
SMMM olmak…
1996 yılında üniversiten mezun olduktan sonra kafamda belirlediğim bir meslek yoktu. Ne yapardı ki bir iktisat mezunu? Arkadaş kurbanı olarak girdiğim bu bölümü severek okumamıştım, kafamda da geleceğe dair bir planım yoktu. Ben de diğer arkadaşlarım gibi bilumum banka sınavlarına girdim . Ama istediğim o değildi sanki. Sonuçta kendime göre iş bulamayınca mali müşavirlik stajına başladım. Ben işsiz kalınca mali müşavir oldum.
Mali Müşavirlik mesleği zor ve uzun bir süreç. 4 yıllık lisans mezunları için 2 yıl staj zorunluluğu var. Staj sonrasında 7 dersten sınava giriliyor ve 60 ortalama puanla en fazla 2 yıl içerisinde bu derslerden geçmek gerekiyor. Gerçi şimdi bu süreç farklılıklar göstermiş. Süreç biraz sancılı olduğu için bu mesleği cidden istemek gerekiyor. Mali müşavir olduktan sonra da süreç bitmiyor. Sürekli kanunları takip edip hem işlemini yaptığınız firma açısından hem de devlet açısından doğru olanı yapmanız gerekiyor.
İyi bir muhasebeci danışmanlık yaptığı firmanın istediği karlılıgı ortaya çıkaran, devlet açısından iyi vergi ödeten taraf olmalı. Bu denge çok hassas. Ben mali müşavirlik sınavlarına girerken bir grup protestocu sınava girdiğimiz yerde “asıl vergi kaçakçıları burada” diye bağırmıştı. Anlam verememiştim ama maalesef toplumda bu şekilde algılanıyor ve hak ettiği yeri bulamayan bir meslek grubu olarak gözüküyor.
1997-1999 yıllarında stajımı yaptım. 1999 yılının sonunda sınavlar devam ederken Pamukbank T.A.Ş.’nin açmış olduğu “mali analist uzmanlığı” sınavını kazandım. Staj bitmişti ama ben bankacı olmuştum. Amacım genel müdürlüklerde görev almaktı ama herşey planladığım gibi olmadı. Aşık oldum ve evlendim. Genel Müdürlük hayallerim için uygun bir yerde değildim artık. Eşimin görevi nedeniyle Marmaris’te yaşıyorduk. O yüzden şube bankacılığına devam ettim bir süre. Ama bu benim meslek hayatımda düşündüğüm bir gelecek değildi. Bankadan ayrılmayı kafama yerleştirmeye başlamıştım ancak anne olacağım ayrıntısını düşünmemiştim. Bebeğim 1 yaşındayken bankadan ayrıldım. Çalışan anne olmak çok zor bence. Eşimin işi nedeniyle çoğunlukla yanımızda olmadığını da düşününce kızıma bu haksızlığı yapamazdım. Bankadan ayrılıp kendi mesleğimi yaparsam sanki ona daha çok vakit ayırabilecektim. Öyle de oldu. Ama bu sefer eşimin tayini çıktı. Artık İstanbul’da yaşamak zorundaydık. Evet bu saatten sonra ben mesleğimle ilgili plan yapmak istemedim. Şimdi aile bütçesine katkı amaçlı , az zamanlı ve bağımlı olarak bir şirkette mali danışman ve muhasebe sorumlusu olarak görev yapıyorum.
Bu yazıyı ilk kızım İlkem’e okudum ama “beni bir tane yazmışsın” dediği için bu notu düşmek durumunda kaldım.
Teşekkürler….
Banu Ayşe KERSE
kersebanu@yahoo.com
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007

