19

Ağu

Adayların İş Arama Sürecindeki Hataları

İki gündür Satış Mühendisi pozisyonu için mülakat yapıyorum. Yüzlerce aday arasından onlarcasını görüşmeye çağırdım, aralarından da altı tanesini ikinci aşamaya yükselttim. Hazır iş süreci bu kadar sıcakken de adayların iş arama sürecinde yaptıkları ortak hataları yazayım istedim:

Başvuru esnasında;

1. Farklı bir ilan için hazırlanmış önyazıyı ile içeriği örtüşmeyen başka bir ilana başvurmak.

2. Gayri resmi/ciddi fotoğrafları kariyer portallarına yüklemek.

3. Kariyer sitelerindeki özgeçmiş şablonlarınızı özensiz ve eksik doldurmak.

4. Orijinal özgeçmişin kariyer portallarına yüklenmesı faydalı olmaktadır, ama adaylar tarafından sıklıkla ihmal edilmektedir.

5. Orijinal özgeçmişin içeriğinin yetersiz, şeklinin bozuk olması.

6. Şirketlerin mülakata davet için açtığı telefonları ters, kaba, ilgisiz, ciddiyetsiz karşılamak.

Mülakat öncesi;

7. Olası bilinen/klişe mülakat soruları için önceden hazırlanmamış olmak.

8. Mülakata geç kalmak.

9. Mülakata katılamama durumu halinde önceden şirketi konu hakkında bilgilendirmemek.

10. Mülakat için resmi giyim, temizlik, saç ve sakal bakımına gerekli özeni göstermemek.

11. Şirketlerin doldurulması için verdiği başvuru formlarını özensiz ve eksik doldurmak, doldurmayı reddetmek.

12. Mülakata gidilecek şirketi, sektörünü araştırmamak, hazırlıksız olmak.

13. Mülakat öncesi olası ofis içi bekletmelerde sabırlı olmamak.

Mülakat esnasında;

14. İşe alım uzmanının elini güçlü, kendine güvenli şekilde sıkmamak.

15. Mülakat boyunca işe alım uzmanı ile göz temasından kaçınmak.

16. İngilizceyi iyi seviyede bildiğini yazarak mülakatta esnasında yetersiz performans çıkarmak, mülakata çalışmadan gelmek.

17. İşe alım uzmanı ile iddialaşmak, gereksiz tartışmalara girmek.

18.  Sorulmadan istenilen ücret seviyesini belirtmek, ücret hakkında bilgi istemek.

19. Çalışılan önceki işveren/yöneticiler alehinde söylemler geliştirmek. (SSK yapılmaması, mobbing durumları hariç)

20. Yalan söylemek.

21. Mülakatın sonucunun nasıl bildirileceğine dair işe alım uzmanına soru sormamak.

22. İşe alım uzmanının “stres mülakatı” içerikli sorularına sinirlenmek, ters cevaplar vermek.

23. Sorulan soruları iyi dinlememek, ilgisiz cevaplar üretmek.

24. Mülakatın bir alışveriş süreci olduğunu unutmak, işe alım uzmanına düşman gözüyle bakmak, aşırı gergin olmak.

25. Mülakat esnasında iş, görev tanımı üzerinden pazarlığa girişmek.

26. Her işe alım uzmanının mesleğinin iyisi olamayabileceğini unutmak. Olumsuz giden mülakatlarda yersiz üzülmek, demoralize olmak.

Mülakat sonrası;

27. İşverene sık sık sonuç hakkında telefon açmak (sınırlı arama işe yönelik ilgiyi, isteği göstermektedir)

28. 2. veya 3. aşama mülakatlarda ciddiyeti, disiplini kaybetmek.

29. 2. veya 3. aşamada şirketin isteyeceği olası sunum, proje üretim taleplerinde vasat işler hazırlamak, talebi ciddiye almamak.

30. İçine sinmeyen, anlaşamayacağını düşündüğü bir bölüm, görev tanımı, yönetici  ile çalışmayı kabul etmek.

Diğer yazılar

  • 20 August 2010 at 06:44 Burak Özkan
    Merhabalar, Yazınızı okudum ve hep bir işe alım uzmanına sormak istediğim soruyu buradan sizlere sormak istedim. Yazınızda; "7. Olası bilinen/klişe mülakat soruları için önceden hazırlanmamış olmak." böyle bir madde var. Maddede de belirtildiği gibi bilinen/klişe bir sorunun cevabı aynı şekilde klişe olmayacak mıdır? ve bu sorular ne kadar seçicidir? sonuçta "klişe" bir soru değilmidir?
  • 20 August 2010 at 06:47 ipek aral kişioğlu
    Mesela "beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz* çok klişe ama önemli ve sorulan bir sorudur. Bu soruya verebileceğiniz yaratıcı, güzel cevaplar sizi farklı kılabilir. Soru her ne kadar klişe olursa olsun cevap klişe olmayabilir, olmamalıdır da. Yaratıcılık buradadır zaten.
  • 20 August 2010 at 06:55 Sinem Co
    ben bu hataları yapmıyorum :) hala iş bulamadım :)
  • 20 August 2010 at 06:56 ipek aral kişioğlu
    ama Sinem Co siz daha yeni başlamadınız mı iş aramaya?
  • 20 August 2010 at 06:58 Sinem Co
    evet, zaten daha umudumu yitirmedim :)
  • 20 August 2010 at 07:02 sessiz gürültü
    en son yasadıgım mulakat faciasından sonra iş aramayı bıraktım, 3 kere gittigim gorusme sonrasında, telefonla arayıp ne zaman baslayabilirsin denilip bir daha aramayan İK uzmanına soyleyecek birsey bulamıyorum acıkcası, son anda neden vazgecildigi hakkında hala bir fikrim yok
  • 20 August 2010 at 07:05 ipek aral kişioğlu
    @sessiz gürültü, lütfen madde 26'yı okuyun.
  • 20 August 2010 at 07:06 sessiz gürültü
    haklısınız ama, en azından bir sebep söylenseydi, büyük bir firmadan boyle birsey beklemezdim gercekten, aradıgımda da telefona cıkılmadı ve geri dönülmedi, küçük kapasiteli bir yer olsaydı, üzülmezdim, hala saskınlıgım var,
  • 20 August 2010 at 07:07 sessiz gürültü
    sonucta halen calısıyorum, izin almak sorun olabiliyor, mulakatı yapanların da buna göre biraz anlayışlı olmalarını bekliyorum
  • 20 August 2010 at 07:09 ipek aral kişioğlu
    Bana, zaten çalışıp ayrılmış olduğum Türkiye'nin en büyük grubunun beni geri çağırdıktan sonra sonra yönlendirdiği Türkiye'nin en büyük ilk beş şirketinden biri tarafından yapılanları anlatsam ağzınız açık kalır. Küsmeyin, motivasyonunuz kırılmasın lütfen.
  • 20 August 2010 at 07:11 sessiz gürültü
    biraz daha enerji toplayıp, baslayacagım iş aramalarıma, ama ilk önce, kendimde nerde hata yaptıgımı bulmam gerek, soylemıs oldugunuz maddelere uyuyorum cogunlukla, belkide klasik sorulara verdigim cevaplar kötüdür, onlara calısmalıyım :=)
  • 20 August 2010 at 07:12 Yağız Gönüler
    çok faydalı bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. kendi websayfamda da yayınladım. umarım bir mahsuru yoktur. http://www.yagizgonuler.com/post/2010/08/20/Adaylarin-Is-Arama-Surecindeki-Hatalari.aspx
  • 20 August 2010 at 07:13 ipek aral kişioğlu
    mülakatta adayın coşkulu olması, işi istiyor olduğunu hissettirebilmesi ve bunu kelimeleriyle desteklemesi, şirketi ve sektörü biliyor olması, iş terminolojisinin kullanabilmesi önemlidir.
  • 20 August 2010 at 07:14 ipek aral kişioğlu
    @Yağız Gönüler, hiç sakıncası olur mu? Teşekkür ederim ilginiz için. :)
  • 20 August 2010 at 07:20 Tutku Özmen Kurt
    Benim de bir sorum var o zaman, özellikle "büyük kurumsal" şirketlerdeki "Neden P&G?, Neden Ülker" sorusuna ne cevap verilir? Yeni mezunların arka arkaya tüm o şirketlere gidip, Aynı cümledeki şirket ismini "ctrl +f ve replace all" yapıp tekrar ettiklerini bilmiyor olamazlar değil mi?
  • 20 August 2010 at 07:26 ipek aral kişioğlu
    Bu soru aslında adayın şirket ve sektör bilgisini anlamak için sorulur. Örneğin böyle bir soruya P&G'nin bilmem şu kadart ülkede , şöyle şöyle faaliyetler göstererek, rakiplerine kıyasla şöyle böyle yapması beni etkiliyor. Genel müdürünün şöyle bir röportajını okumuştum. böyle böyle diyordu, beni çok etkiledi. ... gibisinden cevaplar üretebilmek adayın şirket hakkında bayağı vakit harcadığını gösterir. Bu bir merak, araştırma, çalışkanlık göstergesidir. Size bu yazdığım çok basit gelebilir ama inanın adaylar şirket hakkında o kadar bilgisiz gelir ki genelde mülakatlara ... benim içimden azarlamak geçer. yahu hiç mi merak etmedin genel müdür kim? bu şirket ne işler yapmış, ... işte o zaman ben bu adayı işe alırsam sürekli iş yaptırmak için itip kakmak gerekir diye düşünürüm. emir kumanda mekanizması, kul zihniyeti, risk, insiyatif alamamak, memur zihniyetli çalışan
  • 20 August 2010 at 07:28 Tutku Özmen Kurt
    Ok şimdi bir anlamı oldu bu sorunun... Teşekkürler
  • 20 August 2010 at 07:37 sessiz gürültü
    Bu bilgiler cok aydınlatıcı, devamlı yanımda bulundurucam, Tesekkürler:=)
  • 20 August 2010 at 07:41 ipek aral kişioğlu
    mesela ben yakında büyük bir topluluğa iki saatlik konuşma yapmaya gideceğim. Bütün organizasyon şemasını, kim nerede oturuyor, hangi firması ne yapıyor, şu an bunları araştırıyorum. Neden? Meraktan. Adaylarda da bu merak olmalı. Merak olmadıkça ar-ge olmuyor. ar-ge olmadıkça kişi gelişmiyor. Biz de İK'cılar olarak meraklı insanlar istiyoruz şirkette.
  • 20 August 2010 at 07:56 ipek aral kişioğlu
    Rica ederim, dilerim mülakatlarınız hep iyi geçer, hata yapan taraf adaylar olmaz. :)
  • 20 August 2010 at 08:02 duygu'sus
    İpek Hanım ben de birşey sormak istiyorum müsadenizle. Diyelim ki önceki çalıştığımız firmadan gerçekten ciddi sorunlar yaşayarak ayrıldık. Siz de firmayla referans için görüştüğünüzde nasıl bir değerlendirmede bulunursunuz?
  • 20 August 2010 at 08:02 ipek aral kişioğlu
    :)))), dicaprio, "ürünlerinizin sadık kullanıcısıyım" deseniz daha iyi olur :)
  • 20 August 2010 at 08:05 Lütfi
    İpek hocam yazınız gerçekten faydalı olacak biz yeni başlayanlar için. Çok teşekkür ediyorum. Ancak konuya uzak olmakla birlikte paralel bir noktaya değinmek istiyorum. Örneğin Alemşah bey şu şekilde bir paylaşımda bulundu http://ff.im/ppBVD. Aynı şekilde, günümüzde iş ilanlarına baktığınızda 2-3 yıl tecrübe istemeyen bir firma bulmanız nerdeyse imkansız hale geldi. Özellikle bilişim sektörü için konuşuyorum; üniversite sürecinde ciddi bilgi birikimi elde etmiş gençler "tecrüben yok" denerek görüşmeye dahi çağırılmıyor. Bu durum işsiz çok fazla genç, çok fazla alternatif olmasından mı kaynaklanıyor ? Yoksa firmalar açısından farklı sebepler mi mevcut? Bu sürece yeni girmiş gençlere nasıl bir strateji tavsiye edebilirsiniz?
  • 20 August 2010 at 08:10 ipek aral kişioğlu
    Dicaprio, mülakata onların ürünleri üstünüzde gidin tabii ki :)
  • 20 August 2010 at 08:13 ipek aral kişioğlu
    @dyg, bir önceki iş yerinde çok olumsuz ayrılmak bayağı zor bir durum. mülakat sırasında hiçbir olumsuzluğa değinmeden siz kendi yaptıklarınızı anlatmalısınız. Referans vermek konusunda ısrarcı olunduğu takdirde de sizin için olumlu referans verebilecek birinin ismini söyleyin. Bu kendi müdürünüz değil ise ve "neden kendi müdürünüzü vermiyorsunuz"* diye sorulursa asıl dram başlar. O zaman da çok aşırıya kaçmamakla beraber durumu kısaca özetleyebilirsiniz "fazla iyi anılarım ve paylaşımlarım yok dersiniz". Size sorulmadan siz sakın anlatmayın. yumuşak karnınızı açığa kendi kendinize çıkarmayın.
  • 20 August 2010 at 08:14 ipek aral kişioğlu
    Mesela özellikle şu sezondaki bu ürününüzü yıllardır bıkmadan giyiyorum. O bıktı benden, ben bımadım ondan gibisinden hoş espriler de yapabilirsiniz.
  • 20 August 2010 at 08:15 ipek aral kişioğlu
    İnşallah herşey gönlünüzce olur :)
  • 20 August 2010 at 08:19 duygu'sus
    Anlıyorum evet sonuçta o müdürün ne kadar işini bilmez biri olduğunu karşınızdaki bir diğer iş veren kişiye anlatmak zor olacağı için haklısınız :) Benim tercihim her zaman dürüst olmaktan yana ama tabii dediğiniz gibi makul bir şekilde. Cevap için teşekkürler :)
  • 20 August 2010 at 08:21 ipek aral kişioğlu
    O işte siz neler yaptığınız, bunlardan bahsedin. müdürünüzü anlatmak zorunda dğeilsiniz. siz ne kadar bu konuda rahat olursanız, o kadar yumuşak geçiş yaparsınız. biz müdürünüzün değil, zaten sizin neler yaptığınızı dinlemek isteriz. yoksa müdürüm bana şunu yaptı, bunu yaptı deyince onun performansını öğreniyoruz. ve o kişi bizi ilgilendirmiyor.
  • 20 August 2010 at 08:24 ipek aral kişioğlu
    @dyg, bu aslında madde 23. Sorulan soruları iyi dinlememek, ilgisiz cevaplar üretmek. ile ilgili. sorulmayan sorulara cevap vermeyin.
  • 20 August 2010 at 08:28 ipek aral kişioğlu
    @Lütfi Gül, çok ortak bir problem sorduğun. Ama siz bilişimciler bu konuda en şanslı olanlarsınız. çünkü okul hayatı boyunca da şahsi veya bakşaları için birçok üretimde bulunabiliyorsunuz. Projeler yapabiliyorsunuz. Bunları özgeçmişe düzgün bir şekilde aktarabiliyorsanız tecrübesizlik engelini geçebilirsiniz. İşverenin aradığı bilgidir. Eğer o bilgiye sahip olduğunuzu bir şewkilde gösterebilirseniz, bir şirket bünyesinde çalışıp çalışmadığınız engelini aşarsınız.
  • 20 August 2010 at 08:29 eXcray
    Yazınızı Okudum Ellerinize Sağlık.
  • 20 August 2010 at 08:30 ipek aral kişioğlu
    Lütfi, bilişimciler özgeçmişlerine yazacakları projeleri ile işverende merak uyandırabilmelidir. özgeçmişlerin belirli standart başlaıklar haricinde şeklinin ve içeriğinin nasıl olacağı adaya bağlıdır. Herkesin birbirine benzemeye çalıştığı bir yaklaşım var ülkemizde özgeçmiş hazırlarken. Oysaki orijinal birşeyler çıkarmak için çaba gösterilmeli, fark yaratmak. o zaman istediğiniz kadar şirket tecrübeniz olmasın, görüşmeye çağırılırsınız.
  • 20 August 2010 at 08:37 Lütfi
    Teşekkür ederim İpek Hanım. Gerçekten CV'yi küçümseyip, yüzyüze daha etkili olacağımızı düşünüyoruz. Kendimde ve genel itibariyle yeni mezun arkadaşlarımda da bunu gözlemliyorum. Sanırım ciddiyetle kapsamlı/yaratıcı bir özgeçmiş hazırlanmalı. Keza sitenizin İşe Alım kategorisindeki yazılar bana ders oldu :)
  • 20 August 2010 at 08:40 Özlem M.
    İpek Hanım çok güzel bir yazı, paylaştıgınız için teşekkürler...
  • 20 August 2010 at 08:46 ipek aral kişioğlu
    Özgeçmiş adayın kendisini pazarlama enstrümanıdır. Sakın küçümsemeyin. bir markete girdiğinizde nasıl eliniz güzel ambalajlı ürünlere gidiyor ama içini bilmiyorsanız, biz İK'cılar da özgeçmiş marketine giriyoruz ve aslen nasıl çalışacağını birebir bilmediğimiz insanları özgeçmişleri üzerinden ilk etapta bulmaya çalışıyoruz
  • 20 August 2010 at 08:49 ipek aral kişioğlu
    Özgeçmişini çok yetersiz bulduğum tecrübeli bir arkadaşımı deneme mülakatına aldım. bana birçok özelliğini, yaptıklarını, başarılarını anlattı." bunlar neden özgeçmişinde yok" diye sorunca, "e, bunları mülakata saklıyorum" dedi. "ama olmaz ki" dedim. "ben bunları asıl özgeçmişinde göremediğim için seni çağırmıyorum veya şirketler seni çağırmıyor çünkü özgeçmişinin bu hali boş". bu örnekte olduğu gibi, kişi kendisini pazarlayamıyor. Özgeçmişini bir pazarlama enstrümanı olarak birçok kişi iyi kullanamıyor.
  • 20 August 2010 at 08:49 erçin
    #gozat
  • 20 August 2010 at 08:59 Cemal Buyukgokcesu
    27. İşverene sık sık sonuç hakkında telefon açmak (sınırlı arama işe yönelik ilgiyi, isteği göstermektedir) İpek Hanım, bu maddede vurgulanan sık sık telefon açmakla, hiç arama yapmamanın benzer derece yanlış olduğu mudur? Ben genelde süreç sıradışı şekilde uzamadığı taktirde sabırla beklemeyi tercih ederim telefon açmak yerine. Bu ilgisizliği mi gösterir sizce?
  • 20 August 2010 at 09:04 ipek aral kişioğlu
    @Cemal Büyükgökçesu, şöyle durumlar yaşanabiliyor: Ben adaya size ayın 25'ine kadar telefon gelmez ise 2. mülakat için, bu başka adaylar üzerinde yoğunlaştığımızı ifade etmektedir diyorum. Aday gidiyor ve gün aşırı aramaya başlıyor "ne oldu?" diye. ... bu yanlış. Kimi zaman mülakatın sonunda ben geri bildirim mesajını vermeyi unutuyorum, o zaman aday birkaç gün sonra arıyor, bu olumlu, ilgi ,takip etme göstergesidir. Hatta telefonda "size söylemedim mi?" diye de sorarım. "hayır" derse, özür de dilerim ve ilgisi için teşekkür ederim.
  • 20 August 2010 at 09:09 ipek aral kişioğlu
    İşverenin adaya geri dönüşe dair bir zaman belirtilmemişse işverene telefon açıp sonuç sormak olumlu etki bırakır.
  • 20 August 2010 at 09:10 Cemal Buyukgokcesu
    İpek Hanım, anlıyorum teşekkür ederim. Ben bekleme sürecinde her ne kadar sabırsızlansam da, telefon açıp süreç hakkında bilgi almak konusunda tereddütte kalıyorum sabırsız izlenimi yaratmamak adına, aynı anda ilgisiz izlenimi yarattığım konusunda da şüpheye düşüyorum. Sanırsam bu dengeyi sizin de bahsettiğiniz gibi sürecin akışında adayın iyi kurması önemli.
  • 20 August 2010 at 09:11 ipek aral kişioğlu
    Yazıda madde 21'inde adayın mülakat sonucunun bildirimini netleştirmesini söylüyorum. Nadiren de olsa mülakat sonunda ben unutabiliyorum. Oysa ki aday bana sorsa "bana nasıl bildireceksiniz, olumlu mu, olumsuz mu " diye, takım çalışması yapmış oluruz ve o benim eksiğimi kapatır. bunlar güzel şeyler. o zaman da zaten belirtilen zamandan önce adayın işvereni aramasına gerek kalmaz.
  • 20 August 2010 at 10:45 pinar kosarsoy
    İpek Hanım merhaba, yazılarınız, insan kaynakları profesyoneli adayları için ders niteliği taşıyor.Teşekkürler emeğiniz için.
  • 20 August 2010 at 10:46 ipek aral kişioğlu
    Takdirleriniz için teşekkür ederim, ben de motive oluyorum sayenizde. :)
  • 20 August 2010 at 10:47 ipek aral kişioğlu
    bir de İK'cıların yaptığı hataları sıralamam gerek.
  • 26 August 2010 at 09:51 ipek aral kişioğlu
    elleriniz masa üstünde olursa gayet iyi, bu ilgi, dikkat göstergesidir. Göz temasını kaybetmeyin. Bakışların kaydığı yönler sizin yalan mı söylediğinizi, düşünmekte olduğunuzu mu, kendi kendinizle mi konuştuğunuzu, duygulandığınızı bize gösterir. Elinizle çeneniz, burnunuza kısa dokunuşlar yapıyorsanız bu yalan söylediğinizin göstergesidir. Saçlarla oynamak feminenliktir. El tokaşlamada karşınızdaki kişinin elini kavramaya ve abartılı olmayacak şekilde sıkmaya çaba gösterin. ...
  • 26 August 2010 at 09:58 ipek aral kişioğlu
    geçenlerde bir aday ile karşılıklı oturduk. aday sonra bana 90 derece açı yapacak şekilde sandalyeyi çevirdi ve mülakatı öyle devam ettirdi. bakışları hep oda penceresinin dışarısına dönüktü. Mülakat odasının önünden geçenlerin bile dikkatini çekmiş ki, aday gittikten sonra birkaç kişi bana "o kimdi?" diye sordu. İTÜ mühendislik mezumu enteresan bir adaydı.

Yorum yap

Yorumunuz:*

Adınız:*

Eposta Adresiniz:*

Web Siteniz:

*   Doldurulması zorunlu alanlar.
** Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

 




Yorumlar

RSS

9 yorum

    • MyAvatars 0.2
      iş arıyorum dedi ki: - 02 Ağustos 2011, 15:02

      25. maddenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

    • MyAvatars 0.2
      Mehmet Yilmaz dedi ki: - 14 Eylül 2010, 18:15

      Peki İpek Hanım; bu verdiğiniz ipuöları doğrultusunda aday gestik ve mimiklerin bilincinde olarak hareket eder ve yalan söylerken gözlerinizin içine bakar ve dediğiniz hareketleri yapmazsa bu noktada nasıl bir değerlendirme yapacaksınız?

      • MyAvatars 0.2
        İpek Aral Kişioğlu dedi ki: - 14 Eylül 2010, 20:06

        Mehmet bey,

        Yani siz “karşınızdaki profesyonel yalancı ise” diye soruyorsanız, mülakata fire verir. Gözbebeklerinin durumunu ve bakış açısını kontrol edemez çünkü ;-) … bir anlık kontrol edebilir ama üstündeki stres birp arça azaldığında vücut içindeki sıkıntıyı mütlaka dışarı vurur. Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar … ben bu derece profesyonel yalancıya hiç rastlamadım.

    • MyAvatars 0.2
      Mehmet Yilmaz dedi ki: - 14 Eylül 2010, 18:11

      Bir de şunu unutmamak gerekiyor; Belli noktalarda, kendinize duyduğunuz güven, kalifiye ve işin gerektirdiği bilgisel donanıma fazlasıyla sahip olmanız ayaklarınızın yere çok sağlambasması, söz konusu görüşmeyi yaptığınız kişi tarafından (bir departman amiri veya yönetim kademesindeki kişilen tarafından) ilerleyen dönemde kendileri için bir tehdit olduğunuz şeklinde algılanabiliyor. Unutmayın; geçmişte krallar, imparatorlar taht kaygısıyla çevresinde yakın akraba ve aileden kişilerin başlarını vurdurtmaktan çekinmemişlerdir! İnsan kaynakları yetkililerine gelince; Kaale bile almaya değmez bana göre. O kadar amatör, o kadar beceriksizce işliyor ki anlayış, klavyede yazacağım iki-üç cümleye yazık zamansal kayıp söz konusu olacağı için!

    • MyAvatars 0.2
      reyhan dedi ki: - 20 Ağustos 2010, 12:21

      Ankara cyberpark ta bir iş görüşmesine gittim. İş çok güzeldi. Dediğiniz gibi öndende biraz araştırma yapmıştım. Mülakat bir hayli aşamalıydı ve en son aşamada Genel Müdür ile görüştüm. İşe alım şartlarını konuşmak için randevu verdiler. Ama randevuyu ileri bir saate aldılar bir toplantıya girmeleri gerekiyormuş. O toplantıda benim alanımla ilgili personel alımından vazgeçmişler :( Genel müdür mahçup bir şekilde durumu izah etti ve aynı pozisyonda eleman almaya karar verilirse ilan açmadan beni alacaklarını söyledi. Tokalaştık ve ayrıldık. Bir kaç gün üzüldüm bu duruma. Daha sonra cidden aradılar bazı işlerini freelance olarak dışarıdan yapıyorum. Buda bişey :) ama halen beni işe almalarını beklemiyorum desem yalan olur :)

    • MyAvatars 0.2
      morkedipatisi dedi ki: - 20 Ağustos 2010, 10:56

      Özellikle 30. maddeye katılıyorum.
      Ayrıca çok teşekkür ederim kendi adıma, gayet öz ve aydınlatıcı bir yazı olmuş. Her zamanki gibi :)

    • MyAvatars 0.2
      dicaprio dedi ki: - 20 Ağustos 2010, 09:07

      Benim de 28 inde bir iş görüşmem var.Okuduğum çok iyi oldu.Teşekkür ediyorum.

    • MyAvatars 0.2
      Metin KILINC dedi ki: - 19 Ağustos 2010, 23:52

      Ipek Hanim yazilarinizi takip etmemek imkansiz bunlarin her birini harfiyen uygulasak sanirim ise alim sureci hem isveren hem de is arayan kisi icin cok daha kolay bi hale gelecek.