
Yaşanan çevre felaketleri ve küresel ısınma, dünya için büyük sorun oluşturmaya ve ekonomik kayıplar yaratıyor. Bununla birlikte bu zararı azaltmak ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirmek için de çalışmalar yapılıyor. Kyoto Protokolü uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynakları yatırımları, karbon vergisi, çevre bilinci oluşturma çabaları bunlardan bazıları. Bu çabalar ise yeni iş çeşitleri ve çok sayıda yeni meslek ortaya çıkarıyor. İşte yeşil işler bu şekilde ortaya çıkıyor. Çevreye verdiğimiz zararı fark ettiğimiz anda, bu zararı azaltacak veya ortadan kaldıracak meslekler ve işler gelişmeye başladı. Özellikle karbon vergisinin ilerleyen yıllarda çoğu ülkede uygulanmaya başlamasıyla birlikte, daha çok kurum yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelecek. Bu da yeşil işlere ve yeşil yakalılara olan ilgiyi yükseltecek.
Dünyada çokça yeşil iş ve yeşil meslek var ve daha da yeni yeşil işler ortaya çıkacak. Şimdiye kadar duyduklarımın bazıları şunlar:
√ Yenilenebilir Enerji Danışmanı / Uzmanı / Mühendisi
√ Rüzgar Enerjisi Uzmanı / Teknikeri
√ Yeşil Pazarlama (Green Marketing) Danışmanı,
√ Karbon Satış Uzmanı,
√ Yeşil İnsan Kaynakları Yönetmeni,
√ Yenilenebilir Enerji Hukuku (Çevre ve Enerji Hukuku) Uzmanı /Danışmanı,
√ Organik Tarım Mühendisi,
√ Doğal Yaşam Koçu,
√ Yeşil (Ekolojik) Turizm / Tatil Danışmanı,
√ Isı Yalıtım Uzmanı,
√ Çevre Mühendisi,
√ Ekolojik Bina Tasarımcısı / Mimarı,
√ Atık Su Uzmanı/Mühendisi,
√ İçilebilir Kullanılabilir Su Uzmanı/Mühendisi
Türkiye de ise yeşil işler daha yeni gelişmeye başlıyor, bu yüzen şu anda yeşil mesleklerin sayısı yabancı ülkelere göre daha az görünüyor. Yenilenebilir Enerji Danışmanı, Yenilenebilir Enerji Mühendisi, Rüzgar Enerjisi Uzmanı, Organik Tarım Mühendisi, Doğal Yaşam Koçu, Isı Yalıtım Uzmanı, Çevre Mühendisi bunlardan bazıları. Hem kamu, hem özel sektöründe yeşil işler ile ilgili ilerleyen yıllarda daha çok istihdam olacak gibi görünüyor. Türkiye’de daha çok Organik Tarım ve Rüzgar Enerjisi alanında yoğunlaşma olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda çoğu büyük şirket de enerji ihtiyaçlarını azaltmak ve yenilenebilir enerji kullanabilmek için çalışmalara başlamış durumda. İlerleyen yıllarda daha çok şirketin yeşil enerjiye yönelebileceğini düşünüyorum.
Yeşil işlerin gelişebilmesi için bu alanda çalışacakların eğitimi de büyük önem taşıyor. Türkiye’de şu anda yeşil işlerle ilgili eğitim veren kurum sayısı az. Bu alanda eğitim veren kurumlara gelince:
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bulunan Enerji Enstitüsü de enerji mühendisi yetiştiriliyor. Geçmişte bu bölüm, nükleer enerjiye odaklanmışken şu anda yenilenebilir enerji ve konvansiyonel enerji ile de ilgili branşlarda da eğitim veriyor.
Bu alanlarda eğitim verilen başka bir bölümde Bahçeşehir Üniversitesinde açılan Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Bu bölüm mezunlarını oldukça güzel işlerin bekliyor.
Rüzgar enerjisi alanında, ülkemizde yüksek lisans ve doktora eğitimi veren bir kurum var. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi. Burada rüzgar enerjisi, rüzgar türbinleri ve teknolojileri üzerine eğitimler veriliyor. Mezunları iş bulma konusunda çok şanslı görünüyor.
Enerji hukuku alanında çalışan “Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü” ve “Banka Ve Ticaret Hukuku Araştirma Enstitüsü” var. Bu kurumlar da enerji hukuku alanında sertifika veriyor.
Yeşil işler ile ilgili istihdamda da önem taşıyan bir konu. Daha önce, Pazarlama Blogu’nda yeşil işlerle ilgili yazdığım bir yazıyla ilgili, internette araştırma yaparken, Türkiye’de yeşil işler alanında,elli bin kişinin çalıştığına dair yazılar ve araştırmalar okudum.Tabi bunun şimdiden tahmin edilmesi zor ama yapılan araştırmalar ve yatırımları göz önüne alarak birkaç sene içinde bu sayının artması muhtemel görünüyor. Hatta yeni meslekler bile ortaya çıkabilir. Bu da yeni istihdamlar yaratabilir. Bu istihdamları değerlendirmek için sadece yeşil işler üzerine uzmanlaşan İ.K ve Danışmanlık şirketleri ilerleyen yıllarda büyük başarılar elde edebilirler.
Yeşil yakalılar, öncelikle dünyaya çok büyük bir artı katacaklar. Dünyanın katı yakıtlarla kirlenmesine engel olacak, dünyanın daha güzel, daha doğal ve daha yaşanabilir bir yer olmasına büyük katkı sağlayacaklar. Şu anda yeşil işlerle ilgili alanlarda eğitim veren çok fazla yer olmaması ileride bu alanda büyük iş gücü açığı olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden Yeşil yakalılar, ilerleyen yıllarda, mesleklerinde uzmanlaştıklarında sektörlerinde aranılan kişi haline gelecekler. Bu da çalışma şartları ve maddi olanakları daha yüksek bir işleri olacağı anlamına geliyor.
Ama bu alanda çalışacakların unutmaması gereken önemli bir şey var: Geleceğin yeşil meslekleri, karma disiplinlerden/işlerden oluşan, yaratıcılık ve hayat boyu eğitim/değişim/gelişim gerektiren meslekler olacak. Bu yüzden yeşil işlerde çalışmak isteyen/çalışan kişilerin, kendilerini sürekli yetiştirmeleri, alanları dışında, pazarlama, iletişim, reklam, psikoloji,sosyoloji gibi disiplinler hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekiyor.
Cengiz Çatalkaya – Pazarlama Blogu.Com
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Arda beyin yazısını büyük bir keyifle okudum.Kariyer sonu elbet bilinmiyor ancak şuana kadar olan aşamalar ve yazı dili gerçekten çok güzel... İnsan kaynaklarına gönülden bağlı kişiler tanıdıkça tarifsiz,tuhaf bir gülümseme ve mutluluk oluyor bende. Yazıyı bize ulaştırdığınız için teşekkür ederim ipek hanım:) [...]
Serhat Levent KAHYAOĞLU May 13thGökhan, haklısın, biraz fazla ara verdim. Bu hafta mutlaka çekip yayın alacağım.
[...]
Merhaba İpek hanım çiçeği burnunda İK adayı olarak tüm videolarınızı tekrar tekrar izliyorum. Sosyal medya ve İK konusunu çok önemsemekle beraber ileriki videolarınızda Yetkinlikler ile ilgili bir çalışma yapacakmısınız? Sevgi ve saygılarımla [...]
Gökhan Yilmaz May 13thÇok isabetli biir iş yapmışsınız. Hayat değişiyor ve insanın değişen şartlara göre kendini geliştirmesi, amaçlarını yenilemesi gereklidir. Tebrikler ve başarılar… [...]
Hasan Baltalar May 13thİrem hanım nefis bir yazı olmuş tebrik ederim. Ayrıca yazınızı bizimle paylaşan İpek hanıma da teşekkür ederim... [...]
gökhan yılmaz May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007

