
Dikkat: Bu yazı bir aydınlanma hikayesi içerir!
Son bir yıldır hayatımla ilgili daha fazla düşünür oldum. Detaylara inmeye başladıkça hayallerim ne kadar büyük olursa olsun, onlara ulaşmamın aslında mümkün olduğunu gördüm.
Geçmişimi kısaca geçip şimdi neler yaptığıma bundan sonra neler planladığıma odaklanmak istiyorum, çünkü benim hayatım öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılıyor
Geçmişimin çok kısa özeti:
Üniversite birinci sınıftan itibaren part-time işlerde çalışmaya başladım. Okul bitince bir fuar firmasında işe başladım ve başlayış o başlayış… Geçen yıl işi bırakana kadar da fuar sektöründeydim.
Pazarlama, organizasyon, halkla ilişkiler bölümlerinde çalıştım. Türkiye’nin en büyük fuar firmasının Kurumsal İletişim Müdürü pozisyonundayken işi bıraktım.
Önemli: Bugüne gelene kadar iş hayatımda bana destek olan kişileri unutmadığım gibi köstek olanları da unutmadım. Derslerimi aldım ve yoluma devam ettim.
Peki sonra ne oldu?
Büyük değişimlerin sanıldığı gibi birdenbire olmadığına inanıyorum. Evet, kafada fikrin apaçık belirdiği bir “Zen” anı var ama o da hayatın sizi bir yerlere sürüklemesi sonucu geliyor.
2008 Aralık ayında birden “Ben neredeyim, burası neresi, ne yapıyorum?” sorusu kafamda belirdi. Bu fikrin belirdiği an Afrika’da safarideydim ve her an bir aslanla karşılaşabilirdim. Korumasızdım, yanımızdaki rehberin bir anlık hatasında bir aslana yem olabilirdik. Zaten o bölgeye girerken “Vahşi bir hayvan tarafından saldırıya uğrarsam, bu tamamen kendi sorumluluğumdadır” gibi şeyler yazan kağıtlar imzalamıştık.
O sırada karşıma bir aslanın çıktığını ve bana saldırdığını hayal ettim. Normal hayatta ben, yani büyük bir firmada büyük bir pozisyonda çalışan biri, asla gözden çıkartılamazdım. Ama bir de aslanın açısından düşündüm: “Hmm, bu insan Kurumsal İletişim Müdürü, o yüzden onu yemeyeyim.” diye mi düşünecekti? Tabii ki hayır. Vahşi (aslında doğal) hayatta ben bir hiçtim, bir geyikten veya zebradan farkım yoktu. Aslan geyik de görse, beni de görse bir lokmada yiyecekti. O zaman neden kendimi iş hayatımdaki kimliğimi kullanarak tanımlıyordum ki? İşte o anda kendimi inanılmaz sahte, sıkışmış ve mutsuz hissettim.
Böylece hayatımı baştan sona gözden geçirmeye başladım. İş hayatıma baktım, özel hayatıma baktım, yaşadığım şehire baktım, ülkeye baktım, kızımla ilgili düşündüm, taşındım ve eşimin de büyük desteği ile kararımı verdim.
Tabii ki sıkıntılı bir dönemdi. Hem iş hayatını devam ettirmek, hem yeni baştan bir hayat yaratmak bizi oldukça yordu. Bu dönemde sakinleştirici olarak sık sık meditasyon ve yoga yaptım.
Şimdi …
Antalya’da yaşıyoruz. Altı ay önce İstanbul’u terk edip Antalya’ya geldik. Eşimle beraber kendi şirketimizi yönetiyoruz. İşlerimizi de tamamen internet ortamına taşıdık. Yine pazarlama iletişimi ve satış işleri yapıyoruz ama müşterilerimizin çoğu hala İstanbul’da. Tüm iletişim yollarımız açık olduğu için herhangi bir problem yaşamıyoruz.
Kısa ismiyle söylemek gerekirse “yerden bağımsız” bir işimiz var. Laptopumuz ve telefonumuz yanımızda olduğu sürece, nerede olduğumuz hiç fark etmiyor. Bazen sahile gidiyoruz çalışmak için, bazen bir kafeye, bazen de arkadaşlarımızın evine…
Başka bir şehre gitmemiz bile işimizi etkilemiyor.
Ne iş yaptığımızı merak edenler vardır. Şunları yapıyoruz:
- Şirketlerin yurtdışı pazarlama ve satışlarına destek veriyoruz. Bu doğrudan satışı da içeriyor, e-ticareti de, fuar katılımlarını da.
- Web sitelerinin içeriklerini ve yapılarını oluşturuyoruz. Tasarım, yazılım ve metin yazımı konularında destek veriyoruz.
- Reklam ajanslarına dışarıdan metin yazımı, sosyal medya pazarlaması gibi hizmetler veriyoruz.
Gelecek…
Şimdi bu noktada olmak benim için mutlu son değil, aksine daha başlangıç.
Bundan sonra işimizi aynı şekilde yurtdışına taşımayı düşünüyoruz. İlk hedefimiz ise Cape Town, Güney Afrika. Neden derseniz, doğal (ve vahşi) hayatı sevmemiz, yaşam maliyetlerinin düşük ama buna karşın yaşam kalitesinin yüksek olduğu bir yer olması.
Bu şekilde devam ederek belki de dünyayı dolaşmaya başlayacağız. Güney ve Orta Amerika, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda en çok görmek istediğimiz yerler arasında.
Elveda Ofis adlı bir blogumuz var. Yaşadığımız hayatı, karar verme süreçlerini, hedef belirleme ve iş kurma aşamalarını anlatıyoruz. Bunların yanı sıra işlerini herhangi bir ofise veya şehire bağlı olmadan sürdürmek isteyenler için taşınma, seyahat ve herhangi bir yerden bağımsız olarak çalışmanın ipuçlarını veriyoruz.
Bizi takip edenlerle birlikte yeni projeler yaratıyoruz, bu çalışma şeklini daha geniş bir kitleye yaymak için çalışıyoruz.
Önümüzdeki günlerde freelance çalışanlar için bir destek platfomu kurmak da planlarımız arasında yer alıyor. Ayrıca seyahat ve yurtdışında yaşamla ilgili daha detaylı bilgiler içeren sayfalarımız da olacak.
Her gün aklıma yapacak yeni bir şeyler geliyor. Her gün yeni bir heyecan yaşıyorum. Başkalarının benim için belirlediği sınırlardan kurtuldum ya hiç bir şey imkansız görünmüyor gözüme.
Son bir söz gerekirse:
Şimdiki hayatımızı kurmak için aslında çok fazla yeni şey öğrenmemiz gerekmedi. İş hayatımızda neler yapıyorsak, yine onları yapıyoruz. Ama her yaptığımız işi kendi isteklerimize göre uyarlıyoruz. Bizi mutlu ettiği şekilde yapıyoruz, böylece tekrar aynı “yoğun ve sıkıcı iş” döngüsüne girmekten kaçınıyoruz.
İş tanımımızı kendimiz belirlediğimiz için müşterilerimizi de kendimiz seçebiliyoruz. Bunun verdiği mutluluğu ve rahatlığı sanırım herkes tahmin edebiliyordur.
Asıl hedefimiz: Kendimizi hayatın akışına bırakarak, nasıl istiyorsak öyle yaparak mutlu olmak. Siz de bu yöne doğru bir adım attığınıza bunun için çok paraya pula da gerek olmadığını göreceksiniz.
Sevgilerimle…
Özlem Ercan
Blog ve e-mailimiz:
elvedaofis@gmail.com
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


Merhaba, Özlem’in sevdiği ve keyif aldığı işleri yaptığı için başarılı olacağına eminim.
Blogundan uzaktan çalışmakla ilgili değerli tiyolar alabilirsiniz.