
.
Bugüne kadar yaptığım Çalışan Memnuniyeti Anketlerinde kronik problemdir ‘motivasyon eksikliği‘.
İnsan Kaynakları hep sorar, sorgular, ne eksik, daha neler yapabilirim çalışanların motivasyonunu arttırmak için. Üst yönetim eğer kesenin ağzını açmaya hazırsa, ödül mekanizmaları kurulur, başarı takdir edilir, sosyal etkinlikler düzenlenir, şirket içi iletişimi ve kurum kültürünü geliştirici süreçler devreye sokulur. Bütün bu çabalar belki bir dönem motivasyonu yukarı çeker, ikinci dönemde karşınıza yine aynı negatif eğilim çıkar.
Yıllar içinde gördüm ki, gerek kendi, gerekse çalıştığım şirketlerdeki çalışanların motivasyonunu yüksek tutmak için bazı İnsan Kaynakları uygulama standartlarını devreye sokak dışında ekiplere motivasyonun ne olmadığına dair de ciddi şekilde bilinç oluşturmak gerekiyor.
Motivasyonu ”Bir işi yapmak için içimizde duyduğumuz güçlü istek” şeklinde tanımlayabiliriz.
Peki ya kurumlar için motivasyon ne değildir?
1. Motivasyon, görev ve sorumluluklarını yeterli seviyede yerine getirmeyenleri güdülendirmek demek değildir. Bir çalışanın işe alınma, şirketindeki mevcudiyet nedenlerini aksatmasına yönelik geliştirdiği “Motivasyonum düşük” söylemi kesinlikle kabul edilemez. Performans standartlarının altına inmiş bir kişiyi aslen motive etmek değil, sorumluluklarını istikrarlı taşıtmak üzere uyarmak gerekir. Sorumluluk bilinci ile motivasyon bambaşka iki kavramdır. Bir çalışan motivasyonu eksik olduğu için şirketine ‘artı değer’ üretemeyebilir ama işlerini aksatmasını motivasyon eksikliği gerekçesine bağlayamaz.
2. Motivasyon kavramı özünde dışsal değil, içseldir. Şirketlerin çalışanların motivasyonunu arttırmak üzere devreye soktuğu dış kaynaklı mekanizmalar bireysel motivasyon kavramını sadece destekler, olmayanı yaratamaz. İnsan doyumsuz bir varlıktır ve bireyler kendi yapabilirliklerini sorgulamadıkça, bireysel gelişim ve istikrarları için çaba göstermedikçe dışarıdan gelecek her türlü motivasyon arttırıcı çözüm geçicidir, hatta hiçbir zaman da tatminkar olmayacaktır. İnsan Kaynakları bölümü alıp bir çalışanını motive etmek amacıyla dünya turuna çıkarsın, eğer o çalışanda güdülenmek iç disiplini yoksa döndüğünün ertesi günü “motivasyonum düşük” diyerek etrafta dolaşmaya devam edecektir.
Kanımca İnsan Kaynakları bölümlerinin kurumlarındaki motivasyon arttırıcı uygulamalara öncelikli olarak “Motivasyon Nedir?” eğitimleri ile başlamalıdırlar. Motivasyonun bireysel gelişim, değişim süreçlerindeki önemini, içselliğini bütün çalışanların anlaması, kurumun motivasyonel alt yapısını sağlam kurmak, uygulamaların verimliliğini arttırmak ve motivasyonel istikrar sağlamak bakımından önemlidir.
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


