Etiket arşivi: Al Gore – Future

Gelecek – Al Gore

Gelecek - Al Gore

 

2014 yılının ilk bitirdiğim kitabı Al Gore’un 2013 yılında yayınladığı “Gelecek” oldu. Kitabın piyasaya sürüldüğünün haberini aldığım anda peşine düştüm, yılbaşı öncesi olduğu için bulmakta bayağı zorlandım ama sonunda Taksim Mephisto’da kitabı elime alabildim.

“Gelecek”, çok ciddi araştırma ve fikir kitabı. Al Gore’un bir TV röportajında bu kitabı yazabilmek için iki yıl boyunca yüzlerce kaynak incelediğini dinlemiştim. Zaten daha kitabın önsözünden itibaren sayfalardan veri, bilgi, araştırma sonuçları beyninize akmaya başlıyor.

Al Gore, eski ABD başkan adayı olarak ülkesine aşık bir adam. Bunu yazdıklarından hemen anlıyorsunuz. Ancak bence asıl çarpıcı nokta, Al Gore’un memleketi hakkında zehir kıvamında şeyler yazabilen gerçek bir Amerika “dostu” profili sergilemesi (ne de olsa dost acı söyler !). Gore, ABD’nin demokratik, siyasi yapısı ve paranın sistem üstündeki gücü üzerine çok dramatik saptamalar yapıyor. Kitabı okudukça, Washington lobi faaliyetleri ile bizim devletimizdeki cemaat aktiviteleri arasında ben büyük paralellik kurdum. Şaşırdım. Çok büyük, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan organize güç savaşları. Dünya AŞ adını verdiği ABD’li para gücünün devlet ve dünya üzerindeki etkileri tüyler ürpertici boyutlarda.

Kitapta çok çarpıcı ve detaylı şekilde ele alınan diğer bir kavram ‘Küresel Akıl’. Al Gore, başımızdaki problemlerden sıyrılmanın da tek yolunu küresel akılda buluyor. Küresel aklı neler oluşturuyor derseniz; teknolojik gelişmeler, internetin demokrasiyi yeniden tanımlaması, inovasyon, genç kuşaklardaki farkındalık ve idealizm, uzun uzun anlattığı ekolojik dengelere yönelik hassasiyet şeklinde özetleyebilirim.

Gelecek kitabının bir diğer önümüze serdiği manzara ise Hayat AŞ. Kitapta, dünya su ve toprak kaynaklarının nasıl hoyratça kullanıldığı, yok edildiği, veriler eşliğinde o kadar net anlatıyor ki, “geleceğinizden” gerçekten korkuyorsunuz. ABD’deki tarım ve hayvancılık lobilerinin neler yapabildiğini okuduğunda insan “nasıl bir zalimlik?” demeden edemiyor. Biz neler yiyip, neler içiyoruz böyle?

Yaşamın ve ölümün yeniden icadı diyerek genetik bilimine ayrılan bölümü bitirdiğimde ise kafamda bir soru vardı: acaba şu an Çinliler ne yapıyor?

Al Gore, kitap boyunca sıraladığı onlarca probleme yönelik önerilerini ise son bölümde dile getiriyor. Ben, Al Gore’un yazdığı bütün önerilere katılmakla beraber, dünyamızı bu noktaya getiren insanlardaki para ve güç hırsını (ülkemizde de bifiil yaşadığımız üzere) nasıl dizginleyebiliriz? noktasında kilitlenip kalıyorum.

Kitabı bütün meslekdaşlarıma dünyayı anlamaları, büyük manzarayı görmeleri, gelecek vizyonlarını açmaları bakımından şiddetle öneriyorum.