10

Tem

Bir Babanın Oğluna Öğüdü

Murat Ülker’in bu ay yayınlanan Capital Dergisine verdiği röportajdaki bir cümlesini sanırım hayatım boyunca Murat Ülker gibi ben de unutmayacağım.

Sabri Ülker oğluna “Gücün bittiği yerde kaderin başlar” dermiş.

Bir babanın oğluna verebileceği herhalde en büyük öğütlerden biridir şu yukarıdaki cümle.

Hele ki bir süredir  her başımıza gelen berbat olayı (tren kazası, grizu patlaması, sel felaketi, vs… ) “kadere” bağlayan yaklaşımın bana verdiği mide bulantısı sonrasında adeta ilaç gibi geldi okuduğum kısa kelimeler grubu.

Sabri Ülker’in ‘güç’ olarak tanımladığı kavram ise bana göre bilgi, ahlak ve çok çalışmaktan ibaret. Güçlü olmak istiyorsanız bu üçüne mutlaka sahip olacaksınız. 

*

İş hayatında da hangimiz kariyer gelişimimizi, çalıştığımız yöneticileri, iş arkadaşlarını kaderin bir cilvesi olarak nitelendirebiliriz? Hiçbirini. Hayatımızda emek sarfederek, yüksek ahlaki değerlerimizi koruyarak ve kendimizi geliştirerek geçirdiğimiz her saniye bize güç verir, bu güç bizim hayatımızı kendi ellerimiz ile yönlendirebilmemizi  sağlar.  

Sonuç olarak İnsan Kaynakları fonksiyonlarından Kariyer Yönetimi’nin de temeli makro anlamda sürekli eğitim, ahlaki değerlerden ödün vermemek ve çok çalışmaktır, dahası tümüyle kişilerin kendi kontrolündedir . Bunun ötesindeki Kariyer Yönetimi yapılanmaları (şirket bazlı) mikro seviyede kalacak ve belirsizlik/değişkenlik girdisinin yoğun etkisinden sıklıkla kurtulamayacaktır.

Diğer yazılar

  • 10 July 2010 at 13:23 Ali_öz
    Sabri Ülker'in kader tanımına aynen katılıyorum. Aslında inançlarımız da kadere bu çerçevede bakmaktadır.
  • 10 July 2010 at 13:26 Ömer Ekinci
    İpek böyle hikayeleri arttırmanı ve bize ışık tutmanı bekliyoruz. Zira bu konuda çok deneyimlisin ve paylaşacağın hikayeler çok faydalı olacaktır.
  • 10 July 2010 at 13:28 ipek aral kişioğlu
    Bir kesim inanç kılıfı içinde hayata kader penceresinden bakıyor. Bana göre de inancı çok berbat şekilde çarpıtıyorlar.
  • 10 July 2010 at 14:24 Ömer Ekinci
    İpek söylediğin kişilerin bahanesinin inanç olduğuna katılmıyorum. Onların kılıfı çaresizlik, sosyolojik sınıflarının ve gelir adaletsizliğinin sonucu olarak "gariban sınıfı" içinde olmaları..
  • 10 July 2010 at 18:03 ipek aral kişioğlu
    Ömer, kadercilik kılıfını en çok kullananlar mevcut iktidar partisi başkanı ve üyeleri. Aman onlara "gariban" dediğini duymasınlar. .))
  • 10 July 2010 at 18:08 Okşan Ocaktürk
    umarım çocuklarımıza güzel bir dünya bırakırız...
  • 11 July 2010 at 10:01 Uğur Özmen
    Kader ve öncesine dair http://ugurozmen.com/blog/is-hayati/rant-risk-kader - Friendfeed'deki http://ff.im/nrEXD ve blog'daki yorumlara da göz atın.

Yorum yap

Yorumunuz:*

Adınız:*

Eposta Adresiniz:*

Web Siteniz:

*   Doldurulması zorunlu alanlar.
** Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

 




Yorumlar

RSS

4 yorum

    • MyAvatars 0.2
      Umut dedi ki: - 12 Temmuz 2010, 09:48

      ilkkez ziyaret ediyorum burayı, bir kaç yazınızı okudum bundan sonra daha cok ziyaret edicem…

    • MyAvatars 0.2
      kenanan unus dedi ki: - 11 Temmuz 2010, 13:32

      ipek hanım ;onlar gariban dıye geldiler.Sonra kader dedıler şimdide sırça köşkden memleketimden insan manzaralarını izliyorlar.çok kısa sürede çok büyük değişim başardılar.

    • MyAvatars 0.2
      cocuklacocuk dedi ki: - 11 Temmuz 2010, 10:48

      Çok güzel bir söz, gücümüz bitip pes ettiğimizde bahaneler bulmaya başlıyoruz ya Kader’e sığınmak da bir bahane oluyor.

    • MyAvatars 0.2
      sunay şener dedi ki: - 10 Temmuz 2010, 18:10

      Sosyal sınıf içinde üst seviyelerde, gelir dağılımında iyi yerlerde olan insanların da başarısız işlerini kadere bağladığına şahit oluyorum. Bence insanlar kader zırhın altında savunma mekanizması geliştiryorlar. Batı ile doğu arasında ki farka bakarsak aslında olay netleşiyor bence…