Ödülün Bedeli

Bugün ismini paylaşmayacağım bir iş arkadaşım başına gelen korkunç, trajik, olayı dinledikten sonra da insana bir o kadar komik gelen ödüllendirme anısını anlattı.

Olay yakın zamana ait. İş arkadaşım çalıştığı firmanın satış ekibinde ve çok da başarılı işler çıkartıyor, tabir yerinde ise satışları patlatıyor. Derken üst yönetim bu üstün başarıyı ödüllendirmeye karar veriyor. Kalabalık bir çalışan kitlenin önünde herkesin alkışları eşliğinde arkadaşıma tepe yönetici bir iPad hediye ediyor. Olay bu noktaya kadar gayet güzel. ‘Ah, keşke benim de başıma gelse böyle birşey’ dedirtiyor insana.

Peki sonra ne oluyor?

Ödüllendirme sürecinden üç ay sonra arkadaşım ile bağlantıya geçen üst yönetici ödül olarak verdikleri iPad’in taksit zamanının geldiğini ve tutarı ödemesi gerektiğini söylüyor…

Şimdi sizden ricam bir dakika için kendinizi arkadaşımın yerine koymanız. Siz ne yapardınız?

Herhalde şu anda siz de arkadaşım gibi başka bir kuruluşta iş hayatınıza başarı ile devam ediyor olurdunuz.

Aslında bu bahtsız olayın anlatımını ödüllendirme yönetimine dair özlü sonuç cümlesi ile bağlamak isterdim ama klavyemden tek kelime çıkabiliyor: PES !!

“Ödülün Bedeli” üzerine 2 yorum

  1. Hakikaten üzücü ve şaşırtıcı bir Ödüllendirme! olmuş.Maalesef bu tür uygulamaları yapan kişi yada organizasyonlar var hala.Bizde acayip bir hastalık zaten bu; yani emeği ve başarıyı sömürüp insanı kullanılmaz hale getirmek, savurmak,eritmek ve yok etmek.

    Bir kurumu değerli kılan asıl öğelerden biri de üst kademedeki insanların varlık derecesi, niteliği ve yetkinlikleridir.

    Bilmem ne üniversitesi mezunu olması hiç önemli değil.Eğer bağlı bulunduğu pozisyonun hakkını veremiyorsa,çıkarcı ve bencil davranışlarla olumsuzluklar yaşattırıyorsa bence kurum çoktan zarar etmiş demektir.

    O değerli arkadaşa yapılan muamale bana yapılmış olsaydı sanırım daha fazla durmaz istifa ederdim.

    Bu olaydan çıkardığım sonuç hala insan kaynakları departmanlarının ya da üst kademe ki yöneticilerin tam anlamıyla neyi nasıl neden niçin yapacaklarını bilmemeleri olarak görüyorum.

    İK konusunda daha çok fırın ekmek yememiz lazım…!

    Paylaşım için teşekkürler İpek hanım….

    Saygı ve sevgilerimle

elif koray için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir