
Kendisini zirveye yerleştirmiş insanlara sorulduğunda verdikleri cevaplar hemen hemen birbirinin kopyası: çok çalıştım, öğrenmeye kesintisiz devam ettim, optimist oldum, takım arkadaşlarımı en iyiler arasından seçtim. Madem bu dört ana girdi insanı zirveye taşıyor, neden herkes zirvede değil? Demek ki yeterince çalışmıyoruz. Belki de çok çalışıyoruz ama verimli değiliz. Zamanımızı israf ediyoruz. Demek ki okuldan alınan [...]
Son yaz tatilimin üstünden on bir ay geçti. On bir aylık çalışma, öğrenme, gelişme, değişme maratonuna ara vermek zamanı geldi. Buna ihtiyacım var. Her yaz tatili öncesi engellenemez şekilde bir vicdan muhasebesi başlar içimde; bu tatili ne kadar hak ettim, yıl boyunca daha fazlasını yapabilir miydim? Neler daha iyi olabilirdi? ‘Ölçemediğini yönetemezsin’ prensibi sadece işletmelerde [...]
Mahkum olmak çok olumsuz anlam ve enerji taşıyan bir fiil. Kime söyleseniz yüzü asılır, hemen zihninde demir parmaklıklar ve katil görüntülü insanlar belirir. En azından benim zihnimde ilk canlananlar anlattıklarıma parallel. Oysa ki, mahkumiyeti sadece suç unsuru ile eşleştirerek dar düşünmemek gerek. Bazı gönüllü mahkumiyetler vardır ki, bizi özel veya iş hayatımızda başarılı kılabilir. Bu [...]
Çocukken büyümeyi düşlemek büyüleyicidir. Ben hep annemin topuklu ayakkabılarını giyerdim örneğin. Topuklu ayakkabılar bir semboldü ilerlediğim yolda. Yıllar geçtikçe ayak numaramın anneminkini geçmesi de yıldırmadı ayna karşısı provaları. Büyümenin şekilsel cazibesi gerisini de hiç düşündürmedi doğrusu; nerede, nasıl giyilecekti bu yüksek ökçeler, aklımın ucundan geçmedi. Yıllar peşi sıra devrildi elbet, şimdi dolabında çift çift topuklu [...]
Otomobil kullanmayı hiç sevmedim, sevemedim. Hatta “Çağın olmazsa olmazı, zor durumlarda ne yaparsın?” diyenlere sadece omuz silktim. Kısacası direksiyonun fiziki anlamda elimde olmadığı bir hayatı bilinçli olarak seçtim. Geçenlerde bir arkadaşıma anlatıyordum yine dört tekerlek ile hiç başlamayan maceramı. Bana baktı ve “sen insanları çok seviyorsun” dedi. “Onlara yakın olmak hoşuna gidiyor. Farklı beyinler, farklı [...]
Kendimi bildim bileli büyük hayallerim oldu. Ben uzayda dolaşandım, ben milyonların önünde konuşandım, ben büyük işlerin altına imza atandım. Hayal kurmak bir disiplin. Hayallerin aydınlığında düşünmek, hayallerin kılavuzluğunda işten işe koşmak, hayallere ulaştıkça coşmak ve onlara daha da fazla bağlanmak. Büyük veya küçük, hayaller, bireyin yegane gerçekleridir, kimliğidir, geleceğidir aslında. Bir insan kaynakları uzmanı olarak [...]
Bunca yıl okuyoruz, kitaplar arasında dirsek çürütüyoruz. Sonrasında girdiğimiz profesyonel hayattan da aldığımız eğitim nispetinde bir karşılık beklemek hakkımız olmaz mı? Olur tabii ki, buna kimse karşıt bir söylem geliştiremez. Ben de geliştirmiyorum zaten. Ancak profesyonel hayata girişten bir süre sonra karşımıza farklı bir kırılım çıkıyor. İşte bu kırılımda özellikle ülkemizdeki çoğunluk profesyonel kaba tabiri [...]
Günler, aylar, yıllar geçiyor. Sınırlı ömürlerimizde ileri gidiyoruz her zaman, geriye değil. … ve kucak açıyoruz 2011’e, hoşgeldin diyoruz mutlu ve ümitlice. “Bak, sen gelmeden önce neleri hazır, neleri def ettim ?” diye ekliyoruz aklımızdaki envanteri karıştırarak, kolay olmuyor önemli hayat ve iş notlarını tutmak. Bakalım neler yazmışız: Geçtiğimiz yıllarda temeli atılan başarılı projelere devam, [...]
Ben bir İnsan Kaynakları Danışmanıyım. Bir elimde İnsan Kaynakları süreçleri, diğerinde danışmanlık hizmetleri, her sabaha gözlerimi coşku ile açıyorum. Neden mi? Çünkü her iki uzmanlık alanımda da çok severek çalışıyorum. Yeteneklerim çerçevesinde aklımı verimli ve değişim esaslı kullanmamı sağlayan bu sevgi bana büyük mutluluk veriyor. Sonuç olarak, mutluluğun yarattığı genel optimizm de kariyerim adına hedeflediğim [...]