
İnsan Kaynakları’nın geleceği ile ilgili düşüncelerimi zaman içinde yazacağımdan bahsetmiş ve çeşitli başlıklar altına almıştım mesleğim hakkındaki öngörülerimi.
Bu başlıklardan aslında ‘gelecek’ ayrımına girmeye pek de gerek kalmadan karşımıza çıkan uygulama ‘Yetenek Yönetimi‘.
Nedir Yetenek Yönetimi?
Yetenek Yönetimi en basit hali ile ‘şirketin hedef ve stratejilerini hayata geçirebilecek, artı değer üretme potansiyeli yüksek, inovatif, gelecek vadeden bireylerin şirket bünyesine alınması ve bünyede tutulabilmesi sürecidir”.
Otuz yıl öncesine gidersek, ‘Personel Yönetimi‘ kavramı, ‘İnsan Kaynakları Yönetimi‘ kavramı kırılımını yaşadı. 21. yüzyıla geldiğimizde ise İnsan Kaynakları Yönetimi kavramı artık “Yetenek Yönetimi‘ kırılımını yaşıyor.
Yani artık farkındalığı üst seviyede olan firmalar İnsan Kaynakları bölümlerinin yanında ‘Yetenek Yönetimi” bölümleri açacaklar. Bunun nedeni de halen İnsan Kaynakları bölümlerinin birçoğunun neden varolduklarının farkına varmış olmamaları. Halen Personelcilik yapıyorlar, şirketin iş süreçlerinde çözüm ortağı olmayı başaramıyorlar, büyük manzarayı göremiyorlar.
Geçenlerde IBM’in geliştirdiği ve öncelikli olarak da kendisinde uyguladığı Yetenek Yönetimi yazılımını bir parça inceleme fırsatı buldum. IBM Talent Management yazılımının şirketin insan kaynağına getirdiği iki büyük açılım var. Birincisi şeffaflık, ikincisi yetenek konusundaki mevcut durum ve gelişimin çok rahat bireysel artı değer üretimi bazlı takip edilebilmesi. Şirket çalışanların ne yaptıklarını, hangi projeyi ürettiklerini, hangisine katkıda bulunduklarını, iletişim, sorumluluk boyutlarını en ince detayına ve senelerle kıyaslamasına kadar takip edebiliyor. Yöneticiler de ekiplerinin en detaylı performans verilerine kolayca ulaşabiliyorlar.
Yetenek Yönetimi bölümlerinin başarılı olabilmesinin de iki ana girdisi var. Birincisi doğru insanların işe alınması, ikincisi bu insanların şirkette kalmalarını sağlayacak memnuniyet mekanizmalarının kurulması. Bu ne demek? Şirketlerinn çalışan memnuniyeti ve gelişimine hizmet edecek uygulamalar için sürekli yatırım yapmaları demek.
Hali hazırdaki İnsan Kaynakları bölümlerinin işe alım bir yana, çalışanları yakından takip konusundaki yetersizlikleri üzerine ben çok sık şikayet alıyorum. Yöneticisinden memnun olmayan çalışan İnsan Kaynakları bölümü ile bağlantıya bile geçmeden istifa edip gidiyor. Sonuçta, bünyedeki çalışanların bölüm yöneticisi dışındaki bir bölüm tarafından birebir takip edilmiyor olması, onları orta kademe yöneticilerin keyfiyetine bırakmak anlamına geliyor. Birçok yetenekli çalışan da bu yetersiz takip sonrasında gelişebilen çeşitli nedenlerle elden kayıp gidiyor. İşte dünya geliştirdiği Yetenek Yönetimi kavramı ile sözkonusu kontrol edilemeyen gidişlere “DUR” demeye çalışıyor.
Şirketin gelecek hedef ve stratejileri hayata geçirmek için ihtiyaç duyulan yeteneklerin tanımlanması ve bu yeteneklere sahip insan kaynağının şirkette çalışmaya ve yetenek gelişimlerinin takip edilmeye başlanması Yetenek Yönetimi’nden sorumlu bölüm ve kişilerin otomotik olarak şirketin stratejik iş yönetimi karar mekanizmaları içinde yer almaları sonucunu doğuracaktır. Yani şirketlerde bir CEO, bir CFO, CIO, CLO varsa, önümüzdeki yıllarda bir de CTO katılacak masaya. Bundan emin olabilirsiniz.
İlgili yazı bulunamadı
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
İnsan Kaynakları departmanını İnsan Hakları, Halkla İlişkiler, Kurumsal İletişim departmanı sananlar. Ofiste her neye ihtiyaç duyulursa (A4 kağıdı, zarf vs) İnsan Kaynakları departmanına sorulması. Ücretlerin gizliliği kavramının unutulması, tüm ücretlerin ağızdan ağıza dolaşması. Kişi işe alındıktan sonra son durumda bir değişiklik olduğunu söyleyip adaydan teklifin geri çekilmesini talep eden yöneticiler. [...]
Serife May 13thMerhaba Şerife hanım,
Mülakat sırasında aklınıza gelmeme ihtimalini bertaraf edebilmek için bu tip sorulara, örneğin aşağıdaki sorulara hazırlıklı, evde çalışmış olarak görüşmeye gitmenizi tavsiye ederim.
[...]
Bu gibi sorular karşısında genelde söyleyecek hiçbirşey bulamıyorum. Ya aday iş hayatında bu konuların kolaylıkla üstesinden gelebiliyorsa ancak görüşme esnasında anlatacak herhangi bir örnek olay bulamıyorsa ? [...]
Serife May 13thKaynağım İnsan'ı kısa bir süre önce keşfettim. Keşfettiğim andan itibaren gün içerisinde sürekli açık olan terfili websitelerine dahil ettiğim, otuzdokuz sayfasındaki bütün yazıları / videoları teker teker karıştırmaya başladığım ve hala yarılayamadığım bir güzel paylaşım ortamı burası. Onlarca yazı okudum ve en çok da bu yazının altına yazıyı okuduktan sonra ne hissettiğimi yazmak istedim. Nefesimin [...]
Onur Gültekin May 13th“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 2009Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Atatürk’e hayranlığım ve sevgim büyüktür. Yıllardır her 10 Kasım’da bloglarımda onun için aklımdakileri kısa kısa yazmayı ihmal etmem. Bu yılsa Kaynağım İnsan’da Atatürk’ümüze farklı bir yaklaşım getirmeye ve onu sadece bir İnsan Kaynakları uzmanı gözüyle değerlendirmeye karar verdim. Aşağıdaki 44 ana Yetkinlik tanımını geçtiğimiz günlerde yayınlamış ve bireylerin kendilerini bu Yetkinlik tanımları kapsamında değerlendirebileceklerini yazmıştım. Örnek uygulama [...]
İpek Aral Kişioğlu 10 Kasım 2009Mülakatı yapan insan kaynakları uzmanının aslında genel soru anahtarı çok basittir. Şöyle ki; İş bilen insan kaynakları uzmanı adayın geçmişine dair bilgilere ulaşırken özellikle açık uçlu sorular sorar, yani 5N, 1K kuralını uygular : Ne, nerede, nasıl, ne zaman, neden, kim? Örnek; Aday başarıyla yürüttüğü bir projeden bahsetmektedir… Soru: Bu proje ne ile ilgiliydi, amacı neydi? cevap:… (gelen cevapla kişinin [...]
İpek Aral Kişioğlu 13 Ekim 2009



İpek Hanım merhaba.
orta seviye yöneticilerin halen x nesliyle çatışmaları sürdüğü ülkemizde,biryandan sokakta insanımızın bu denli teknolojiyle birlikte dünyayı (taklitte)takip etmesi gerçeği var. bu uyumsuzluklar göz önüne alındığında; bu takipçi neslin yönetime geldiğinde emekliye ayrılan x lerin yerine geçecek tepe yöneticiler(y nesli), yine y neslinin x lerle yaşadığı sorunları tekrar yaşayacaklar mıdır yoksa yeni nesil gibi çabuk mu ayak uyduracaklardır.sizin bu konuda öngörünüzü öğrenebilirmiyim..
Sevgili Çağrı, açıkçası x, y nesilleri arasındaki olası çalışma dengeleri, uyuşma veya uyuşmazlığa gelmeden önce bizim insanımızın topyekün birey olmayı öğrenmesi gerekiyor. x ve y jenerasyon ayrımını yapan batılı ülkeler ile bizim ülkemiz arasındaki insan kaynağının yetişme, teknoloji ile yaşama, bireyselleşme süreçleri çok farklı. Bizim y jenerasyonumuz bana göre ithal, üstlerine iki beden büyük gelen ve özlerinde varolmayan bir kimliği taşıdıklarını düşünüyorlar. Herşeyi bekliyorlar, istiyorlar, hiçbir şey üretmeden, başarmadan, yaratmadan. Anlayacağın ben bizim ülkemiz için senin bahsini ettiğin x, y jenerasyon ayrımının olmadığını düşünüyorum. Böyle bir olgunluk, yetişmişlik, üretkenlik ve farkındalık bizde maalesef yok denecek kadar az.