
Bir profesyonelin kariyerinde başına gelebilecek hem en kötü, hem de en iyi olaylardan biridir kötü yönetici ile çalışmak. Benim başıma gelmişti. Kim olduğu, nasıl olduğu mühim değil ama bu yöneticinin ‘kötü’lüğünden kaynaklı yaşadıklarımdan dolayı çok üzüldüğümü hatırlıyorum.
Kötü yöneticiye rastgelen bir genç, kötü ile adeta kötüleşir. Hele ki, tecrübesi de az ise kimi zaman gerçekten bir çıkmazda bulur kendisini. Örneğin benim sinirsel sistemimdeki olumsuz etkilenme yüzünden sağ kaşım durmaksızın seyirmeye başlamıştı, kaşımın hareketini engellemek için elimle onu tutmak zorunda kalırdım. Bir de seyirmenin aday mülakatı esasında başladığını düşünün, traji komik sahneler. Aday şaşkın, mülakatı yapan ben mahçup.
Kötü yöneticinin ‘kötü’ tarafı sizi normal düşünme sürecinizden koparıp akıl dışılığa itmesidir. Sürekli onun yanlış davranışlarının nedenini bulmaya çalışırsınız. Cevaplara ulaştığınızda da birşey farketmez çünkü bir yöneticiyi değiştirmek aslen sizin ne yetki, ne güç, ne de ilgi alanınızda değildir.
Kötü yönetici neden kötüdür?
1. Bilgi seviyesi düşüktür; kendisini geliştirmez, ezbercidir, değişim yönetiminin ne olduğunu bilmez, statükocudur, hiçbir yeniyi kabul etmez, vs.
2. Yetkinlik seviyesi düşüktür; lider vasfı yoktur, vizyonist değildir, proje ve zaman yönetiminden anlamaz, iş/süreç geliştiremez, kıskançtır, dinlemez, okumaz, vs vs.
Peki, kötü yöneticiden ne öğrenirsiniz?
Elbette ‘kötü’ yöneticinin ne demek olduğunu, ileride hangi hataları asla yapmamanız gerektiğini ve kendi sabır katsayınızı.
Eğer ‘kötü’ yönetici nedeniyle ‘iyi’ şirketinizden istifa etmek istemiyorsanız ne yapabilirsiniz? … en azından bir süre için …
1. Kötüyü inceleyin. Yöneticinizin ‘kötü’ vasıflarını, onun kötüleşmesine neden olan etkenleri saptayın.
2. Kötüyü çözümleyin. Yöneticinizde saptadığınız kötü yönleri, davranışları ortaya çıkarmayacak şekilde davranışlar geliştirmeyi kendinize öğretin ve onun damarına basmayın.
3. Kötülüğü kişiselleştirmeyin. Yöneticiniz her ne kadar kötü olursa olsun, onun tek kurbanı siz değilsiniz. Bu düşünceden hareketle yöneticinize daha objektif yaklaşabilirsiniz.
4. Kötülük ile uzlaşın. Kötü yöneticinin olumsuzlukları ile eninde sonunda siz de karşılaşacaksınız. Bu nedenle kendinize farklı senaryolar üzerinden ön hazırlık yapın. Olay gerçekleştiğinde duygularınızdan ziyade mantığınızla hareket etmek ihtimaliniz artabilir.
5. Uzaklaşma zamanını saptayı. Kötü yönetici ile çalışmak tecrübesini nerede bırakmanız gerektiğini saptamaya çalışın. Sakın süreyi öyle ya da böyle uzatmayın.
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Arda beyin yazısını büyük bir keyifle okudum.Kariyer sonu elbet bilinmiyor ancak şuana kadar olan aşamalar ve yazı dili gerçekten çok güzel... İnsan kaynaklarına gönülden bağlı kişiler tanıdıkça tarifsiz,tuhaf bir gülümseme ve mutluluk oluyor bende. Yazıyı bize ulaştırdığınız için teşekkür ederim ipek hanım:) [...]
Serhat Levent KAHYAOĞLU May 13thGökhan, haklısın, biraz fazla ara verdim. Bu hafta mutlaka çekip yayın alacağım.
[...]
Merhaba İpek hanım çiçeği burnunda İK adayı olarak tüm videolarınızı tekrar tekrar izliyorum. Sosyal medya ve İK konusunu çok önemsemekle beraber ileriki videolarınızda Yetkinlikler ile ilgili bir çalışma yapacakmısınız? Sevgi ve saygılarımla [...]
Gökhan Yilmaz May 13thÇok isabetli biir iş yapmışsınız. Hayat değişiyor ve insanın değişen şartlara göre kendini geliştirmesi, amaçlarını yenilemesi gereklidir. Tebrikler ve başarılar… [...]
Hasan Baltalar May 13thİrem hanım nefis bir yazı olmuş tebrik ederim. Ayrıca yazınızı bizimle paylaşan İpek hanıma da teşekkür ederim... [...]
gökhan yılmaz May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


Poliyannacılık oynamak lazım galiba