İş Hayatındaki Dostluklar

Resimdeki DERS:
DOSTLAR sizi TEPEYE çekemeyebilir AMA yine de sizin DÜŞMENİZE izin vermeyecek yollar DÜŞÜNÜRLER.

.

İş hayatı menfaatlerin her zaman ön planda olduğu bir platform mudur? İş arkadaşlarının menfaatleri çakıştığı zaman illa ki taraflardan birinin canı yanar mı?

Bu soruları soruyorum ama sanmayın ki doğru cevapları biliyorum. Sadece yazarak düşünüyorum, kendi beyin yollarımda dolaşıyorum.

İş hayatıma başladığımdan beri hani şu “kazık” dediklerimizden ben de yedim. Ama atmadım. Yapıma, ahlak anlayışıma uymuyor. Varsa bir derdim, mümkün olduğunca yüzyüze konuşarak halletmeye çalışırım. Hiç kimse için arkasında durmayacağım söz sarfetmemeye özen gösteririm. Dedikodu yapmam, iş arkadaşlarım hakkında kulağıma gelen dedikodulara prim vermem, gözümle görmediğime, kulağımla duymadığıma inanmam.

İş arkadaşlarımla yürüttüğüm bu çok açık ve net ilişki politikam nedeniyle bazıları için korkulan insan oldum, onlar benden uzak durdular, dururlar. Yanımda olanlar ise benim dostumdur. Onlarla yeri geldiğinde menfaat çakışması nedeniyle tartışsam, gerilsem bile hiçbir zaman üzülmedim, üzdüğümü de zannetmiyorum.

Kısacası iş hayatının insan ilişkileri bakımından özel hayattakinden farklı olduğunu düşünmüyorum. Her zaman ektiğinizi biçiyorsunuz. Bu iş hayatı deyip, iş ilişkilerinizde ahlak dışı – uyanıkça stratejiler geliştiriyorsanız, işleriniz de asla hedeflediğiniz şekilde yürümeyeceğini bilin.

“Devletler kanunla değil, ahlakla daha iyi yönetilir.” Sokrates

“İş Hayatındaki Dostluklar” için bir yorum

yeniden58 için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir