İşveren Markası Bu Mudur?

Sosyal işe alım süreci üzerinde uzun süredir yazıp çiziyoruz. Sosyal ağlar sayesinde farklı profildeki hedef kitlelerine nasıl ulaşabildiğimizi söyleyip, “büyük yenilik, çok faydalı oldu” diyoruz. Facebook’u üniversite öğrencileri ve yeni mezunlara, Linkedin’i uzman ve üstü vasıfta insan kaynağına ulaşabilmek için kullanıyoruz.

Buraya kadar herşey çok güzel. Ancak son altı ay içinde başıma gelen iki benzer olay ülkemizde insan kaynakları bölümlerinin sosyal işe alım süreci ve işveren markası kavramını ne derece anlayabildiği üzerine beni çok ciddi düşündürdü.

Ne oldu diyeceksiniz?

Linkedin’de benim gibi mesleğinde belirli bir uzmanlık ve tecrübe seviyesine gelmiş insanları çok rahat bulabilirsiniz. İki yıldır da, özellikle yurtdışından şirketler Linkedin üzerinden profil inceleyip, çeşitli konularda iletişime geçiyor. Yabancı şirketlerle gerçekleşen bu etkileşim hem mutluluk verici, hem de eğitici. Kurdukları iletişime gösterdikleri itina insanı adeta “uçuruyor”.

Gelelim bir de madalyonun yerli yüzüne. Son altı ay içinde iki yerli şirketin “Sizinle görüşmek istemekteyiz, bizimle iletişim bilgilerinizi paylaşır mısınız?” şeklinde mesaj gönderip, ardından bir daha arayıp sormaması veya aradığı kişiyi “iş arayan-başvuru yapmış” adayla aynı süreçte değerlendirebileceğini ‘zannetmesi’ beni bir insan kaynakları uzmanı olarak hem üzüyor, hem de kızdırıyor.

Bizler “işveren markamızı sosyal ağlara taşırken şirketimizin işveren olarak değerlerini internete yansıtıyoruz” diyoruz.

Şimdi size sorayım;

Eğer bir şirket, Linkedin üzerindeki detaylı özgeçmişinizi inceleyip, sizinle görüşmek istediğini söyleyerek kontak bilgilerinizi ister ve bir daha da aramazsa veya telefonda “özgeçmişinizi göndermeden sizinle görüşmeyiz, size mesaj gönderdik ama zaten şu an çok doluyuz” derse, o şirketin işveren markası hakkında ne düşünürsünüz? 

.

Tavsiye: Sosyal ağlar, özellikle de Linkedin üzerinden sosyal işe alım veya iletişim süreci yürüten İK bölümleri, head hunting- kelle avcılığı, işveren markası ve pazarlama iletişimi üzerine okuma yaparlarsa, eminim hızla pek çok problemi aşabiliriz.

“İşveren Markası Bu Mudur?” üzerine 2 yorum

  1. Merhaba Turgut Bey,

    Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Acaba yaptığınız bu çalışmayı bir yazı olarak Kaynağım İnsan’da paylaşmak ister misiniz? Çok yönlendirici, uyarıcı olabilir.

  2. ipek hanım,
    geçen yılın son çeyrek periyodunda 56 firma üzerinde bir araştırma yaptım..sadece İK üst düzey yönetici pozisyonu için ilan veren şirketleri focus olarak aldım..oldukça iyi bir örnek cv. hazırladım; Sonuç 5 firmadan elektronik olumsuz cevap geri kalanından hiç cevap yok..
    İşveren markası (marka yönetimi) bilinci İK departmanlarına henüz girmediği gibi,kötü kullanılan filtreleme sistemleri nedeni ile son derece başarısız bir eleman bulma ve yerleştirme süreci de yaşandığını söyleyebilirim. Saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir