çalıştığım bütün İETT çalışanları, takım arkadaşlarım ve Nilgün Ülker’e,

Mesleki bilgimin ve algımın çok yönlü gelişmesine vesile olan Microsofta,

Kaynağım İnsan’ın teknik sürdürebilirliği için emek veren eşim İlhan’a,

çok teşekkür ederim.

Sizler sayesinde 2013 yılı gerçekten sıra dışıydı.

İK’da Bir İlk: PERYÖN İK Blog Ödülleri 2013

PERYÖN bir ilk’e imza atıyor: İK Blog Ödülleri 2013

Bu ödül organizasyonu eminim mesleğimizi sosyal medyada içerik üreterek tanıtmaya, yaşatmaya çalışan bütün İK bloggerlarını benim kadar çok heyecanlandırdı, mutlu etti.

Mesleki blog yazmanın ana amacı, bilgimizi, tecrübemizi, araştırmalarımızı, görüşlerimizi sosyal medyada paylaşmak,  birlikte düşünmek, tartışmak, birlikte gelişmek, büyümek.

PERYÖN, İK Blog Ödülleri organizasyonu ile kanımca üç büyük çarkı mesleğimizin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak işletmeye başlıyor:

1. Serbest zamanını mesleki içerik üretmek için harcayan, mesleği için çaba gösteren İK blog ve bloggerlarını tanıtmak,

2. Mesleğimizin gelişimine büyük faydası olan blogları ve bloggerları daha kaliteli ve sık içerik üretmek konusunda motive etmek,

3. İK mesleğinde nefes alıp veren bütün İK profesyonelleri, yöneticileri ve danışmanlarını İK blogları açmaya teşvik etmek.

Bu yarışmaya yeni, eski bütün İK bloggerları olarak katılmalı ve bütün İK dünyasının İK blogları farkındalığını arttırmalıyız. Ödül organizasyonunun sürdürülebilirliği için sayısı çok da fazla olmayan İK bloggerları olarak bize düşen katılım payını gerçekleştirmeliyiz.

Haydi İK Bloggerları, yarışmaya 1-10 Ekim 2013 tarihlerini kaçırmadan kayıt olarak tatlı rekabete girme zamanıdır. 🙂

Sosyal Medya İK Vaka Analizi: Ernst & Young Türkiye #vergimaratonu

Şubat 2013’ü kendi çapımda “Sosyal Medya ve İnsan Kaynakları” ayı ilan ettim.

İlk icraatim Sosyal Medyanın İnsan Kaynakları Süreçlerine Faydaları başlıklı yazımı yayınlamak oldu.

Ardından dört bölümden oluşan İnsan Kaynakları İçin 12 Adımda Sosyal Medya yazı dizimi sizlerle paylaştım.

Son olarak da sosyal medyada son günlerde takip altına aldığım başarılı bir vaka çalışması üzerinden konuyu toparlamak istiyorum:

Ernst & Young Türkiye Sosyal Medya İK Uygulamaları

Başlangıç olarak Ernst & Young Global’in bütünsel olarak sosyal medyada ne yaptığına bakalım.

Şimdi de Ernst & Young İnsan Kaynakları ekibinin 12 adımda sosyal medya süreçlerini nasıl yürüttüklerini analiz edelim.

1. Liderlik

Ernst & Young Türkiye Başkanı Mustafa Çamlıca’nın gülen yüzünden sadece E&Y Türkiye’nin sadece aradığı değil, çalışanların sahip olduğu bütün yetenek ve değere kapılarının açık olduğunu öğreniyoruz. Bu ana videoyu destekleyici alt videolar hazılanabilir. Videonun altındaki yorumların okumasını da tavsiye ederim. Sosyal medyanın taşıdığı riskler adına güzel örnekler var.

2. Sosyal Medya Politikası

Ernst & Young’ın sosyal medyanın kullanımı üzerine içeride bilinçli bir şekilde hareket ettiğini ve sosyal medya politikasını oluştırduğunu yeni mecranın riskleri üzerine yaptığı araştırmadan anlayabiliriz.

3. Stratejik Amaç, Planlama, Hedefler ve Ölçütler 

Kurumun içinden biri olmadığım için sizlerle bu konuda incelemem doğrultusunda kendi hazırladığım aşağıdaki analiz görselini paylaşabilirim. Ernst & Young Türkiye İK ekibinin, bütün sosyal ağ uygulamalarında işveren markasını güçlendirmek ve hedeflediği insan kaynağını kendisine çekmek hedeflerini çok net görebiliyoruz. Linkedin, E&Y Türkiye tarafından kullanılmıyor ancak globalde var. Buradan E&Y Türkiye’nin kıdemliden ziyade genç yeteneklere odaklandığını anlayabiliriz.

Ölçümleme açısından, örneğin Vergi Maratonu Yarışıması’nın kritik performans indikatörleri (KPİ) arasında toplam gelen başvuru, başvuru sahiplerinin profilleri, sosyal medyadaki yayılma (yorum, beğeni, yönlendirme, vs) gibi ölçütler kanımca vardır.

4. Kıyaslama (Benchmark)

Ernst & Young Türkiye İnsan Kaynakları ekibinin başka kurum ve sektörlerden önce kendi global yapısı ile kıyaslama yapabilmek gibi bir lüksü bulunuyor. Diğer taraftan kendi yapısı içinde E&Y Türkiye İK ekibinin sosyal medyada dünyadaki çoğunluk ülke İK ekiplerinden çok daha etkin olduğunu gözlemledim. 🙂

5. Eğitim

Kurum içinde sosyal medya kullanımı konusunda farkındalık olduğunu düşünüyorum. Ancak eğitim alıp, alınmadığı yine benim ulaşamadığım bilgilerden.

6. İşbirliği

Böylesi uygulamaları geliştirmek ve içerik üretmek için E&Y Türkiye İK ekibinin hem şirket içinden, hem de dış kaynaklarla yoğun işbilirliği yaptığını çok net görebiliyoruz.

7. İşletme

E&Y Türkiye’nin sosyal medya uygulamalarını işletme konusunda başarılı olduğunu hem bir sosyal medya içerik üreticisi, hem de bir tüketici olarak söyleyebilirim.

8. Teknoloji

Sosyal medya uygulamaları birbiri ile entegre bir şekilde çalışıyor. Bunun haricinde büyük maliyetleri olabilecek özel bir uygulama geliştirildiğini görmüyoruz.

9. Deneme

E&Y Türkiye İK ekibinin ilk kullandığı sosyal ağlar Facebook ve Twitter olarak görünüyor. Önümüzdeki günlerde stratejik amaç ve hedefleri doğrultusunda belki ayrı bir Youtube Kariyer kanalı veya Linkedin hesabı görebiliriz. Fotoğraflarını Flicker’da açacakları E&Y Türkiye Kariyer hesabında tutabilirler. Kurumsal kariyer sayfasına podcast’ler yükleyebilir, sektör çalışanları ve eski-yeni E&Y çalışanlarının bir araya gelip yazışabilecekleri topluluklar açıp işletebilirler.

10. İçerik

Ernst & Young Türkiye İK ekibinin kurup işlettiği sosyal medya içeriklerini görelim:

Ernst & Young Kariyer

Ernst & Young’ın globalde  Taleo Talent Exchange ‘i kullandığını görüyoruz. Taleo’yu geçen yıl bu zamanlarda Oracle satınalmıştı.  Taleo Talent Exchange kurumlara kendi aday veri tabanlarını kurmak servisini veren web tabanlı bir çözüm ortağı. Buradan hareketle Ernst & Young’ın globalde ERP olarak Oracle kullandığı sapmasını yapmak da yanlış olmaz herhalde. 🙂

Ernst & Young Vergi Maratonu – Yarışma

Ernst & Young Türkiye Vergi Maratonu Başvuru

Ernst & Young Türkiye Vergi Maratonu 2012 Ödül Töreni Videosu

Facebook

Ernst & Young Türkiye Facebook Kariyer Sayfası

Ernst & Young Türkiye Kariyer videosu

Twitter

Ernst & Young Türkiye Kariyer

ÖNEMLİ: Okuduğum kadarıyla, Ernst & Young ekibi, 27 şubat 2013’de saat 19:00-20:00 arası #vergimaratonu hashtag’i ile 2013 yılı Vergi Maratonu yarışması ile ilgilenen gençlerin sorularına cevap verecek.

11. Monitoring

Sosyal medyadaki bütün aktivitelerin monitoring-gözlemlemesi için dış kaynak kullanımına gidildiğini tahmin ediyorum.

12. ROI

Elbette elimde hiçbir rakam yok. Ancak biz tüketiciler ve İK’cılar nezninde Ernst & Young Türkiye İK bölümünün sosyal medyaya yaptığı bu “çalışma-yatırım” çok yerinde ve başarılı. Dolayısıyla bütün İK ekibini tebrik ediyorum, önümüzdeki günlerde gelişerek devamını bekliyorum, umuyorum 🙂

12 Adımda İK’cılar İçin Sosyal Medya (4)

İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medyayı ele alırken izlemelerini tavsiye ettiğim 12 adımın son grubu; 9,10,11,12. adımları aşağıda okuyabilirsiniz.

9. Deneme

Sosyal medyada pek çok sosyal ağ ve geliştirilebilecek pek çok uygulama bulunmaktadır. İnsan kaynakları bölümleri baştan hangi sosyal ağlarda aktif olacağını veya hangi uygulamaları geliştireceğine karar verebilir ancak sosyal medyada hiçbir tecrübesi olmayan insan kaynakları bölümlerinin bütün kararlarını eş zamanlı hayata geçirmesi çok risklidir. Bu nedenle kararlarını teker taker hayata geçirmesi, her uygulamasında edindiği tecrübeyi ve bilgiyi yeni geliştireceği uygulamasına aktarabilmesine imkan verir. Örneğin başlangıçta sosyal intranet uygulamasını hayata geçirmek, şirket içindeki insanların sosyalleşeme sürecini, başarıları, sorunları, ihtiyaçları, beklentileri analiz etmek şirket dışı için geliştirilecek uygulamalarda önemli bir kaynakça olabilir.

10. İçerik

Sosyal medyanın en zor tarafı hedef kitlelere yönelik farklılaşan, istikrarlı, kaliteli, güncel içerik üretebilmektir. Sosyal ağlarda kullanılacak içeriğin hedef kitleye cazip gelmesi, onlara artı değer katması, zihinlerde bırakacak bir hatırasının olması gerekir.

İnsan kaynakları bölümleri bu zorluğu şirket içinden ve dışından iş ortakları ile aşabilir. Örneğin bir kariyer blogu işletiliyorsa, şirket çalışanlarından kariyer hikayelerini yazmalarını ve blogda yayınlamaları istenebilir. Veya yine şirket içinden fotoğrafçılık ile ilgilenenlerden şirket içini yansıtan cazip fotoğraflar çekmeleri ve yayınlamaları istenebilir. Aynı şekilde video kayıtları yapılabilir.

11. Monitoring – Gözlemleme

İnsan kaynaklarını sosyal medya uygulamalarına kimlerin, ne zaman, nereden, ne kadar süre ile, ne amaçla geldiğinin gözlemlemesini yapmalıdır. Bu takip hem kritik performans ölçütlerinin gerçekleştirilmesi, hem de gelecek projelere altyapı oluşturması bakımından önemlidir. Şu anda sosyal medya gözlemleme süreçlerinde işletmelere destek veren pek çok dış kaynak bulunabilmektedir.

12. Yatırımın Geri Dönüşü – ROI

Sosya medya bedava değildir. İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medya çalışmalarının hepsi birer yatırım unsurudur. Bölüm ve şirket içinde sosyal medya iş süreçlerine ayrılan kaynaklar yanında, şirket dışından alınan desteklerin toplamı ciddi yekünlere ulaşabilmektedir. Yapılan yatırımın geri döndüğünü gösterebilmek sürecin lideri konumundaki üst yönetimi “doğru karar verdiği” yolunda ikna ve motive edecektir. Yeni yapılacak yatırımların yolu öncekilerin geri dönebilmesi ile açılır.

.

Yazının 1. bölümünü okumak için tıklayın.

Yazının 2. bölümünü okumak için tıklayın.

Yazının 3. bölümünü okumak için tıklayın.

12 Adımda İK’cılar İçin Sosyal Medya (3)

İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medyayı ele alırken izlemelerini tavsiye ettiğim 12 adımdan 6,7,8.sini sizlerle paylaşmaya devam ediyorum:

6. İşbirliği

İnsan kaynakları bölümleri sosyal medyada tek başına çalışamaz. Sosyal medyaya giriş insan kaynaklarının iş süreçlerini hem genişletmiş, hem de zenginleştirmiştir. Sokaktaki insana büyük kitleler halinde dokunabilmek çok farklı iş disiplinlerini bilmeyi, takip etmeyi gerektirir. Pazarlama, kurumsal iletişim, müşteri ilişkileri, medya planlama, reklam, halkla ilişkiler, satış, hukuk, bilişim teknolojileri  sosyal medyadaki faaliyetleri süresince sürekli bir araya gelmesi gereken bölümlerdir. Hatta insan kaynakları bölümleri oluşturacağı geniş tabanlı ‘Sosyal Medya Kurulu” ile bu bölümlerin her projede üretken katılımını sağlayabilir.

İnsan kaynaklarının şirket içindeki en kritik iş ortağı ise şirket çalışanlarıdır. Sosyal ağlarda veya kariyer blogunda içerik üretmek üzere sosyal medyayı aktif kullanan, blog sahibi olan şirket çalışanlarından destek talep edilebilir.

İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medyadaki faaliyetlerinin geliştirilmesi, uygulanması ve ölçümlenmesinde sadece iç kaynak kullanımı yeterli olmayacaktır. Bu kapsamda dijital  ajanslar ve sosyal medya takip hizmeti veren kuruluşlar sürecin birlikte yürütüldüğü dış kaynaklar olarak tanımlanabilir.

7. İşletme

İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medya uygulamalarını nasıl işleteceğine dair kaynak planlamasını çok iyi yapması gerekmektedir. Bölüm içinden kimlerin hangi sorumluluklara sahip olacağı, şirket çalışanları arasından kimlerin, nasıl sürece destek verecekleri, şirket dışından hangi tedarikçiler ile nasıl çalışılacağı cevaplanması gereken öncelikli sorular arasındadır.

Sosyal medya uygulamalarının her geçen gün genel toplamdaki iş yükü oranını  arttırıyor olması kısa sure sonra insan kaynakları bölümlerinde ‘İnsan Kaynakları Sosyal Medya Uzmanı’ kadrolarının açılması sonucunu doğuracağını söylemek yanlış olmaz.  Sosyal medya, insan kaynakları için de uzmanlaşılması gereken bir dal olarak iş değerlendirmesindeki yerini alacaktır.  

8. Teknoloji

İnsan kaynakları bölümlerinin adapte olmakta zorlandıkları teknoloji faktörü sosyal medyanın ana girdisidir. Dolayısıyla insan kaynakları sosyal medya kullanımı ile yıllardır köşe bucak kaçtığı teknolojinin tam göbeğine düşmüştür. Artık sosyal medyada geliştirilecek uygulamalarda kullanılacak teknolojileri bilmek, teknolojik gelişimleri takip etmek artık insan kaynaklarının görev tanımına girmiştir.

9. Deneme

 

(yazının son bölümü için 15 Şubat 2013 Cuma günü Kaynağım İnsan’a uğrayın)

Yazının 1. bölümünü okumak için tıklayın.

Yazının 2. bölümünü okumak için tıklayın.

Yazının 4. bölümünü okumak için tıklayın.

12 Adımda İK’cılar İçin Sosyal Medya (2)

İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medyayı ele alırken izlemelerini tavsiye ettiğim 12 adımdan 3,4,5.sini bugün sizlerle paylaşmaya devam ediyorum:

3. Stratejik Amaç, Planlama, Hedefler ve Ölçütler

İnsan kaynakları bölümleri sosyal medyaya girme amaçlarını mutlaka belirlemelidir. Örneğin işveren markasını sosyal ağlarda konumlandırarak marka bilinilirliği mi arttırmak istiyorsunuz, yoksa üniversiteden yeni mezun olacak gençlere mi ulaşmak mı size cazip gelen, belki de iş ilanları ile bir türlü bulamadığınız nitelikli insanların arayışı içindesiniz? Neyse aklınızdaki bunu mutlaka yazılı hale getirin.

Ardından her işte olduğu gibi bir planlama yapılması gerekir. İnsan kaynakları sosyal medya planlaması döngüsel bir şekilde sürdürülebilir olmalıdır. Daha önce vurguladığım gibi, sosyal medyaya girdikten sonra çıkmaya çalışmak işveren markasına büyük zarar verebilir.

İşveren markanızı nasıl konumlandıracağınıza elbette hangi marka değerlerinizi ön plana çıkartacağınıza karar vererek başlayabilirsiniz. Ardından İK planlamanız çerçevesinde hangi yaş ve tecrübe gruplarını hedeflediğinizi tanımlamalısınız. Bu tanımlamaları yaptıktan sonra hangi içerikle kitlenizin karşısına çıkacağınızı tartışmalısınız. Bir sosyal ağda yarışma mı düzenleyeceksiniz, işverene ait yazılar yazıp, fotoğraflar mı çekip blogunuz ve sosyal ağlarda paylaşacaksınız, belki de bir video çekmek çok cazip olabilir? İçerik, sosyal medya için altın değerindedir. Sizi rakiplerinizden farklılaştırabilecek en kıymetli ve en zahmetli iştir. Sosyal medyadaki üretkenlik derken kasıt aslen hep içeriktir. Hedef kitlenize cazip gelebilecek içerikleri hangi sosyal ağları ve araçları kullanarak ulaştıracağınız bir diğer kritik karardır. Uygulamaya geçerken ve uygulama süresince enerjik, samimi olun. Uygulama süresince veya sonrasıda ölçümlenebilirlik çok önemlidir. Sosyal medyaya giriş amaç ve planlamasının hangi hedefler doğrultusunda hayata geçirileceği ve her hedefin hangi kritik performans ölçütleri (KPI) ile takip edileceği hayata geçirilen uygulamalar üzerinden mutlaka netleştirmelidir. Hedef kitlenizle kurduğunuz diyaloglara dikkat edin. Sosyal medya başka mecralara benzemez, eğlenceli ama tehlikelidir. Sizin hakkınızda kimin olumlu, kimin olumsuz görüş paylaştığını bilmeli, onlara cevap vermeli ama onları asla sorgulamamalı, hırpalamamalı, engellememelisiniz. Çünkü takipçilerinizi dinlemeden, ilerleyen zamanlarda ne konuşmanız gerektiğini de anlayamazsınız.

4. Benchmark – Kıyaslama

İnsan kaynakları sosyal medyaya girerken ‘Amerika’yı tekrar keşfetmek’ zorunda değildir. Dünyadaki pek çok başarılı pazarlama ve insan kaynakları uygulamasını inceleyerek ilham alınabilir. Sodexo USA’i, bir insan kaynakları bölümünün kariyer portalı, mobil uygulaması, sosyal ağları, podcastlari, toplulukları ile geliştirip işletttiği ‘en kapsamlı’ sosyal medya İK platform örneği olarak size verebilirim. Mutlaka incelemenizi tavsiye ederim.

Sodexo USA İnsan Kaynakları Sosyal Medya Sayfası

5. Eğitim

Sosyal ağlarda serbestçe dolaşmanın getirdiği riski azaltmanın en etkin yolu eğitimdir. İnsan kaynakları bölümleri sosyal medyaya girişte bütün şirket çalışanlarına eğitim aldırmalıdır. Eş zamanlı olarak, insan kaynakları bölümleri de sosyal medyada üretken konuma geçecekleri için uzman seviyesinde sertifika programlarına katılarak bilgilerini geliştirmelidir. Teknolojinin çok hızlı gelişip değiştiğini düşünecek olursak bu eğitimler düzenli aralıklarla tekrar edilmelidir.

6. İşbirliği

….

 

(yazının devamı için 13 Şubat 2013 Çarşamba günü Kaynağım İnsan’a uğrayın.)

(Yazının 1. bölümünü okumak için tıklayın.)

(Yazının 3. bölümünü okumak için tıklayın.)

(Yazının 4. bölümünü okumak için tıklayın.)

12 Adımda İK’cılar İçin Sosyal Medya (1)

Sosyal medyanın ülkemizde insan kaynakları bölümlerindeki mazisi iki veya üç yıldır. Dolayısıyla bu yeni mecraya girerken çok dikkatli olunmalı, işletmeye yarar sağlamak için çıkılan yoldan zararla çıkılmamalıdır. Ben sosyal medyayı mafyaya benzetiyorum: “Girişi var, çıkışı yok“. Çıkmak isterseniz özellikle işveren markanızı çok zedelersiniz. Böylesi bir yıkım yaşamamak için “çok heyecanlıydık, gözümüz kapalı içine daldık” dememeli, sosyal medyayı sizlerle paylaşacağım on iki adım çerçevesinde özenle ele almalısınız:

 1. Liderlik 

İnsan kaynakları için sosyal medya uygulamarı geliştirmek sadece insan kaynaklarının işi değildir. İşin ana sahibi işletmenin üst yönetim kadrosudur. Onların, insan kaynaklarının geliştirdiği bütün uygulamalara şirket içi ve dışında etkin desteği gereklidir. Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv’in bir profesyonel olarak sahip olduğu blog gerek insan kaynakları, gerek bütün şirket çalışanları, gerekse iş piyasası için güzel örnektir. Liderin sosyal medyada içerik üretiyor olması kurumun itibarını arttırmakta ve sürece yaklaşımına dair şirketin içine mesaj vermektedir.

2. Sosyal Medya Politikası

Ülkemizde sosyal medya kullanımı pek çok şirkette yasaktır. Bütün çalışanların cep telefonları ve adroidleri ile gün boyunca erişebildiği sosyal ağların yakın gelecekte kısmen de olsa şirketlerde kullanıma açılacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Çünkü bütün çalışanlar sosyal ağlarda şirketlerinin birer iş ortağıdır. Sosyal medyayı yasaklayarak iş ortaklığı yolunu kapatmanın işletmelere zararı dokunduğunu üst yönetimler yakın gelecekte görecektir. Diğer taraftan, son dönemde yapılan araştırmalar da dış kaynaklı sosyal ağların veya sosyal intranet kullanımının çalışanların şirkete olan güven ve bağlılığını arttırdığı ortaya çıkarmıştır.

Elbette sosyal medyanın kullanımı öncesinde insan kaynakları bölümleri ‘Çalışanlar İçin Kurumsal Sosyal Medya Politikası’ çalışmasını yapmalı ve eğitimini vermelidir. Çalışanlar İçin Kurumsal Sosyal Medya Politikası’nda özellikle mesai saatleri dışında sosyal ağlarda kurum hakkında nelerin yapılıp, nelerin yapılmamasının faydalı olacağı çalışanlara tavsiye edilmelidir.

‘Kurumsal sosyal medya politikası nasıl yazılabilir?’ sorusuna cevabı en kapsamlı İngilizce kaynak site olan Social Media Governance’da bulabilirsiniz.. Sitede paylaşılan dünyanın önde gelen şirketlerine ait kurumsal sosyal medya politikaları sizler için ideal ilham kaynağı olabilir.

3. Stratejik Amaç, Planlama, Hedefler ve Ölçütler  

….

(yazının 2. bölümünü okumak için tıklayın)

(yazının 3. bölümünü okumak için tıklayın)

(yazının 4. bölümünü okumak için tıklayın)

Sosyal Medyanın İnsan Kaynakları Süreçlerine Faydaları

İnsan kaynakları bölümlerinin gündeminde iki veya üç yıllık bir mazisi olmasına rağmen sosyal medya kısa sürede çok yönlü artı değerini iş süreçlerimizde yaratmaya başladı. Bu artı değerleri 12 madde ile sıralayacak olursak, sosyal medya;

1.İnsan kaynakları süreçlerinin gerek şirket içinde, gerekse şirket dışındaki bilinilirliğini arttırmaktadır.

2. İnsan kaynakları kadrolarını dört duvar arasından sokağa, gerçekten olması gereken yere çıkarmıştır. Yetenekli insanlara sosyal medya aracılığı ile çok daha kısa sürede ve direkt ulaşılabilmekteyiz.

3. İnsan kaynakları iş süreçlerine olan katılımcılığı şirket içinde arttırmaktadır.

4. Pazarlama, kurumsal iletişim, müşteri ilişkileri, halkla ilişkiler, satış, medya planlama, hukuk, bilişim teknolojileri gibi farklı disiplinlerin öğrenilmesi gerekliliğ insan kaynakları çalışanlarının işlerini hem genişletmekte, hem de zenginleştirmektedir. Sosyal medya, insan kaynakları kadrolarının çok yönlü olmak ve çalışabilmek bilincini kuvvetlendirmiştir.

5. Şirketlerin insana yatırım yapma bilincini arttırmaktadır.

6. İnsan kaynaklarının şirketin diğer bölümleri ile işbirliği yapma yetkinliğini güçlendirmektedir.

7. İnsan kaynakları bölümleri için şirket çalışanlarına ulaşabilmek yolunda yeni bir kanal açmıştır. Her şirket çalışanını bir insan kaynakları iş ortağı haline dönüştürmektedir.

8. İnsan kaynakları bölümlerinin teknoloji ve internete olan yatkınlıklarını arttırmaktadır.

9. Y kuşağı insan kaynakları kadrolarının şirkete kattığı en önemli artı değerlerden biridir.

10. Kavram olarak bilinen ama uygulanmasında eksiklik yaşanan işveren markasını insan kaynakları bölümlerinin gündemine sokmuştur.

11. Ölçümlenebilir iş üretmek konusunda insan kaynakları bölümlerini bilinçlendirmektedir.

12. İnsan kaynakları bölümlerini daha yaratıcı ve üretken kılmakta, onları güçlendirmektedir.

Sosyal ağların insan kaynakları olarak aktif kullanımında üst yönetimden onay alamayan İK’cı arkadaşlar yukarıdaki maddeleri örneklendirerek hazırlayacakları bir sunum vasıtasıyla konuyu yine masaya getirebilirler. Ben herkesin gerçekten isterlerse ikna konusunda rahat yol alabileceğine inanıyorum. Üst yönetimlere akıntıya kürek çekmenin anlamı olmadığını anlatabiliriz, elbette gelecek iş yüküne hazırsak eğer. 🙂

Neden İK Blogu Okumalısınız?

Gerek farklı kanallardan bana ulaşıp İK mesleğine girmek istediğini belirten gençlere, gerekse meslekdaşlara sürekli İK blogu açmalarını, yazı üretmelerini söylüyorum. Blog açarken önceliklerinin kendilerini başkalarına okutmak değil, bireysel mesleki gelişimlerini desteklemek olması gerektiğini vurguluyorum. Çünkü İK ile ilgili okuma ve araştırmaları sonrası blogda içerik üretmek, öğrenmeyi ve kariyer gelişim sürecini hızlandırıyor. Eğer birileri yazdıklarınızı okuyup, beğenilerini sunuyorsa, bu da İK blogu sahibinin ödülü oluyor.

Son iki yıl içinde özellikle gençlerin İK blogu açtıklarını ve çok da başarılı olduklarını görüyoruz. Dünyada ağırlıklı kıdemli İK’cıların hegamonyasında olan İK blogları Türkiye’de gençlerin elinde ilerliyor. Benim çok hoşuma gidiyor bu durum. Benim gibi X kuşağı İK’cılar pek az itibar etti İK blogu açmaya, internette içerik üretmeye. Oysa ki, onların bilgi ve tecrübelerini okumak için hevesli o kadar büyük bir kitle var ki … bilgi ve tecrübe ancak paylaştıkça büyüyor.

İK blogu yazmak bence büyük bir serüven. Her ne kadar başlangıçta okunmak birincil hedef olmasa da, sizi beğenerek takip eden kitle büyüdükçe onları hayal kırıklığına uğratmamak çabası bireysel kariyer gelişimi hedefinizin önüne geçebiliyor.

İK blogcuları hem kendileri, hem de okuyucuları için böyle çabalarken, üçüncü adım olarak artık kaliteli içerik üretmenin ne demek olduğunu tanımlamalılar bence. Çünkü kaliteli içerik anlayışının maddelenmesi İK bloglarının neden okunması gerektiğinin de açıklaması olacaktır.

O zaman sıralayalım, bizi, yani İK bloglarını neden okumalısınız? 

1. Güncel İK haberlerini tarafsız, hiçbir menfaat gözetmeden aktarıyoruz.

2. Dünyadaki güncel İK uygulamalarını ve kaynaklarını yakından takip ederek takipçimiz ile paylaşıyoruz.

3. Özgür irademiz ile yazıyoruz. İfade özgürlüğümüzü kısıtlamaya çalışan her türlü baskı, sansür çabalarına sonuna kadar direniyoruz.

4. İç motivasyonumuz ve istikrarlı üretkenliğimiz ile okuyucumuza da internette içerik üretmeleri için ilham veriyoruz.

5. İK üzerine tartışılması, düşünülmesi, geliştirilmesi gereken konuları gündemde tutuyoruz.

6. Sosyal sorumluluk projeleri, yarışmalar, öğrenci topluluklarının yarattıkları faydanın internet üzerinden yayılmasına gönüllü destek veriyoruz.

7. Teknolojiyi, sosyal ağları ve yeni uygulamaları yakından takip ederek İK’cılara ulaştırıyoruz. İK’cıların hem kişisel, hem de profesyonel olarak sosyal medya kullanım oranını arttırmaya çalışıyoruz.

8. İK’cıların kapalı kutularından çıkıp sosyalleşmelerini sağlıyoruz.

9. Sosyal medyada İK’cıların da olduğunu diğer iş alanlarına gösteriyoruz. Sosyal medya sadece pazarlamacı, reklamcı, satıcı, gazeteci, iletişimcilerin artı değer yaratma platformu değildir.

10. Okuyucumuzdan gelen İK sorularını yanıtlıyoruz, özgeçmiş kontrol ve hazırlanmasında pek çoğuna gönüllü destek veriyoruz.

11. Türkiye’nin İK arşivini oluşturarak İK kültürümüzü destekliyoruz. 10 yıl sonra, “10 yıl önce bunlar konuşuluyormuş” diye herkesin bakabileceği birer kaynakça olacağız.

12. Okuyucumuzu, özellikle de içeriğimizi yorumları ve beğenileri ile zenginleştirenleri, sosyal ağlarda paylaşanları çok seviyoruz. 🙂