

Friendfeed’de bugün ilginç bir yazışma oldu. Daha doğrusu benim için ilginçti. İsmini kendisinden izin almadığım için veremeyeceğim, gönderimlerini severek takip ettiğim bir Friendfeed üyesinin paylaşımı sonrasında gerçekleşti yazışmalar. Söz konusu gönderim “Kapitalizm Çöküyor mu?” başlığını taşıyordu. Aslen bu bir kitap tanıtımıydı ama soru birçok kişinin kendi düşüncesini açıklamak için fırsat oldu. Kambersiz düğün olmaz, ben de kendi yaklaşımımı yazdım. Düşünce düşünceyi, düşünceler hayalleri açtı ve ben kendi yazdıklarımı arşivime alma ihtiyacı hissettim. Eğer baştan sona okursanız çeşitli kopukluklar hissedebilirsiniz, kusuruma bakmayın, arada diğer ff üyelerine ait görüşleri izinsiz ekleyemezdim.
“16. yüzyılın İspanyası, 18. yüzyılın İngilteresi, 20.yüzyılın ABD’si, 22. yüzyılın Çin’i … dünya tarihi iktisadi gelişmelere göre her iki yüzyılda bir karşımıza bir dev çıkartıyor. Kapitalizmle sosyalizmin pratikteki ideal harmanlanması ve büyük nüfusu ile önümüzdeki onyıllar bize dünyanın bir numarası Çin’i getirecek.”
“Dünya tarihi aslında çok zevkili. İspanya yaptığı keşifler ile İngiltere’nın kıtalar imparatorluğu olmasının yolunu açmış, tahti kaptırmıştır. İngiltere Kuzey Amerika’yı varetmiş sonra tahtı kaptırmıştır. Şimdi Amerikalılar Çin’den çıkmıyor, eh diyebiliriz ki göz göre göre taht gidiyor. Amerika ve Avrupa kapitalizm çerçevesinde insana büyük özgürlük vermiştir. Çin’in Amerika ve Avrupayı geçecek olmasının nedeni insan faktörüdür. Çinli sosyalizm geleneğinden geldiği için kendisine verildiği kadarı ile mutlu olur. Annemle babamın Çin gezisi izleminleri Çin insanının adeta programlanmış birer robot gibi olduğu üzerineydi. Örneğin size bir içecek hakkı veriliyor yemekte. Ama siz parasını verip ikincisi almak istiyorsunuz . Kapitalist sistem bunu hemen kabul eder. Ver paranı, al ürünü. Çinli vermiyor. Veremem, bana bir tane vermem söylendi, fazlasını veremem diyor. “Yahu para kazanacaksın” ,”hayır” diyor adam. Ne dendiyse o. İşte bu insan yapısı Çin’i bir numara yapacak.”
“Ve ben diyorum ki, 24. yüzyılda da uzaya yatırım yapan ülke bir numara olacak ve onu da Çin varedecek ve bu büyük ihtimalle Rusya olacak. İkisi de sosyalist gelenekten geldikleri için Çin uzay konusunda Rusya ile işbiriliğini tercih edecek. Bu yaptığım da futurizm oluyor
Yazık, Putin o günleri göremeyecek ama hayal ediyor. Bu arada Türkiye hala laiklik ve türban tartışmasına devam ediyor olacak
”
“@x, sizin m…… bulduğunuz insanlar için bu bir hayata bakış. O insan karne sistemi ile yetişmiş. Ona gün içinde ne tüketeceği söylenmiş. O sizin gibi değil. Lütfen farklı külterlele ilgili sözcüklerinizi daha özenle seçin. Yokluk dönemlerinde yaşamış bizim insanımız da malının kıymetini çok iyi bilir. Empati kurmaya çalışın insanlara m…. demeden önce. O kapitalist değil, o özünde sosyalist bir birey. Kapitalist yapınızla karşınıdaki m…. demek çok yanlış. İşte kapitalizm bu yüzden çöküyor, siz Çinliyi m….. bulduğunuz için. Çinli kapitalizmin erdemlerini alıyor, gerisini bırakıyor. Bizim bu zamandan sonra bunca özelleştirme ile sosyalist olmamız imkansız ama onlar kapitalizmi iyi kullanıyorlar.”
“Bir adım daha ileri gideyim. 16,18, 20, 22, 24, dedik , peki 26. yüzyılda ne olacak? Uzay sayesinde hakimiyeti kuran Rusya uzaylılar ile tanışacak, anlaşacak, kaynaşacak ve tahtı devrecek. 26 yüzyıl dünyada uzaylıların hakimiyeti gerçekleşecek. İşte bu da tam uçuş oldu. Ama “sky is the limit when you are dreaming“. Hollywood’un da hayalleri bir bakıyoruz gerçek olmuyor mu?
“
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007

