
Bu bölüm İnsan Kaynakları Uygulamaları’na* dair bütün öğrenmek istediklerinizi sorabilmeniz için hazırlanmıştır. Sorunuzun cevaplandırılabilmesi için lütfen aÅŸağıdaki adımları izleyiniz.
1. Soru sorabilmek için önce bloga kayıt olmanız gerekmektedir.
2. Kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra lütfen sorunuzu yazınız.
3. Sorunuz onay aÅŸamasını geçtikten sonra en kısa sürede cevaplanarak “Soru/Cevap” sayfasında yayınlanacaktır.
4. Eğer sorunuzun yayınlanmasını istemiyorsanız lütfen bunu gönderiminizde belirtiniz.
Bugüne kadar sorulmuÅŸ soru ve verilen cevaplara “Soru Sor” butonuna tıklayarak ulaÅŸabilirsiniz.
Merhaba İpek Hanım,
Sitenize İ.K hakkında araÅŸtırma yaparken rastladım ve iyiki rastladım İ.K hakkında çok bilgim olmamakla beraber sitenizde birkaç sorumun cevabını buldum çok faydalı güzel bir site tebrik ederim. Size birkaç sorum olacak İ.K sadece büyük iÅŸletmelerin ihtiyacı olan bi bölüm müdür ? Yada 15-20 elemanı olan bir iÅŸletmenin İ.K’ya ne kadar ihtiyacı olur? Ben AOF kamu yönetimi okuyorum İ.K ya yönelmek istiyorum fakat küçük bir ÅŸehirde yaÅŸamam dolayısıyla özelde iÅŸ bulamama kaygım var. Kurs araÅŸtırması yaptım bitiminde europass sertifika veren 80 saatlik kurs buldum ama bana ne kadar faydası olur 80 saat yeterlimidir hiç bir fikrim yok. Bir kursa katılmam ÅŸartmı kitap okumam yeterli olacakmı ? Åžimdiden tÅŸkr ederim.
Sevgili Life,
Elbette 20 kişilik bir şirkette İK uygulamaları yapılabilir. İşe alım, performans değerlendirme, eğitim, motivasyon, memnuniyet takibi bunlardan sadece birkaçı.
Burada İK’cının bilgisi yanında ana unsur ÅŸirket sahibinin İK uygulamalarını bilmesi ve bunların ÅŸirketin varolmasını hedeflemesi. Ülkemizde pek çok firma sahibi İK konusunda bilgisiz. O nedenle senin bilginin kıymetini anlamayabilirler. 20 kiÅŸilk bir ÅŸirkette İK’nın faydasını ve gerekliliÄŸini anlatman ve ikna etmen biraz parça zor olabilir.
İK hakkında hem kitaplar, hem de sertifika programları kanalıyla kendini geliştirebilirsin. Özellikle kitaplar ve internet üzerinden ulaşabileceğim kaynaklar bir ömür seninle birlikte olmalı. Ben artık öğrendim diyemiyoruz bu meslekte. Ben ayda 3-4 kitap okuyorum. Kendimizi geliştirmemiz şart İK işinde.
Sevgilerimle
Merhaba İpek Hanım ,
Ben henüz ögrenciyim ve cv hazırlama konusunda sıkıntı yaşıyorum hem cv’mi doldurcak kadar tecrübe sahibi olmamam hem de nasıl bir formatta hazırlamam gerektiÄŸini bilmiyorum.Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim .
İyi Çalışmalar
Sevgili Deniz,
Özgeçmişine yazabileceğin iş tecrüben veya stajın yok anladığım kadarıyla. Peki üniversite boyunca hiç bir üniversite topluluğu, kulubünde çalışman oldu mu? Bir etkinlikte görev aldın mı? Bunları yazabilirsin. Üniversite hayatın boyunca yaptığım projeler olabilir. Bunlardan en beğendiklerini bir başlık altında yazabilirsin. Blog yazıyor olabilirsin. Bu bilgiyi eklemen faydalı olur. Okul sürecinde katıldığım konferans, seminerler olabilir. Bunları yazmalısın. Sosyal medyada üniversite öğrencilerine yönelik yarışmalar açılıyor şirketler tarafından. Bunları takip edip katılarak bilgisini de özgeçmişine yazabilirsin.
Halen öğrenci olduğunu belirtmişsin. Eğer şu yukarıda yazdıklarıma dair hiçbir çalışman yoksa derhal bu aktiviteleri hayatında oluşturmaya başla.
Üniversite yaÅŸamını sadece okul – ev arasında gidip gelerek geçirmeyi tercih edenlerin artık iÅŸ bulması zor. O neden bir an önce sen de hayata karışmaya bak.
Okul süresince mutlaka 1-2 staj yap.
Sevgilerimle
Merhaba İpek Hanım,
Ben çalışma ekonomisi 3.sınıf öğrencisiyim geçen yıldan beri sizin yazılarınızı takip ediyorum ve insan kaynaklarını tanımamda sizin etkiniz çok büyük oldu.Siz her yazınızda bize işinizi severek yaptığınızı hissettiriyorsunuz ve ben de yazılarınızı okudukça insan kaynaklarına olan isteğim her geçen gün daha çok artıyor.Benim sormak istediğim konu ise insan kaynaklarının hep sayısala dayalı bir meslek olarak nitelendirilmesi.Bugüne kadar sayısal derslerle aram hiç mükemmel olmadı ve eğer insan kaynaklarının içerisinde sürekli matematikle uğraşmam gerekicekse bu çok istediğim meslekten uzaklaşmak zorunda kalacağım.İKda matematiksel zeka ne kadar önemli ve anında karar vermem gereken olaylar çok mu fazla karşıma çıkacaktır?
Bir de bu alanda raporlama yapılırken excel,word,powerpoint gibi programların dışında başka programlar da kullanılıyor mu mezun olana kadar staj yapmak dışında kendimi bu mesleğe nasıl hazırlayabilirim örneğin herhangi bir ik kursuna gidip sertifika aldığımda mezun olduktan sonra beni ik uzman yardımcısı olarak işe alabilirler mi ve özel bir şirket için alınan bu sertifikaların meb onaylı olması nekadar önemli bunları merak ediyorum
Merhaba Behappy,
Beni çok mutlu eden mesajın için teşekkür ederim.
Kısa mesajında 4 tane soru sormuşsun. Teler teker cevap vereyim.
1. Sayıları sevmeyebilirsin, ben de çok hoÅŸlanmıyorum ama sayılarla iÅŸimiz oluyor. Ama bu iÅŸ 4 temek matematik iÅŸlemi, yüzde, ortalama almak gibi basit istatistiksel yöntemler ağırlıklı. İK metrikleri isimli bir konumuz var, burada iÅŸimiz sayılarla. Ücretler konusu sayılar … ama sayılar bütün iÅŸ hayatında karşına çıkacak. Çünkü ölçemediÄŸimizi yönetemiyoruz. Ölçmek de sayılar demek. Gözün korkmasın, demoralize olma. Senden bütük matematik denkelmleri kurman beklenmeyecek.
2. MS Office programları haricinde bilgisayar bilgisine ihitiyacı yok. Girdiğin şirket eğer bir İK yazılımı kullanıyorsa bunu öğreneceksin. Kimse senden o yazılımı bilmeni istemeyecek. Ama çabuk öğrenmen beklenecek.
3. Mezuniyet öncesinde İK kitapları oku ve bir iş kütüphanesi kurmaya başla. Bir iş dergisini düzenli takip et. Kısacası bol bol okuma, araştırma yap. Kendine bir İK blogu aç, öğrendiklerini internnete paylaş. İK sertifika programına katılman da faydalı olur. MEB sertifikalı olması çok da mühim değil.
Sevgilerimle
Merhaba İpek Hanım,
Öncelikle siteniz bugüne kadar takip ettiğim ettiğim İK sitelerinden cok farklı bilgiler veriyor.Sizi takdir ve tebrik ediyorum.Son bi kaç gündür ,yayınlamış oldugunuz videolarınızı izliyorum,gerçekten cok yardımcı oluyorsunuz.İş görüşmelerinde verdiğim cevapları gözden gecirip yeniden bi çalışma yaptım ve dediğiniz ayrıntıları not aldım.Size cok teşekkür ederim.
Bir süre önce işimden ayrıldım ve sonrasında bir çok iş başvurusu yaptım.İkinci hatta üçüncü görüşmeye kadar kabul edildiğim iş görüşmesi oldukça cok.Fakat bir türlü anlaşıp işe başlayamadım.
Bazı firmaların neden geri dönmediÄŸini bir türlü anlayamıyorum,acaba CV’imde mi sıkıntı var.İkinci ve ücüncü görüşmeye kalıp bu kadar olumsuz cevap alma nedenimi hala çözemiyorum.Bana bir yol gösterirmisiniz lütfen,enerjim bitiyor artık.
Merhaba Cancan,
Öncelikli olarak Kaynağım İnsan’ı okuduÄŸun ve yorumların için teÅŸekkür ederim.
Gelelim soruna:
Eğer özgeçmişim olumsuz olsa birinci görüşmeye dahi çağırılmazsın. Demek ki konu özgeçmişte değil. O zaman düşünelim neler olabilir?
1. Rakiplerin senden güçlü olabilir. Burada senin yapabileceÄŸin tek ÅŸey hangi konularda kendini geliÅŸtirmen gerektiÄŸini saptaman. Bu arada seni seçmeyen firmalara “neden seçilmedim?” diye sorabilirsin. Belki aralarından dürüst olan çıkar ve sana eksik bulunduÄŸun yanı söyler.
2. İş görüşmesi süresince olumsuz bir tutumun oluyor mu? Onu da sanımıyorum. Çünkü olumsuz olsa 2., 3. etaba çıkamazsın.
Sanırım rakipler seni geçiyor. Ama neden geçiyor, bunu senin bulman gerek.
İstersen bana özgeçmişini gönder bakayım: ipek@kaynagiminsan.com
merhaba ipek hanım,
sizi 4 gün önce Çanakkale den İzmir e giderken otobüste okuduğum dergideki söyleşinizde tanıdım ve bu benim ilgimi çekti hatta hoşuma da gitti. size sorulan sorunun bir tanesi insan kaynakları final sınavımda çıkmıştı ve ben bu dersimi bütünlemeye bıraktım sizden ricam bu konular hakkında biraz yardımcı olur musunuz?
1-İKY’ni Önemli Kılan Güncel Konular ve Gelişmeler
2-İnsan Kaynakları Yönetiminin Temel İlkeleri
3-İNSAN KAYNAKLARI PLANLAMASI
4-Performans değerlemede, meydana gelebilecek hatalardan korunabilmek için alınabilecek önlemler
5-Ücret Düzeyini Etkileyen Unsurlar
fırsatınız olurda deÄŸerlendirirseniz sevinirim teÅŸekkürler…
Sevgili hsnhsyndal,
Bana yazdığın her başlık başlı başına upuzun konular. Ve bu konulara İK kitaplarından çok rahat ulaşabilirsin. Sanırım benim sana bunları saatlerce yazmamdan ziyade senin oturup bu konulara saatlerce çalışman konuyu öğrenmen bakımından daha faydalı olacaktır.
Sevgilerimle
Merhaba Ipek Hanim,
Oncelikle site cok guzel olmus emeginize tesekkurler.Ben uluslararası bir firmada finans departmaninda calisiyorum 2009 dan bugune.Ancak Insan Kaynaklari alaninda kariyer yapmak istiyorum ve bu alanda yuksek lisans yapiyorum.Ancak is basvurularina baktigimda uzman ilanlarinda ik deneyimi,eleman ilanlarindada yas engeli karsima cikiyor.Ne yapacagimi bilemiyorum kisa surede adapte olup sureclerde basarili olacagimi dusunuyorum ama baslangic yapamamak beni cok uzuyor.Is cikisinda hicbir ucret talebim olmaksizin bu alanda deneyim kazanmak icin bir yer bulabilirmiyim diyorum is cikisi yada haftasonlari ama buda dogru bir yolmu onuda bilemiyorum.Bu ise baslamak icin yas bu kadarmi onemli sizce bu arada 05.11.1983 luyum ne yapmam gerektigi ile ilgili bana fikir verirseniz cok sevinirim simdiden tesekkurler..
Sevgili Samiye,
İK’ya geçmek için hiçbir zaman geç deÄŸil. Finans bölümünde çalışman ve aranın sayılarla iyi olması aslında büyük avantaj. Kendini geliÅŸtirmeye devam etç ÖzgeçmiÅŸini görmem gerek. Belki özgeçmiÅŸin iyi yapılandırılmamıştır.
ipek@kaynagiminsan.com a zögeimişin gönderir siniz?
sitenize yeni kaydoldum acaba staj ilanlarıda veriliyor mu?
HoÅŸgeldiniz srfkptn,
Stajyer ilanı da çıkabiliyor. Ancak son günlerde yayınlanmış stajyer ilanı bulunmuyor. :/
merhaba İpek Hanım,
İk bloglarının hemen hepsinde isminizi gördüm ve bir tanesinde üniversite öğrencileri tarafından çok sevildiÄŸiniz yazıyordu. Bu beni size yazmam konusunda motive etti. Psikoloji bölümünden mezun olmak üzereyim bu bölüme baÅŸladığımdan beri ik alanında çalışmak istiyordum ,ancak ÅŸuanda staj yeri bulmakta zorlanıyorum, “yılmamalısın” diyeceksiniz sadece bu yeterli olacak mıdır? Daha ögrenciyken neler yapabilirim, hangi eÄŸitimler seminerler kurslar… Yeni mezunu en iyi yapan nedir?
Sevgili Gül,
Sana benden beklediÄŸin ‘sihirli formülü’ veremem. Çünkü öyle bir formül yok. Burada yapman gereken İK konusuna odaklanarak bol bol kitap okumak ve kaynak takip etmek. Ama bu takibi sistemli yap. Canın istediÄŸinde deÄŸil. Her gün en az bir saat İK okuması yapacağım de mesela.
Bunun haricinde başvurulara devam. Özgeçmişinin nasıl olduğu elbette çok önemli. İK odaklı bir özgeçmiş hazırlamalısın. Bazen kişi çok istese bile özgeçmiş yeterli olmadığı için istediği gibi bir işe giremiyor. İstersen özgeçmişini gönder bakayım: ipek@kaynagiminsan.com
Bütçen yeterli ise sertifika programına katılabilirsin.
Bir İK blogu açarak okuduklarını, takip ettiklerini internet ortamında paylaşbilirsin. Bu seni mülakatlarda güçlü kılar. Üretken bir insan olduğunu ve İK bilgini gösterir.
İK ile ilgili ücretsiz etkinlikler oluyor. Örneğin yeni bir oluşum var: Birlikte İK. onların etkinliklerine katılarak konuşmacıları dinleyebilirsin. Faydası olur, özgeçmişine yazarsın. Aşğıdaki linke bak lütfen. (linki tarayıcına kopyala, tıklarsan yanlış yere atıyor)
http://www.linkedin.com/osview/canvas?_ch_page_id=1&_ch_panel_id=1&_ch_app_id=2000&_applicationId=2000&_ownerId=0&appParams={%22event%22%3A%22887867%22%2C%22page%22%3A%22event%22}&trk=link-events-detail-detail
Sevgilerimle
Merhaba İpek Hanım ,
Öncelikle verdiğiniz bilgilerin işime çok yaradığını belirtmek istiyorum .Uludağ ünv. çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkiler bölümünden bir sene önce mezun oldum .İnsan kaynakları alanında çalışmak istiyorum , fakat staj yapıcak yer bile bulamıyorum mezun olduğum için , 2 ay kadar süreli bir danışmanlık firmasında staj yaptım ama hem staj süresinin dolması bir de bana çok şey katmadığını düşündüğüm için çıktım . Sadece ik portallarından adayların görüşmelerini ayarlıyorduk . Sizce süreçlerin hepsini görebileceğim bir şirkette çalışmak istemem mi hata? İnsan kaynakları uzmanlık programını bitirdim bu alana daha çok ısınmamı sağladı daha çok özellikle iş analizi ve performans değerlendirme analiz kısımları proje aşamaları. İş görüşmelerinde ki tecrübe eksikliğini de nasıl kapatabilirim , bu konuda çok istekliyim , ayrıca çalışacağım işte de sürekli birşeyler öğrenmek istiyorum , okul gibi görüyorum bu hata mı?
Sevgili Dilek,
Aslında sorduğun sorular senin gibi İK ile ilgilenen ve bir köşesinden tutmayı başarmışların ortak kaygılarını yansıtıyor. Sırası ile cevaplayayım:
1. Danışmanlık firmasındaki kısıtlı iş öğrenme imkanlarını vurgulamışsın. Haklısın, seçme yerleştirme danışmanlığı yapan şirketlerin stajyerlere veya yeni başlayanlardan ilk etapta istediği yrgane iş özgeçmiş tarama ve mülakat programı yapmaktır. Bu görev tanımı zaman içinde gelişir ve mülakat yapmak yetkisi de verilir. Ancak sen şu an karşındaki tecrübeli veya tecrübesiz birini mülakata alabilecek seviyede değilsin. Dolayısıyla senin bir süre mülakat eğitimi alman gerekiyor. Bu süre içinde danışmanlık kurululuşlarında sana yetmeyen işleri yapmak zorundasın. Seni sıksa da danışmanlık firmalarının sana bu yaşında sunabileceği imkanlar daha ötesine geçemez.
2. İş analizi ve performans deÄŸerlendirme süreçleri İK’nın bel kemiÄŸini oluÅŸturuyor. DiÄŸer bütün fonksiyonlar bu ikisinin üzerine inÅŸa ediliyor. Senin gireceÄŸin ÅŸirkette İK sistemi kurma tecrübesi elde etmeni çok dilerim. Bu iÅŸler kolay deÄŸildir, çok iyi proje yönetimi gerektirir. Projeyi bütürmek bir sınav olmakla beraber onu hayata geçirebilmek ve saÄŸlıklı bir ÅŸekilde iÅŸletebilmek bambaÅŸka bir zorluktur.
3. İK hakkında birşeyler öğrenmek için illa bir şirkete girmene gerek yok. Hatta belki şirket bünyesine girdiğinde hayal kırıklığına uğrayacaksın. Kitaplarda yazılan pek çok İK fonksiyonunun verimli kullanılmadığını göreceksin.
Sana tavsiyem internet üzerinden Türk ve yabancı blogları iyi takip etmen. Özellikle yabancılarda pratiğe yönelik çok güzel yazılar çıkıyor. O zaman mülakatlar esnasında da cevapların çok daha meslek odaklı olur. Özgüvenli cevaplar üretirsin.
4. Sadece kariyer portallarında çıkan ilanlara başvurma. Bulunduğun şehirdeki bütün şirketlere özgeçmişini mail aracılığı ile gönder. Telefonla ara. Görüşme talep et. Kısacası işinin peşinden git. Ben gönderdim, kimse aramadı diye kaderci davranma.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
Söylediğiniz gibi sabretmeyi öğrendim.Aslında hayata iyimser yaklaşırım ve dediğiniz gibi bardağı dolu tarafını görmeye çalışırım.İnsan kaynakları konusunda hangi kitapları önerirsiniz?Bu konuda geliştirebileceğim kaynaklar neler?
Yardımlarınız için teşekkür ederim. Sevgilerimle.
Sevgili Sabiha,
Sana bir kaç kitap ismi gönderiyorum.
Stratejik İK Yönetimi – Prof. Dr. İsmet Barutçugil
İK Yönetimi – İ.Ü. İşletme Fakültesi
Stratejik ve Uluslararası Boyutları ile İK Yönetimi – M.Şerif Şimşek / H. Serdar Öge
İK Yönetimi – Nuri Tortop / Burhan Aykaç / Hüseyin Yayman / M. Akif Özer
İK Yönetimi – Prof. Dr. Dursun Bingöl
İK Yönetimi – Prof. Dr. Serkan Bayraktaroğlu
İK Yönetimi – Dr. İlhami Fındıkçı
21. Yüzyılda İK Yönetimi – Sibel Gök
Stratejik Performans Yönetimi ve Performans Karnesi – Ali Coşkun
Performans Yönetimi – Prof Dr. İsmail Barutçugil
Kariyer Planlama ve Yönetimi – Esra Sevinç
Stratejik İK Planlaması – Ömer Faruk Akyüz
İnsan Kaynaklarında Yeni Eğilimler – Ernst & Young
Çalışma Yaşamında Kariyer – Serpil Aytaç
Performans Prizması – Dr. Hümeyra Töre Başat
Yetenek Yönetimi – Yrd. Doç. Dr. Mehmet Altınöz
Performans Yönetimi – Richard Luecke
İKY / KYS Terimler Sözlüğü – Zafer Erkoç
İş Kanunu – Av. Mehmet Acum / Av. Ramazan Çakmakçı
Sevgilerimle,
merhaba ipek hanım,
dumlupınar üniversitesi bilecik i.i.b.f kamu yönetimi 2009 mezunuyum. YaÅŸadığım yer küçük oluduÄŸu için iÅŸ bulmam zor oldu.kpss’ye çalışmaya karar verdim ve maliyenin açtığı gelir uzmanlığı yardımcılığı sınavını
yedekten kazandım.bu iÅŸ belki olur umuduyla 1 yıl bekledim ve ÅŸimdi olabilme ihtimali biraz zor.bu arada da özel sektörde iÅŸ aramaya çalıştım ve bazılarına ailemin bana olan tutumu yüzünden katılamadım.katıldıklarımda olmul olmadı.bu biraz belki özel olucak ama okulu bitirmeden sevdiÄŸim insanla tanıştım ve kendisi de istanbul da yaşıyordu.yaptığım iÅŸ baÅŸvuruları istanbul odaklı yapmaya çalıştım.ailemin tavrı yüzünden yaptığım baÅŸvurulara gidemedim hatta gönderilmedim.ÅŸimdi bahara doÄŸru evlenicez.bu geçirdiÄŸim süreyi iÅŸ baÅŸvurularımda nasıl açıklamam gerktiÄŸi konusunda yardımcı olur musunuz?küçük bir yerde yaÅŸamasaydım mutlaka insan kaynaklarını seçerdim ve bu doÄŸrultuda hedeflerimi belirlerdim.sizce bu saatten sonra insan kaynaklarında çalışmak istesem nasıl bir yol izlemeliyim?yanıtlarınız için ÅŸimdiden teÅŸÅŸekkür ederim ipek hanım sevgilerimle….
Sevgili Sabiha,
Hayat hepimize farklı açılımlarla geliyor. Birincisi yaşadıklarının bir nedeni ve sana katkısı hep var. Geçen bu sürede çok düşündün, sabretmeyi öğrendin. Bardağın hep dolu tarafından bakmalısın.
İK için hiçbir zaman geç değil. Ama sana sorum: İK istiyorsun da, onun için ne yapıyorsun? İK kitapları, kaynakları okuyor musun? Kendi kendini İK için ne derece düzenli geliştiriyorsun? İstemek güzel ama onun için emek sarfetmedikçe sonuca gitmen biraz zor olur.
Sakın hiçbir güçlük seni demotive etmesin. Güçlükler bizi geliÅŸtirir, güçlendirir. Sen de sadece ‘baÅŸarılı olacağım’ demelisin kendine. Ve baÅŸarılı olmak için bu mesajı okudun andan itibaren oturmayı bırakıp kendini geliÅŸtirmeye çalışacaksın.
Mülakatlarda ‘çalışamadım ama kendimi çok geliÅŸtirdim, hiç boÅŸ durmadım, ÅŸu kadar mesleki kitap okudum, kursa gittim’ gibi sözlerle durumunu çzgüvenle anlatırsan ikna edebilirsin karşındaki kiÅŸiyi
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
İstanbul GeliÅŸim Üniv. 2 yıllık m.y.okulu’nu bu yıl bitiriyorum ve önümde bir DGS var. Staj yaptığım dönemde gördüm ki iÅŸletmede bulunan bir çok İ.K. memur ve uzmanları iÅŸletme bölümü mezunu. Sizin özgeçmiÅŸinize baktığımda ÇEKO mezunu olduÄŸunuzu gördüm.İnsan Kaynakları alanında malesef Sakarya Üniv. dışında 4 yıllık baÅŸka bir üniversite de bu bölüm yok. İnsan kaynakları alanında kariyer oluÅŸturmak için Çalışma Ekonomisi bölümünden mi devam etmeliyim yoksa iÅŸletme,psikoloji gibi bölümlerde mi lisans eÄŸitimimi tamamlamalıyım?
Zaman ayırdığınız için Teşekkür ederim.
Sevgili Mustafa,
Bu belirttiÄŸin her dal mezunu İK’da çalışabiliyor. Her dalın kiÅŸiye kattığı altyapı farklı. Mesela psikoloji okursan iÅŸletmecilik tarafını ayrıca takviye etmen gerekir. Çalışma ekonomisi iÅŸ hukuku ve çalışma tarihi ve teorisini iyi verir. İşletme bunlar yanında en genel bölüm kalıyor. Senin tercihin açıkçası. Åžunu seç diye yönlendirme yapmaktan ÅŸu aÅŸamada kaçınırım. Sen her bir bölümü iyi araÅŸtır, ne öğrettiklerini anla, o zaman kararını daha kolay vereceksin.
Merhaba İpek Hanım,
Sizden ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve iş çıkışında rahatça katılanabilecek İnsan Kaynakları Uygulamaları adlı eğitimin duyurusu konusunda yardım istiyorum.Ana sayfanızda eğitim duyurusuna yer verirseniz sevinirim. Böylece konu ile alakalı bi çok kişye yardımcı oluruz
Eğitimin detayları için
http://www.facebook.com/event.php?eid=176119325814773#!/event.php?eid=234058089993904 sayfayı ziyaret etmek yeterli olacaktır.
Sevgilerimle…..
Sevgii Tubat,
Kaaynağım İnsan’da kendi eÄŸitim duyurularım harıç duyuru yapmıyorum prensip olarak. Çünkü bu sonrasında baÅŸa çıkmayacağım hale gelir. O kadar çok bu ÅŸekilde eÄŸitimler düzenleniyor ki, Kaynağım İnsan duyuru sitrsi haline gelir.
Dilerim eÄŸitiminiz güzel geçer. Yalnız Facebook sayfanızdaki bilgilendirme de az. Mesiad’in açılımı nedir? ben bilmiyorum. Mesiad nerede? Bunun gibi o kadar çok sorum var ki? EÄŸitimi kim veriyor? Bu bilgileri duyurunuza eklemenizi tavsiye ederim.
Sevgilerimle
Merhabalar İpek Hanım
Firmaların inanılmaz derecede sabırsız olması ve kendine zarar verecek şekilde eleman sirkülasyonu yapması beni çok şaşırtıyor. Çalıştığım firmalarla yaptığım sözleşmelerde hep fedakarlık yaptım. Beklentilerim çok makul düzeylerde. Bir firmada işe başladığımda uzun vadeli düşündüğümü nasıl hissettirebilirim.
Sevgili Samimiydimq,
Eğer koşullarda anlaştıysanız 1. yöneticiniz konumundaki kişi çok önemli oluyor. Eğer 1. yöneticiniz vasiflı biriyse şanalısınız. Sizi geliştirir, büyütür. Ama tam tersi ise o şirketteki kalma süreniz azalır. Bir diğer konu özlük haklarınızın teslim edilmesi. Maaşınızın zamanında ve tam verilmesi. Yazması bile yanlış geliyor ama maalesef bu konularda çalışanlarını mağdur eden çok işveren bulunuyor. Bir diğer konu size işe alım sırasında vaadedilen hususların hayata gçeip geçmemesi. Sözün özü bir çalışan o işyerinde kalıp kalmayacağına en geç altı ay içinde karar verebilir. Kouşllar kötüleştikçe karar süresi de kısalır.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
Ben sosyoloji ögrenciyim ve İK alanında ilerlemek istiyorum.İkinci Üniversite olarak AÖF İK yönetimini okursam bana işe alım sürecimde bir faydası olur mu?
Sevgili Sosyolog,
Elbette faydası olur. İK konusunda alabileceğin her bilgi faydalıdır. Bunun haricinde staj yapmaya çalış bir İK bölümünde. İK kitapları al, oku, kütüphanende İK bölümü olsun. Ayda bir İK kitabı alıp okuma hedefi koy kendine. O zaman fırsatları sen değil, fırsatlar seni bulur.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
İş görüşmelerinde mülakatçı maaş konusunu açtığında ücreti belirten taraf ilk kim olmalıdır ve bu süreç nasıl ilerlemelidir?
Teşekkürler,
Sevgiler…
Sevgili Oceanic,
Bu konu ile ilgili 15 gün içinde bir video çekeceğim. Kapsamlı şekilde değinmeyi planlıyorum. O nedenle biraz sabretmeni rica edeceğim.
Merhaba İpek Hanım,
Videolairınızı ilgiyle takip ediyorum,faydalı paylaşımlarınız için çok teşekkürler.
1 hafta sonra önemli bir iş görüşmem var. Bu görüşmeye hak kazanana kadar bir çok sınavdan geçtim. Bu önemli şirkette çalışmayı hakettiğimi düşüyorum fakat aldığım eğitim ve iş deneyimim tam olarak bu pozisyona uygun değil.
Ben iletişim eğitimi aldım,televizyonda yönetmen yardımcılığı yaptım fakat görüşeceğim iş; üst düzey bir yöneticinin asistanlığı.
Size bu yönümü nasıl artıya çevirebilirim diye sormak istiyorum…ve ÅŸuanda önümde tam 1 hafta var,çok sıkı çalışmak istiyorum. Bana tavsiyeleriniz neler olur?
Şimdiden çok teşekkür ederim.
Sevgiler…
Not:Sorumun yayınlanmasını istemiyorum.
İpek Hanım merhaba;
Bugün İ.K. Stajer – Asistan – Memur ilanlarına bakarken Pegasus firmasının ilanı gözüme çarptı. Bir iÅŸ ilanı sayfasındaki ilanlarında her baÅŸvuran aday için 1 yıllığına 15 TL’lik bir baÅŸvuru ücreti alıyorlar. Bu tür baÅŸvuru ücretleri sizce doÄŸru mu bu ücretli baÅŸvurular adayların görüşlerini olumsuz yönde etkilemez mi ve ayrıca iÅŸveren açısından ne gibi olumsuzluklara yol açabilir ve bu ücret alımındaki amaç ne olabilir?
Sevgili Mustafa,
Pegasus’un bu uygulaması bana göre çok itici ve yanlış. Bu konuda İŞKUR’la da problemleri olduÄŸuna dair söylentiler de dolaşıyor ama hala bu tutarı istedklerine göre İŞKUR’un takibi olumlu sonuçlanmamış. Böylesi bir para talebi Pegasus’u zengin etmez ama laf olsun diye baÅŸvuracakları engeller. Gerçekten Pegasus’da çalışmak isteyenler böylesi bir parayı öder mantığı güdmüş olabilirler ama her ne olursa olsun bana göre çok çok çok yanlış bir tutum. Ben sırf böyle bir para talep ettikleri için baÅŸvurmam örneÄŸin. Kendime güveniyorum derim, Pegasus’dan da daha iyilerine layıkım. İş arayanlardan para talep etmeyen yerleri tercih ederim. İşveren markası için çok kötü bir uygulama.
İpek Hnm merhabalar;
İlk öncelikle çalışmanızdan ötürü sizi tebrik etmek isterim.Ben daha çok yeni insan kaynakları bölümüne başlıcam.O yüzden araştırmalar yapıyorum ve sizin bi okuyucunuza önerdiğiniz insan kaynakları yönetimi kitabını almakla başladım. Size bir sorum olucak.Diyelimki ben işverenim ve sizde istihdam bürosusunuz görüşmeye geldim.Beni nasıl ikna edersiniz.yani ben sizi neden tercih edeyim.kendi elamanımı kendimde bulabilirim neticede ? cevabınızı büyük bi sabırsızlıkla bekliyorum ipek hanım .teşekkürler
Sevgili Derya,
Çok güel bir soru. Sanırım bir danışmanlık firmasında başlıyorsun işe.
Elbetteki vereceğin servis kalitesini ön plana çıkartacaksın. Danışmanlık hizmetin boyunca diğer danışmanlık firmalarının hizmetlerine kıyasla bir fark yaratmalısın. Hizmet kalitesi farkı müşteriye sunulan iş bilgisi ve ilgi boyutu ile olabilir. Diğer hiçbir danışmanlık firması kanalı ile bulamayacakları adayları sunabileceğiniz şeklinde olabilir.
Hizmet satmak kolay değildir. Hele ki rekabet yoğun bir hizmetse. Danışmanlık sektörü de rekabet yoğun bir sektör. Ben de danışmanlık yapıyorum ve açıkçası rakiplerime kıyasla en büyük farkı bilgim sayesinde yaratıyorum. Sadece yerleştirdiği pozisyon değil bütün iş süreçlerine dair katma değer yaratıyorum. Bunu yapabilmek için de çok okuyorum,
araştırıyorum ve yazıyorum
Sevgilerimle
Selam İpek Hanım,
Öncelikle böyle bir bilgi portalı oluşturduğunuz ve her sorulan soruya özenle cevap verdiğiniz için teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Benim de size bir sorum olacaktı. Ben 28 yaşında, 6 senedir özel bir sektörde Bütçe Elemanı olarak çalışan biriyim. Bugün bana yöneticim 4 yıllık üniversite mezunu olmam gerektiğini söyledi. Açıköğretim 3. sınıftayım ve bunu kendisi biliyor. Acaba neden böyle bir şey demiş olabilir ?
Sevgili Selim,
Dört yıllık Açık Öğretim okursan da alacağın lisans diplomasıdır. Yöneticin örgün eğitim sonrası lisans almış olmayı kasdetmiş anladığım kadarıyla. Terfi talebin mi oldu yöneticinden acaba?
Merhaba İpek Hanım ,
Ben ik alanını merak ediyorum.Kendi çapımda araştırmalar yaptım ve bu konuyla ilgili kitaplar okumak istiyorum. İlk olarak hangi kitaplardan başlamam doğru olur. Teşekkürler,İyi günler.
Merhaba Deniz,
İlk etapta İK teori kitapları okumalıısın en az 2-3 tane. Herhangi bir kitapçıda İK Yönetimi başlığı altında belirttiğim nitelikte kitapları rahatça bulabilirsin.
Kitapları altını çizerek, dikkatle oku. Eğer okumaktan sıkılırsan İK sana göre olmayabilir.
İpek Hanım Merhaba;
Daha önce size Sosyal Ağ üzerinden bir mesaj atmıştım fakat tatilde olduğunuz için tam net dönüş yapamamıştınız tekrar hatırlatmak istedim.
Sizden İletişimi Geliştirmeye yönelik bir kitap önerisi istemiştim. Bir veya birden fazla kitap olabilir. Bireysel iletişim ve Gruba yönelik iletişim becerisini geliştirmeyle alakalı yardımcı bir kitap önerebilir misiniz?
Merhaba Mustafa,
Sana Robert Cialdini’nin iki kitabını önereyim. “İknanın Psikolojisi” ve “Evet-İkna Etmenin Bilimsel Kanıtlanmış 50 Yolu”. Bir diÄŸer kitap Sam Horn’un “Tongue Fu”
İyi okumalar
İpek Hocam merhaba,
Çok araştırdım ama bulamadım. Acaba perakende sektöründe İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Hakkında bilgi nereden bulabilirim ya da sizde mevcut mudur?
Sevgili Soner,
Elimde böyle bir çalışma yok ama Türkiye Perakende İş Çalışanları Sendikası http://www.facebook.com/group.php?gid=109036272487418&v=wall ile bağlantıya geçebilirsen eminim sana yardım edebilirler.
TeÅŸekkürler İpek Hanım, arayarak sordum ilk görüşme olumlu olduÄŸunu fakat birimlerinden talep olduÄŸu durumunda ikinci görüşmeye çağıracaklarını söylediler.İlginiz için tekrardan teÅŸekkür ederim…
merhaba,
Evet ingilizce bildiÄŸim için hostes olarak düşündüklerini bu yönde yönlendirceklerini söylediler görüştüğüm kiÅŸi müdürü ile görüşüp bu pozisyonda tekrar açık olup olmadığını soracaktı fakat açık olan tüm pozisyonlar içinde deÄŸerlendireceklerini belirtmiÅŸlerdi.Çok teÅŸekkür ederim ilginiz için iyi çalışmalar….
Merhaba İpek Hanım,
Geçen hafta iÅŸ görüşmesi gerçekleÅŸtirdim görüşme sonunda bana olumlu olduÄŸunu söylediler açık pozisyonlarda deÄŸerlendirileceÄŸi söylendi ve haber edeceklerdi .Bir hafta oldu fakat bir haber gelmedi tekrar görüşüp sorsam mı acaba yoksa beklemem mi gerekiyor? TeÅŸekkürler…
Sevgili Tuba,
İş görüşmesinde sana net bir pozisyon deklere edildi mi? Yoksa sadece “uygun pozisyon” mu dediler. Bu nüans çok önemli. Kanımca hem seni görüşmeye çağırdıkları için teÅŸekkür etmek, hem de sonucu bir daha sormak için telefon aç. Bu ÅŸekilde belirsizlik insanı çok strese sokar.
Merhaba ipek hanım,
Ben insan kaynakları yönetimi ile insan sermayesi(yatırımı)yönetimi terimleri arasındaki icerik,anlam ve ima farklılıkları nelerdir?kurumsal tavır be politikalar acısından benzerlikleri ve farkliliklari nelerdir?
Sorularına cevap veya yorumlarınızı rica ederim.
Teşekkürler
Nuray tatli
Sevgili Nuray,
Yurtdışında olduğum için soruna biraz geç cevap verebiliyorum.
İnsan kaynakları Yönetimi ile İnsan Sermayesi Yönetimi aslında aynı tabandan vücut bulurlar yani insandan. Bir şirketin en önemli sermayesi içindeki insanlardır.
Peki bir şirketin diğer önde gelen sermaye kalemleri nelerdir? Paradır, makinadır, hammaddedir.
20. yüzyıl yani sanayi çağında insan kaynağına eline maaşı verilip emeği kiralanan kişi olarak bakılıyordu. Yani bant üretimi mantığı insan için de geçerli idi. Bir işçi gider yenisi gelir mantığı hakimdi. İnsana verilen kıymet düşüktü.
Ama 21. yüzyıl yani bilgi çağı ile beraber bu bakış açısı deÄŸiÅŸti. Teknoloji girdisi sayesinde insan beyninin iÅŸe kattığı artı deÄŸerler arttı. “Bir işçi gider yenisi gelir” mantığı yerini “bir insan büyük fark yaratır”a bıraktı. İnsanların entellektüel birikimleri ÅŸirket deÄŸerleri içinde parasal olarak ifade edilmeye baÅŸlandı.
Şirketler yetenekli insan kaynağını işe alma, elde tutma, geliştirme süreçlerine büyük bütçeler ayırmaya başladılar. İnsan kaynakları 20. yüzyılda da şirketin en büyük masraf kalemeiydi. 21. yüzyılda insan kaynağı masraf kalemi olmasının yanında en önemli sermayesi de oldu. İnsan kaynağının gelişimine önem veren ve buna yatırım yapan firmalar rekabette öne çıktı. Orta ve uzun vadeli strateji ve hedeflerine ulaşabilmek için artık şirketler makina, hammaddeden daha çok insana yarırım yapmalaı gerektiğinin farkındalar.
İşte burada karşımıza Yatırımın geri Dönüşü – Return Of Investment kavramı çıkıyor. Bir ÅŸirket eÄŸer insan kaynağına büyük para harcıyorsa bunun geri dönüşünü de kağır üstünde sayılar ile görmek istiyor. Yani İK Metrikleri ile artık insan sermayesine yapılan yatırımın nasıl geri döndüğünü üst yönetime gösterebilmemiz gerekiyor. Kısacası İK bölümleri hiç olmadığı kadar insana yapılan her türlü faaliyeti parasal deÄŸerleri ile gösterebilmek zorunda. İnsan Sermayesi Yönetimi İK faaliyetlerinin ölçülebilirliÄŸi ile gerçekleÅŸiyor. Bu konuda onlarca ölçümleme yapılabiliyor.
İK metriklerine yönelik aÅŸağıda linkini verdiÄŸim Emre KavukçuoÄŸlu’nun blogunda pek çok yazı bulabilirsin.
http://www.ikgundemi.com/
İKY ile İSY öznüde aynıdır. İSY, 21. yüzyıl, entellektüel sermayenin işletmelere kattığı artı değerin ölçümlenmesi ihtiyacından dolayı ön plana çıkmıştır. İnsan sermayesi bir şirketin en önemli sermayesidir.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunuyum. Özel sektörde EÄŸitim Sorumlusu olarak görev almaktayım. Sektörün ihtiyaçlarına yönelik eÄŸitimlerin düzenlenmesinden pazarlanmasına kadar ben ilgilenmekteyim. İş tanımının İK’ nın iÅŸ tanımının bir kısmı ile benzerlik gösterdiÄŸini fark ettim ve kendimi bu konuda yetiÅŸtirmeye karar verdim. Bunda insan iliÅŸkilerinde baÅŸarılı olmam da önemli bir etken diyebilirim. İK ile ilgili çeÅŸitli sertifika programları var. Bunlardan birine katılmayı planlıyorum. DoÄŸru yolda olup olmadığım konusunda fikirlerinizi almak isterim.
Ayrıca İK ilgili AÖF kitaplarına göz gezdirdim. İlgimide çekti. Sizinde konu ile ilgili tavsiye edeceğiniz kitaplar nelerdir?
Yardımlarınızdan dolayı teÅŸekkür ederim. Sevgilerimle….
Sevgili Tubat,
İK teorisini en iyi anlatan kitaplardan biri İstanbul üniversitesi öğretim görevlilieri tarafından hazırlanmış olan İK Yönetimi’dir. Beta Yayınlarından çıkmış bir kitap. Bunu alıp okumanı öneririrm.
http://www.kaynagiminsan.com/2010/05/03/insan-kaynaklari-yonetimi-beta-yayinlari/
Bu kitabı okuduktan sonra bir üniversitenin İK sertifika programına katılabilirsin. İstanbul veya Yıldız Üniversitesi olabilir örneğin. Boğaziçi Üniversitesi bir diğer alternatif.
İK bilgisi ile birlikte eğitim iş süreçlerine bakışın çok değişecektir. Sana çok faydası olacaktır.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
Ben M. Burak YILDIRIM. Sakarya Üniversitesi Makine MühendisliÄŸinden yeni mezun oldum. Uzun bir süre geçmesine raÄŸmen Sakarya Üniversitesi’nde verdiÄŸiniz mini mba eÄŸitimi için gerçekten teÅŸekkür ediyorum. O seminerden sonra sizin sitenizi sık sık takip etmeye baÅŸladım.
Åžu sıralar yeni makine mühendisliÄŸi mezunu olarak askerliÄŸe baÅŸvurdum ve aÄŸustosta gitmeyi planlıyorum. Ayrıca yüksek lisans baÅŸvurusunda bulunacağım. Tabi askerlik çıkarsa kayıdımı dondurmak üzere askere gideceÄŸim. Size soracağım sorular ÅŸunlar; Ben akademik kariyerden öte daha çok özel sektöre yönelmek istiyorum. Tabi yegane amacım arge mühendisliÄŸi. Bunun için tezli veya tezsiz yüksek lisansın bu iÅŸlere alımlarda farkları var mıdır? Hangisi tercih edilir? Ayrıca ben yüksek lisans yaparken bir yandan da çalışmak istiyorum. Firmaların iÅŸe alımlarda ve çalışma hayatında “bir yandan tezli yüksek lisans yapmaya” bakışları genellikle nasıldır? Son bir sorum daha olacaktı; hedeflerime bakarsak (özel sektör, ar-ge mühendisliÄŸi, savunma sektörü), aynı dalda (makine mühendisliÄŸi) mı yoksa baÅŸka dallarda (mühendislik yönetimi, iÅŸletme, mba gibi) mı yüksek lisans yapmak faydalıdır?
Bu sorular araştırmama rağmen halen kafama takılan sorulardı. Sizin gibi insan kaynakları mesleğine gönül vermiş birisinden bu soruların cevabını almak beni çok memnun edecektir. Zaman ayıracağınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
Saygılarımla,
M. Burak YILDIRIM
Sevgili Burak,
Birincisi askerliği aradan çıkarman çok yerinde bir karar. Sonrasında yüksek lisans yapmak için biz aslında yeni mezunların iş hayatında birkaç yıl geçirmelerini istiyoruz. Sen Ar-Ge Mühendisi olmak istediğini söylüyorsun. Ar-Ge Mühendisi olarak hangi alanda çalışıyorsan o alanda derinleşmen gerekir. Örneğin savunma sanayinde bir işe girdiysen belki yüksek lisansını bu alanda derinleşmeni sağlayacak bir konu üzerinde yapmayı tercih edeceksin. Ama bir de yüksek lisans için daha yönetsel ve sistem analizi yapmanı sağlayabilecek konular var. MBA, Sistem Mühendisliği, Mühendislik yönetimi gibi. Bu konular bir insana özellikle günün birinde tepe yönetici olmayı hedefliyorsa çok faydası oluyor. Yani söylemek istediğim; eğer kendi dalında bilim odaklı derinleşmek istiyorsan makina mühendisliğinde, eğer yönetim becerileri odaklı kendini geliştimeyi hedefliyorsan MBA, Sistem Mühendisiliği, Mühendislik Yönetimi dallarında yüksek lisans yap. Buna da bir işe girdikten sonra karar ver. Ama şunu da eklemem lazım, iş ararken yüksek lisans yapıyor olman sana kıymet katacaktır.
Tezli, tezsiz olması ise işe alımlarda etkileyici bir faktör değildir. Tezli yüksek lisans elbette daha zahmetli oluyor. özellikle makina mühendisliği üzerine yüksek lisans yapmayı planlıyorsan bence bu tezli olmalı. Bir çeşit çalışkanlık göstergesi ama biliyorum ki çok zorluyor gençleri, hele çalışıyorlarsa.
Dilerim herşey gönlünce ve aklındaki gibi olur.
Sevgilerimle,
Sevgili İpek Hanım,
Sorumu cevapladığınız için size çok teşekkür ederim, 5. maddeye kadar yapmış olmanın sevincini yaşadım cevabınızı okurken.. Diğer maddeleri de şirketimiz el verdiği ölçüde (çünkü küçük bir organizasyon) yerine getirmeye çalışıcam ki zaten daha cevabınızı bitirmeden bir konuşma gerçekleştirmiştim bile..
İyiki varsınız:)
Size gerçekten sonsuz zevk alabileceğiniz huzurlu ve mutlu bir tatil diliyorum.
Lütfen bizi unutmayın:)
Sevgili Fatma,
Tatil konusundaki iyi dileklerin için çok teşekkür ederim. Birkaç gün dinlendikten sonra yazmaya başlyacağım. Sanırım bu yıl bayağı yorulmuşum, elin geldiğimizden beri klavyeye pek gitmedi
fatma dedi ki: – 24 Haziran 2011, 10:36
Merhabalar İpek Hanım,
Yine ben:)
Bahsettiğim şu insan kaynağı bulamama(!) sürecinin sonlarına doğru yaklaşırken yeni bir uğraş alanıyla karşı karşıya kaldım ve bu sefer görüşlerinizi işe başlamadan almaya karar verdim. İnsan Kaynakları sıralamasında seçme ve yerleştirmeden sonra gelen oryantasyon süreci ve hem yeni başlayanların hem de çalışanların eğitimi ile ilgili görüşlerinizi almak istiyorum. Kısa ve öz şekilde yol haritasına ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Nerden başlamam gerekeceğini tam olarak bilemiyorum..
Şimdiden çok çok teşekkürlerr
Sevgili Fatma,
Ben senin birm esajına cevap vermedğimi hatırladım ama aynı mesaja iki defa cevap verebilmek büyük başarı !!!
Oryantasyona gelince:
1. Her pozisiyonun oryantasyon süresi değişkenlik gösterebilir. Pozsiyon büyükdükçe oryantasyon tam kişiye özel hale dönüşür. Ben en son 1 aylık bir oryantasyon programı hazırladım BT Uzmanına. Bir diğer pozsiyon için ise 1 haftalık. Her bir oryantasyon programının nasıl akışı olacağına ilhili bölümün ynöeticisi ile karar vereceksin. İK kendi kendisine kafasından oryantasyo programı yapmaz. İhtiyaç ve beklentiler bölüm yöneticisinden alınır: kaç gün sürsün, hangi bölümlere gitsin,vs.
2. Oryantasyon sürecinde a. şirketin tarihçesi b. şirket organizasyon şeması verilidr.
3. Oryantasyon sürci başında eğer mümüknü ise bir tanışma toplantısı yapılır. Yeni ekip arkadaşı kendisini tanıtır, ekip ile tanıştırılır.
4. Oryantasoyon sürecindeki kişi her bölümde belirli bir süre geçirerek hem şirketi, hem kadroları, hewm de iş süreçlerini tanır. Örneğin dış ticarete alacağın bir uzmanın mali işler, üretim, planlama, İK, satınalma, pazarlama bölümlerinde geçireceği oryantasyon süresince o bölümlerle kendi yürüteceği işin kesiştiği noktaları görür.
5. Oryantasyon programını çalışanın eline oryantasyon başında vermelisin. Kişi hangi gün nerede, ne yapacağı konusunda bilgilendirilmeli.
6. Oryantasyon sürecinde işe yeni başlayan kişi ile her bölümde ilgilenmek üzere birileri ayarlanmalı. İşe başlayan kişi gittiği bölümlerde boşta kalmamalı. Ona iş gösterilmeli.
7. Oryantasyon süresine dair ben her zaman bir rapor isterim. Nasıl geçti, hangi bölümde neler gördü, kurum hakkında neler düşünüyor? Rapor formatı vermem, kendiniz yazın derim. Bazıları çiçek gibi rapor verir, bazıları baÅŸtan savma. Bu bile onların olası iÅŸ performansına göstergedir. Unutma, 2 aylık deneme süresi var ve oryantasyondaki olumsuzluklar, “balık baÅŸtan kokar” a götürür bizi.
8. Oryantasyon sonunda bir “oryantasyon deÄŸerlendirme formu” iÅŸe alınan kiÅŸinin birinci amiri tarafından doldurulur. “Olumlu, olumsuz mu akiÅŸi karar verilir.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hn.
Öncelikle sitenizi çok beğendim. Henüz kariyerinin başında olan bizler için çok faydalı ve eğitici bir portal olduğunu dile getirmek ve destekleriniz için de ayrıca teşekkür ederim.
İşe alımla ilgili bir sorum olacak. ( Sizin de bildiği üzere, Gayrimenkul sektörün de i.k işe alım süreci biraz farklı işliyor. G.M danışmanları bir nevi kendi işlerinin patronu olduğu için bu anlamda g.m danışmanlığını düşünmeyen ancak bu sektöre ve işe teşvik etmek amaçlı nasıl stratejiler uygulayabilirim ? Bu konuyla yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. )
Saygılarımla
Selda
Merhaba istarselda,
Kaynağım İnsan’ı beÄŸenmene çok sevindim.
GM Danışmanlığının SWOT analizini yapmalısın. Yani bir GM Danışmanı olmanın güçlü-zayıf-fırsat- ve tehdit içeren tarafları nelerdir ? Bu çalışmayı başarılı bir GM Danışmanını yanına alarak yap. Sonra yine bu GM Danışmanı ile bir GM Danışmanında olması gereken yetkinlikleri sapta.
Ardından eğer bir iş ilanı çıkacaksan yaptığın SWOT çalışmasından çıkan güçlü ve fırsat içeren noktaları ve yetkinlik analizi sonuçlarını ilana yansıt.
İş görüşmeleri esnasında güçlü ve fırsat içeren noktaları adaylara dikkatle, örnekler vererek anlat.
Sana bir de kitap önereyim, bu kitabı oku: İknanın Psikolojisi – Robert B Cialdini
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=49395
Sevgilerimle,
Merhabalar İpek Hanım,
Yine ben:)
Bahsettiğim şu insan kaynağı bulamama(!) sürecinin sonlarına doğru yaklaşırken yeni bir uğraş alanıyla karşı karşıya kaldım ve bu sefer görüşlerinizi işe başlamadan almaya karar verdim. İnsan Kaynakları sıralamasında seçme ve yerleştirmeden sonra gelen oryantasyon süreci ve hem yeni başlayanların hem de çalışanların eğitimi ile ilgili görüşlerinizi almak istiyorum. Kısa ve öz şekilde yol haritasına ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Nerden başlamam gerekeceğini tam olarak bilemiyorum..
Şimdiden çok çok teşekkürlerr
Çok Sevgili İpek Hanım,
Sizinle böyle bir platformda buluşarak birebir görüşlerinizi almak ne güzel bir şey. Size tekrar tekrar teşekkürlerimi bildirdikten sonra önceki sorumu biraz daha detaylandıracağım. Aradığım kişilere site üzerinden uyguladığım dediğim testler zaten sitenin mevcut testleri olup adayların daha önceden çözmüş oldukları kişilik envanterleridir. Onun dışında adaylarımın akıllarının bir karış havada olmasıyla ilgili olarak size katılmakla birlikte lise mezunundan ziyade Meslek yüksek okulu ya da üniversite mezunlarıyla görüştüğümü belirtmek istiyorum. Ayrıca başvuranları tarayıp görüşme saatlerini telefonda ayarlayıp daha sonradan mazeretsiz olarak görüşmeye gelmemeleri beni asıl çaresiz bırakan durum. Adayların bu denli gayri ciddi olmalarına inanamıyorum.
Görüşme esnasında önceden hazırladığım bir görüşme planım ve ayrıca sorularımla paralel olarak ilerleyen bir de deÄŸerlendirme formum mevcut. Bunları da ben hazırladım ve görüşme süresince iÅŸaretlemeleri yapıyorum tabii görüşecek aday bulabilirsem. Meslek hayatımın ilk görüşmelerini yapıyorum İpek Hanım ama malesef adayların bu tavırlarıyla karşılaÅŸtım. Åžu anda da montaj elemanı ilanlarını deÄŸerlendiriyorum ve satış elemanı adaylarımıza göre eÄŸitim düzeyi daha düşük yaÅŸları da daha küçük olan bu adaylarla da görüşmelerimin satış danışmanlarınınkinden farklı olmayacağını malesef görüyorum…
Sevgili Fatma,
Adayların mülakat saatini kabul edip gelmemeleri çok sık yaÅŸanan bir durum. Bu senin motivasyonunu sakın düşürmesin. Hatta zaman içinde bunun oranlarını bile çıkartacaksın. Mesela muhasebe elemanı pozisyonu için çağırdığın 15 kiÅŸiden 8′i gelirse, yani %45′i, bu çok iyi bir oran. Sen de 5 etap sonunda satış elemanı pozsiyonu için çıkart oranları ve üst ynöetimle veriler ile konuÅŸ. Onlar da ikna olur senin düzenli çalışmana.
Adayların tecrübe senesi ve eğitim seviyesi azaldıkça maalesef iş etiğine uyum düzeyleri de düşüyor. Bunu biz değiştiremiyoruz :/
İş ilanını biraz eğlenceli hale getirebilirsin. Yaratıcılığını kat. Slogan yarat mesela. Gençler seviyor böyle ilanları. Bir dene
Sevgilerimle,
Sevgili Fatma,
Sorunu yayına alıp cevaplamayı “unutmuÅŸum”. Çok özür dilerim.
Fatma’cığım, ister ilkokul mezunu, ister doktoralı olsun, her görüşmemiz çok mühim. Her iÅŸ, her pozsiyon çok mühim. Sen kendi iÅŸini en iyi ÅŸekilde icra etmekten sorumlusun. Adaylrın mülakatlara katılmaması da onların sorumsuzluÄŸu. Sen kendi sürecini iyi yürütüyorsan süreç içindeki ikinci kiÅŸinin ne yapacağını belirleyemezsin. Kendini bu kadar hırpalama. İşimizi yaparken etki edebildiklerimiz var, etki edemediÄŸimiz konular var.
Sevgili İpek Hanım,
Öncelikle böyle müthiş yararlı bir site hazırladığınız için sizi tebrik etmek istiyorum. Paylaştığınız bilgiler benim gibi insan kaynaklarına gönül vermiş mesleğin başında biri için altın değerinde.
İzninizle öncelikle biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Geçen yıl sizin de eÄŸitimini almış olduÄŸunuz çalışma ekonomisi ve endüstri iliÅŸkileri bölümünden mezun oldum. 2 aydır da maÄŸazıcılık sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın insan kaynakları departmanındayım. Ben gelmeden önce firmada İnsan Kaynakları ya da personelcilik adına bir faaliyet olmamış. BulunduÄŸum firmada İ.K.’yı ben kurdum. Halen eÄŸitim hayatımda öğrendiÄŸim bilgiler ışığında yol almaya çalışıyorum. Firmada çok az çalışan olmasına raÄŸmen iÅŸverinimiz herÅŸeyi yeni çaÄŸa uygun yapabilmek adına öncelikle eleman eksiklerini tamamlamaya İ.K’dan baÅŸlamış. Bundan sonraki eleman alımlarına da bizzat ben gerçekleÅŸtireceÄŸim.
Bugüne gelmeden önce ise işe ilk girdiğim zamanlarda öncelikle iş analizlerini yapmaya çalıştım ve mevcut işlerin tanımlarını çıkardım. Bunları hazırlarken çalışanlarla yaptığım görüşmeler sırasında gördüm ki sadece işleri değil kişileri de yakından tanımam gerekiyor. Böylece onlara kendi kendilerini değerlendirme envanterleri dağıtarak hem onların beyinlerinde hem de kendi beynimde birer ışık yakmaya çalıştım. Bu süreçten sonra ise işverenimizle insan kaynakları planlaması yaparak eksik elemanlarımızı tamamlama çalışmalarına girdik ve bugün geldiğim noktada iş görüşmeleri yapan bir İ.K.cıyım. Ancak en yaygın kariyer sitelerinden biriyle yapılan anlaşma sonucu gidermeye çalıştığımız eleman eksikliğimiz adayların gayri ciddi tutumları dolayısıyla sekteye uğramış durumda. Satış danışmanı için başvuran adaylardan üzerinde kafa yorduğum kişilik testlerini site üzerinden satın aldığım adaylar görüşme saatlerine mazeretsiz olarak uymadılar. Kendilerine sonrada ulaştığımda ise yakışıksız tablolarla karşılaştım malesef. Şu anda satış danışmanı konusunda ne yapacağımı bilemiyorum. Site üzerinden deneyebileceğim tüm yolları denememe rağmen ayrıca siteden destek de almama karşın görüşmeler istediğim düzeyde seyretmiyor. Kriterlerimizi esnetiyorum, adaylara 2. şans tanıyorum ama sonuç yine olumsuz.
İpek Hanım size sorabileceğim onlarca sorudan bu en acil ve önemli olanına cevap verirseniz çok sevinirim.
Tekrar tekrar teşekkürler
Fatma
Sevgili Fatma,
Perakende insan sirkülasyonunun en çok olduğu sektörlerden biridir. Bundan dolayı adayları fazlasıyla ince eler sık sokursan ciddi sıkıntı yaşarsın.
Birincisi site üzerinden test uygulamasını kaldır. Hiç gerek yok. Senin talip olduğun insan kaynağı o testleri doldurmaz. Lise mezunu mu arıyorsun, üniversite mi?. Eğer lise mezunu ise karşındakine üniversite mezunu muamelesi yapman yanlış. Hele ki tecrübesiz, 18-22 yaş grubu gençlerin aklı hep havadadır.
İlanını çık. Herkes başvursun. Başvuruların hepsini tara. Beğendikerini yüzyüze görüşmeye davet et. Henüz mülakat tecrübenin fazla olmadığını anlıyorum. Bu nedenle soru üretmekte zorlanabilirsin. Sorularını önceden bir sayfada hazırla ve görüşmeye gir.
Şimdilik bunları yazabilirim. Pek çok detayı bilmiyorum. Yanlış yönlendirmek de istemiyorum açıkçası.
Sevgilerimle,
Merhaba,
şuan bir sigorta şirketinde teknik operasyon (poliçe üretimi) departmanında çalıştığımı ve açıkçası hedeflerimi çok ama çok altında bir yer olduğu için en yakın zamanda yeni bir işe girmek istedğimi belirtmek isterim. ancak hayat garip türkiye de iş hayatı daha garip! nedense tercih edilmiyoruz halbuki çok iyi bir matematik bilgim var, öss de 90 sayısal dan 80 net ile girdiğim bir bölüm (burdan anlaşılacağı üzere sözel bilgim hiç iyi değiil:) ) ancak ulaşmak istediğim underwriter, reasürans ve ya aktüerlik görevlerine de sigorta şirketleri torpil ve ya sadece dil bilgisini göz önünde bulundurarak işe alımları gerçekleştiriyor (iyi derece de ingilizce bilgisine sahibim halen kursa gidiyorum amerikada 4 ay çalıştım) bu yüzden şuan bir çıkmazdayım açıkçası. bugün sadece işe başvuru yapmak için bilgisayarımın başına oturdum ve kendimi gergin hissediyorum biraz çünkü hayatımda değişiklikleri pek sevmeyen biriyim. bunun yanında asıl büyük değişiklik sigorta sektörünün ücret politikası çok kötü ve işe alım da açıkçası saçmaladıkları için (sigorta ile bilgisi birisinin olmasa dahi nede olsa herkes öğrenir diye başarısız insanları alıyor ve birtürlü kar edemiyorlar) sektör değişikliği için yüksek lisans tercihlerine göz atmayı düşünüyorum. hatta başvurular başladı bile ünilere, şuan aklımda galatasaray üniversitesi finansal matematik bölümü var. içinde bulunduğum durumu özetlemeye çalıştım. bana öneriniz ne olabilir acaba? bu arada umarım bir sigorta şirketine danışmanlık yapmıyorsunuzdur:) biraz kötüledim gibi:) ayrıca yazımı oldukça açık yazığım için yayınlanmasını istEMiyorum
Ben marmara üniversitesi aktüerya bölümü mezunu, şuan iş hayatına alışmaya çalışan ve yaz tatili planı yapamayacağı için biraz buruk bir şekilde yeni iş başvuruları sırasında blogunuzda geçen yılın tatil planını bu yılın tatil planı olarak görüp (nasıl olduysa o kadar yazı içerisinden çekip çıkardım) sizin adınıza heyecanlanan ama sonra meğer geçen seneymiş diye üzülen birisiyim:) bu arada datça aktur u aklıma yazdım çok güzel gibi umarım bir gün oraya gidebilirim. aktüerya nın ne olduğunu bildiğinizi ve ya bilmiyorsanız bile bir göz attığınızı düşünerek
anlayışınız ve olası yardımınız için teşekkürler
merhabalar
ben pamukkale üniversitesi gıda mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. sizinle mini mba da tanışmıştık size şunu sormak istiyorum
açık öğretimden işletme okusam bana bunun bi yararı olur mu yani şöyle benim amacım dr.oetker,coco cola ve efes pilsen gibi büyük firmalarda çalışmak ve ben buralara başvurduğumda işletmeyi açık öğretimde okumuş olmamı umursarlar mı yoksa açık öğretimden okuduğum için önemsiz mi görürler (açık öğretimi tavsiye eder misinz?)
Sevgili asekergmuh,
Eğitimin ve bilginin her türlüsü ve şekli önemlidir ve eğitimini başkaları değil, kendin için ilerletmek amacın olmamlı.
Gıda mühendisliği bölümünde öğrendiklerinin yanında AÖF İşletme bölümünden alacağın bilgi senin kariyerine her zaman olumlu etkisi olacaktır. Sonuçta AÖF okurken de emek veriyorsun, ders çalışıyorsun.
Ancak bu süre boyunca staj ve/veya iş tecrübesi edinmeye de çalışmalısın.
Sevgilerimle,
İpek hocam , ben Çukurova üniversitesi fizik öğrencisiyim. öncelikle üniversitemize gelip bizleri bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Öğrencilerin sizden öğrenmesi gereken çok şey olduğunu düşünüyorum. Size bir konuda danışmak istedim. dahademinde bahsettiğim gibi fizik son sınıf öğrencisiyim hastanelerde çalışmayı düşünüyorum yaz stajımı bir hastanede ayarladım sizden bir kaç ricam olacaktı kendimi hastanede kabul ettirmem için yapmam gereken neler olması gerekir, bide sizin bizim üniversitede vermiş olduğunuz eğitimde gösterdiğiniz cv nizi sizden rica etsem e-mailime yollayabilirmisiniz, son olarakta önerdiğiniz , iş hayatının nasıl olduğunu anlatan yada mulakatı anlatan önerdiğiniz kitap ismini rica etsem. şimdikten çok teşekkür ederim.
Sevgili Eser,
İster hastane, ister başka birşey kendini kabul ettirmek için yapmak gereken iki şey var: birincisi her söyleneneni coşku ile yapmak, senden istenen hiçbir işe burun kıvırmamak (isterse çok saçma, çok niteliksiz bir iş olsun) ve güleryüzlü olmak.
İnsanlar işe girdikten bir süre sonra bazı yanlışlar yapmaya başlarlar. Tembel kişiler çalışkan insanlar hakkında dedikodu yapmaya başlar örneğin. Eli çalışmayanın ağzı çalışır boş boş. Sakın böyle insanlardan biri olma. Sen, sana verilen görevleri en iyi şekilde yapmaya çalış. Kötü olma, sana kötü birşey yapılsa bile.
ÖzgeçmiÅŸime ekranın sağındaki “Hakkımda” bölümünden ulaÅŸabilirsin.
Mülakata dair yine blogumun “mülakat ve testler” kategorisini oku lütfen. Bunun haricinde piyasada çeÅŸitli kitaplar ve kaynak var konu üzerine:
http://kariyer-tavsiyeleri.monster.com.tr/mulakat-ipuclari/careers.aspx
http://www.ilknokta.com/urun/92125/Iste-Mulakat.html
http://www.netkitap.com/kitap-mulakat-avantajli-stratejiler-gazi-uckun-dr-hasan-latif-rota-yayinlari.htm
bazıları …
Sevgilerimle,
ba hocam ben afyon bayat myo da insan kaynakları yönetimi 1. sınıf öğrencisiyim.Bu alanda başarılı olmak istiyorum fakat mezun olduktan sonra bazı özel nedenlerden dolayı örgün devam edebilme şansım olmayacak zannediyorum ki açıköğretim dgs ile çekoya tamamlamam en doğru adım olacaktır .Açıköğretimden tamamlamış olmak bana olumsuz etki edermi ne şekilde ilerlemeliyim kariyer ve ilerleme açısından tavsiyelerinize ihtiyacım var. nitekim önce doğru hedefler belirlenmeli değilmidir hocam bu noktada yardımınızı rica ediyorum şimdiden çok teşekkür ederim.
Sevgili Semra,
Özel nedenlerden dolayı AÖF ÇEKO’dan devam etsen de eÄŸer gerçekten İK istiyorsan sana hiçbir kuvvet engel olamaz, yeter ki sen kendine inan, güven.
Bir İK bölümüne asistan olarak girmeni tavsiye ederim. Tecrübe ile birlikte bilgi ile bağını kesmez isen eminim meslekte iyi yerlere gelebilirsin.
Rakiplerin kuvvetli, dört yıllık faküte mezunları. Ama sen de çok çalışkansın değil mi? O zaman pek çoğunu geçeceksin. Her ne iş yaparsan yap çalışmanın bileğini bükecek hiçbir güç yoktur.
Hedef koymalısın kendine. Okullarını iyi derece ile bitirme hedefi örneğin. Çok çalışarak tabii ki olacak bu. İyi gderece ile mezun olmak etkileyicidir.
Sevgilerimle,
Merhaba hocam ben afyon bayat myo da insan kaynakları yönetimi 1. sınıf öğrencisiyim.Bu alanda başarılı olmak istiyorum fakat mezun olduktan sonra bazı özel nedenlerden dolayı örgün devam edebilme şansım olmayacak zannediyorum ki açıköğretim dgs ile çekoya tamamlamam en doğru adım olacaktır .Açıköğretimden tamamlamış olmak bana olumsuz etki edermi ne şekilde ilerlemeliyim kariyer ve ilerleme açısından tavsiyelerinize ihtiyacım var. nitekim önce doğru hedefler belirlenmeli değilmidir hocam bu noktada yardımınızı rica ediyorum şimdiden çok teşekkür ederim.
Merhaba İpek hanım ,
Sizinle Akdeniz Üniversitesinde katıldığınız etkinlikte tnışma fırsatını buldum ve sizi dinlemenin bana bir çok şey kattığına inanıyorum . En azından kendime olan güvenimin biraz daha yerine geldiğini söyleyebiliri.
İşletme ölümü üçüncü sınıf öğrencisiyim ve İnsan Kaynakları Yönetimi dersinde hazırayaağımız bir sunumla ilgili sizden yardım isteyecektim AraÅŸtırma konumuz ‘Kadın GiriÅŸimciler ve Sorunları’ . Siz etkinlikte de sözylediÄŸiniz gibi kadın giriÅŸimcili kousunda bir ödüle sahipsiniz. Bir ÅŸeyleri baÅŸarabilmenin karşılığı olarak . Yalnız herkes sizin gibi baÅŸarılı olamıyor. ÖnÄŸne çıkan bir çok engel aileleri tarafından engellenenler , maddi imkan bulamayanlar. Bunlar ve benzerleri karşılasılan bir çok sorun var. Esas sormak istediÄŸim konu ise sizce bu onuda Türkiye de kadnların karşılaÅŸtığı sorunlar neler, siz bu yere gelene kadar ne gibi sorunlarla karşılaÅŸtınız ve mevcut durumda sorunların çözüm için sizce neler yapılmalı?
Biliyorum sizin soru cevap kısmının biraz kapsamının dılında bir konu ancak yardımcı olursanız kısa cümlelerle de olsa sevnirim.
Başarılarınızın devamını diliyorum .
İyi çalışmalar .
Fatma ALAGÖZ.
Sevgili Fatma,
Mesajına 5 gün geç cevap verdiğim için özür dilerim. Sürekli seyahat halindeyim ve sorunun içeriği de kapsamlı olduğu için hemen yanıt veremedim.
Kadın girişimcilerin bana göre en büyük engeli kendileri. Nasıl diyeceksin? Çünkü kendilerine güvenmiyorlar, inanmıyorlar. Oysa ki, ister kadın, ister erkek olsun her insan eğer bir konu hakkında bilgi, tecrübe ve başarıya yönelik inanca sahipse bunu karma değerli bir işe dönüştürebilir. Param yok, gücüm yok, ailem izin vermiyor şeklindeki çıkışları ben bahane olarak kabul ederim. Aslında kişi girişim yapmak istemiyordur. En başarılı insanlar yokluk içinden var edebilenlerdir. Çünkü onlarda başarıcaklarına yönelik inanç vardır. Gözleri yoklukları değil, daima bardağın dolu tarafını görür.
GiriÅŸimci kadının özgüveni, baÅŸarıya yönelik inancı olmalı ve hayata hep pozitif bakmalı. Bunun ötesinde her insan herÅŸeyi bilemez. Bu nedenle kendi eksik olduÄŸu konularda kendisine destek verebilecek insanlar bulmalı. Ben bütün tanıdıklarıma, gençlere, iÅŸ arkadaÅŸlarıma “arkadaÅŸlarını iyi seçin”derim. Akllı, çalışkan, bilgili olsunlar. Çünkü arkadaÅŸlık iliÅŸkileri sadece eÄŸlenmek deÄŸildir, birlikte büyümek, kalkınmaktır. Kadınlar etraflarında nitelikli insanlar bulundurmaya özen göstermelidir. Takım çalışması baÅŸarı getirir.
Bilgilerini geliştirmek için her zaman kitap, kaynakça takip etmemliler. Bilgili insan bütün zorlukların üstünden gelir. Bilgisiz olan çabuk tükenir.
Mutlaka hedeflerle hareket etmeliler. O hedefe nasıl ulaşacaklarını yazarak çizerek takip etmeliler.
Ben kendi girişimcilik sürecimde zamansızlık problemleri yaşadım, yaşıyorum. Bak sana ne kadar geç cevap verebildim. Ayrıca çok çalışmaktan bazen ciddi yoruluyorum. Mayıs ve Haziran ayında kendini rölantiye almayı planladım.
Sevgili Fatma, şundan emin olabilirsin, çok ve istikrarlı çalışmadan hiçbirşey olmuyor hayatta. Girişimci kadınların çok ve istikrarlı çalışmaya hazır olup olmadıklarını kendilerinde sorgulamaları lazım. Eğer hazırım diyorlarsa gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Sevgilerimle,
merhabalar:) kusura bakmayın biraz önce facebookta üyelik ile ilgili bir sorun var demiştim,yokmuş. Şimdi buradan sorumu sorabilirim?
Soru: İnsan kaynaklarının halkla ilişkiler açısından yetenek-yönetiminin yeri nedir? bu konuda bilgi verebilir misiniz ??
Sevgili Rua,
Şirkete yetenekli işgücünün çekilmesi, işe alınması, onların geliştirilmesi vew elde turulması süreci boyunca karşımıza İnsan Kaynakları pazarlaması kavramı ve uygulamaları ortaya çıkıyor. Bizler her an içerideki ve dışarıdaki insan kaynağına işveren markası olarak güçlü ve çekici yanlarımızı yansıtmaya, farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Artık işletmeler yetenekli gençlerin gözünde cazibe merkezi haline dönüşme çabasında. Sosyal medyayı bu amaçla kullanıyoruz. Çünkü yakın gelecekte iş piyasasına girecek ve halen iş piyasasında olan gençler sosyal medyada çok aktif. İşte bu İK pazarlaması sürecinde halkla ilişkiler ile yolumuz kesişiyor. İş veren markasının şirket dışındaki imajı, bilinilirliği, saygınlığı çalışmalarında İK bölümleri halkla ilişkiler ile çalışır. Halkla ilişkiler metodolojilerini İK pazarlama süreçlerinde kullanır.
merhabalar ipek hanım
18 mart 2011 de hayatımdaki ilk iş görüşmesini sizinle yapmış olmaktan son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim. bu siteyi yeni buldum çok faydasını göreceğimi düşünüyorum.
Sevgili samimiydimq,
Bağlantıyı kesmeyeceğimiz için Kaynağım İnsan sayrsinde istediğin zaman bana soru sorabilir, görüş paylaşabilirsin. Eğitimdeki önemli katkın için ayrıca teşekkür ederim.
Merhaba İpek Hanım; Çok uluslu bir ÅŸirketler grubunun Türkiye’deki ÅŸirketinden ayrılıp Almanya’daki ÅŸirketinde iÅŸe baÅŸlamak için teklif alan bir çalışanın, kıdem tazminatı ve diÄŸer hakları konusunda bir bilginiz var mıdır? Yasal olarak baÄŸlıyabileceÄŸimiz bir Yargıtay kararı veya yönetmelik bulunabilmesi sözkonusu mu? TeÅŸekkür ederim. Selamlar.
Sevgili Oceanus,
Sizi konunun uzmanına farklı bir kanaldan yönlendirdim. Kaynağım İnsan üzerinden de yanıtı vereyim, cevapsız kalmasın dedim.
İyi günler ben ktü de elektrik-elektronik okuyorum şuan hazırlıktayım ve 2 yıl selçuk üniversitesi silifke-taşucu myo da endüstriyel elektronik okudum ilerde uzmanlaşmak istediğimiz bölümü secerken elektronik ve haberleşme seçmek istiyorum kariyerime iyi bi giriş yapma açısından bu siteye başvurdum kariyerimin ve geleceğimin şimdiden doğru bi şekilde yapılandırma konusunda bana engin ve değerli bilgilerinizle neler yapmam konusunda yardımcı olabilirmisiniz çok teşekkür ederim iyi günler dilerim iyi çalışmalar
Sevgili Mehmet,
Elektronik ve haberleşme ise kariyerini şekillendirmek istediğin alan, bu alanda faaliyet gösteren firmaları incele, staj başvurusu yap. Elbette bunu yapabilmek için özgeçmiş hazırlamalısın. Okulunda topluluk, kulüp çalışmaları varsa bu alanla ilgili onlara katıl. Eğer yoksa sen bir tane kur. Haberleşme alanında hizmet veren birçok firme yarışmalar düzenliyor, bunları takip et ve katıl. İngilizceni iyileştir. Bol bol sektörü internet üzerinden takip et. Güncel bilgi ve uygulamalara hakim ol.
Sevgilerimle,
Sevgili İpek Hanım,
Verdiğiniz tavsiyeleriniz hep aklımda olacak ve uygulayacağım. Sizin gibi tecrübeli birisinden iş öncesinde aldığım bilgiler ve tavsiyeler kendime olan güvenimi daha da artıracak. Size çok teşekkür ediyorum. Dediğiniz gibi yine sizden cevap beklediğim sorularım olacaktır. Kendinize çok iyi bakın. İyi akşamlar.
Sevgili Merve,
Çok başarılı olacağına eminim. Sevgilerimle,
Merhabalar İpek Hanım,
Size birkaç hafta önce sizden öğrendiğim mülakat tekniğinin işe yaradığını söylemiştim ya şimdide yeni bir işe başlayacağım. Bu benim ilk iş deneyimim olacak. Ben vazelin üretimi yapan bir kimya firmasında üretim mühendisi olarak başlayacağım. Yeni başlayan bir üretim mühendisine tavsiyeleriniz nelerdir ? Sizden herzamanki gibi işe yarayacak tavsiyelerinizi bekliyorum. İyi günler.
Sevgili Merve,
İşe başlıyor olmana çok sevindim. Hayırlı olsun
Soruna gelince; mutlaka bir Akıl Defterin olsun. Öğrendiklerini her zaman not et, düşüncelerini, sorularını hep yaz. Hiçbir aklına takılan konuyu öteleme. Sonrasında doğru zamanda yöneticilerine soru sor; ne, neden, nasıl, ne zaman, nerede ve kim. İş süreçlerini hep 5N1K metodu ile sorgula. Neden ve nasıl sorularının üstüne git. İş hayatında bilgi en büyük güçtür. Ne kadar çok bilgilisin, o kadar kıymetlisin, bunu unutma. İş kütüphanesi kurman gerektiğini zaten biliyorsun
İş arkadaşlarınla sıcak ama mesafeli ol. Profesyonel hayat okula benzemez. Bazısını ilerleyen zamanda seveceksin, bazısını sevmeyeceksin. Ama onlarla çalışmak ve verimli olmak zorundasın. Dolayısıyla ilişkilerinde eş mesafede durmaya çalış.
Yöneticinden iş iste. İnsanlar kendi işleri ile meşgul olunca iş vermekte bazen ihmalkar olabiliyorlar. İşi sen iste, iş versinler diye bekleme.
İşçilerden uzak durma. İşçiler işi emin ol her zaman senden daha iyi bilecek. Ama mühendislik bilgisi de sende. Onlara tepeden bakma sakın. Büyük hata yaparsın. Onlardan da işi öğrenmeye çalış.
Halihazırda içeride projeler yürüyorsa onlara katılmaya çalış. Ben de katılabilir miyim diye sorarak izin iste. Bekleme , talepkar ol. Ama ölçüyü de kaçırma. Bunlar hassas çizgilerdir.
İşten sakın kaçma. İlk altı ay senin için çok önemli. En saçma, basit, yersiz gelen işleri bile yap.
Güleryüzlü ol. İnsanlara kendini tanıt, el sıkış, memnun oldum de.
İşe başladıktan kısa süre sobra dedikodular senin de kulağına gelmeye başlayacak. Şirketlerdeki informel iletişim ağıdır dedikodu. Duymamazlık etme ama sakın katılma. İnsanların niyetlerini bilmediğin ve tecrübesiz olduğun için dedikoduların olumsuz enerjisi motivasyonunu bozabilir. Buna izin verme. Sen hep kendi işini en iyi şekilde yapmaya çalış. Buna konsatre ol.
Şimdilik bu kadar, sana başarılar diliyorum. Bir sorun olursa mutlaka yaz
Merhaba
Özel bir şirkette İK Uzmanı olarak çalışıyorum. Sosyal Medya ve İşe alımla ilgili Sosyal medyayı efektif olarak nasıl kullanabiliriz? Bu konuyla ilgili makale veya kitaplar var mıdır?
Sevgili Kenan,
Kaynağım İnsan’ın Sosyal Medya Kategorisini okuyabilirsin. Bunun haricinde slideshare.com ve scribd.com’da birçok sosyal medya ve İK baÅŸlıklı sunum bulabilirsin. Türkçe bir kitap henüz yok. Benim yazmak gibi bir projem var ÅŸu an 2011 yılı içinde çıkacak ÅŸekilde. Dünyada da henüz çok tatminkar bir kitap çıkmadı. Ağırlıklı sosyal medya ve iÅŸe alım konusu üzerinde duran nokta atışı kitaplar var.
Sevgilerimle,
Sizin önerilerinizden yola çıkarak başlamam , çok iyi olur benim için . Önerilerinizi bekliyorum .
Sevgili Dimfetyy,
İlk başta 2-3 tane İK kitabı al ve oku. İK mesleğini gerçekten sevip sevmeyeceğini ancak bu şekilde anlayabilirsin. Eğer seversen kitapları sonrasında İK ile ilgili eğitimlere, sertifika programlarına katıl. Eğer bulabilirsen İK stajı yap. İK ile olmasa bile mutlaka staj yap veya gir işlerde çalış. Çalışma hayatını tanı. Bütün bunları yaparsan zaten hayata bakışın, işe yaklaşımın aştan sona değişecek.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım , Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde 1.sınıf Sosyoloji öğrencisiyim. üniversitemizde “Hayatı Doldur” adı altında verdiÄŸiniz seminere katılma fırsatı bulmuÅŸtum. Ve sizi dinlediÄŸimde, direkt “İK Uzmanı olmalıyım ben.” dedim. kendimi bir ÅŸekilde geliÅŸtirmeye baÅŸlamak istiyorum . daha yolun başındayım belki ama sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra da bu alana geçebilmem zor olmaz diye düşünüyorum. sizin de anlıyacağınız gibi kafam biraz karışık. sizden düşüncelerimi netleÅŸtirmeye yönelik fikir almak size bu konuda danışmak istedim . teÅŸekkürler .
Sevgili Dimfety,
Sana İK Uzmanı olmak için ilham verebildiysem ne mutlu bana. Sana tavsiyem git kendine iki, üç İK kitabı al ve çok ciddi oku. EÄŸer halen hoÅŸuna gidiyorsa kitap almaya devam et. Ben de sana kitap ismi gönderebilirim. İnternet üzerinden alabilirsin kitapları eÄŸer Bolu’da bulamazsan.
Sonra da İK yüzerine yüksek lisans yapabilirsin. İK bölümlerinde staj yapmaya çalış. Ama İK’da bulamazsan baÅŸka bölüm de olur. Yeter ki iÅŸ hayatını tanı. Hele bir İK uzmanı olacaksan bütün iÅŸ kollarını, herkesin ne yaptığını bilmek zorundasın.
Sevgilerimle,
mrb İpek Hanım,
kardeÅŸimin tavsiyesi üzerine kaynağım insan a müptela oldum..sorulan sorulara verdiÄŸiniz cevapları okuduktan sonra sizin yol göstericiliÄŸinize,size danışmak istedim.ben japon dili edebiyatından yeni mezun oldum.bölümümüzde staj olanağı yoktu öle bi ÅŸansımız yoktu daha doÄŸrusu bu yüzden herhangi bi yerde staj yapmadım.nerelerde çalışabiliriz neler yapabiliriz hiçbir ÅŸekilde bilgilendirilmedilk..ne yapıcağıma karar vermiÅŸtim aslında yüksek lisans yapmak istiyordum ama artık istemıyorum..ÅŸimdi karar veremıyorum kpss ye çalışıp devlet memuru mu olucam yoksa özel sektörde mi? özel sektör ağır basıyo ama nerekerde çalışabilirim bilgilendirirseniz sevinirim ÅŸimdiden çok teÅŸekkür ederim….
Sevgili Huriyesen,
Bence artık düşünme ve harekete geç. Kendine iÅŸ ara. Ne yapacağım dersen …. bu konuda biraz geniÅŸ düşünmen lazım. Japoncan nasıl? Acaba bu yönde bir çalışma içine girebilir misin? Bence ilk bunu deÄŸerlendir. Japon büyükelçiliÄŸi ile görüş, belki bir çalışmalarına katlıabilirsin. Onların pek çok proje ekipleri çalışıyor Türkiye’de.
Bunların ötesinde özgeçmişini hazırla ve başvuru yap. Artık bekleme
Sevgilerimle,
ben balıkesir üniversitesi son sınıf öğrencisiyim.tez ödevizde hocamız 8 kişinin ortak ödev yapmasını ve bir peynir fabrikası kurmasını istedi.ben insan kaynakları departmanı sorumlusuyum şirketimize çalışan işçiler almamız gerekiyor.gerçekmiş gibi iş ilanı vermemiz ve çalışanları bulmamız gerekiyor.sizden ricam bu tarz bir şirkete hangi işçilerin alınacağıyla ilgili deneyimli bilgilerinizi benle paylaşmanız olacak ve iş ilanını verirken alınacak kriterleride bilgilendirirseniz çok menun olucağım.
Merhaba Çisem,
Tez üzerinden bile olsa meslekdaş olmak güzel.
İlk yapman gereken şey elbette işcilerin iş analizi. Yani işçiler ne iş yapacaklar, işi yaparken neler kullanacaklar, bu işi yapabilmek için ne gibi becerileri olması gerekiyor? İnternette İş Analizi Formu diye ara birçoğunu bulursun. İş analizini yaptıktan sonra analizden edindiğin saptamal çerçevesinde ilan hazırlayacaksın. İşçilerin ne gibi nitelikleri olacak? Hangi okul mezunu olacaklar? tecrübe istiyor musunuz? Bilmeleri gereken konular istiyor musunuz? Askerlik yapılması şart mı? vb. Ayrıca iki üç cümle halinede de Görev tanımını yazacaksın.
Herhangi bir kariyer portalına gir ve biraz ilanları incele lütfen. Eminim yapabilirsin. Zor değildir.
Sevgilerimle,
merhaba ben uluslararası ilişkiler okuyorum ve bölümüm de çok iyi bir yere gelmek istiyorum ve bunun için neler yapmam gerektiğini bilmiyorum bu konuda yardım ederseniz çok sevinirim ayrıca seneye staj yapmak istiyorum ve bu konuda da pek bi bilgim yok nerelere başvurmam gerekiyor yardım ederseniz çok sevinirim
Sevgili Åžerife,
Öncelikli olarak yabancı dil bilginin çok iyi seviyede olması gerek. İngilizcen nasıl? Akıcı konuşabiliyor musun? Eğer hayır diyorsan hemen takviye edici eğitimleri almaya başla, yurtdışına gitmeye çalış.
Bunun dışında Uluslararası İliÅŸkiler okuyan pek çok gencin ideali Dış İliÅŸkiler Bakanlığı’na girmek. Senin böyle bir hedefin var mı? Yok ise, dış ticarete yönelebilirsin. Dış ticaret satış ve operasyon olarak ikiye ayrılır. Operasyonel ayakta ithalat-ihracat süreçlerinin operasyonel iÅŸlemleri ve doya takibini yaparsın. Satışta ise ürünlerini yurtdşı piyasalara çıkarmaya çalışırsın.
Dış Ticaret üzerine kitaplar al ve oku, ilgini çekecek mi bak. İlgini çekerse bir şirketin dış ticaret bölümünde staj yapmaya çalış.
Ama öncelikli olarak İngilzce dil seviyene odaklan derim.
Sevgilerimle,
merhaba, ben hukuk 1. sınıf öğrencisiyim ve geleceğe yönelik kendimi nasıl yetiştirmem gerektiği hakkında pek bir düşüncem yok.ileride donanımlı bir hukukçu olmak istiyorum.şu an sadece bulduğum, bana uygun olduğunu düşündüğüm seminerlere katılmaya çalışıyorum.kendimi hukuk alanında geliştirebilmem için başka ne tür yöntemlere başvurabilirim?ayrıca hukukta yabancı dilin bana etkisi ne olur ve yabancı dil açısından da sizce kendimi ne ölçüde yetiştirmeliyim yardımcı olur musunuz?sorumun yayınlanmasını istemiyorum şimdiden teşekkür ederim..
Sevgili Bengisu,
Hukuk zaten çok çalışma gerektiren bir bölüm. Dolayısıyla öncelikli olarak derslerini iyi takip et ve çalış. Bunun ötesinde senin de belirttiğin İngilizce dil bilgisi hukuk için de çok önemli. Çünkü biz kendi hukuk sitemimizi ağırlıklı batı hukuku üzerinden geliştiriyoruz. Onları okuyabilmen, anlayabilmen yani günceli takip edebilmen için teknik ingilizcenin olması şart. Derslerin haricinde bana göre İngilizcene titizlenmen en iyi seçim olur.
Merhaba İpek Hanım,
Uzun zamandır sitenizin takipçisiyim.
Sosyal Medyada İnsan Kaynakları ve İşveren Markası konulu konuşmanızı dinlemeyi çok istememe rağmen katılamadım.
Tekrardan İstanbul’da iÅŸveren markası ile ilgili bir konuÅŸmanız olup olmayacağını öğrenebilir miyim?
Saygılar.
Sevgili NS,
Kaynağım İnsan’ı takip ettÄŸiniz için teÅŸekkür ederim. Mayıs Sonunda “Sosyal Medya ve İnsan Kaynalarıé konu baÅŸlığı ile bir zirve düzenlenmesi planlanıyor. Orada açılış konuÅŸması ve panel yöneteceÄŸim. Detaylı bilgileri organizasyon netleÅŸince Kaynağım İnsan da paylaÅŸacağım.
merhaba ipek hanım ben salise blogunuza yeni kayıt oldum.bugün sizi dinleme sansı yakaladım.lefke avrupa universitesinde bilgisayar muhendisligi 3.sınıf ogrencisiyim.konusmanız,iş hayatınızda yasadıgınız degişimler anlattıklarınız beni cok etkiledi.yeniden gelecegime dahada umutla bakmamı sagladınız.yanınıza gelip sizinle bizzat konusmak isdedim fakat gitmiltiniz o yuzden birebir tanısamadık.size sormak isdedigim sorum ise ben suanda bilgisayar muhendisligi okumam ragmen bolumumu severek okumuyorum ve master yaparak degisik alanlarda ugrasmak isdiyorum.ales sınavına hazırlanıp girdim.sozel puanım 72 geldi;fakat ne yonde master yapacagıma karar veremedim.bana bu konuda yardımcı olabilir misiniz?sizin gibi fikir ve dusuncelere sahip birinde yardım almak beni sevindirir simdiden cok cok tesekkuur ederim.umarım yeniden bir seminerinizde bulunma sansını yakalarım.rica etsem sorumu yayınlamassanız sevinirim.. sevgiler..
Sevgili Salise,
Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuman, IT teknik altyapısına sahip olman seni bu sektörün örneğin satış, pazarlama, İK, satınalma gibi konularında kolayca çalışmanı sağlayabilir.
Sana tavsiyem satış, pazarlama, İK gibi değişik disiplinlere ait bir iki kitap alman ve okuman. Bakalım hangisi hoşuna gidecek. Hoşuna giden konu üzerine yüksek lisans yapabilirsin.
Ben bu tip seçim yapma durumum olduğunu ilgimi çekebilecek konular hakkında bilgilenmeye çalışırım. Senin de yapmam gereken bilgilenmek.
Merhabalar,
Kaynağım İnsanı yaklaşık bir buçuk aydır takip etmekteyim. Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde bi arkadasımın önerisiyle takibe baÅŸladım.
Sormak istediÄŸim konu “yüksek lisans.”
Afyon Kocatepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman mezunuyum. AskerliÄŸimi bitirdikten sonra Bursa’ da iÅŸ aramaya koyuldum yaklaşık bir buçuk aydır aramaya devam ediyorum.
Bir vakıf üniversitesii Bursa’da yüksek lisans programları açıyor. Bu programlardan biride Uluslararası Ticaret alanında yüksek lisans.
Sizce tezsiz yüksek lisansın özel sektör için her hangi bir yararı olur mu? Bu konuda farklı söylemler var. Bazı insan kaynakları uzmanları dış ticaret alanı için yapılacak yüksek lisansın hiç bir yararı olmadığını, işe alımlarında ikinci, üçüncü hatta dördüncü planda olduğunu, tecrübenin her zaman öncelik olduğunu söylüyorlar.
Ya siz ne düşünüyorsunuz?
Yardımcı olabilirseniz çok memnun olacağım.
SAYGILARIMLA
Sevgili bkb1988,
EÄŸitim hiçbir zaman ‘yararsız’ diye nitelendirilemez. Bunu ilk baÅŸta belirteyim.
Yüksek lisans yapmak için hangi konuyu seçmek istediğini iyi düşün. Uluslararası ticaret yüksek lisansı kapsamında hangi dersler okutuluyor aratır. Sen dış ticaretçi mi olacaksın? Satış tarafı mı, operasyon tarafı mı, buna karar ver. Sadece okumuş olmak için yüksek lisans derecesi almanın bir anlamı yok. Uzmanlaşmak istediğin konuda yap yüksek lisansını.
Biz İK’cılar üniversite mezunu arkadaÅŸlara ilk baÅŸta bir iki yıl çalışın, sonra yüksek lisans yapın diyoruz. Neyi sevip, neyi istemediÄŸini anlayın. Sen de acele etme yüksek lisans için. İş hayatına gir, sonra yaparsın. Ben senin yerinde olsam böyle yapardım.
bir işyerinde 4857sayılı kanun kapsamında işçi statüsünde çalışmaktayım. istifa edersem işyerine kaçgün önceden bildirmem gerekiyor bildirmezsem eğer yasal bir zorunluluğu varmı eğer hemen istifa etmek istiyorsam ne yapmam gerekir
Sevgili aÅŸk12;
Aşağıdaki ihbat önelleri kapsamında işten çıkışını önceden haber vermen lazım.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi, süreli fesih (bildirimli fesih) başlığı altında bildirim süreleri ile bildirim sürelerine uyulmaması halinde tazminat ve tazminatın hesaplama biçimi hakkında bilgi içermektedir.Buna göre;
“Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,
Feshedilmiş sayılır.
Merhaba İpek Hanım,
Özel bir hastanede insan kaynakları asistanıyım. Sorum şu olacak, kurum içi verilen eğitimler alındıktan sonra personeli 1 ay süre gözlemleyip objektif değerlendirebilmek adına nasıl bir uygulama yapılabilir. Bu eğitimler idari personeli ilgilendiriyor tabi.. Örnek kasa görevlisi, hostes sorumlusu, pazarlama sorumlusu vb.
Teşekkürler.
Merhaba Filiz,
Verilen eğitimin geri dönüşünün ölçümlenmesi adına dünyada iki ana teori var: Kirkpatrick modeli ve Kirkpatrick teorisinin geliştirilmiş hali Phillips modeli. İnternette bu teorileri araştır lütfen.
Özünde ise İK bir kişiyi eğitime göndermeden önce Bu eğitime kişinin neden gittiğini, bu çalışanın eğitime gönderilmesinin amaçları ve öncül hedefleri belirlenir. Ardından gidilen bu eğitime gidildikten sonraki bir yıl ve iki yıl sonrası durumlar kayıt altına alınır.
Teknik ve mesleki eğitimlerinin geri dönüşünün ölçümlenmesi kolaydır. Ama davranışsal eğitimlerin geri dönüşünün sayılar ile ölçümlenebilmesi zordur.
Bir form düzenlemelisin özetle ve şu başlıklar olması:
EÄŸitime giden kiÅŸi:
Hangi eÄŸitim?
Eğitime neden ihtiyaç duyuldu?
Eğitime gönderilmesindeki amaç nedir?
Eğitime gönderdikten sonra neleri hedefliyoruz?
Eğitime gittikten sonraki 1. yıl ne gibi gelişmeler yaşandı?
Eğitime gittikten sonraki 2. yıl ne gibi gelişmeler yaşandı?
Merhaba İpek Hanım,
Benim merak ettiğim bir şey var. Firmaya dışarıdan gelen bir müdüre neden firma içinden yükseltilen birinden daha yüksek maaş verilir?
Sevgili Smmmfaruk,
Bu yaşnan durumun ana nedeni şirketin standardize olmuş bir ücretlendirme skalası, ücretlendirme sistemi olmamasıdır. Ücretlendirmeler tümüyle üst yönetimin keyfiyeti ile yürür. Böyle şirketlerde üst yönetim ünvan verirken gereken/beklenen ücret artışını çalışanına yapmaz. Bu konuda işgören aslen mağdur duruma düşürülür. Standardize olmuş ücret skalası olmayan şirketler için içeriden terfi ettirmek her zaman daha ucuzdur. Çünkü kişi düşük maaşla belki 7 yıl önce çalışmaya başlamıştır. Senelik zamlarla maaşı artmıştır. Kişi 7 yılın sonunda terfi aldığında göstermelik bir zam verilir. Ama şirket sokaktan eşdeğer nitelikte birini almaya kalksa gelen aday içerideki adamdan iki katı fazla para ister ve şirket ihtiyaçtan dolayı bu ödemeyi kabul etmek durumunda kalır.
Bu nedenledir ki, birçok genç gerek ünvan, gerekse maaÅŸ artışı saÄŸlayabilmek için 2 – 4 yılda bir ÅŸirket deÄŸiÅŸtirirler. Çünkü bu yolla aynı ÅŸirkette belki 10 yıl içinde alamayacakları pozisyon ve maaÅŸ seviyesini çok daha önce elde ederler.
Merhaba İpek Hanım,
İK konusunda aydınlatıcı bilgileriniz için öncelikle teÅŸekkür ederim.Bende geleceÄŸin İK yöneticisi olarak size bir kaç soru sormak istiyorum.Birincisi;İK departmanı için dinamik,sürekli geliÅŸen ve deÄŸiÅŸime açık diyoruz.Ancak bazı ÅŸirketlerin İK’larına baktığımda aksini görüyorum.Belli bir sisteme oturtulmuÅŸ,ne kadar doÄŸru ne kadar yanlış olduÄŸu bilinmeden iÅŸler yürütülmeye çalışılıyor.İnovasyon,teknoloji gibi kavramlar sadece sözde var gibi.Böyle bir yerde bulunan İK yöneticisinin tek başına nasıl bir tutum sergilemesi gerekir?KalıplaÅŸmış kurallarla mı hareket edilmeli yoksa imkanların elverdiÄŸi ölçüde deÄŸiÅŸime mi gidilmeli?İkincisi;İK uygulamalarının elbette her yerde aynı olmasını bekleyemeyiz fakat genel kabul görmüş baÅŸarıya ulaÅŸmış İK politikalarını her kurumda kullanabilir miyiz?Üçüncüsü ve benim için önemli bir nokta,İK’da çalışırken yönetici,uzmanlık konumlarına kadar yükselmek istiyorum ancak beni düşündüren bu noktaya nasıl gelebileceÄŸim sorusu?Sadece performansa göre mi deÄŸerlendirilir yoksa çalıştığın kurumda geçirdiÄŸin süre dahilinde mi yapılır?
Sevgili Burcu,
Öncelikli olarak sorduğun sorulara ben ertesi gün cevap vermiştim. Ancak sonrtasında blogda teknik bir problem yaşandı ve soru cevap bölümündeki kayıtlı sorular silindi, hepsini geri getirmeye çalışırken ben verdiğim son cevaplar silinmiş. Ve ben bu silinmeyi bugün farkettim. O nedenle yanıtımın sana geç ulaşıyor, üzgünüm.
Sorularına gelince:
1. Bir İK yöneticisinin ar-ge bilinci ileri seviyede olmalıdır. Åžirketin bütün iÅŸ süreçlerine hakim olmak ve teknolojinin nerelerde, nasıl kullanılabileceÄŸini bilmek bir İK’cının sahip olması gereken bilgilerdendir. Dolayısıyla sözde olan teknolojii inovasyonları reele çevirmek bir İK’cının akıllı yönlendirmeleri ile olabilir. Ama tekrar altını çiziyorum, İK’cının ÅŸirketin bütün iÅŸ süreçlerine çok hakim olması ve üst yönetimin stratejik iÅŸ ortağı konumunda bulunması gerekir.
2. Biz İK’cıların sahip olması gereken İK teorik altyapısının ÅŸirketlerde nasıl uygulamaya geçirileceÄŸi İK’cının becerisi, baÅŸarısıdır. Birçok İK fonksiyonu bütçelidir. Bizlerin yaÅŸadığı en büyük problem bütçe eksikliÄŸidir. Bütçe gereksimi iÅŸgücü, eÄŸitim, teknoloji, danışmanlık satınalmalarında yaÅŸanır. Ama genel itibariyle minimum bütçelerle bir İK’cı ana sayılabilecek bütün İK fonksiyonlarını hayata geçirebilir.
3. Performans ve ÅŸirketin stratejik hedefleri doÄŸrultusundaki büyümesi sana kariyer yolu açar. Genelde her 50 beyaz yaka için bir İK uzmanı denkliÄŸini kurabiliriz. 50 kiÅŸilik bir firmada altına bir kiÅŸi alıp İK’da pozisyon arttırmayı düşünmen hayaldir. Ama 10 kiÅŸinin olduÄŸu bir İK departmanında yüksek performans gösterirsen sen terfi edersin. Burada kıdem de kimi ÅŸirkette çok önemli oluyor. Yani özünde bu soru içinde bulunduÄŸun ÅŸirketin yapısına göre ÅŸekillenir.
Merhaba İpek Hanım,
Sorum şu şekilde olacak. Mezun olmak üzereyim, özgeçmiş hazırlama/güncelleme, iş arama/görüşmeleri vs. nasıl bir telaş içinde olduğumu tahmin edersiniz.
Geçenlerde yabancı bir telekom ÅŸirketine iÅŸ görüşmesine gittim. Açıkçası oldukça tedirgindim, neden bilmiyorum. Normalde oldukça soÄŸukkanlıyımdır ve staj, grup mülakatları vb. sayarsanız 4. mülakatımdı (ilk 3′ü olumlu sonuçlanmıştı). Çok geniÅŸ bir yelpazede, pozisyon ile ilgili olsun olmasın sorular soruldu, bir kısmını doÄŸru cevapladım, bir kısmını bilmediÄŸimden doÄŸal olarak “hayır bilmiyorum” ÅŸeklinde cevap verdim. Bu noktada açıkçası yetkililerin yüz ifadelerini beÄŸenmedim.
Sorum bu noktada olacak, bilgimizin eksik olduğu (ve özellikle de sorulan soru internet aracılığıyla en fazla 1-2 dakikada öğrenilecek/hatırlanacak tipte bir soruysa)
bu konudaki fikriniz nedir?
“hayır bilmiyorum” ÅŸeklinde cevap verip geçmeli miyiz, ne ÅŸekilde cevap vermeliyiz, açıkçası durumu nasıl kurtarabiliriz
Bir diğer ricam, üstte de yapılmış, size bir özgeçmiş göndersem, değerlendirebilir misiniz? Doğru/yanlış/eksik kısımlar ve her türlü yorumunuzu duymak isterim. Çok teşekkürler.
Merhaba Eren,
Özünde bir kiÅŸi bir konuyu bilmiyorsa, “bilmiyordur” ama bunu bilmiyorum diye ifade etmek yerine daha yuvarlak cevaplar üretilebilir. ÖrneÄŸin senin yazdığın gibi “altyapım var, bir iki gün içinde hakim olabileceÄŸim bir konu” gibi vaadde bulunan, pazarlama içerikli cevaplar üretmek daha etkili olabilir.
Özgeçmişini gönderebilirsin tabii ki
İpek Hanım merhaba,
ben elektronik mühendisliğinden yeni mezun oldum ve yüksek lisans fırsatlarını araştırırken aynı zamanda uygun bir iş arıyorum. Size şunu sormak istiyorum: hemen her firma işe alım asgari şartı olarak en az 3 yıl iş deneyimi arıyor. Bazı firmalar süre belirtmese de en azından sektörde iş deneyimi arıyorlar. İK ların bu talebi sektörde yeni mezunlara yer olmadığının bir göstergesi değil midir? Oysa her yeni gelen nesilin dijital imkanlardan ve çeşitli olanaklardan yararlanarak eğitim gördüğü gerçeği, onları, işi daha çabuk öğrenen, girişimci, inovatif, kısaca daha nitelikli birer eleman yapmaz mı? Firmaların kolaya kaçarak hazır yetişmiş eleman arayışlarının ve eleman yetiştirmekten kaçınmalarının altında yatan düşünce nedir? Deneyimli eleman arayan bir firmayı yeni mezun birinin etkileme imkanı var mıdır? Yeni mezun birisi nasıl bir yol izlemelidir?
İlginiz için teşekkür ederim.
Sevgili sfkozclk,
Soruların aslen bütün yeni mezunların akıllarından geçenlere bir ayna, teşekkürler
Firmalar neden tecrübeli işnsan kaynağını tercih eder?
Çünkü:
1) Yeni insan kaynağını yetiştirme zaman, emek, para maliyetine girmek istemezler. Meslekte yeni bir kişinin işi öğrenip üretken hale gelmesi pozisyonun niteliğine göre 2 ay ile bir yıl arasında değişir. Ve bu maliyet birçok firmanın sürekli katlanmak istemeyeceği tutarlara ulaşır.
2) Yeni meslek hayatına giren çalışanların iÅŸ hayatında toy olmalarından dolayı biraz tecrübelendikten sonra istifa etme ve baÅŸka ÅŸirkete gitmeyi isteme oranları yüksektir. Bir ÅŸirket tecrübesiz insanı iÅŸe alır, ona bir yılını harcar ve adam iÅŸi öğrenip daha yüksek maaÅŸlı bulduÄŸu ilk iÅŸe gider. Birçok ÅŸirket bu olumsuz durumu yaÅŸadığı için yoÄŸurdu üfleyerek yemek ister. “Bir defa hata yaptım, bir daha olmayacak” der ve tecrübelisini aramaya baÅŸlar.
3) Aranan pozisyon boşalmıştır ve iş hacminin büyüklüğü ve ivediliği sıfırdan birini alıp yetiştirmeye tahammül edemez. İşi bilen birinin gelip acilen işi kaldığı yerden devam ettirmesi gerekir.
Bu üç ana nedenden dolayı şirketler tecrübeli insan kaynağını tercih eder.
Ben tecrübesiz olmak olumsuzluğunu yok etmek adına bütün üniversite gençlerine okul hayatları boyunca her yaz farklı şirketlerde staj imkanlarını araştırmaları ve kullanmalarını tabsiye ediyorum. Ayrıca part time işe de girilebilir.
Bunun haricinde gençlerin İngilzce dil bilgilerini geliÅŸtirmeleri çok önemli. Sizin ingilizce dil biligisi seviyenizi bilmiyorum ama “pek iyi deÄŸil” diyorsanız, hemen bu eksikliÄŸinizi giderin.
Sevgilerimle,
ipek hanım merhaba.endüstri mühendisliği 4.sınıf öğrencisiyim. paq pozisyon analiz anketi hakkında bir proje hazırlamam gerekiyor.makale,tez,kitap ya da kaynağı belli yollardan bilgi edinmem gerekiyor. sizin tecrübelerinizden faydalanmak istedim bu konuda.bana yardım edebilir misiniz?
Merhaba Utku,
Açıkçası internet üzerinden PAQ analizi hakkında çok fazla kaynakçaya ulaşabiliyorsun. Bence sen kendi proje çalışmanı ilk başta yap, sonra takıldığın bir konu olursa görüşelim. Bir mühendislik öğrencisi olarak senin şu anki görevin olan araştırma, okuma, derleme görevlerini yerine getirmelisin.
Sevgilerimle
ipek hanım merhaba
benim sormak istediğim soru çoğu kişinin aklını kurcalayan birşey.. bir iş görüşmesne gittikten sonra olumlu/olumsuz geri dönüş olmadıysa firmayı arayıp süreç hakkında, görüşmeyle ilgili bilgi almak gerekir mi? eğer gerekirse nekadar süre sonra aranmalıdır? çoğu kişinin arada kaldığı konulardan biri olduğunu düşünüyorum, buyüzden sizin gibi bir uzmandan fikir almak istedim. teşekkür ederim. iyi günler.
Merhaba E.K.,
Aslen iş görüşmesi sonunda görüşmenin olumlu veya olumsuz sonucuna dair size nasıl dönüleceği söylenmemiş ise bu İK bölümünün eksiğidir. Örneğin ben şöyle derim:
“EÄŸer x tarihine kadar benden ikinci görüşme gün ve saatine yönelik bir telefon almaz iseniz bu pozisyon için bir ileri adımı sizinle atamıyoruz anlamına gelmektedir.”
Sonuçta adaydan telefon beklemesini isterim.
Eğer size hiçbir yöntem sunulmamış ise arayabilirsiniz. Kendinizi tanıtın ve görüşmenin sonucunu sorun. Böyle bir takip sizin iş için istekli olduğunuzun da göstergesidir. İK bölümü size bekleyin der ise, ne zaman sonuçlanacak acaba diye sorabilirsiniz. Eğer olumsuz bir durum varsa da öğrenmiş olursunuz. Bazen İK bölümleri tembellik yapabiliyor. Siz sürecinizi takip edin.
Sevgilerimle,
İpek hanım merhaba,
Ben mülakat sonrası teşekkür maili/mektubu konusunda size soru sormak istiyorum. Mülakat sonrası teşekkür maili yazılması konusunda tereddütte olsam da okuduklarımdan bunun yapılması gerektiği sonucunu çıkarıyorum. Sizin görüşünüz nedir? Mesela büyük firmalar sizce bu teşekkür maillerine önem verir mi ya da böyle bir ayrım yapabilir miyiz? Tabii bu İK profesyoneline göre de değişebilir. Bunun yanında bu konuda başka bazı sorularım var:
- Eğer teşekkür maili yazılması gerektiğini düşünüyorsanız bu mailin içeriği nasıl olmalı?
- Mülakatta kendimizi yetersiz gördüğümüz noktalarla ilgili yorum yapmalı mıyız?
- Yaptığımız bir hataya yönelik düzeltici bir açıklama yapmalı mıyız? Mesela; bir soruya alakasız bir cevap vermiş olabilirsiniz. Bunu düzeltmeye yönelik birşey yazmak ne kadar doğrudur?
Asağıdaki ve baÅŸka bazı linklerden okuduklarım kafamı karıştırdı ve size sorabileceÄŸimi düşündüm. Bu linklerdeki tavsiyeler sizce ne kadar doÄŸru? Yardımcı olursanız çok sevinirim. Åžimdiden çok teÅŸekkürler…
Link 1:
http://kariyer-tavsiyeleri.monster.com.tr/mulakat-ipuclari/mulakat-sonrasi/etkili-bir-tesekkur-notu-yazabilmeniz-icin-bes-oneri/article.aspx
Link 2: http://www.isgorusmesirehberi.com/index.php/is-arayanlar-icin/gorusme-sonrasi
Merhaba Onur,
Mülakat sonrası iÅŸverene/İK’ya TeÅŸekkür Mesaj veya Postası göndermek uygulaması Türkiye’de pek yaygın deÄŸil. Hatta hemen hemen hiç kullanılmadığını söyleyebilirim. Genelde adaylar mülakat sonrası sonucu merak ettikleri için telefon açarlar sadece.
Aslında işveren açısından adaylardan geçirilen görüşme ile ilgili feedback-geribesleme almak çok faydalı hatta görüşmeyi tamamlayıcı niteliktedir. Adaylardan şu an hiç bu nitelikte bir mesaj veya mektup almadığımızı düşünürsek, Teşekkür mesajı göndermeyi aday açısından İK nezninde diğer adaylara göre bir fark yaratma yöntemi olarak bile kabul edebiliriz. Birilerin bana bu şekilde mesaj gönderse bunu artı değer olarak şu an katardım.
EÄŸer siz bu farkı yaratmak istiyorsanız görüşme hakkındaki düşüncelerini, görüşme esnasında yeterince vurgulayamadığınızı düşündüğünüz noktaların altına kısaca çizebilirsiniz. Adı üstünde “teÅŸekkür mektubu” olduÄŸu için teÅŸekkür etme amacından çok da uzaklaÅŸmadan pozisyon için ne kadar istekli olduÄŸunuzun altına bir kere daha çizebilirsiniz.
Görüşme esnasında bir dokuman/çalışmanızdan bahsetmiş olup bunlara dair bilgileri gönderebilirsiniz.
Sonuçta iÅŸe girmek hedefine ulaşırken kullanacağınız enstrümanları siz belirliyorsunuz. Ülkemizde TeÅŸekkür mektubu bir kural deÄŸil, ama olumlu etki yaratacak bir enstrüman olarak … neden olmasın?
İpek Hanım Merhaba,
İK alanında kariyerimi devam ettirmek istiyorum, bu alanda eğitim aldım. İş görüşmelerinde sürekli yöneltilen soru \Neden İK?\ oluyor.. Bu noktada doyurucu bi cevap veremediğimi farkettim.. O andan sonra görüşmenin çok kötü geçiyor olduğunu düşünüyorum bu da benim görüşmedeki motivasyonumu düşürüyor. Sizce bu soruya nasıl doyurucu bir cevap verebilirim? Şimdiden çok teşekkürler.
Sevgili E.K.,
Sen neden İK istiyorsun?
İnsanları mı çok seviyorsun?
İnsanların sınırsız beyinlerine dokunmayı mı istiyorsun?
Çok dinamik bir iş ve teori mi olduğunu düşünüyorsun?
Her bir insanın biricik-tek-eşsiz olması mı seni heyecanlandırıyor? (İnsan haricinde iş hayatında herşey çoğul)
Güleryüzlü, paylaşımcı, pozitif bir karakterin mi var?
Disiplinli ve sıkı takipçi misin?
Şirketinin en büyük değerinin (asset) idaresinden, gelişiminden, seçilmesinden sorumlu mu olmak istiyorsun?
Üst yönetimin stratejik iş ortağı olabilecek donanımda bir profesyonel olmak hedefi mi koydun kendine?
İnsanları analiz etmek, akıllı sorular üretmek konusunda kendini yetenekli mi görüyorsun?
İK üzerine ciddi araştırmak, okuma ve takip içinde misin?
….
Sorularım devam eder aslında.
Eğer yukarıdaki sorulara olumlu cevap veriyorsan, işte sen bu yüzden İK işine girmek istiyorsun.
İK’cı olmak derin düşümek demek, derin düşünmeye hemen baÅŸlasan çok iyi olur
merhaba.ben istanbul üniversitesi psikolojiden mezunum.rehabilitasyon merkezinde çalışıyorum 2 senedir.bu alanda eğitimlerim ve ciddi bir deneyimim oldu fakat yüksek lisans ve sonrasında iş yaşamım için insan kaynaklarını seçmeye karar verdim.şu an nerden başlamam gerektiği konusunda en önce yüksek lisansa yönelik hedeflerden bahsetmek sizce benim için hatalı mı olur?çok yabancı bir alandayım ve sadece üniversitede aldığım dersler kadar fikrim var İK hakkında.bana bu konuda gözümü açacak ve sağlam fikirler ya da en azından bana uygun olup olmadığını anlayacağım bir kaç kaynak,kitap,site vb şeyler önerebilir misiniz?
ve benim cv im önceki iÅŸ deneyimini göz önünde bulundurunca ne derece etkili olur İK’cılar için?çok teÅŸekkürler
Sevgili Gülay Güler,
Psikoloji bölümü mezunlarının çok bulunduğu bir alan İK. Eğer bilgi altyapınızı güçlendirmek istiyorsanız konsatrasyon konunuz işletmecilik olmalı. Örneğin MBA yapabilirsiniz.
Bunlar haricinde İK kitapları okumak çok faydalı olacaktır. İstanbul Üniversitesinin Beta Yayınlarından çıkarttığı İK Yönetimi Kitabını alabilirsiniz. http://www.kaynagiminsan.com/2010/05/03/insan-kaynaklari-yonetimi-beta-yayinlari/
Bunun haricinde Kaynağım İnsan’ı baÅŸtan aÅŸağı okumanızı tavsiye ederim. Ben sadece kitap bilgisi deÄŸil, güncel ve uygulamadan kaynakları yazıları bilgi ile harmanlayarak yayınlıyorum.
Bir İK bölümünde staj yapmak için de çaba içine girebilirsiniz.
Özgeçmişinizi cazip kılmak sizin elinizde. Tacrübelerinizi İK uzmanlarının ilgisini çekecek şekilde sunabilmelisiniz. Örneğin psikometrik testlerden, olası dahil olduğunuz araşatırmalardan bahsedebilirsiniz.
Karşınızda sizi bekleyen sürecin kolay olduğunu söyleyemem ama eğer bilinçli çalışırsanız çalışırsanız İK konusunda kendinizi yetiştirebilirsiniz. Kaynağım İnsanın Kitaplar ve Linkler kategorisini inceleyin örneğin.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım gerçekten süper bir insansınız.Sizi çok takdir ediyorum. Ben de sizden yardım istiyorum . Mail adresinize cv mi gönderebilirmiyim.
Sevgili Mucize 911,
Elbette gönderebilirsiniz. E-posta adresim ipek@kaynagiminsan.com
Sevgilerimle,
İpek Hanım,yinede teşekkür ederim.
İyi çalışmalar…
Saygılarımla.
İpek Hanım Merhabalar,
Bana araç yönetmeliği hakkında bilgi veya kaynak lazım yardımcı olursanız sevinirim.
Merhaba Mehmet Bey,
Maalesef elimde hazır Araç Yönetmeliği bulunmuyor. Bu konuda size hızlı bir çözüm üretemeyeceğim.
iyi günler diliyorum.Hacettepe Üniversitesi sosyoloji bölümü 3.sınıf öğrencisiyim.insan kaynakları alanında kariyer yapmak istiyorum.Mezun olmadan insan kaynakları sertifikalı programına gitmek,ingilizcenin yanısıra 2.bir dil öğrenmek istiyorum.Fakat hangi dilin benim için daha çok yararı olacağını bilmiyorum.Sizce insan kaynaklarında çalışabilmek için söylediklerimi yapmam yeterli mi ? tavsiye ettiğiniz bir yol var mı ? ve hangi 2.dil bana kariyer alanımda yarar sağlar ? şimdiden teşekkür ediyorum
Sevgili Pelinp,
İK konusunda sizin gibi sosyoloji, felsefe, psikoloji mewzunlarının en büyük eksikliÄŸi iÅŸletmecilik bilgisi üzerine oluyor. Bu nedenle bu bölümlerden mezun ve İK ile ilgilenen birçok kiÅŸi MBA yapma ihtiyacı duyuyor. Size de kendisini iÅŸletmecilik konularında geliÅŸtirmenizi öneririm. ÖrneÄŸin piyasada “The Ten Day MBA” tarzı İngilizce veya benzeri Türkçe kitaplar var. Bu kitaplardan bir tane edinerek iÅŸletmecilik terminolojisini tanımaya baÅŸlayarak geliÅŸim sürecinizi destekleyebilirsiniz.
İnigilizceniz iyi seviyede ise 2. dil olarak hoÅŸunuza giden, kulağınıza hoÅŸ gelen, çalışırken nefret etmeyeceÄŸiniz bir dili seçin. Sırf iÅŸinize faydası olur noktasından girmeyin. Dil öğrenmek zaten yaÅŸ ilerleyince zorlaşıyor, sonunu getiremezsiniz sevmeden. İkinci dil yarar saÄŸlar mı sorunuza gelince …. bu size baÄŸlı. Bende italyancaya baÅŸlamıştım ve o dönemde İtalya’da yüksek lisans yapmak için bayağı bir giriÅŸimim olmuÅŸtu. GerçekleÅŸmedi ama İtalyanca öğreniyor olmak, o ülkeye yönelik algıları ve arayışları geliÅŸtiriyor. Pratikte ise iÅŸte pek yaradığını söyleyemeyeceÄŸim. :/
İnsan Kaynakları sertifika programlarına gitmek veya İK üzerine yüksek lisans yapmak da seçenekleriniz arasında olacaktır.
Bu arada kendinize bir İK kütüphanesi kurmaya başlamışsınızdır eminim.
Dilerim kariyeriniz aklınız, yüreğinizdeki gibi gelişir.
Sevgilerimle,
İyi akşamlar Sayın Aral,
Size bir sorum olacaktı.
Amaç : Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmamak için
)
Soru : Bir firmada çalışırken, bir diğer firmadaki cazip iş fırsatını nasıl değerlendirebiliriz, bu geçiş süreci sizce nasıl olmalı?
Sevgili YoldaÅŸ,
Böyle bir geçiş yapmayı düşünüyorsanız size teknik bir yaklaşım önereceğim. Önce mevcut işiniz, sonra da transgfer olacağınız iş için SWOT analizi yapın. Mevcut işinizin güçlü-zayıf-fırsat ve tehdit içeren yanlarını açık gönüllülük ve fikir ile sıralayın. Sonra yeni iş imkanı için bu tekniği her boyutu ile yapın. Boyutlar derken kurumları aşağıdaki maddeleri göz önünde bulundurarak inceleyin:
1. Yöneticinizin niteliği
2. Görev tanımınız
3. KiÅŸisel geliÅŸim
4. Kariyer fırsatları
5. İş arkadaşlarınız
6. Maaşınız – ödüllendirme
7. Sosyal haklarınız
8. Eğitim imkanları
9. Çalışacağınız ortamın fiziksel koşulları
Bu maddeleri iyi düşünün ve iki tablo yapın. Sadece macera olsun, sıkıntı gibi çok da ikna edici olmayan nedenlerle istikrarınızı bozmayın.
Dilerim en doğru kararı verirsiniz.
Sevgilerimle,
İpek hanim merhaba,
Oncelikle yardimseverliginiz icin sizi kutlarim. Gercekten cok faydali bir platform olusturmussun. Kendimi surekli Ingilizce sayfalardan yardim aldigim icin biraz sucluyorum suan dogrusu. Yanibasinizdakini gorememek bu olsa gerek…
Ben de yaklasik iki bucuk aydir is ariyorum ve gorece secici davraniyorum diyebilirim suana kadar. Ancak cok ciddi bir baski var uzerimde ve acaba dogru mu yapiyorum diye kendime sormaya basladim. Cunku herkes is hayatina bir yerden baslamak gerektigini ve ileride istedigim pozisyonlar icin firsatlarin mutlaka cikacagindan dem vuruyor. Bense nasil baslarsam oyle devam etmekten korkuyorum. Idealist biriyim ve istemedigim bir iste calismak cekici gelmiyor. Kariyer hedeflerime uygun bir pozisyon ariyorum ve hala da gorusmelerim oluyor. Size sorum acaba is hayatina bircok insanin dusundugu gibi bir yerden baslayip ondan sonra mi firsatlari kovalamam lazim? Yoksa firsatlari istedigim bir pozisyonda calisirken kendim mi yaratmaliyim? Ya da suan aklima gelmeyen baska bir durum da olabilir. Yani kafam karisik. Gelecegimle ilgili onemli bir karar verme asamasindayim ve ne yapsam diye dusunuyorum. Bunun yaninda eger degerli zamaninizi ayirip ozgecmisimi de inceler ve fikirlerinizi benimle paylasirsaniz cok sevinirim. Simdiden yardimlariniz ve zaman ayirdiginiz icin cok tesekkurler…
Sevgili Scorpius,
Lütfen bana özgeçmişini gönder. Ardından konuşalım. e-posta adresim ipek@kaynagiminsan.com
teşekkür ederim. hemen yolladım yorumlarınızı bekliyorum.
ipek hanım özür dileyerek tekrar sizi rahatsız ediyorum. ama size cv ve ön yazı mı yollasam düşüncelerinizi ve hatalarımı ve düzeltmem gereken yerleri söyler misiniz?
şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim. iyi çalışmalar dilerim
Sevgili Orka,
Özgeçmişinizi bekliyorum.
Bir önceki mesajımda desir olarak çıkmış. Profilimden ayarladım diye düşünüyordum. Neyse önemli değil
Yanıtınız için çok teşekkür ederim İpek Hanım, kendi adıma oldukça bilgilendirici oldu.
Merhaba İpek Hanım,
Kaynağım İnsan ile Facebook’taki GMC sayfasındaki link ile tanışmış oldum. Sitenin tamamını incelememe Soru-Cevap kısmınız tatlı bir engel oldu. Çünkü İK hakkında ne zamandır sormak istediÄŸim sorularım vardı ancak tecrübeli bir İKcı ile karşılaÅŸmamıştım. Samimi yaklaşımınız ve net cevaplarınızdan dolayı soru sormak için heyecanla yanıp tutuÅŸtuÄŸumu söyleyebilirim
İki sorum olacak:
1. Ben ve çevremin tecrübeleri sonucu İK yöneticilerinin ve firmaların iÅŸe alımlarda aslında ne aradıklarını tam olarak bilemediÄŸini yargısına kapıldım. Tıpkı alışveriÅŸ yaparkenki gibi “ÅŸusu da olsun, busu da olsun ama mutlaka bu fiyata olsun” gibi bir anlayış sezinliyorum. Firma içerisinde hiç kullanılmayacak özellikler bile elemek için kullanılabiliyor. Acaba siz kendi çevrenizde böyle bir “all-in-one” sevdası gözlemliyor musunuz?
2. Benim için firmanın yönetim anlayışı gerçekten çok önemli. İyi yönetilmeyen bir firmada iyi bir maaÅŸ yerine İyi yönetilen firmada orta bir maaşı düşünmeden tercih edebilirim. Firma anlayışının önemli göstergelerinden birinin İK Yöneticisinin kalitesi ve vizyonu olduÄŸunu düşünüyorum. BaÅŸarının anahtarının insanların uyumlu ve sonucunda verimli çalışması olduÄŸuna inanıyorum. Sonuçta böyle bir ortamın baÅŸarılı bir İKcı’nın elinden çıkacağı ortadadır. Bilmiyorum yanılıyor muyum? Firmaları deÄŸerlendirirken “sözde İKcılar” ile “gerçek İKcılar”ı ayırt edebilmeyi kolaylaÅŸtıran ipucuları verebilir misiniz?
Son olarak samimiyetinizden aldığım güçle size CV’mi gönderiyorum. Özenerek hazırladığım için deÄŸerli görüşlerinizi gerçekten merak etmekteyim.
Değerli zamanınızı ayırdığınız için teşekkür ederim.
Merhaba Desir,
Kaynağım İnsan’a gösterdiÄŸiniz ilgi için teÅŸekkür ederim. Sorularınıza gelince;
1. EleÅŸtirinize kimi zaman katılıyorum. İnsan Kaynakları bölümlerinin ana iÅŸi ÅŸirketin, bölümlerin nasıl, hangi niteliklere,yeteneklere sahip insan kaynağına ihtiyacı olduÄŸunu tespit etmektir. Bu tespiti İK bölümleri elbette ÅŸirketin strajeji ve hedefleri doÄŸrultusunda yapar ve ilgili bölümler, yöneticiler ve kadrolar ile çalışır. Ben de zaman zaman yürüttüğüm personel arayışlarında yöneticilerin yersiz, gereksiz İK nitelik ve yetenek talepleri ile karşılaÅŸtım, karşılaşıyorum. İşte o zaman zaten İK bölümlerinin iÅŸ bilirliÄŸi ortaya çıkıyor. İK’cılar her zaman “neden” diye sormak zorundadır. Siz de bir cep telefonu satın alacakken belki hiçbir zaman kullanmayacağınız fonksiyonları olan bir modeli tercih ediyorsunuz. Hatta çok para ödüyorsunuz. Bir sürü atıl teknoloji ile yaşıyorsunuz yıllarca. Aynı “her özelliÄŸi olsun, üstün olsun” beklentisi ÅŸirketlerde de oluyor. İK’cılar bu beklentileri kurumsal ihtiyaçlar çerçevesinde tanımlayamıyor, ÅŸekillendiremiyorsa derhal bu eksiÄŸini tamamlamalıdır. Ama bir de İK böyle beklentiler içine giriyorsa, bu kritik bir iÅŸ hatasıdır.
2. Bir ÅŸirketteki İK uygulamalarının seviyesi üst yönetimin İK bilgisine ve İK fonksiyonlarına ayırdığı bütçeye paraleldir. Bir İK’cı vardır, çok niteliklidir ama projelerini bütçesizlik, üst yönetim desteÄŸinin azlığı nedeniyle hayata geçiremiyordur. Bir diÄŸer İK’cı ise çok vasattır ama bu vasatlığı ile bile elinin altında harcayabileceÄŸi parası vardır. Bu ikilem çok yaÅŸanıyor. İK bir takım oyunudur. Nitelikli bir İK yöneticisi nitelikli bir ekip kurur, projeler üretir, ÅŸirketini adeta uçurur.
Nitelikli bir İK profesyoneli veya ekibi nereden anlaşılır diye merak ediyorsanız, son 5 yılda o ekibin hangi projeleri ürettiğini, hangilerini hayata geçirebildiğini, hangilerini güncellediğini ona/onlara sorun ve eğer kişi yönetici ise elbette bölümdeki çalışan sirkülasyon oranını öğrenin. Şirketlerin büyüklüklerine göre elbet proje sayısı farklılıklar gösterebilir ama bir İK bölümü bir yıl içinde irili ufaklı en az 3-4 proje çalışmış olmalıdır. Eğer çalışmamışsa günü kurtarıyordur, geleceğe yönelik çalışma yürütmüyordur. Sirkülasyon oranı ise o bölümün yöneticisinin liderlik ve bilgi/yetenek seviyesini gösterir. Liderlik, bilgi, yetenek seviyesi düşük olan yöneticinin bölümündeki sirkülasyon oranı yüksek olacaktır. Çünkü hiç bir nitelikli çalışan şirket istediği kadar büyük olsun, kötü bir yönetici ile çalışmak istemez.
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
İnsan kaynaklarında staj yapacak birisine neler tavsiye edersiniz?Bu süreci en iyi nasıl değerlendirebiliriz?
Teşekkürler,,
Merhaba Burcu,
Öncelikli olarak yanında defter ve kalemin hep olacak., hep not alacaksın.
Staja baÅŸlamadan önce İK teorisi kapsamındaki baÅŸlıkları çıkart. ÖrneÄŸin Kaynağım İnsan’nın kategorileri (saÄŸdaki renkli etiketler) bu konuda sana yardımcı olabilir. Sonra staj yaptığın ÅŸirkette bu baÅŸlıkların varlığını, bu konuda neler yapıldığını gözlemle, sor, öğrenmeye çalış.
Her şirkette İK fonksiyonları çok aktif kullanılmıyor. Sen mükemmeli arayacaksın elbet ama belki bazı soruların yanıtsız kalacak. Üzülme, şaşırma, motivasyonun kırılmasın. Her şirketin farklı bir yoğurt yiyişi vardır.
Bölümde hali hazırda projeler yürüyorsa onlarda çalışabileceğini, kağıt kürek işlerini istekle yapacağını söyle. Bu sayede çok bilgi edinebilirsin.
Sana verilen hiç bir işten kaçma. İyi iş, kötü iş diye birşey yoktur. Stajyerler her işi yaparlarsa, işe burun kıvırmazlarsa değerlenirler ve giderek onlara daha nitelikli işler verilir.
Sürekli soru üret, sor. Ama tabii ki insanları da sık boğaz etme.
Hep güler yüzlü ol. Hiç somurtma.
Herkesin ismini çabuk öğrenmeye çalış. Hitaplarında saygılı ol.
Ne kadar içten ve verici olursan, staj süresinden de o ölçüde verim alırsın. Sakın unutma.
Sana iyi stajlar dilerim
Sevgilerimle,
Merhaba İpek Hanım,
Eğer uygunsa cv mi size gönderip fikirlerinizi almak istiyorum.
Sevgili e.k.
Elbette gönderin, bakalım. ipek@kaynagiminsan.com
Sevgilerimle
ipek hanım gerçekten çok teşekkür ederim vermiş olduğunuz bilgilerden ötürü. gerçekten beni kaybolmuş umudumu tekrardan canlandırmak için süper motive ettiniz.
izmirde yaşıyorum ve burada bulunan özel istihdam büroları tarafından ege üniversitesi ve dokuz eylül üniversitesi onaylı sertifika programları var. ama turizm sektöründe olduğum için sanırım sezon sonu bu şansımı deneyeceğim ve blog açmak gerçekten çok güzel bir öneri.
önerilerinizi dikkate alacağım ve vermiÅŸ olduÄŸunuz fikirlerle bana yardımcı olduÄŸunuz için çok teÅŸekkür ederim…
saygılarımla…
merhaba ipek hanım. ben şuanda işletme fakültesi işletme bölümü 4. sınıf öğrencisiyim ve kariyer hedefim ik yönetimi. ama biraz sıkıntım var bunlardan biri okuduğum üniversite anadolu üniversitesi yani açık öğretim bunun bir sakıncası olur mu . ikincisi bu okuduğum okul 2. üniversitem. daha önce okuduğum okul şuanda çalıştığım iş üzerine bir okuldu hiç istemediğim bir bölümdü ama mecbur kaldım. üçüncüsü 1983 doğumluyum ve ik departmanına geçiş için yaşım ilerliyor gibi geliyor bana.
sorum şu olacak ipek hanım;
bu verdiğim bilgiler doğrultusunda ik departmanına geçebilme ve ilerleme ihtimalim ve geçebilmemde bir mahsur yoksa geçebilmem için yapmam gerekenler nelerdir.
ÅŸimdiden çok teÅŸekkür ederim…
Sevgili Orka İzmir,
İnsan Kaynakları mesleÄŸine girmek için bana göre yaşının büyüklüğü senin için bir fırsat olabilir. Çünkü ileri yaÅŸ olgunluk ve daha bilinçlenmiÅŸ bir kiÅŸilik demek. Elbette İK konusundaki bilgi birikiminle ancak yaÅŸ faktörünü avantaja dönüştürebilirsin. Peki bilgi birikimi için ne yapmalıyım dersen? Benim “Kitap ve Linkler” kategorisinde vermiÅŸ olduÄŸum kitapları satın al, oku, linkleri incele. Kitapçııların İş Yönetimi bölümleri en uÄŸrak yerlerden biri gelsin hayatında. Kendine İK ve iÅŸ yönetimi ile ilgili mümkün olduÄŸunca geniÅŸ bir kütüphane kur. Kitapları dikkatle incele. Web üzerindeki İK sitelerini bul, oku, takip et. İngilizcen var ise yabancı kaynaklara web üzerinden ulaÅŸmayı ihmal etme.
Eğer bütçen var ise İK ile ilgili sertifika programlarına katılabilirsin.
Ama herşeyden önemlisi İK konusundaki isteğini kaybetme, kendini sürekli İK konusunda bilgilendir. Pratikte İK yapmıyor olmak belki seni demoralize edebilir ama düzenli olarak kendi kendine İK konusunda yürüteceğin çalışma okuduklarını, incelediklerini sindirmeni ve hayatına dahil etmeni, İK ile yaşamanı sağlayacaktır.
Son olarak eğer yazı yazmayı seviyorsan, sen de benim gibi bir İK blogu açıp yazılar yazabilirsin. Yazı yazmak bireysel gelişim için en faydalı araçlardan biridir. Ayrıca olası iş arayışında bir İK blogu sahibi olduğunu söylemen senin için artı puan olur.
Sevgilerimle,
Merhabalar İpek Hanım,
Ben Onur Can. Size İtalya’nın Pisa ÅŸehrinden yazıyorum. Åžu anda Pisa Üniversitesi’nde ” Åžirket YöneticiliÄŸi ” üzerine yüksek lisans yapıyorum. Çok deÄŸil sadece iki gün önce, İnsan Kaynakları Yönetiminin geleceÄŸi üzerine bir araÅŸtırma yaparken sizi ve sitenizi tanıdım. Açıkçası böylesine geniÅŸ bir alanda, her aÅŸama üzerine oldukça ilgi çekici ve gerekli konulara deÄŸinmiÅŸ, soruları cevaplamış, bilginizi bizlerle paylaÅŸmışsınız. TeÅŸekkür ederim. Bu noktada, ben de sizden yardım talebinde bulunmak istiyorum: mümkünse ingilizce ve türkçe özgeçmiÅŸlerime ve genel önyazıma göz atıp, yorumda ve tavsiyelerde bulunur musunuz? Türkiye’de tekrardan iÅŸ arama sürecine baÅŸlayacağım ÅŸu dönemde benim için gerçekten çok anlamlı bir yardım olacak. İlginize çok teÅŸekkür eder, baÅŸarılarınızın devamını dilerim.
Saygılarımla,
Onur Can
Sevgili Onur Can,
Destek verebilirsem ne mutlu bana. Lütfen özgeçmiş ve ön yazını ipek@kaynagininsan.com gönder, en kısa sürede sana dönüş yapayım.
Sevgilerimle,
Merhaba Hocam
şuan için bir sorum yok sadece sizinle tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum öncelikle kendi çabalarıma ve sonra da beni size ulaştırdığı için Eğitişim e çok teşekkür ederim.
Minik Yaprak a öpücükler İlhan beye de saygılar
tabiki siz deÄŸerli insana da…
Sevgihili hardav,
Değerli mesajın için çok teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin. Ben de sizinle birlikte olmaktan büyük keyif aldım. Duygularımız karşılıklı
Sevgilerimle,
Merhaba İpek hanım,
İpek hanım Görev/İş Tanımlarının olduğu site veya kaynak varmı?
Merhaba MZihin,
Elbette var. Ama bunu yazılı kaynak olarak veremem. İngilizce olmak üzere birçok sitede görev tanımı örnekleri bulabilirsiniz. Mesela
http://www.hrvillage.com/jobdescriptions.htm
http://www.businessballs.com/jobdescription.htm
http://www.humanresources.hrvinet.com/free-sample-job-descriptions/
Sevgilerimle,
ASANSÖR KONUŞMASI
Değerli Arkadaşlar, yoğun çalışmalar sonucu elde ettiğim profesyonel bilgilerle ASANSÖR KONUŞMASI (Elevator Pitch, Elevator Speech) hakkında bilgi verebilirim. merak eden, ilgilenen, ÖDEVİ OLAN, çalışması olan herkese yardımcı olurum. Tarafıma mail atmanız yeterli olacaktır. Her türlü yardım için elimden gelen herşeyi yaparım.
“Kim bir ilimden sorulur, o da bunu gizlerse, yardımcı olmazsa, Kıyamet günü ateÅŸten bir gem ile gemlenir.” (HADİS-İ ÅžERİF)
e-post: ahmetkaradeniz03@hotmail.com
Sevgili Ahmet,
Senin gibi o kadar çok kişi ödev yapmak, tez yazmak için yardım istiyor, hatta ödevini bana yaptırmak istiyor ki, şaşırıyorum.
Bu yaptığının iki kötü olarak nitelendirebileceğin durumu var:
1. Sen nasıl bir öğrencisin? Sen öğrenmek mi istiyorsun, kolay yolla sorumluluÄŸu savsaklamak mı? Internet’ten, kitaplardan araÅŸtırırsıın, ödevini yaparsın. Bu para karşılığı bir baÅŸkasına ödev yaptırmaktan farklı deÄŸil. Tek fark ben”bedavayım”, deÄŸil mi?
2. Dini, kendi bana göre ÅŸu an itibariyle ahlaksız olan giriÅŸimlerine malzeme etme. Allah katında bana göre sen “tembel olansın”. Åžimdi git tembeller için söylenmiÅŸ hadis-i ÅŸerif araÅŸtır, oku ve düşün.
Sevgilerimle,
Merhabalar İpek Hanım, bir araştırmam için yardımcı olur musunuz?
KONU: Asansör Mulakatı (İng: Elevator Pitch, Elevator Speech)
ASANSÖR MULAKATI (Konuşması) hakkında tam kapsamlı bilgi isteyecektim.
Asansör konuÅŸması; nedir?, nasıl etkili bir asansör konuÅŸması yapılabilir? nelere dikkat edilmelidir?, siz iÅŸyeri sahibi olsaydınız ve aynı asansörde 45 sn de kendimi size nasıl takdim etmemi isterdiniz ki, “tamam İK bölümünü arıyorum, ismini veriyorum, gerekli iÅŸlemleri yaptır, hemen iÅŸe baÅŸlayabilirsin” diye söylerdiniz?
Son olarak ASANSÖR MULAKATI (Konuşması) örneği varsa maille gönderebilirmisiniz? Konuşma örneği Video olabilir, konuşma metni olabilir veya v.b.
e-post: ahmetkaradeniz03@hotmail.com
Şimdiden yapacağınız yardımlardan ve bana ayıracağınız değerli vakitlerinizden dolayı çok TEŞEKKÜR ederim.
Not: Ödevimi bu Perşembe (3 haziran) teslim etmem gerekiyor.
Sevgili Ahmet,
Belirttiğin şekilde ödevlere yardım etmiyorum.
Sevgilerimle,
İpek Hanım vakit ayrıp cvp verdiğiniz için teşekkür ederim.Size bir sorum daha olacak ;İyi kötü durumumu anladınız acaba bana tavsiye edeceğiniz uygulamaya yönelik(bol örnekli) kaynak varmı?Mesela öncelikle Mulaktlarla ilgili olabilir.İnterneti takip ediyorum ama onun dışında elimin altında bir kaynak olursa iyi olur diye düşünüyorum.
Danışmanlık fikrini üst yönetime açarım çok teşekkürler
Saygı ve Sevgilerimle
Mehmet Zihin.
Mehmet Bey,
Mülakat yapmak teknikleri harici çokça iş bilgisi, tecrübeye ve beceriye dayanan bir süreç. Sizin yapmanız gereken girecğeiniz mülakat etabından önce alacağınız pozisyonun iş analizini iyi yapmış olmak. Şimdi iş analizi nedir diye sorabilirsiniz, onu da öğrenmelisiniz. İnternette mülakat yapmak üzerine bolca kaynak var. Onları düzenli okuyun. Mülakat yapma yetkinliğinizin zamanla gelişeceğini unutmayın. Ama çalışın, şirketiniz, iş süreçleri üzerine çalışın.
Sevgilerimle,
Merhabalar İpek hanım,
Ben ziraat müh. bir firmada iÅŸe baÅŸlamıştım Satış Danışmanı olarak ama firmam beni HÜSEM de İK eÄŸitimi aldığım için İK departmanın başına geçirdi daha doÄŸrusu bu departmanı kurma ihtiyacı hissetmiÅŸler ve beni de ÅŸirkettin yapısını bilen ve böyle bir eÄŸitim aldığım için bana teklif verdiler benim de aslında istediÄŸim bir alan ve çok sevinerek teklifi de kabul ettim.Firmam gerekli eÄŸitimlere beni yollayacak ,hatta danışmanlık hizmetide alacağız .Neyse lafı uzatmayım aslında bu hafta mulakata olacak ve deneyimsizim ne yapmamı tavsiye edersiniz?Benden ilk etapta çok birÅŸey beklemiyorlar daha çok gözlemci havasında gireceÄŸim.Yanlız ÅŸirketin bu departmandan beklentisi çok büyük ve benim de mahcup olmam gerekli .Bana tavsiyeleriniz ve önerileriniz olursa çok sevinirim yardıma ihtiyacım var….Çok teÅŸekkür ederim.
Merhaba Mzihin,
İnsan Kaynakları yolundaki güzel gelişme için sizi tebrik ederim. Eminim iyi olacaktır. Öncelikli olarak size benim Mülakatlar & Testler bölümündeki yazıları okumanızı tavsiye ederim.
http://www.kaynagiminsan.com/category/mulakat-testler/
Orada işverenini mülakat öncesi, mülakat sırasında ve sonrasındaki sorumlulukları başlıkları ile üç makale var. Onları dikkatle okuyun. Sonra da diğer yazıları. Eimin size faydası olacaktır.
Adaylara güleryüzlü olmayı sakın ihmal etmeyin. Eğer seri şekilde soru üretemeyeceğinizi düşünüyorsunuz, elinizde soru kağıdı olsun.
İlk mülakatlarda heceyanlı olabilirsiniz, paniklemeyin. Unutmayın “the show must go on”
Başarılar dilerim.
İstediğiniz zaman bana yazın. Danışmanlık için de isterseniz görüşebiliriz.
Sevgilerimle,
İpek Hanım merhaba
Öncelikle size çok teÅŸekkür ediyorum. Bu blog ve paylaşımlar için…
Henüz yolun en başında ama saÄŸlam bir İK’cı olmayı kafasına koymuÅŸ bir İK çalışanıyım. Hem ben mesleÄŸin başındayım hemde ÅŸirketimizde İK kavramı çok yeni. Ne gibi zorluklar yaÅŸadığımı da eminim tahmin ediyorsunuzdur. Åžu an iÅŸ analizi mülakatlarını hazırlıyorum ve bu konunun uzmanlık gerektirdiÄŸini ve ciddi bir planlamayla hareket etmem gerektiÄŸini bu aÅŸamada yapılacak bir hatanın ileriki aÅŸamalarda iÅŸ tanımlarını çıkarırken ya da iÅŸ deÄŸerlemelerini yaparken daha büyük hatalara yol açabileceÄŸini biliyorum. Bu konuda bir uzman gözüyle bana önereceÄŸiniz her ÅŸey benim için çok deÄŸerli olacaktır.
Åžimdiden teÅŸekkür ediyorum…
Sevgili Åžeyda,
İş Analizini İK teorisinde olduğu için değil, bir amaca hizmet etmesi için yap. Bu amaç nedir? Görev tanımlarını netleştirip, yetkinlikleri saptayıp, performans değerlendirme sistemini kurmak mı? Şirkette problemler yaşanıyor, bunları mı gidermek istiyorsun? Ücretlendirmeye temel oluşturmak mı hedefin? vs.
Kısacası İK sistemini kurgularken büyük manzarayı görmen lazım. İşe başlarken varacağın noktayı hesaplamalısın. Yani proje planını, içeriğini, zamanlamasını çok iyi yapmalısın. Firmanın büyüklüğünü bilmiyorum. Orta ölçekli bir firma olduğunu ve İK sistemini yeni inşa ettiğini düşünürsek muhtemelen firmada iş süreçleri hakkında sıkıntılar ve verimsizlikler yaşanıyordur. İş analizini yaparken bölümlerin birbirleriyle olan bağlantılarını, iş akışlarını iyi kurguılamanı tavsiye ederim.
Görev tanımlarını çalışanlardan iste ve onlardan aldıklarının üstünden geç. Neyi, neden, ne zaman, nasıl, nerede, kiminle yaptıklarını sor. Yapılan iÅŸlerin periyodlarını ve aldığı süreyi sorgula. İş sürecinde yaÅŸanan sıkıntıları sormayı sakın ihmal etme. Çünkü senin gerçek iÅŸin iÅŸte bu aksaklıkları ortaya çıkarmak, iÅŸ ve insan kaynağını verimli kılmak. YaÅŸanan sıkıntıları kayıt altına aldıktan sonra mevcut görev tanımlarını bu sıkıntıları ortadan kaldıracak ÅŸekilde yeniden kurgula…
Bunlar bayağı zorlu işlerdir. Fazla tecrüben olmaması seni zorlayacaktır. Sakın pes etme
Önünde gidecek çoookk yol var, sana kolay gelsin.
Bu arada yaptığın işlerin arkasında üst yönetimin durduğundan emin ol. Onların tam desteği olmadığı sürece şirketin diğer bölümlerinde çalışan ekipleri İK süreçlerine doğru düzgün katamazsın. Onlar İKJ süreçlerini angaryao larak görürler. Hazin ama gerçek.
Sevgilerimle
Merhaba,
Yaptığımız projeler, ya da üzerinde çalıştığımız herhangi birşey ilk başladığımız anda bize kesinlikle güzel bir güç verir. Sürekli arzularız. Fakat daha sonralarda eski gücünü yitirir. Özellikle iş alanında çekilmez bir hal alır bu durum hele de yaklaşan şu sıcak havalarda. Sizce üzerinde çalıştığımız projenin hala ilk günkü gibi heyecan vermesini nasıl sağlayabiliriz? Nasıl bir yöntem izlemeliyiz?
Teşekkür ederim.
Merhaba İbrahim,
Sorun çok güzel. Proje ekibi içinde yer alan liderlik seviyesi projedeki sinerjinin sürekliliği ile doğru orantılıdır.
Genel itibariyle proje ekiplerinde lider konumunda bir kişi yer alır. Lider dediğimiz kişi gerek bilgisi, gerekse yüksek motivasyonu sayesinde ekibe yön verir, inançlıdır, hedef odaklıdır, proje sürecinin sonuca ulaşmasını sabırla sağlar. Optimisttir.
Projenin başında liderlik yetkinliği üst seviyede olmayan bir kişi varsa, proje süresi uzadıkça ekip dağılacak, istek ve işi bitirme arzusu ve inanç azalacaktır. Liderlik becerisi olan kişilerin diğerlerinden farkı, kendi kendilerini ileri seviyede motive ederek bu enerji ve coşkularını ekiplerine yansıtabilmeleridir. Ekip proje süresi boyunca liderlerinin bitmek tükenmek bilmeyen üretme isteği ile tetiklenirler.
Eğer proje ekibinizin başında lider vasıflı bir kişi bulunmuyorsa o zaman uygulama durumsal liderliğe geçer, ki günümüzde durumsal liderlik çok geçerli kullanılan bir yöntemdir. Proje ekibi içindeki her birey gerek teknik, gerekse davranışsal olarak kendi uzmanlık alanında bir liderdir ve kendisini etkileyen diğer unsurları tetiklemek, ilerletmekle sorumludur. Ekibinize durumsal liderlik yaklaşımını getirebilirsiniz.
5. Dünya Gençlik Kongresi / 31 Temmuz-13 Ağustos 2010 da yapılacak etkinlikte görev almak istiyorum,bu konuda sizlerle mi iletişime geçmem gerekiyor,ya da başka birileriyle:)bu konuda yardımcı olursanız sevinirim..
Merhaba Musa,
Açıkçacı benim organizasyonla hiçbir bağlantım yok. Ama yazıdaki linkten organizasyon yetkilileri ile birebir bağlantıya geçebileceğini düşünüyorum. http://www.e-genclik.org.tr/tr/duenya-genclik-kongresi/5-duenya-genclik-kongresi-tuerkiye-2010.html
Sevgilerimle,
Merhaba Ipek Hanim,
Sitenizle yeni tanistim. Paylastiginiz bilgiler icin cok tesekkurler. Benim icin cok faydali oldu.
Ozgecmisimi yollarsam yorum yapabilir misiniz? Fikirlerinizi duymayi cok isterim.
Tesekkurler
Sevgili Elif, tabii ki yollayabilirsin
İpek hanım blog siteniz “masanın öbür tarafından” direk bilgiler paylaÅŸması nedeniyle çok çok faydalı. Zaten aldığınız ve aday olduÄŸunuz ödüller bunu destekler nitelikte.BaÅŸarılarınızın devamını dilerim, c.v. mi mailınıza göndersem varsa eksiklerimi gidermek açısından yorum yapabilir misiniz acaba?
Sevgili Murat, taksirin için teşekkür ederim. Elbette özgeçmişini gönderebilirsin. Sevgilerimle,
merhaba İpek hanım,
Ben BaÅŸak 18 nisan pazar günü 5n ik’da sizinle süper bir gün geciren sanslı insanlardan biriydim.(deÄŸerlendirme merkezi çalısmasında görev alanlardan biriyim)BilmediÄŸim ve iÅŸleyiÅŸini öğrenmek istediÄŸim bir alanda sizden 4 saat boyunca az da olsa çok yararlı olacagına inandıığım harika ÅŸeyler öğrendiiÄŸime düşünüyorum.Belki bu alanda calısacagım ya da calısmayacagım ama paylaÅŸtğınız bilgiler ve verdiÄŸiniz birbirinden degerli örneklerle benim için yeni bir kapının aralanmasında yardımcı oldunuz.Güçlü durusunuz,lider yapınız ve bitmeyen enerjiniz hayatta yapabilecegim bircok seyin olduÄŸunu hatırlattı.Bugün o kadar cok bahsettim ki sizden sevdiÄŸim insanlara…İyi ki sizi tanıdım iyi ki tecrübelerinizi bizimle paylaÅŸmak için bu blogu kurdunuz..Sevgiler…
Sevgili BaÅŸak,
Beni yazdıklarını öyle motive ettin ki, ÅŸimdi “haydi aya gidin” desen, füze yapıp giderim. Hem samimi takdirin, hem de örneklemler üzerinden görüşlerini çok net paylaÅŸtığın için ben çok teÅŸekkür ederim.
Merhaba İpek Hanım, acaba size özgeçmişimi göndersem eksik noktalarım hakkında yorum yapabilir misiniz?
İyi günler.
Merhaba Muhammed, tabii ki gönderebilirsin. ipek@kaynagiminsan.com
merhaba.ben 2009 uludağ üni.işletme mezunuyum hedefim insan kaynaklarında veya halkla ilişkilerde uzmanlık.fakat nasıl bir yol izlemem gerektiğini bilmiyorum.bir kaç özel firmada çalışma ihtimalim vardı fakat iş yaşamında olan tanıdıklarım çok düşük bi kademeden başlıycağımı ,bu şekildede şuan olduğum şehrin dışında zor bi hayatın beni bekleyeceğini bunun yerine kpss ye girip bakanlıklarda uzmanlıkta en az bikaç sene çalışıp istiyorsam özele geçmemi tavsiye ettilr.mantıklı geldi fakat hangi bakanlıkta hangi pozisyonu hedeflemem gerekir.ik yada halkla ilişkilr için önerebilceğinz herhangi bi kurum varmı devlette ,iş yaşamında avantaj olur dediğinz??çok hareketli bir yaşantım var devletin bana göre olmadığını biliorum aslında.doğru bir kararmı verdm bilmiorum.bana biraz akıl verirmisinz sizce nerden başlamalıyım,neler yapablrim..inanın çok ihtiyacım var .şimdiden teşekkür ederim
Sevgili gzd_521, Aslında sorunuzu pek de doÄŸru bir kiÅŸiye sormadınız. Ben devlete insan kaynağı saÄŸlayan ana okul Mülkiye mezunuyum ve daha birinci sınıftan kesinlikle kamuda çalışmamaya karar vermiÅŸtim. Neden diye soracak olursanız, kamudaki hantal yapı insanın kanına iki yıl içinde iÅŸler, bu kimlikten çıkmak çok güç olur. Özel sektörün içindeki stres, dinamizm asla kamuda yoktur. Kamuda gizli iÅŸsizlik vardır. Bütün gün hemen hemen hiç iÅŸ yapmadan bir masada lak lak yaparak, çay içerek geçirirsiniz vaktinizi ve eÄŸer bu kimyaya bir alışırsanız … ki “güvence” kaygısı nedeniyle %90 alışacaksınız, bir daha özele geçemezsiniz. Ben ilk baÅŸtan seçimini özel sektörde yapmış bir kiÅŸi olarak yakınlarınız size yapmış olduÄŸu tavsiyeyi tekrarlayamayacağım. Ben girin ÅŸansınızı, kariyerinizi özel sektörde oluÅŸturun derim.Artı kamu da etkin İK veya halkla iliÅŸkiler uygulamaları maalesef yok.
Seçim sizin. Ben görüşümü kanımca net belirtebildim.
Sevgilerimle,
Aydınlattığınız için çok teşekkür ederim. Bu arada başvuracağım pozisyon şirket içi bir pozisyon. Sonucunu da buraya yazarım, benim gibi ikilemde kalan arkadaşlar da faydalanır.
Tekrar teşekkürler.
Merhaba
Åžu an 4 yıllık İktisat Fakültesi / İktisat Bölümü(Açıköğretim) öğrencisiyim ve ÅŸu an 4. sınıftayım. Yani 3 ay sonra mezun olacağım. Åžu an bir pozisyona baÅŸvuracağım ve pozisyonun gerektirdiÄŸi alanda 5 yıllık iÅŸ tecrübesine sahibim. Pozisyonda “Üniversite Mezunu” olma ÅŸartı bulunuyor. Siz bir IK uzmanı olarak mezuniyetime 3 ay kalmışken beni iÅŸe aÅŸmayı düşünür müsünüz yoksa “git kardeÅŸim 3 ay sonra diplomanı al getir öyle bakalım” mı dersiniz? DeÄŸerli yorumunuz için ÅŸimdiden teÅŸekkür ederim. Saygılarımla..
Merhaba Blackhill,
Birincisi eÄŸer kariyer portalları üzerinden baÅŸvuruyorsan ve üniversiteden mezun görünmüyorsan, yetkililer “süzme” fonksiyonunu kullanırlarsa üniversite mezunları arasında çıkmadığın için görüşmeye bile çağırılmayabilirsin. Ben “süzme” fonksiyonunu hiç kullanmam ve bütün baÅŸvuruları teker teker okurum ama her İK’cı benim gibi deÄŸildir.
Eğer mezun olacağından eminsen kayıtlarını mezun diye yapabilirsin. Ön yazına da 3 ay sonra diploma alacağın notunu düşersin.
Pozisyona kesinlikle başvurmamazlık etme. Geçmiş tecrübelerinde yaptıklarını ve varsa başarılarını mutlaka yaz. Bir de fotoğrafın düzgün olsun, serbest zamanda çekilmiş bir fotoğrafı kesip kullanma, düzgün bir vesikalık olsun. Adaylar fotoğrafları yüzünden büyük eksi alabiliyor.
Başarılar dilerim.
Merhaba İpek Hn.
Turizm işyerinde ika hedefleri hazırlamam gerekiyor bana yardımcı olabilirmisiniz
Sevgili rgöksu,
Her iÅŸletme ve sektörün ayrı bir kimyası, amaç ve hedefler zinciri vardır. İK’nın çalışan motivasyon ve verimliliÄŸini en üst seviyede tutmak ÅŸeklinde özetleyebileceÄŸim asli hedeflerine hizmet edecek alt hedefler oluÅŸturman lazım. Bu alt hedeflerde iÅŸletmenin strateji ve hedefleri çerçevesinde ÅŸekillenir. Sizin ilk baÅŸta Genel Müdür’ünüzden iÅŸletmenin strateji ve hedeflerini öğrenmeniz lazım. Sonrasında örneÄŸin çalışan memnuniyeti oranı, performans deÄŸerlendirme sonuçları, iÅŸ hedefleri, adam başı eÄŸitim saati, iÅŸe alım hedefleri, iÅŸgücü sirkülasyon oranı gibi alt hedefler belirleyebilirsiniz. Bunların dışında İK süreci geliÅŸtirme hedefleri koyabilirsiniz, mesela ödüllendirme sistemi kurmak gibi …
Sevgilerimle,
İpek Hanım merhaba,
HerÅŸeyden önce siteniz için sizi tebrik etmek isterim. Özellikle de bu “soru/cevap” bölümü için. Size 2 sorum ve sizden bir ricam olacak. Ricam, soruların içinde okuyarak cesaret aldığım için özgeçmiÅŸimi size gönderip bana bu konuda feedback vermeniz olacaktır. Sorularıma gelince:
1. Bir mülakatta, uzmanın sizi sürekli onaylaması, sanki siz çok güzel konuşuyormuşsunuz, çok iyi bir aday gibiymişsiniz gibi davranması bir taktik midir?
2. İş yerimden yanıbaşımda çalışan ve beni hırsıyla sürekli rahatsız eden herşeyden sürekli şikayet eden arkadaşım nedeniyle ayrıldım. Kendime o kadar güveniyorudm ki 2-3 ay içerisinde hemen iş blabileceğimi sanmıştım. Nerdeyse 1 yıl oluyor ve ben maalesefe en verimli dönemlerimi evde geçiriyorum. İtalyanca öğreniyorum kendi kendime ama bana faydası olacağını sanmıyorum. Sorum şu; bu olayı ik uzmanına nasıl ifade etmeliyim?
Sevgili Nesrin,
ÖzgeçmiÅŸinizi ipek@kaynağıminsan.com’a gönderebilirsiniz. Bakalım birlikte
Sorularına gelince;
1) Her İşe Alımcının tümüyle kendisine has, kendi karakterinden kaynaklanan tutumları vardır. Ben çok güleryüzlü ve espriliyimdir örneÄŸin, bir diÄŸeri mesafeli ve soÄŸuk. Sizi sürekli onaylayan bir İşe Alımcı bunu alışkanlık oldığı için yapıyor olabilir, tarzı böyledir. Kısacası iÅŸe alımcının mülakat sürecinde “şöyle davranmalıyız, böyle demeliyiz” gibi -adaya saygılı olmak- dışında standartları yoktur. Ki, birçoÄŸu adaya da saygısızlık yapabilmektedir.
2) Kriz nedeniyle sizinle bağlantılı iş ilanı fazla çıkmadığını söyleyebilirsiniz. 2009 yılında iş piyasası bayağı durgundu. İtalyancaya mutlaka devam edin. Kanımca zamanınızı çok iyi değerlendiriyorsunuz. İnsanın gelişim yolunda harcadığı hiçbir emek boşa çıkmaz, merak etmeyin. Moralinizi bozmayın. İşsizlik süreci çok zordur, bu zorluğu kendinizi geliştirecek faaliyet, eğitim, kitaplarla hafifletmeye çalışın.
Sevgilerimle,
İpek Hanım Hayırlı AkÅŸamlar…
Sizin Gülerek Okuyacağınızı Düşündüğüm Bir Sorum Var …:)
Öncelikle Belirteyim ki; konuyla ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum. Ancak; ISO 9001 kalite standartları gereÄŸi uygulanması zorunlu olan Müşteri Memnuniyeti ölçme ve/veya belirme konusu hakkında biraz sorun yaşıyoruz. Müşteri Memnuniyeti belirleme konusunda pürüz yok ancak, iÅŸin Müşteri olmayan kitlenin beklentileri konusu beni çıldırtıyor. sizce ‘müşteri olmayan kitlenin’ bir beton santralinden beklentilerini nasıl anlayabiliriz. bu insanlara ne sormalıyız.??
daha önceden bu konu üzerine yapılmış çalışmlar varsa anlamama yardımcı olacaktır…
Teşekkür ederim:)
Sevgili Kemal Yıldız,
Sorunuz aslında çok yerinde. Ben sizi işin uzmanına yönlendireyim, eminim kendisinin vereceği cevaplar daha tatmin edici olur. Müşteri İlişkileri Yönetimi konusunda Uğur Özmen benim de konu hakkında sıklıkla soru sorduğum kişidir. Kendisine http://ugurozmen.com adresindeki blogundan ulaşabilirsiniz.
İnsan kaynaklarında çeşitlilik ve dahil olma konusunda akademik çalışmalar , literatüre geçmiş olan bulgular ve ülkemizde uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgi rica ediyorum..
Sevgili Tuğba Çiğdem,
Çeşitlilik (diversity) ve dahil olma (engagement) üzerine internette birçok kaynağa, yazıya ulaşabilirsiniz. Ama ulaşacaklarınızın çoğunluğu İngilizce olacaktır.
Engagement için şu linkteki kitaplara ulaşmaya çalışabilirsiniz
Diversity içinse amazon linkde yer alan kitap ve altta sıralanan kitaplar size kaynakça oluşturabilir.
Bunun ötesinde sanırım siz bir ödev veya tez hazırlıyorsunuz. Sizin yapmanız gereken detaylı araştırmayı benim sizin yerinize yapmam ve size sunmam sanırım oldukça sıradışı bir durum olur.
Size çalışmanızda başarılar dilerim.
ipek hanım selamlar. Sizinle bir kesici takım firmasının perşembe günü olan mülakatında tanışmıştık CV mi değiştirmemi söylemiştiniz tavsiyeleriniz doğrultusunda değiştirilmiş son halini sizin mail adresine yollamıştım bir yorum yaparsanız sevinirim.Bir sorum daha var, ben iki üniversite bitirdim ve üstün başarı ile bitirdim ve askerden sonra yaklaşık 8 aydır iş bulamıyorum tüm görüşmelerden elim boş döndüm, ukala biri değilim ama sizce bu bir şanssızlık mı yoksa eksik olan birşey mi var yorumlarınızı bekkliyorum teşekkür ederim
Merhaba Hakan,
Özgeçmişini gözden geçirip ve biraz değiştirerek sana göndereceğim. Sonrasında kariyer sitelerindeki bilgilerini güncellersin. Yarın en geç göndermiş olurum.
Hava şartlarının olumsuz olduğu günlerde kamu kurumlarında engelliler bir yada birkaç gün idari izinli sayılıyor. Bu karar kim tarafından verilmektedir, özel sektörün bu karara uyması gibi bir durum söz konusu mudur?
Sevgili Hergin,
Kanunen engelli çalışanlara kötü hava koşulları veya farklı bir durum için belirtilen kanuni madde yok. Burada devreye engelli çalışanın heyet raporunda belirtilen engelilik düzeyi, ne işleri, ne gibi koşullarda yapıp, yapamayacağı değerlendirmesi devreye giriyor.
ÖrneÄŸin İstanbul’da yaÅŸanan olumsuz hava koÅŸulları nedeniyle kamudaki iÅŸverenlerin engellileri izinli sayması kanuni bir zorunluluk nedeniyle deÄŸil, iÅŸverenin kendi insiyatifi ile böyle bir uygulamaya gitmesidir. Bu gibi bir uygulamaya özel ÅŸirketlerde gidebilir ve engelli çalışanlarını izinli sayabilir.
İpek hanım merhaba,
blog/siteniz çok güzel bilgiler içeriyor. Tebrik ederim.
CV’mi göndersem yorum yapabilir misiniz acaba?
Saygılarımla.
Sevgili Hergin,
Elbette yapabilirim. Lütfen gönderin.
Merhaba İpek Hn, türkçe ve ingilizce cv’mi size göndersem yorum yapar mısınız?
Tabii, gönderirseniz yorumlarımı seve seve yazarım. Mail adresim ipek@kaynagiminsan.com
sosyal yaşamda karşılaştığımız ik uygulamaları nelerdir?
Sevgili Cansu, güzel bir soru, teşekkür ederim.
İnsan Kaynakları uygulamalarını sıralayalım ve beraber düşünelim;
İşe alım ve oryantasyon
Performans ve Hedef Yönetimi
Yetenek Yönetimi
EÄŸitim
Kariyer Yönetimi / Koçluk
Ödül Yönetimi
Ücret Yönetimi
Sosyal Hak ve Faydalar
İletişim
Motivasyon
Organizasyonel geliÅŸim
Değişim Yönetimi
Sosyal hayatımızda sanırım karşımıza çıkan en önemli uygulama devletin vatandaşlarına sağlamak zorunda olduğu sosyal hak ve faydalar. Devlet vatandaşlarına sağlık, eğitim ve güvenlik hizmetlerini vermek zorundadır. Şirketlerde kendi bünyeleri, imkanları çerçevesinde çalışanlara farklı sosyal hak ve faydalar sağlıyor; özel sağlık sigortası, lojman, araba, cep telefonu, vs. gibi.
Bunun dışında iletişim ve motivasyon sosyal hayatımızda da her an kullandığımız, ihtiyaç duyduğumuz iki uygulama. Sosyal hayatta da sağlıklı ilişkiler kurabilmek için iletişim kanallarımızı doğru ve etkin kullanmak zorundayız. Sosyal hayatımızda da kendimi ve çevremizi motive edecek araçlar, yollar, yöntemler bulmak zorundayız hayatı yaşanır ve gelişir çizgide tutabilmek için.
Ve elbet eğitim sosyal hayatımızın bir vazgeçilmezi. Bilinçli birey hayatı boyunca kendini geliştirmek için bireysel eğitimi üzerinde titizlikle çalışmak zorundadır. Eğitim seviyesi arttıkça yaşam kalitesi ve beklentiler artar.
İşe alım, oryantasyon, performans ve hedef yönetimi bu terminolojiyle karşımıza çıkmasa bile aslında sosyal hayatımızda da bizimledir. Bir arkadaÅŸ ortamına girdiÄŸimizde o insan kitlesine kendimizi benimsetmeye çalışırız. Kabul edilmeyi isteriz. Bu aslında bir parça iÅŸe alıma benzetilebilir. Sonunda ücret yoktur elbet ama güzel paylaşımlar bu kabul edilmiÅŸliÄŸin karşılıdır. Performans ve hedef deÄŸerlendirme ise zaten sosyal hayatlarımızda olmazsa olmaz iki uygulama. Her an ayna karşısında kendimizi sorgularız “ben ne yaptı,n ne yapamadım, neler yapabilirim” … bunlar aslında baÅŸlı başına bireysel performansımızı ve hedeflerimizi sorgulamamızdır. Hedef koymak bir tek iÅŸ deÄŸil, sosyal hayatımızın bir parçası olmak zorundadır. Hedef çeÅŸitleri üzerine Kaynağım İnsan’da iki yazım da var zaten. Okumanı tavsiye ederim. http://www.kaynagiminsan.com/2009/11/10/hedef-koymak-i/ ve http://www.kaynagiminsan.com/2009/11/11/hedef-cesitliligi-ve-motivasyon/
Yetenek Yönetimi sosyal hayatımızda kendini hobilerimiz, ilgi alanlarımızın çeşitliliği ve kişilerarası ilişkilerimiz olarak birebir gösterir. Yeteneklerimizi besleyen ana unsurdur iş harici ilgi alanları ve hobilerimizdir. Bilinçli İnsan Kaynakları Uzmanları bütün çalışanlara şiddetle birer hobi sahibi olmaları, ilgi alanlarını genişletmeleri, geliştirmeri yolunda telkinlerde bulunur çünkü yetenekler bireyin kendisini ifade edebilerek hayata pozitif yaklaşımındaki en önemli aktördür ve bizler kendimizdeki yeteneklerimizi keşfetmenin yollarını çoğunlukla başta sosyal yaşantımızda açarız.
Organizasyonel gelişim ise belki ünvanlar itibariyle sosyal hayatımızda yok ama sosyal hayatımızı çok etkiler. Bir genel müdür olduğunu duyduğun kişiye tutumun ile daha küçük ünvanlı bir tanışığa gösterdiğin ilgi düzeyi farklıdır. Genel müdürün gerek niteliksel, gerek yetkisel gelişmişliği kurduğu sosyal ilişkiler boyutuna da yansır.
Değişim yönetimi ise yine her bireyin sosyal hayatında da bir dğeişmez. Hepimiz her an kendimizi iyi yönede değiştirecek, geliştirecek arayışlar, çalışmalar, eğitimler, ilişkiler içindeyiz.
Sözün özü, İK uygulamalarının birebir ücret yönetimi hariç hepsi ile günlük hayatımızda da birlikteyiz sevgili Cansu.
bir arge ekibi için anahatları ile iş akışları ve iş analizi yaparmısınız.
Merhaba snm,
Aslında iş akışı ve iş analizine başladan önce elbette bulunulan sektörü, şirketin faaliyet alanı, misyon ve vizyonunu bilmek isterdim.
İkinci adım olarak o bölümde çalışan herkesle teker teker ne yaptığı üzerine görüşürdüm. Görüşme aslen iş süreçlerinin tespiti amaçlıdır.
AR-GE’cilerin ana iÅŸi ÅŸirketin faaliyet alanına dair araÅŸtırma ve geliÅŸtirme süreçlerinin yürütülmesidir. Yapılan araÅŸtırmalar sonrasında geliÅŸtirmeye yönelik proje üretimi, projelerin ilgili bölümler ile ortak çalışma yürütülerek hayata geçirilmesi ve güncellenmesi olarak da daha geniÅŸ bir özet yapabiliriz.
AR-GE’cilerin bu aÅŸamada standart görev tanımlarından farklı bir yapısı oluyor. Çünkü onlar parça başı, yani proje bazlı çalışıyorlar. Her projenin de içeriÄŸi, süresi, ekibi, görev dağılımı farklı oluyor. Bu nedenle AR-GE cilerin iÅŸ akışlarının veya iÅŸ analizlerinin standize edilmesi ne kadar verimli olur tartışma götürür.
Ben örneÄŸin çalışırken sınırlanmaktan hoÅŸlanmayan tipte insanları AR-GE’ci yapmayı tercih ederim. Onca araÅŸtırmadan ve verilen özgürlükten sonra AR-GE’ciden yaratıcılık beklerim ve performansını da yaratıcılığını baz alarak ölçerim. EÄŸer ona “senin iÅŸ akışın budur” dersem kendi yaratıcılık talebimle çatışmış olurum, “sınırların bu, hadi yarat” … bu bir AR-GE profesyoneline yapılacak en büyük hata.
Zaten bir AR-GE’ci de neden “benim sınırlarım nedir?” diye sorar, onu da anlamıyorum. Onların iÅŸi varsa bir sınır kafalarda bunları yok etmek.
Bilemiyorum yardımcı olabildim mi? Eğer bana sektörel ve durumsal daha net bilgi verebilirseniz, daha spesifik saptamalar ve öneriler getirebilirim.
İpek hanım merhaba, nasılsınız?
Merhaba Hilal,
İyiyim, teÅŸekkür ederim. Sen de iyisindir umarım. Kaynağım İnsan’a hoÅŸgeldin.
Takip edersen mesleki olarak sana faydası olacağını düşünüyorum blogun. Buradan da bana her türlü sorunu iletebilirsin.
Merhaba,
Bende staj baÅŸvuruları için bir kaç soru yöneltmek istiyorum. Önümde bir yaz stajı var. Küçük bir sahil ÅŸehrinde ikamet ediyorum. YaÅŸadığım yerde Bilgi Teknolojileri ile ilgili bir ÅŸirket malesef yok. Bu yüzden yaz stajımı büyük ÅŸehirlerden birinde yapmak istiyorum. Bazı büyük firmalar belirli tarihlerde staj baÅŸvuruları için sitelerine bölüm açıyorlar, o kısımdan baÅŸvurulabiliyor. Ancak bazı orta ölçekli ÅŸirketlerde böyle bir uygulama bulunmuyor. Ben ise kafamda belirlediÄŸim bir kaç yere staj baÅŸvurusu yapmak istiyorum. BaÅŸvurumu mail aracılığıyla CV’mi göndererek mi yapmalıyım, telefon mu açmalıyım yoksa bizzat iÅŸletmelerine mi gitmeliyim bu konuda kararsızım. Nitekim bazen mail ile olumlu olumsuz cevap alabilmek çok uzun sürüyor. Benim o kadar vaktim olmayacak. Bu konuda ne önerirsiniz? Böyle bir uygulama baÅŸlattığınız için ayrıca teÅŸekkür ederim. Saygılarımla.
Merhaba Burak. Staj yeri araştırmak, bulmak ile ilgili güzel bir soru, teşekkür ederim.
Sana öncelikli baÅŸvurmak üzere tespit ettiÄŸin firma sayısını arttırmanı, hatta elinden geldiÄŸince çok yere baÅŸvurmanı tavsiye ederim. Büyük ÅŸirketlerin stajyer alımları daha sistemli olmasıyla beraber stajyer kadrolar çok çabuk dolar, hatta bir sene öncesinden bile kapanmış olabilir. Orta ve küçük ölçekli firmalara ise CV’ni, kısa bir önyazı ile göndermen ilk etapta yetecektir. Ancak sana en önemli tavsiyem gönderdiÄŸin CV’nin hangi ÅŸirket olursa olsun akıbetini telefon aracılığıyla takip etmen. Çünkü sadece takip eden bir stajyer adayı olman bile dikkat çekebilir, artı puan kazandırabilir. Küçük firmalara birebir gitmek de faydalı olabilir ama sanırım sen bu ölçekte firmaları tercih etmiyorsun. Fakat staj yeri bulmak kimi zaman öğrenciler için kabusa dönüşebilmektedir, o nedenle ÅŸirket seçimini konusunda kendini esnek tut. En iyinin peÅŸinden git ama duruma ayak uydurmamazlık etme, baktın büyük veya orta ölçekli firma olmuyor, hemen küçük ölçekliye dön. Üstelik küçük ölçekli firmalarda bir stajyerin bilgi ve tecrübe edinmesi çok daha ve hızlı olur.
Staj yeri aramanın iş aramaktan çok da farkı yoktur, aman ağırkanlı davranmayın, son dakikaya bırakmayın, elinizi çabuk tutun, takipçi olun
Biliyorum bu soru belki hergün soruluyor size. Ama bir kez daha sizin deneyiminizden okumak istiyorum. Etkili bir CV Hazırlamak çokta önemlimi ? geçmiÅŸite birçok konuda kendimizi kanıtlamış ve baÅŸarılı iÅŸlere imza atmışsak bu CV hazırlama olayları vs gerek kalmadan en güzel yerlere gelebiliyor insanlar o zaman sadece çaylaklık döneminde önem verilmesi gereken bir konu mu CV hazırlama iÅŸi ? İnsan Kaynakları nasıl bakar bu konulara , CV’e bakar bakmaz , içeriÄŸini dahi okumadan ÅŸekliyle bundan olur – bundan olmaz dediÄŸiniz oluyor mu. Gerçekten merak ediyorum , Detaylandırılıp güzel bir yazı yazılabilir. TeÅŸekkürler.
Sorunuz için teşekkür ederim. Soru / Cevap bölümünün ilk sorusu olarak ayrı önemli benim için.
Birden çok soru olduğu için yazdığınız mesajda hepsini numaralandırarak cevap vereceğim.
1. Evet, iyi bir özgeçmiÅŸ hazırlamak çok önemli. ÖzgeçmiÅŸ bir kiÅŸinin iÅŸ hayatındaki kendisini pazarlama enstrümanıdır. Ben bu aÅŸamada hep “market” örneÄŸi veriyorum. Biz İK’cılar iÅŸe alım zamanı bir CV Marketine gireriz. Siz nasıl normal bir markete gittiÄŸinizde eliniz şık ve cazip ambalajlı ürünlere gidiyorsa, CV’niz de bu konumdadır. Ne kadar içeriÄŸi ve ÅŸekli düzgün bir CV’niz olursa müşteri tarafından talep edilme olasılığınız artar.
2. Bazı profesyoneller kariyerleri boyunca CV hazırlama ihtiyacı duymadan, genellikle kanıtlanmış baÅŸarıları sayesinde “teklifler” alarak ilerleyebilmektedir. Ama istisnalar kaideyi bozmaz. Headhunterlardan tutun, büyük ÅŸirketlerin İK bölümlerine kadar iÅŸe alım öncesi kiÅŸinin bilgilerini içeren yazılı dokümana ihtiyaç vardır, her zaman da olacaktır.
3. Tecrübeli İK’cılar özellikle giriÅŸ ve orta seviye CV’leri çabuk tarar. Adayın niteliÄŸi arttıkça bu hız düşer. Güzel hazırlanmış CV’ler ise detaylı okunur. Bana göre CV bir kiÅŸinin kendisini anlatabilmek için sarfettiÄŸi emektir. Siz kendiniz için ne kadar çok ve özenli emek sarfederseniz, karşıdaki İK’cı bunu görür ve emeÄŸe saygı duyar, o da CV’yi incelerken emek verir. “Bir CV geldi elime, ÅŸiir gibi” ben bu cümleyi kurabilmeyi çok severim ama maalesef sıklıkla olmuyor.
Gün boyunca elime o kadar kötü hazırlanmış CV’ler gelir ki, ÅŸaÅŸarsınız. Ben hayret ederim, bir insan kendine nasıl bu kadar özensiz davranabilir diye. CV bir kiÅŸinin kendisine sahip çıkmasıdır, kendine duyduÄŸu saygıdır. Siz eÄŸer CV’nizi “amannnnn” diyerek hazırlıyorsanız, kimbilir ben sizi iÅŸe aldığımda benim size vereceÄŸim iÅŸi ne diyerek yaparsınız. CV aslında sizin gelecek performansınıza, iÅŸe göstereceÄŸiniz özene de bir iÅŸarettir kısacası. DediÄŸim gibi CV hazırlamak bir çalışkanlık, emek iÅŸidir. Bu emeÄŸi kendinizden esirgemeyin.