
Bazı insanlar vardır hani, hayatları boyunca ne yapmak istediklerini bilirler. Sorduğunuzda net hayalleri, hedefleri vardır. İşte ben hiçbir zaman bu insanlardan olamadım. Liseyi bitirip de üniversite için tercih yapmam gerektiğinde hala aklımda ne yapmak istediğime dair en ufak bir fikir bile yoktu. Öğretmenlik, doktorluk, eczacılık gibi meslekler hiç ilgimi çekmiyordu.
Okulda yapılan kişilik envanterlerinde hem sözel, hem sayısal konulara ilgim ve yeteneğim olduğuna dair sonuçlar çıktığından yönlendirici olmuyordu. Kendimce en yetenekli olduğum konunun dil öğrenmek olduğuna inanıyordum, hayalimde de sürekli seyahat etmek, dünyayı gezmek vardı ama fen-matematikten mezun olacağım için bu konsepte uygun bir bölüm aklıma gelmiyordu. Sonunda rehber hocaların da yardımıyla en bayıldığım şey olan yemek içmekle de ilgili olduğundan -ne işe yaradığına pek aklım ermese de- gıda mühendisliğini yazmaya karar verdim.
Gıda mühendisliği okuduğum dönem eğlenceliydi. Özellikle Ankara Üniversitesi gıda teknolojisi eğitimi veren bir üniversite olduğundan her bir ürün grubunun üretimiyle ilgili bilgi almak benim çok hoşuma gitti. Okulun pek çok tesisi olduğundan pratik yapma imkanımız da oldukça fazlaydı. Yine de mezun olana kadar bir gıda mühendisinin sektörde ne iş yapabileceğine dair kafamda net bir tanım oluşturamamıştım. Mezun arkadaşlarımın çoğunun devlet bünyesinde çalışmak ya da akademisyen olmak gibi hedefleri vardı, ya da toplu yemek sektöründe çalışmaya başlayanları görüyordum, bense bu şekilde çalışmak istemiyordum. Kafamda özel sektörde, kurumsal bir firmada daha dinamik bir ortamda çalışmak vardı. Mezun olduktan bir kaç ay sonra bu düşüncemi hayata geçirebildim.
İlk işyerim pek çok yeni mezun mühendisin çalışmak için can atacağı standarda sahip bir firmaydı. Tüketime hazır steril yemek üretiyorduk ve ben mikrobiyoloji laboratuarından sorumluydum. Burada yaklaşık 14 ay çalıştıktan sonra Fransız ortaklı bir firmaya geçiş yaparak kalite güvence ve arge üzerine çalışmaya başladım. Üretim sektöründe çalıştığım süre boyunca bir fabrikada sistemin işleyişi, hammadde girişten bitmiş ürün sevkiyatına kadar tüm aşamaların kontrolü, yeni ürün geliştirme, yasa takibi, laboratuvar yönetimi, müşteri beklentilerinin karşılanması, şikayet yönetimi gibi konular dışında insan ilişkileriyle de ilgili pek çok şey öğrendim. Beş yıl bittiğinde üretim sektörünün bana göre olup olmadığını sorgulamaya başlamıştım. Her gün aynı fabrikaya gidip, aynı kişilerle çalışmak, bütün gün koruyucu kıyafetlerle dolaşmak, sosyal hayatımı hammaddenin ve siparişin durumuna göre ayarlamak benim hayal ettiğim iş hayatı tanımına uymuyordu. Tam da ben kendi kendime bunların sorgulamasını yaparken imdadıma bir iş ilanı yetişti, uluslararası bir belgelendirme firması tam zamanlı denetçi arıyordu ve bu ilan sayesinde 2004 yılında üretim sektöründen bambaşka bir sektöre; denetim ve belgelendirmeye geçiş yaptım.
İlana başvurduğumda denetçilikle ilgili tüm bildiğim çalıştığım fabrikalarda geçirdiğim denetimlerden ibaretti. Yoğun bir eğitim ve neredeyse hergün denetimlere katılıp izlediğim, bazen görev aldığım gözlem döneminden yaklaşık iki ay sonra ISO 9001 denetçisi olarak onaylandım. Takip eden yıllar boyunca herbirinin birbirinden farklı eğitim, sınav ve onay aşamaları bulunan HACCP(Hollanda), BRC-food, IFS, ISO 22000 gibi standartlarda da denetçi olarak onaylandım, tüm bu standartlarla ilgili eğitimler verdim. Şu anda yine uluslararası bir firmada gıda denetim ve belgelendirme departmanını yönetmekteyim, aktif olarak denetim ve eğitimlere de katılmaktayım.
Genel olarak baktığımızda benim için kırılma noktası belgelendirme sektörüne geçiş oldu aslında. Çok sıkıldığım rutin üretim hayatından sonra hemen hergün farklı bir firmaya denetime gitmek çok heyecan verici bambaşka bir deneyimdi. Her firmada farklı insanlarla tanışmak, farklı sektörleri, farklı fabrikaları görmek, gördüğüm sistemleri kendimce karşılaştırmak sadece Türkiye’de değil, dünyanın farklı yerlerinde denetim yapmak, yurtdışından gelen denetçilerle ekip halinde çalışmak büyük bir şans ve bana tek bir firmada yıllarca çalışsam edinemeyeceğim bir perspektif kazandırdığını düşünüyorum.
Lise sonda tesadüfen yaptığım tercihi yıllar içinde bilinçli kararlarımla yönlendirip kendime en uygun mesleği bulduğuma inanıyorum. Altı yıldır bu işi çok severek yapıyorum ve denetim için gittiğim her yeni şehri atlasta işaretlediğimde çocukluk hayalimi yerine getirebildiğim için yeniden mutlu oluyorum.
Evren Efe
http://evrenefe.wordpress.com
evrenefe78@gmail.com
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


Gıda sektörünü ve bu sektörün çalışma şartlarını kendi beklentilerinle çok güzel harmanlayarak yazmışsın.Okurken ne kadar benzer beklentilerimizin ve yaşam tarzımızın olduğunu farkettim.Eline diline sağlık,çok beğendim.Başarılarının devamını diliyorum.