Adaya Mektup

Sevgili Aday,

İş ilanımıza ilgi gösterdin, okudun, çok teşekkür ederiz.

Bu ilan ile sen ve şirketimiz arasında bir işbirliği zemini oluşturmayı amaçlıyoruz.

Bilmelisin ki, her şirketin iş ilanı formatı, aradığı profesyonel kişiyi tanımla şekli farklıdır. İş ilanlarının kalitesi konusunda kimi zaman sıkıntı yaşadığını biliyoruz. Bana fikrimi soracak olursan, ben Birleşmiş Milletler ve Microsoft’un iş ilanlarını çok başarılı buluyorum. Dilerim ülkemizde de az zaman sonra iş ilanlarında bu kadar özenli, kapsamlı, özgüvenli içerik sunabileceğiz. İş ilanı hazırlamak da kurumsal bir olgunluk, çalışkanlık göstergesi ve biz Türkiye’de daha gelişme evresindeyiz.

İş ilanı iyisi veya kötüsü ile bizim işimiz. Eğer ilanımıza başvurmaya karar verirsen, senin rolün ise özgeçmişin ile ön plana çıkıyor.

Özgeçmişini yazarken senden birkaç noktaya dikkat etmeni istiyoruz;

* İş ilanında yer alan görev tanımından hareketle, pozisyon için istenilen iş tecrübesi ve yetkinliklere sahip olduğunu özgeçmiş içeriğine lütfen özenle yerleştir.

* İş tecrübelerini mümkün olduğunca sayısallaştırarak yaz. Hatta keşke “Başarılarım” diye bir başlık açsan, senin başarmak kavramı ile olan yakınlığını sunduğun rakamlar eşliğinde hissedebilsek.

* Mesleki yetkinliklerini başlıklar haline alt alta yazmayı unutma. İşinle ilgili hangi bilgilere sahip olduğun bizi etkileyebilir, merakımızı uyandırabilir, iş görüşmesine davet edilmeni sağlayabilir.

* Özellikle proje yapma ve yönetme konusunda tecrüben varsa, “Projeler” şeklinde bir başlık açabilirsin. Kimbilir, belki geçmişte yapmış olduğun bu tip çalışmalar bizim için de çok büyük faydalar içeriyor olabilir.

* Hobilerin, sosyal aktivitelerini yazmayı sakın ihmal etme. Sosyalleşen ve zihni rahatlatıcı alışkanlıklara sahip olan kişilerin işyerinde daha etkin çalıştığını gözlemliyoruz.

* Eğer bir blog yazıyorsan mutlaka bilgisini özgeçmişine yerleştir. Blog yazmak iç motivasyon ve üretkenlik göstergesidir. Bizler şirketlerimize kendi kendine harekete geçebilen, üreten insanları almak istiyoruz. Hele bir de yazdıkların meslek üzerineyse … bulunmayan hint kumaşı bile olabilirsin 🙂

* Özgeçmişinde ‘geçmişi’ yazarak aslında bizlere gelecek için taşıdığın potansiyelini sergilediğini unutma. Vaatlerini ilet bize. Özenli ol, özgeçmişin/özgeleceğin için zaman harca. Kişisel pazarlamanı, kişisel marka değerlerini sistemli ve  kişisel hedeflerin doğrultusunda aktarmaya çalış.

* Her ne kadar içerik en önemli olsa da, özgeçmişinin şekline de titizlen. Fotoğraf kullanacaksan bu bir vesikalık olsun. Özgeçmişinin kaç sayfa olduğu bütünüyle senin bileceğin bir konu. Ancak “az ile çok” kavramının cazibesini dikkate almanı tavsiye ederiz. Yazıların fontu, büyüklüğü, paragraf başları ve imla düzgünlüğünü de iki defa kontrol et.

Özgeçmişinin gelişimi için daha pek çok madde sıralayabilirdik ama yukarıda yazdıklarımızı elinden gelenin en iyisi ile yaparsan, inan gerisi detay kalır.

Sana, yolun bizimle kesişecek olsa da, olmasa da kariyer hayatında şimdiden başaılar dileriz. “Çok çalış, kendini sürekli geliştir” sana bu yazı ile vereceğimiz son mesaj olsun.

Sevgilerimizle,

İnsan Kaynakları

Şimdi Görüşelim

Bu sonbahar boyunca iş görüşmesi üzerine konuşmak için davet edildiğim üniversite, toplantı ve seminerlerde yukarıdaki sunumumu kullanıyorum. Etkinlik katılımcılarına da sunumu Kaynağım İnsan’da paylaşacağımı söylüyorum. Eğer bugüne kadar benim hiçbir konuşmama katılmadıysanız yukarıda inceleyeceğiniz slaytlar size fazla birşey ifade etmeyebilir. Eğer etmesini istiyorsanız önümüzdeki günlerde Kocaeli, Bursa, Sakarya, İstanbul’da farklı üniversitelerde olacağım. İlgili duyuruları da mümkün olduğunca Kaynağım İnsan’da yapacağım.

Görüşmek üzere 🙂

Tim Gregory’nin Özgeçmişi

Dün Linkedin’in Slideshare fonksiyonunda dolaşırken karşıma Tim Gregory’nin özgeçmişi çıktı. Tim Gregory stratejik planma üzerine uzmanlaştığı kariyerini toplamda 18 sayfalık fonksiyonel özgeçmişine başarıyla yansıtmış.

Özgeçmişini “Devising Strategy, Inspiring Action – Strateji Oluşturma, İlham Veren Eylem” sloganı ile açmış Tim Gregory. Ardından onu öven üç tavsiyeyi okuyoruz. Devamında mesleki yapabilirliklerini ve becerilerini paylaşmış. İş tecrübelerini kronolojik olarak aktarırken, her sayfaya dahil olduğu projelerin tanıtımlarını ve onunla çalışanların hakkında söylediklerini ilgi çekici şekilde konumlandırmayı ihmal etmemiş. Kapanışı ise resmi referans belgelerini paylaşarak yapmış.

Tim Gregory’nin özgeçmişi tasarımsal olarak çok da yaratıcı değil ama içeriği ile hedeflediği ilgiyi topluyor . Bazı iş arayanlar “ne yaparsam mülakata davet edilirim?” diye soruyor? … İşte böyle bir özgeçmiş hazırlarsanız mülakata davet edilirsiniz. 🙂

Hayatta hiçbir emek karşılıksız kalmaz !

Örnek Özgeçmiş Şablonu II

6 Ocak 2010 tarihli “Örnek Özgeçmiş Şablonu” yazımın üstünden neredeyse 1,5 yıl geçmiş. Zaman su gibi akıp gidiyor.

Bugün bilgisayar başına oturdum. Aklımda yeni bir özgeçmiş şablonu çalışmak vardı. Nasıl bir pozisyon olsun diye düşündüm ve giriş seviyesindeki Dış Ticaret pozisyonu için özgeçmiş hazırlamaya karar verdim.

Açıkçası aşağıdaki özgeçmişi hazırlamak bayağı zamanımı aldı. Hatta dikkat edecek olursanız birkaç başlığın altını da boş bıraktım. Yani demek istiyorum ki, eğer özgeçmişinizin dikkat çekmesini istiyorsanız ona ciddi emek vermeniz gerek. Verdiğiniz emeğin her ünitesi sonrasında bizim algımıza takılıyor, emin olabilirsiniz.

Aşağıdaki özgeçmişin şekilselliğini bir tarafa bırakacak olursak, içeriğinde size uymayacak başlıklar bulunabilir: hiçbir ödül kazanmamış veya herhangi bir toplulukta yer almamış olabilirsiniz. Üzülmeyin bu yolun sonu değil. Önemli olan kendinizde kıymetli bulduğunuz bütün niteliklerinizi, tecrübeleriniz, yaşanmışlıklarınızı bir şekilde, bambaşka bir başlık altında bize sunabilmeniz.

Bir İK’cı olarak ben 1,5 yıl öncesine göre daha farklı bir duruş bekliyorum özellikle gençlerden. Daha özgür, daha yaratıcı. Kendi niteliklerinin farkında olsunlar, kendilerini geliştirmeye çalıştıklarını karşılarındakine aktarabilsinler, çalışma heveslerini kelimelerine yansıtsınlar ve bunu da hangi şekilsel sunuşu uygun buluyorlarsa öyle yapsınlar istiyorum.

Sözde “Mert Kadim”in özgeçmişi karşılaştırdığımda 6 Ocak tarihli özgeçmiş şablonundan çok da farklı bir üretim olmadığını görebiliyorum. Bana göre iki şablon arasındaki en büyük değişiklik giriş seviyesindekilerin okul harici yaptıkları işlere, üretimlerine, katılımlarına, gelişimlerine biz İK’cıların her geçen gün daha fazla önem veriyor olmamız.

Şablon serisinin üçüncüsünü Mert Kadim’in orta seviye kariyerinin üzerinden hazırlayacağım.

Not: Mert Kadim %100 hayal ürünüdür. 😀

Özgeçmiş Okuma Tembelliği

sol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş

Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler.

Nasıl yani?

Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve o kendisini nasıl yansıtmak istiyorsa biz ona bakarız, okuruz, okumak zorundayız.

Aslında problem “bir sayfa” söyleminin çıkış yeri. Amerikan tipi özgeçmişler bir, en fazla iki sayfadır. Bu sayfa adedini kendine baz alan bazı meslekdaşlara önerim, o özgeçmişlerdeki okumaları gereken kelime adedini saymaları. Sonra da karşılarına bir sayfa şeklinde gelen bir Türk özgeçmişini almaları ve bu özgeçmişteki kelime adedini saymaları. Ardından bu iki özgeçmişi hem kelime adedi, hem de içerik olarak kıyaslamaları.

Amerikan tipi özgeçmişi Türk tipi özgeçmişe çevirirseniz (büyük yazı karakterli, satır araları geniş, paragraf ve başlıklar bol, içerik kıt) çıkan sonuca ne diyeceksiniz?

Sen Amerikalı, özgeçmişini kısalt da gel, burada çok detay var, okuyacak vaktim yok !!!

Keşke, bize dolu dolu iki hatta üç sayfa özgeçmiş gönderecek kadar nitelikli yeni mezunlarımız olsa, keşke onların yaptıklarını, tecrübelerini, kitap niyetine okusam ve iş görüşmesine çağırsam 😀

Sevgili meslekdaşlar,

*tfen nicelik değil, nitelik !!!!

* lütfen gençleri yanlış yönlendirmeyin, kısıtlamayın, bırakın ne yazmak istiyorlarsa yazsınlar !!

* ve lütfen bol bol iş kitabı okuyun.

Eğer sizin okuma miktar ve niteliğiniz artarsa, piyasaya daha fazla İK kitabı çıkar, daha fazla yabancı İK kitabı dilimize çevrilir. Öğrencilere verdiğiniz yanlış mesajlarla kendi bilgi ve performans niteliğinizi de deşifre ediyorsunuz, olmuyor !!!

Dünya Yetenek Yönetimi diye sallanıyor, ülkemizde konu üzerine Türkçe sadece bir tane kitap var, çeviri yok. Ekonomi talep arz dengeleri üzerine yürüyor, lütfen biraz talep yaratın !!!!

Leonardo da Vinci’nin Özgeçmişi

Niceleri var, “hayatımda özgeçmiş yazmadım, yazmaya ihtiyaç duymadım” diyerek böbürlenir. Leonardo da Vinci’nin onlardan biri olmadığını görüp sevindim.

Marc Cenetella blogunda Leonardo da Vinci’nin 1482’de, 30 yaşında iken Milano Dükü Ludovico’lu Moro’ya gönderdiği, o güne kadar neler yapatığını, becerilerini aktardığı özgeçmişini yayınladı.

Özgeçmişte Da Vinci sanılabileceği gibi sanatsal becerilerinden değil, dükün ihtiyacı olan savaş sanatına yönelik teknik ve mimari becerilerinden bahsediyor. Yani bizim dediğimiz gibi olası işvereninin ruhuna göre şerbet veriyor. Pazarlama enstrümanı olarak özgeçmişini çok etkin kullanıyor.

Aşağıda özgeçmişin İngilizcesini okuyabilirisin. Çevirecek zamanım olmadığı için kusuruma bakmayın.

“Most Illustrious Lord,

Having now sufficiently considered the specimens of all those who proclaim themselves skilled contrivers of instruments of war, and that the invention and operation of the said instruments are nothing different from those in common use: I shall endeavor, without prejudice to any one else, to explain myself to your Excellency, showing your Lordship my secret, and then offering them to your best pleasure and approbation to work with effect at opportune moments on all those things which, in part, shall be briefly noted below.

1. I have a sort of extremely light and strong bridges, adapted to be most easily carried, and with them you may pursue, and at any time flee from the enemy; and others, secure and indestructible by fire and battle, easy and convenient to lift and place. Also methods of burning and destroying those of the enemy.

2. I know how, when a place is besieged, to take the water out of the trenches, and make endless variety of bridges, and covered ways and ladders, and other machines pertaining to such expeditions.

3. If, by reason of the height of the banks, or the strength of the place and its position, it is impossible, when besieging a place, to avail oneself of the plan of bombardment, I have methods for destroying every rock or other fortress, even if it were founded on a rock, etc.

4. Again, I have kinds of mortars; most convenient and easy to carry; and with these I can fling small stones almost resembling a storm; and with the smoke of these cause great terror to the enemy, to his great detriment and confusion.

5. And if the fight should be at sea I have kinds of many machines most efficient for offense and defense; and vessels which will resist the attack of the largest guns and powder and fumes.

6. I have means by secret and tortuous mines and ways, made without noise, to reach a designated spot, even if it were needed to pass under a trench or a river.

7. I will make covered chariots, safe and unattackable, which, entering among the enemy with their artillery, there is no body of men so great but they would break them. And behind these, infantry could follow quite unhurt and without any hindrance.

8. In case of need I will make big guns, mortars, and light ordnance of fine and useful forms, out of the common type.

9. Where the operation of bombardment might fail, I would contrive catapults, mangonels, trabocchi, and other machines of marvellous efficacy and not in common use. And in short, according to the variety of cases, I can contrive various and endless means of offense and defense.

10. In times of peace I believe I can give perfect satisfaction and to the equal of any other in architecture and the composition of buildings public and private; and in guiding water from one place to another.

11. I can carry out sculpture in marble, bronze, or clay, and also I can do in painting whatever may be done, as well as any other, be he who he may.

Again, the bronze horse may be taken in hand, which is to be to the immortal glory and eternal honor of the prince your father of happy memory, and of the illustrious house of Sforza.

And if any of the above-named things seem to anyone to be impossible or not feasible, I am most ready to make the experiment in your park, or in whatever place may please your Excellency – to whom I comment myself with the utmost humility, etc.”

Yeni Asır CV Tasarım Yarışması

Friendfeed’de sevdiğim arkadaşlarımdan Kadir A. geçen gün bana bir mesaj attı. Kendisi sık sık İnsan Kaynakları ile ilgili ilan, bilgi gönderir ama bu sefer ki sadece benim değil, gerçekten birçok kişinin ilgisini çekecek nitelikte.

Ege’nin bölgesel gazetesi Yeni Asır çok güzel bir organizasyona imza atıyor Eylül-Ekim aylarında: CV Tasarım Yarışması

Yeni Asır CV Tasarım Yarışması’nın amacını kısaca şöyle açıklamamış:

İnsanların sıradanlaşma döngüsünü kırarak onları daha farklı ve özgün olmaya teşvik etmek.

Buradaki sıradanlaşma kelimesinin vurgusu çok önemli. Hele ki günümüzde kariyer portallarının 10 yıldır değişmeyen şablonlarına mahkum olan adayların içindeki kısırdöngüyü ve tekyüzlülüğü düşünürsek, Yeni Asır gazetesinin bu girişimi bana yeldeğirmenleriyle şavaşan Don Kişot’u hatırlattı ve ‘mutlaka destek vermeliyim’ kararını aldım.

Gazete herkesin yaratıcılığını maalesef kabul etmiyor, katılım için çeşitli kısıtlamalar getirilmiş. Yarışmanın kapıları halen üniversitelerin veya yüksekokulların son sınıflarında okuyan veya yeni mezun olmuş veya mezuniyetinin üzerinden en fazla 5 yıl geçmiş kişilere açık. Başvurular ise 20 Eylül-6Ekim tarihleri arasında cvtasarimyarisması@yeniasir.com.tr e-posta adresi üzerinden yapılabiliyor.

Yarışmanın detaylı katılım koşulları, süreci ve ödülleri öğrenmek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Katılım koşullarını ben devireli çok oldu ama eğer siz kritere uyuyorsanız “durmayın, yaratıcılığınızı konuşturun” derim. Şu aşamadaysa bana düşen yarışmayı duyurmak ve bütün katılımcılara başarılar dilemek.

En orijinal iş kazansın 😀

ve teşekkürler Kadir A. 😉


Özgeçmişim

Bir vesile ile yıllardır elimin değmediği özgeçmişimi oturdum elden geçirdim bugün. İki versiyonu var. Kısa versiyonunu Kaynağım İnsan ‘Hakkımda‘ sayfasına ekledim.

Sıklıkla benden özgeçmiş örneği isteyen arkadaşlara belki esin kaynağı olurum. Şablon ve içine yazdıklarım aslında benim bir özgeçmişte görmek istediklerimi yansıtıyor. Özgeçmişimin Kaynağım İnsan’a yüklediğim bu versiyonu bazı detayları içermiyor. Özellikle proje çalışmalarımın detayları.

Peki, benim özgeçmişimin geliştirmem gereken konular var mı? … elbette ki var. Örneğin İtalyanca dil bilgimin ve kullanımım “iyi” seviyesinde olabilirdi. … Adı üstünde ‘öz-geçmiş’. Geçmiş geçeli çok oldu, biz önümüze bakalım ve gördüğümüz eksiklikleri kapatmak için daha fazla çaba sarfedelim.

Yarın kimbilir ne müthiş bir gün olacak … 😀

Kariyer Hedefi Yazılmalı Mı?

Bu aralar İnsan Kaynakları dünyasında özellikle iş hayatının başında olan adayların özgeçmişlerinde “Kariyer Hedefi” tanımlamasının gerekli olup olmadığı üzerine bir tartışma yürüyor. Yani … eğer siz tartışmıyorsanız bile, ben tartışmak istiyorum. 🙂

Ben diyorum ki, gerekli. Ama diğer taraftan birbirine tıpatıp benzeyen kariyer hedefi cümlelerini okumaktan ne kadar sıkıldığımı da yazmadan edemiyorum. Özgün üretim bu kadar mı zor, yoksa adaylar mı biraz özensiz diye düşünüp duruyorum.

Bir çok genç okuldan mezun olurken ne yapmak istediğini kafasında netleştirmemiş oluyor. Zamanında ben de bu gençlerden birisiydim. Okul boyunca bir sürü işte çalışmış olmama rağmen ne istediğimi keşfedememiştim. Böyle zamanlarda önünüzdeki beyaz kağıda bir kaç kelime karalamak bile üç yüz sayfalık roman yazmaktan zor gelir. O zaman ne yapmak lazım?

Ben diyorum ki, eğer gerçekten gitmek istediğiniz yolu bulduğunuza inanıyorsanız “Kariyer Hedefim” başlığının altını ‘özgün’ cümlelerinizle doldurun. Ama eğer ne yapmak istediğinizi bilmiyorsanız, özgeçmişinizin başına kendinizi, yetkinliklerinizi tanıtan bir paragraf ve eğer bir ilana başvuruyorsanız, iş ilanının/şirketin neden ilginizi çektiğini yaratıcı cümlelerle açıklayan ikinci bir paragraf ekleyin. (Bu iki paragraf önyazı ile karıştırılmamalıdır) Sonuçta özgeçmişiniz sizin bir numalaralı pazarlama aracınız, unutmayın !!!

Pazarlama:  Pazarlama firmaların, hangi malların veya hizmetlerin müşterilerinin ilgisini çekeceğini tayin etmeleri ve satışlar, iletişim ve işletme idaresi geliştirmeleri için stratejileri belirlemeleri sürecidir. Pazarlama süreci, bir bütünleştirilmiş süreç olup bunun vasıtasıyla firmalar musterileri için değer yaratmakta ve bunun karşılığında müşterilerden deger kapabilmek için güçlü müşteri ilişkileri kurmaktadırlar.  (Vikipedi’den alıntıdır)

Uyarlaması:

Özgeçmişle Pazarlama: Özgeçmişle Pazarlama, iş arayan adayların, hangi nitelik veya yetkinliklerin İK’cıların ilgisini çekeceğini tayin etmeleri ve iletişim, mülakat ve işe alım sürecinde seçilen kişi olabilmek için stratejileri belirlemeleri sürecidir. Özgeçmişle Pazarlama süreci, bir bütünleştirilmiş süreç olup bunun vasıtasıyla adaylar İnsan Kaynakları bölümü için değer yaratmakta ve bunun karşılığında İnsan Kaynaklarından deger kapabilmek için güçlü İnsan Kaynakları ilişkileri kurmaktadırlar.

😉

Siz siz olun, yaratacağınız artı değerin ne olacağını Kariyer Hedefiniz de bizlere güzel, yaratıcı cümlelerinizle anlatın.

🙂