
Geçen Salı günü Haiti’de gerçekleşen 7.0 büyüklüğündeki depremin ardından akan fotoğraflar dehşet verici, yaşanan büyük bir insanlık dramı.
Böyle korkunç fotoraflara uzun süre bakabilmek için mazoşist olmak lazım diyorum içimden. Fakat gerçekliğin kendisi ile karşı karşıyayız. Depremden 3,5 milyon insanın etkilendiği, bunun ise toplam Haiti nüfusunun 1/3′ü olduğu söyleniyor. 1,5 milyon kişi evini kaybetti. 200 bine varabileceği belirtilen ölü sayısı, açlık, hastalık tehlikesi, hapisanelerden kaçan 400 bin tutuklu, ülkedeki suç oranlarındaki artış … aklımdan istemsizce geçen bir soruya varıyor bütün bu olumsuzluklar: Depremde hayatını kaybetmiş olmak çok daha mı iyi?
İstanbul deprem kuşağında. Her an biz de sallanabiliriz. Yetkililer yıllardır uyarıyor. Eğer Haiti’dekine benzer bir deprem İstanbul’da olursa farklı manzaralar mı yaşayacağız? … hayır, 15 milyonu aşan nüfusu düşünürsek, hatta çok daha kötüsü kanımca.
Haiti’de ne gibi problemler yaşanıyor diye haberleri araştırdım;
1. Altyapının büyük zarar görmesi nedeniyle yardım çalışmaları aksıyor, yardımlar yerine ulaşamıyor.
3. Yardım çalışmalarındaki koordinasyon problemleri
3. Cesetler toplanamıyor, gömülemiyor, depremzedeler sokaklarda ölülerle yanyana yaşamaya çalışıyor.
4. Yoğun ilaç ve doktor sıkıntısı yaşanıyor.
5. Depremin beşinci gününde kurtarma operasyonunda canlı depremzedeye ulaşma ihtimalleri sıfırlanıyor.
6. Açlık, susuzluk, tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle yağmaların yaşanması. Nitekim bu haber hızlı ulaştı internete.
7. Binlerce tutuklunun hapisanelerden kaçması nedeniyle suç oranlarında hızla tırmanma
8. Sıcak hava hayatı ve kurtarma operasyonlarını zorlaştırıyor.
Peki, dünya neler yapıyor?
* Dünyanın her yerinden Haiti’ye maddi, erzak ve insangücü yardımı yağıyor. BM dünya çapında 270 milyon dolar toplayabildiğini bildirdi. Sadece Google tek başına 1 milyon dolar bağış, kurtama ekiplerine teknolojik destek verdi.
* T.C. ilk atapta 1 milyon dolarlık nakit para yardımı ile Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı koordinasyonuyla, Sağlık Bakanlığından temin edilen bir mobil hastane, 2 adet sağlık tarama aracı, 20 kişilik sağlık ekibi ve 10 ton ilaç ile tıbbi malzeme ile Kızılaydan sağlanan 20 ton ağırlığında çadır, battaniye, gıda ve mutfak setinin bu ülkeye gönderildi. Genelkurmaya ait iki uçak ile AKUT (Pazartesi öğlen saatlerinde Haiti’ye varmaları bekleniyor)ve Türk Silahlı Kuvvetleri Özel Kuvvetler Depremde Arama-Kurtarma (DAK) Tabur Komutanlığında görevli 30 kişilik bir TİM ve teknik malzeme de gönderilecek.
* Fransa acilen Haiti’ye yardım konferansı toplanmasını istedi.
* Obama, Clinton ve George Bush Haiti’ye yardım kampanyası düzenlemek üzere bir araya geldi.
* Sosyal medya en hızlı haberleşme aracı olarak milyonlarca dolar yardım toplanmasına ön ayak oldu. Twitter yine öncü.
* Diğer taraftan A.B.D ‘de FBI Amerikan vatandaşlarını doğal felaket mağdurlarına yardım kampanyalarındaki olası sahtekarlıklar nedeniyle uyarıyor. Global platformdaki kampanyaları aşağıda verdim. İnternette Türkiye’deki yardım kampanyaları için arama yaptım, kayda değer bir sonuca ulaşamadım. Kanımca biz de bu konuda çok dikkatli olmalıyız. Deniz Feneri yardım toplamaya kalkarsa “Aman dikkat !!!! ” diyorum, toplanan paralar ortadan kaybolursa “Beklenen İstanbul depremi için sakladık” diyebilirler ?! …
Haiti’de yaşanan insanlık dramından büyük dersler çıkarmamız lazım. Olası bir İstanbul depreminde üst yapı ile paralel çökecek sistem şehrin alt yapısı olacak tahmin edilebileceği gibi. Ardından suç oranlarında patlama bekliyorum. Ne yalan söyleyeyim nihayetinde ne yerel yönetimler, ne de hükümet, ben yine ordudan medet umuyorum kurtarılabilmek için.
UNICEF Amerika üzerinden yardım kampanyasına katılabilmek için tıklayınız.
Sınır Tanımayan Doktorlar Teşkilatı üzerinden yardım kampanyasına katılmak için tıklayınız.
Google Üzerinden Yardım Kampanya linkleri için tıklayınız.
Fotoğraflar: BBC
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007






