
Benjamin Franklin Amerikalılar için büyük anlam ifade ederken bizim gündemimize David Boyle’un “Slumdog Millionaire” filmi ile girdi. Filmin “20.000.000 rupi’yi kim ister ?” yarışması esnasında sunucu baş karakter Jamal’a sorar “Amerikan 100 dolarının üstündeki resim hangi Amerikan büyüğüne aittir?”. Jamal sorunun cevabını kör dilenci arkadaşı ile arasında geçen konuşma sayesşinde bilir. Peki, sadece “bir Amerikan lideri” olarak bildiğim Benjamin Franklin kimdir? Neden önemlidir ? Ben de merak ettim, biraz okuma yaptım. İşte birkaç cümle ile Benjamin Franklin …
Benjamin Franklin çok yönlü bir dahi, bir gazeteci, bilim adamı, mucit, diplomat ve Aydınlama düşünürüydü. Benjamin Franklin’in başarıları hayret vericidir. Mütevazi geçmişine ve on yaşında son verdiği resim eğitimine karşın, Franklin’in özgürlüğe, öğrenmeye ve yaşama duyduğu güçlü tutku dünyayı değiştirmiştir.
Franklin çalışma hayatına bir matbaacı olarak başladı. 1729′da henüz yirmi üç yaşındayken Pennysylvania Gazette‘i alın aldı. Coşkulu bireysel girişimcilik ruhundan ve doymak bilmeyen hevesinden güç alan Franklin, ilk Amerikan başarı timsali oldu. Poor Richard’s Almanack‘ı yazıp yayınlamaya başladı. Almanack’da Amerikalılara başarılı olma yolları hakkında düzenli olarak tavsiyelerde bulundu.
Franklin tarafından gerçekleştirilen ünlü elektrik deneyi, onun Londra’daki Royal Society bilim derneğine seçilmesini sağladı. Deney, şimşek ile elektriğin aynı şey olduğunu kanıtlayıp, pozitif ve negatif elektrik arasındaki ayırımı ortaya koyuyordu.
Franklin, çift odaklı bir gözlük, etkili bir soba ve binaları koruyacak bir paratoner icat etti. Kuzey Amerika üzerinde etkili olan fırtınaların ve Golfstrim akıntısının yol haritalarını çıkardı.
Franklin, herkesin hayranlığı kazandığı Paris’te geçen seneleri süresince, Bağımsızlık Savaşı’nda Amerika’ya Fransa’dan destek sağladı ve aynı zamanda, eşitlikçi özgürlük ve kardeşlik kavramlarının Amerika’ya ihraç edilmesine yardımcı oldu. Fransızlara 1789′da kendi despot yönetimlerini devirirken yol gösteren “Liberte, Egalite, Fraternite” (Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik) sloganında onun ruhunu hissetmek mümkündür. Sonraları bir diğer Amerikan devlet adamı Thomas Jefferson, Fransız dışişleri bakanı Vergennes Kont’unu ziyaret ettiği zaman, kont ona “le Docteur Franklin”in yerine geçip geçmediğini sormuş, Jefferson’un yanıtı ise şu olmuştu: “Onun yerine kimse geçemez, bayım. Ben sadece onun halefiyim”.
Founding Brothers adlı kitabında Joseph Ellis şu yorumu yapıyordu: “Voltaire Fransa için ne idiyse, Franklin de Amerika için oydu, insanoğlunun modernliğe ulaşma başarısının sembolüydü”. Ellis, Franklin için şunları söylüyor: ” Amerika’nın en büyük bilim adamı, en hünerli diplomatı, en başarılı nesir üslupçusu, en keskin zekası olan Franklin, bu unvanların her birini açık ara ile kazanmıştır”.
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


