
Benim İnsan Kaynakları kariyerimde çok önemli yeri olan Migros’un satışı son günlerde ekonomi gündemini meşgul ediyordu. Nitekim sonunda İngiliz BC Partners’a satıldı. Bugünkü Radikal’de aşağıdaki bloguma taşıdığım haber çıktı ve ben çok sevindim.
Bülend Özaydınlı ben Migros’da çalışırken Nakaştepe’ye çekilmişti. Kendisi açısından çok parlak olan bu ilerleme Migros’da tam tersi etki yaratmıştı. Bana göre Bülend Bey’in ayrılması ile Migros Türkiye perakendecilik sektöründeki innovatör kimliğini tümüyle kaybetti. Ben şirkette çalışırken, Bülend Bey’in gidişinden çok kısa süre sonra insanların kafaları ve ellerinden çok ağızları “kötü niyetli” çalışmaya başladı.
Aslında Koç’un Migros’u elden çıkaracağını duyduğumda hiç üzülmemiştim. Zaten Rusya Ramstoreların Enka’ya devredilmesi dünya devine dönüşebilecek bir şirketi göz göre göre parçalamak demek. Ama tabii şirketi dünya devine dönüştürebilecek kapasitede yöneticileriniz yoksa ( ki yok ), Koç Holding’in başında oturanlar da çareyi dinamik perakendeden çıkmak ve stabil enerjiye yönelmekte bulmuşlar. Benim bıraktığım Migros “yenilikçi-yaratıcı” yönetim açısından gerçekten berbattı, Bülend Bey’in mirasını sadece tüketen mirasyediler gibiydiler ama şimdi görülüyor ki herşey değişecek … okuyun lütfen …
Migros’a 1.9 milyon YTL veren grubun yönetimini, vaktiyle Koç’ta CEO ve Migros’ta müdür olan, kurumun satışına karşı çıkan Özaydınlı üstlenecek.
RADİKAL – İSTANBUL – Bülend Özaydınlı 2000 yılında Tofaş’ın başına geçmek için ayrıldığı Migros’a yeniden dönüyor. Koç Holding İcra Kurulu Başkanlığı’ndan geçen yıl Migros’un satışını istemediği için ayrılan Özaydınlı bu kez Türkiye’nin süpermarket devinin kapısından patronlardan biri olarak giriyor. BC Partners’ın satın alma operasyonuna baştan sona kadar katılan ve yeni dönemde şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapacak olan Özaydınlı’nın Migros’ta bir miktar hissesi de olacak.
Çünkü BC Partners, 10 yılını verdiği Migros’u daha da büyütmesini istiyor. Bunun yanı sıra dünyanın büyük şirketlerinde üst düzey yöneticilere verilen hisse senedi opsiyonları Özaydınlı’ya da verilecek. Önümüzdeki yıllarda Bülend Özaydınlı’nın Migros’taki payı şirketin hisse senedi ve mali performansına bağlı olarak artabilecek.”Girişim sermayesi şirketleri genelde beş yıl kalıp sonra ortak oldukları şirketten hisseleri satıp ayrılır. BC Partners da böyle mi yapacak” sorusuna “BC Partners isterse ayrılabilir, ama ben hep burada olacağım ve Migros’u Türkiye’nin en kurumsallaşmış şirketi haline getireceğim. Migros’un Türkiye’deki geçmişi kendisine talip olanların tümünün kuruluşundan bile eski. Yani bu anlamda da çok önemli bir kuruluş” diyor.
‘Birbirimizi bulduk’
Migros’un yeni sahiplerinden Özaydınlı “Siz mi BC Partners’ı, yoksa onlar mı sizi buldu?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:”Migros iş hayatımın en güzel yıllarının geçtiği şirketlerden birisi. Koç Holding satışa çıkardığını açıklayınca çok ilgilendim ve ciddi mesai harcadım bu iş için. Onlar da ilgileniyorlarmış ve böylelikle bir araya geldik. Yani birbirimizi bulduk.”
Özaydınlı şirketin kaptan köşkündeki ‘bir numaralı kişi’ olacak ve yönetimi tayin edeceği bir genel müdürle birlikte götürecek. Grubun en hızlı büyüdüğü Tansaş’ı, Yapı Kredi Bankası’nı ve Tüpraş’ı bünyesine kattığı dönemde kaptan köşkünde oturan Özaydınlı için Migros’un önemi büyük. Çünkü 2007′nin mart ayında Koç Holding İcra Kurulu Başkanlığı’ndan sürpriz bir şekilde ayrılan Bülend Özaydınlı uzun yıllar Migros’ta Genel Müdürlük yaptı. Migros, Özaydınlı’nın yönetiminde olduğu 1990-2000 yılları arasında çok hızlı şekilde büyüdü, bir perakende devi haline geldi ve yurtdışına açıldı. Gruba yakın kaynaklara göre Özaydınlı’nın Koç Holding’den ayrılma kararı vermesinde Migros’un satışı konusundaki görüş farklılılığı da önemli rol oynadı. Migros’un satılmasını istemeyen ve bu şirketin Arçelik’le birlikte bir dünya şirketi haline gelebileceğini düşünen Özaydınlı elden çıkarma kararının ardından Koç Grubu ile yollarını ayırdı.
Satışa katılım neden az oldu?
Özaydınlı’nın Migros’u Koç Grubu’nun her gün Türk halkının önemli bölümüyle iletişim kurduğu bir kanal olarak gördüğü biliniyor. Migros’ta son tura kalan alıcı sayısının az olmasının en büyük nedenlerinden birisi sektörün önde gelenlerine göre Koç Holding’in Rusya’daki 43 RamEnka mağazasında sahip olduğu yüzde 50 hisseyi ortağı Enka Grubu’na devretmesi. Başta Moskova olmak üzere Rusya’nın önemli şehirlerindeki mağazaların Enka Grubu’na devri, bu dev pazara girmek isteyen ve bu nedenle de Koç Grubu ile görüşmeler yapan Amerikalı perakende devi Wall Mart’ı küstürdü. Fransız perakendeci Carrefoure’un da bu nedenle Migros’tan vazgeçtiği öne sürülüyor.
İlgili yazı bulunamadı
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorum yapan siz olun.
İlk, orta, lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü bitirdi.
Arkadaşına Gönder
Enerji sektöründe çalışan biri olarak zevkle okudum. Enerji sektörünün de insan kaynaklarının ne denli kısıtlı olduğunu ve bunun nedenini ile ilgli harika tespitler yapılmış. Her iş emek ve sebat ister, özellikle enerji gibi özel sektörlerde. Kaleminize sağlık. [...]
Alp Canoğlu May 13thenfes tespitler yapılmış bu makale için teşekkürler ellerine sağlık..SERHAT ILIKKAN [...]
serhat ılıkkan May 13thEnerji alanına yönelecek yeni mühendis adaylarından biri olarak bu yazıyı okumak bana yön gösterdi teşekkürler. [...]
Ahmet Yerdelen May 13thSayın Müdürüm; Bilimde kullanılan yanlış bir ifadenin düzeltilmesi ve değişik ve doğru bakış açısından son derece güzel bir makale .Teşekkürler. [...]
Tuncay yerdelen May 13thson derece doğru bir tespit ve harika bir yazı ellerinize sağlık.yazılarınızın devamını dilerim saygılarımla [...]
kürşad May 13thsol: Türk tipi özgeçmiş – sağ: Amerikan tipi özgeçmiş Geçen günlerde üniversite öğrencileri bana, okullarına gelen bir İK Müdürü’nün “Bir sayfadan uzun özgeçmiş göndermeyin, detay yazmayın, okumaya vakdimiz yok,” dediğini söylediler. Nasıl yani? Bir İnsan Kaynakları profesyonelinin ana sorumluluklarından biri karşısına gelen her özgeçmişi, kaç sayfa olursa olsun okumaktır. Özgeçmiş adayın kendisini ifade ettiği pazarlama aracıdır ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 28 Mart 2011“Bazen dünyadaki en kötü işe sahip olduğumu düşünüyorum! … ‘Ya..doğru!’ Kaynağım İnsan’a Google üzerinden gelen ziyaretçilerden biri şöyle yazmış: görev tanımı nasıl yapılır? Bilemiyorum tekrar bloga gelir mi aynı ziyaretçi ama ben yine de sorusuna hemen kısaca cevap vereyim istedim. Görev tanımını yapacağınız pozisyonda çalışan kişi veya pozisyon yeni açılmış ise o pozisyonu açan yöneticiyi karşınıza alırsınız. [...]
İpek Aral Kişioğlu 15 Ekim 20091998 yılında İnsan Kaynakları sektörüne adım atan ve halen İnsan Kaynakları ve Stratejik Yönetim Danışmanlığı yapan İpek Aral Kişioğlu ile, deneyimlerinden yola çıkarak ik profesyonelleri ve yöneticilerin engelli çalışanlara yaklaşımları, engellilerin iş gücü piyasasından neden etkin olmadıkları gibi bir çok önemli konuda sohbet ettik. Engelli istihdamında suçlu aramak yerine, sorumluluk almanın, mücadele etmenin ve başarı için beklemeden, [...]
İpek Aral Kişioğlu 18 Aralık 2009Özgeçmiş yazmak konusuna geçmişte iki önemli yazım olmakla beraber, konu üstünde sürekli şu dört cümleyi söze başlarken kurarım; 1. Özgeçmiş bir kişinin pazarlama enstrümanıdır. Aynen bir ürün ambalajı gibi, bünyesinde bazı başlıkları barındırması gerekmekle beraber, tümüyle kişisel özel bir üretimdir. 2. Özgeçmişin tasarımının kanun niteliğinde bir standartı yoktur. 3. Birey özgeçmişi ile kendisini ifade eder. Şekil itibariyle ve [...]
İpek Aral Kişioğlu 06 Ocak 2010Isaac Newton Galileo’nin öldüğü 1642 yılının yılbaşı günü Woolsthorpe-İngiltere’de doğmuş. Çocukluğunda makinalarla ilgili konularda çok yetenekliymiş ve ellerini çok iyi kullanabiliyormuş ancak akıllı bir çocuk olmasına rağman okulda pek dikkatli değilmiş. Bu nedenle annesi onu iyi bir çiftçi olabilmesi için okuldan almış. 18 yaşına geldiğinde Isaac annesini ikna ederek Cambridge Üniversitesine matematik ve fen bilimleri [...]
İpek Aral Kişioğlu 02 Kasım 2007


