
İnsanın kendini anlatmaya çalışması hayatta karşılaştığı en zor durumlardan biridir.
Ya da benim için bu böyle..
A-ha! İşte tam da bunu anlatmak istedim, genelleme yaparken kendimi ifade etmiş oldum mu? Bilemiyorum.
Sanırım kendime dair bilinmesini istediğim şeyleri yazmak yerine bu satırları okuyanların işlerine yarayacakları bilgiler vermek en doğrusu olacak. Yine de kim bu adam diyecekler için kısaca:
30’una merdiven dayamış, bu 29 küsür senenin 20sini okullarda geçirmiş, Türkiye’nin bir çok yerini gezmiş, A.B.D.’de yaşamış, pazarlama ekseninde yöneticilik yapan bir profesyonel; evli ve bir erkek bebek sahibi biri olduğumu söyleyebilirim.
Türkiye için hem eski – hem yeni olan bir sektörde çalışıyorum. Eski, çünkü dünyada ilki olduğunu savunduğumuz Kapalı Çarşı’ya sahibiz, yeni çünkü modern versiyonu ilk kez 1989’da açılmış (Galleria) ve 2003 – 2009 arasında popüler olan alışveriş merkezi yönetiminde görev yapıyorum.
A.B.D.’de kiracı iken Türkiye’de koltuğun ‘’öteki tarafına’’ 2007 yılı başında geçtim, halen İstanbul Cevahir AVM’de Pazarlama Müdürü olarak çalışıyorum.
Sabahlarım bu profesyonel sahada geçerken, akşamları ise girişimci bir zombie’ye dönüşüyorum.
Yazacaklarımın temelini de bu akşam mesaileri oluşutuyor, işte hikayem:
Ünlülerle olan ilişkilerimden ötürü ilk girişimime ilham olan bir A.B.D. orijinli start-up’ın Türkiye uyarlaması olan www.gercekten.com ile başladı herşey, sistem kuruldu ünlü anlaşmaları yapıldı.. .Sırada işe bismillah demek kaldı, pek yakında (1 sene içerisinde) ilk siparişleri alacağız.
Sonrasında www.ekoloni.com, bu da mayıs ayı sonuna doğru açılacak, dünyayı da etkisine alan sosyal alışveriş sitesi olarak hizmet vermeye başlayacak. Perakendedeki tecrübemi yansıtabileceğim bir iş olacağı için heyecanlıyım.
Son olarak da (son demek aslında gerçekci değil her an –belki de bu yazı yayınlanana kadar- zombie’liğin gereği olarak) www.sobbo.com ile freelancerları müşterileri ile buluşturan bir platform kurmaktayım.
Bunları neden anlatıyorum?
Profesyonel çalışanlar da hayallerinin peşinde koşabilirler… günlük işiniz size bir bariyer olmamalı, tabi ki gemileri yakacak cesarette olanlar, belli bir süre maddi manevi sıkıntıları göze alanlar başarı/kazanç yolunda daha hızlı yol alacaklardır fakat sizler/bizler de –yani gemileri yak(a)mayanlar- bunu yapabiliriz.
Peki nasıl olacak?
1) İlişkiler: İş hayatınızdaki ilişkileri tek boyutlu düşünmeyin. Kimseyi belirli kalıplara sokmayın. Eğer ilişkinin temeli ‘’güven’’ üzerine kurulursa bugünkü üst yöneticiniz yarın müstakbel şiketinizde size yardımcı olabilir.
2) İş disiplini: Günlük işinize sahip çıkın, eğer onu aksatıyorsanız girişimcilik konusu da aksayacaktır. Bu durumda kalıyorsanız ikisinden birini seçin. Ben riske girmeyin derim
3) Zaman takibi: Hangi iş ne kadar vaktinizi alıyor/alacak; bunu iyi planlayın ve planınızdan şaşmayın. Eğer zaman konusu günlük işinize sıkıntı verecekse yeni bir düzenleme yapın veya bazı işleri outsource edin.
4) Altın kural* (nerede bırakacağını bilmek): Her projeye bir/bir kaç ‘’tamam/devam karar durağı’’ koyun. İşin fizibilitesi 3 haftada hazır olacaksa 3. Haftanın sonunda bir karar durağınız olsun; yani devam etmeye değer mi? Değmiyecekse hemen bırakın ve bir daha ilgilenmeyin. Eğer ışık var ama buğulu ise bir zaman dilimi daha koyun (3 hafta daha mesela) eğer olumluya dönük bir gelişme yoksa ya da olumsuz tarafları ağır basıyorsa yine bırakın, zihninizi dahi boşa meşgul etmesin. Genelde iş fikri ilk oluştuğunda olumsuzluklar pek görülmez, bu zaman dilimleri biraz daha objektif bakmanızda faydalı olacaktır.
Bu kurallara belki sayfalarca daha ekleme yapabilirim fakat ana prensipler bunlar olduktan sonra gerisi gelecektir. Sosyal medya – zaman/verim konusunda denge kurmak bu eklemelerin ilk olacaktır sanırım.
Herkese mutlu ve kazançlı bir iş yaşamı dilerim.
Yusuf Esenkal
http://www.yusufesenkal.com
http://www.pazarlamaciyiz.biz
http://www.friendfeed.com/yesenkal
http://www.twitter.com/yesenkal
http://tr.linkedin.com/in/yusufesenkal
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


Sevgili Yusuf Esenkal, Pazarlama Müdürlüğü ile Girişimcilik birbirini besler şekilde yürüttüğünüz iki alan. Paylaştıklarınız özellikle web girişimcilerinin kulaklarına küpe olsun
Çok güzel bir projeydi http://www.gercekten.com. fakat şu aralar üye olmak için bile sayfayı kullanamıyorum. başlamadan bittiyse çok üzülürüm gerçekten..